İskender Sezek, The Circle

Gülen Cemaati’nin Kürt meselesinde yanlışları doğruları götürünce…

Türkiye’de devlet kurumları için yapılan sınavlarda öğrencilerin bol keseden atmamaları için bir formül geliştirilmiştir. O da dört yanlış bir doğruyu götürür formülüdür. Bununla öğrencilerin soruları cevaplandırırken her soru üzerinde titizlikle düşünmeleri, doğru yaptıkları soruları tehlikeye atmamaları, emeklerini zayi etmemeleri amaçlanmıştır. Böylece öğrenciler uzun bir çalışma ve büyük bir fedakarlığın ürünü olan doğrularını riske etmemek için her soruyu yoğun bir muhasebenin sonrasında cevaplarlar. Gerçi bu daha çok sınavı kesin kazanmayı isteyen, çalışmış, emek vermiş sorumlu öğrencilerin davranış tarzıdır yoksa kaybetmeyi göze almış ve kabullenmiş hatta bundan dolayı da herhangi bir korku ve endişesi olmayan sorumsuz öğrenciler çoğu zaman soruları bile okumadan cevaplayabiliyorlar.

Gülen Cemaati de ‘biz sırtımızda yumurta küfesi taşıyoruz’ şiarıyla bir işe başlamadan önce çok iyi fizibilite çalışmaları yapar, her adımını kazanımlarını riske etmeden, tehlikeye atmadan uzun muhasebe ve istişarelerin sonucunda büyük bir sorumluluk bilinciyle atardı. Yani kılı kırk yararcasına hareket ederdi. Bu cümleleri geçmiş zaman kipiyle kuruyorum zira Cemaat’in bu hassasiyetleri maalesef Kürt meselesinde böyle olmadı. Böyle olmayınca da yanlışları doğrularından çok fazla olan Cemaat’in bütün doğruları buharlaşıp kayboldu.

Aslında genel olarak bütün Türk İslami çevreleri Kürt meselesinde iliklerine kadar günahkardırlar da, biz Gülen cemaatinin ulaştığı güç, insan kaynağı açısından sahip olduğu potansiyel ve coğrafya olarak eriştiği hinterlandı itibariyle söz konusu soruna olan duyarsızlığının diğer cemaat, tarikat ve yapıların duyarsızlığından daha fazla göze battığını düşünerek projektörü Gülen cemaati üzerine çevirdik. Yapacağımız eleştiri diğer bütün İslami çevreler için de geçerlidir.

Yumurta küfesi taşıma hassasiyetinin Kürt meselesinde göz ardı edildiğini, bu hassasiyetin neden ve nasıl göz ardı edildiğini ve bunun neticesinde yanlışların doğruları nasıl yok edip buharlaştırdığını birkaç müşahhas örnek üzerinden izah edebiliriz.

Gülen Cemaati’nin Kürtlerle ilgili açılım diyebileceğimiz adımları devletin çözüm süreci açılımıyla paralel olarak başladı. En büyük adımını da Türkiye’nin ilk özel Kürtçe TV kanalı olan Dünya TV ile attı. Bu hem Cemaat üyeleri için hem de Cemaat’e mesafeli yaklaşan Kürtler açısından büyük bir devrimdi zira o güne kadar Cemaat’in evlerinde ve yurtlarında kalan Kürtlerin kendi aralarında bile Kürtçe konuşmalarına müsamaha gösterilmiyor, Kürtçe bir kitap okuyanlara veya Kürtler adına herhangi bir talepte bulunanlara Kürtçü veya PKK’lı nazarıyla bakılıyordu.

Bu noktadan Kürtçe bir televizyon kanalının açılmasına gelmek ancak devrim kelimesiyle tarif edilebilir. Ancak bu açılım ile ilgili bütün iyi kanaatler kısa sürede yerini kuşkulara bıraktı çünkü gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenmişti.  Kürt dilini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini bilmeyen Kürtlerin hassasiyetlerine yabancı bir yönetici getirildi. Bu yetmezmiş gibi, Milliyetçi ve ülkücü kodlarla donatılmış yöneticilerin olduğu  Samanyolu tv’nin bünyesinde tutuldu. Bu durum başta Cemaat içerisindeki Kürtlerin ve sonra da bütün Kürtlerin aklına şu soruyu getirdi; yıllardır insan yetiştiren bir harekette hem medyayı bilen hem de Kürtçe’ye ve Kürtlerin hassasiyetlerine vakıf kimse yok muydu? Aslında vardı var olmasına ama öyle stratejik bir konuma sahip bir kurum kendilerinden olsa bile Kürtlere güvenilip teslim edilemezdi. Aslında bu tavır devletin ‘bu ülkeye kominizm gelecekse onu da biz getiririz’ anlayışının bir dışa vurma şekliydi. Cemaatin her kurumunun en tepe noktalarında Kürtleri görmek mümkündü ama Kürtçe bir kurum bir Kürd’e teslim edilemedi, edilemezdi de çünkü “ola ki o kişi milli duygularının tesirinde kalabilir ve yanlış şeyler” yapabilirdi.

Tabi burada Dünya TV’nin açılmasıyla yapılan doğru hem bu ve buna benzer tercihler hem de Samanyolu TV’nin yayın politikasıyla buhar olup yok oldu. Fakat sadece Samanyolu TV değil Zaman Gazetesi ve diğer yazılı ve görsel medya kurumları da Kürtlere yönelik haber ve programlarında fazlasıyla kırıcı, yaralayıcı, rencide edici ve ötekileştirici bir üslup ile Kürt meselesinde atılan bu büyük adımı gölgelediler ( Burada sözünü ettiğim medya kuruluşlarında çalışan basın emekçisi arkadaşları tenzih ederim, zira bir çoğu Dünyan’ın en iyi medya kuruluşlarında meslek faaliyeti yapabilecek arkadaşlar) . Tabi Cemaat medyası deyince aslında belki de Cemaat’in Kürt meselesi ile ilgili en büyük yanlışı olarak bu kurumların haber ve programları üzerinde durmak gerekir. Çünkü Cemaat medyası sadece Dünya TV doğrusunu buharlaştırmadı ayrıca Cemaatle ilgili devletçi, milliyetçi ve Kürt düşmanı algısının oluşmasında da büyük bir rol oynadı.

Cemaat medyasının bu yayın politikasını belki tek başına şahıslara bağlamak doğru olmasa da en büyük pay bu kurumların başındaki şahıslara ait. Cemaatin amiral gemisi diyebileceğimiz iki medya kurumundan birinin başında Hidayet Karaca diğerinin başında ise Ekrem Dumanlı vardı. Her ikisi de ülkücü kökenli milliyetçi refleksleri ağır basan kişilerdi. Tabi bu kişiler bu kurumların iskelet kadrosunu da kendi duygu ve düşüncelerine göre şekillendirdiler. Bazıları diyebilir ki hem STV de hem de Zaman gazetesinde çok farklı ideolojide, çok farklı kesimlerden insanlar program yapıyor, yazılar yazıyordu ancak bilinmeli ki o insanlar sadece bu kurumların vitrininde yer alan ama yayın politikası üzerinde herhangi bir rolleri olmayan kişilerdi. Ayrıca dünyanın herhangi bir yerinde STV’yi izleyen cemaat üyeleri bu farklı ideolojideki insanların söylediklerini değil Cemaat kökenli kişilerin konuşmalarını doğru kabul eder ve bu konuşmaları Cemaat’in konuşulan konu ile ilgili genel politikası olarak görürlerdi yani bu konuşmalara göre konumlanır ve tavır alırlardı. Bu yönüyle Cemaat medyasının politikalarını belirleyen bu ekip sadece Kürtlere değil, hatalı bilgilendirdikleri ve yönlendirdikleri başta kendi kitlelerine sonra da tüm halka bir özür borçlular. Çünkü yıllarca bu kurumların başında, o koltuklara yapışmışçasına oturan bu ekip emanet olarak aldıkları o kurumları gazeteciliğin evrensel ilkelerine göre değil Türklüğün ve devletçiliğin ilkelerine göre yönetmiş ve yönlendirmişlerdir O devasa medya gücü milliyetçi hezeyanlarla, ırkçı figürlerin patolojik tutumları sonucu yerle yeksan oldu. Aslında daha açık bir ifadeyle, şu anda AKP’yi çürüten ve tasfiyeye mahkum eden şey milliyetçi refleks ve sığındıkları milliyetçiliğin karanlık dehlizleridir ama ilk önce cemaati tüketti bu dehlizler.

Bu ifadeler mesnetsiz değildir. Bunları doğrulayacak onlarca belki yüzlerce örnek verilebilir. Ama en başta verilecek örnek tabi ki STV’nin dizi ve haber programlarıdır. Ölümsüz Kahramanlar ve Tek Türkiye gibi diziler ile kendilerince PKK zihniyetiyle mücadele ettiklerini düşünen STV yöneticileri bu diziler ile halka PKK’nın gerçek yüzünü gösterdiklerini düşünüyor ve halkı PKK’dan uzaklaştırdıklarına inanıyorlardı ancak kazın ayağı hiç de öyle değildi. Çünkü PKK’ya vuracağım diye, bölge gerçeklerini bilmeyen hatta bölgeye hiç gitmeyen bütün bilgileri yazılı ve görsel medyadan ibaret olan senaristlerin elinden çıkan senaryolar ile bölge halkı rencide ediliyordu. Bu rahatsızlık yüzlerce belki binlerce defa halk ve bölgede bulunan Cemaat üyeleri tarafından değişik yollarla STV yöneticilerine iletilmesine rağmen Kürt meselesinde yumurta küfesi hassasiyetini unutan bu ekip hiçbir şekilde geri adım atmamış hatada ısrar etmiş ve Cemaate çok büyük bir zarar vermiştir. Cemaatin itibar ve güvenilirliğine tamir ve telafi edilemez bir halel getirmiştir. Ama inanıyorum ki şayet cemaat medyası şuan iktidarın ortağı olmuş olsaydı aynı tavrını sürdürür ve Afrin yolunda kendi kitlesine daha bir hevesle Fetih suresi okuturdu. Çünkü aynı şartlar altında aynı sebepler hep aynı sonuçları doğurur. Eleştiri ve özeleştiri kültürünün olmadığı hareketlerde aynı şartlar altında aynı sebeplerin farklı sonuçlar ortaya çıkarması da beklenemez zaten.

Yukarıda ifade ettiğim gibi bunlara benzer çok fazla örnek sıralanabilir ancak yazının sıkıcı olmaması adına haber içerikleriyle ilgili de birkaç şey söyleyip bu bahsi kapatacağım.

KCK operasyonlarında belki de devlet televizyonu olan TRT’den daha aktif ve agresif yayın yapan, eline geçen her türlü bilgi ve belgeyi mutlak doğru kabul edip yayınlayan bunu da vatanseverlik olarak sunan Cemaat medyası bu konuda da büyük bir yanılgıya düşmüş ve hata yapmıştır. Çünkü bu davalar ve operasyonlar o kadar çok sahiplenildi ki sonrasında toplumda, bunların arkasında ‘Cemaat var operasyonlar Cemaat eliyle yapılıyor’ algısı oluştu. Bunda tabi ki AKP’nin de etkisi büyüktü. Uzun lafın kısası bu tür olayların tabi ki haber değeri vardır ve işlenmelidir ancak Cemaat medyasını yöneten kişilerin, yapacakları yanlışlarla bütün bir Cemaate zarar vereceklerini bilmeleri gerekiyordu. Öte yandan hak, hukuk, dürüstlük ve adalet adına toplumun farklı kesimlerine AKP hükümetleri eliyle yapılan hak ihlalleri önceleri AKP ile olan ittifaka halel gelmemesi için hep sümen altı edildi, görmezden gelindi. Ne zaman ki anlaşmazlık başladı sümen altı edilen bütün dosyalar ortaya çıkarıldı. Bu tür tutarsızlık ve çelişkiler halkın Cemaat medyası üzerinden Cemaat’e olan güvenini ciddi manada sarstı. Bu hataların faturası daha sonra çok ağır olmuştur ancak buna rağmen bu kişilerden şuana kadar bir iki kişi dışında özeleştiri veya pişmanlık ifadesi duyan olmamıştır. Hatta hala Cemaat adına değişik platformlarda konuşmaya devam edip halkı aldatmaya ve yanlış yönlendirmeye devam etmekteler.

Cemaatin Kürt meselesinde yaptığı en büyük hatalardan biri de bu sorunu iyi okuyamaması, Kürtleri anlayamaması ya da anlamak istememesidir. Bunu şu şekilde açabiliriz. Gülen Cemaat’i dünyaya açılıp farklı ülkelerde okullar açmaya başladığında kendisini o bölgenin halkına kabul ettirebilmek için götürdükleri mesajların o halklar tarafından benimsenip içselleştirilmesi için onlar gibi olmaktan hiç kaçınmadı. Yani kısa sürede dillerini, gelenek ve göreneklerini, hassasiyetlerini, tarihlerini, önemli şahsiyetlerini öğrenip o halktan biri gibi davranıyorlardı. Bunu, Allah kelamını o insanlara kabul ettirmek için gidilen bölgenin rengine boyanmak olarak izah eden Cemaat, Kürt illerinde bu prensibini hiçbir zaman pratikleştirmedi. Mesela Kürt illerinde görev yapanların özellikle Kürtlerden seçilmesi yerine Kürtleri tanımayan ve bilmeyen hatta belki bölgeye gelinceye kadar Kürt denince aklına PKK’dan başka bir şey gelmeyen, bütün Kürtleri terörist hatta kuyruklu sanan kişilerden seçilmesi anlaşılabilir bir durum değil. Oysaki Kürtler de Müslüman olmakla birlikte farklı bir dil, kültür, gelenek ve tarihe sahiplerdi. Üstelik Allah’ın ayetlerinden olan dilleri de devlet tarafından uzun süre yasaklanmış ve büyük bir kültürel kıyımla karşı karşıya kalmış mazlum ve mağdur bir halk.

Dilleri yıllarca yasaklandığı ve artık kendi çocuklarına bile öğretemedikleri için Kürtlerde büyük bir dil yarası var. Bu nedenle iki kelime Kürtçe konuşan bir Türk gördüklerinde ona büyük bir sevgi ve hayranlık duyan Kürtler onu baş tacı ediyorlar. Buna rağmen bölgede faaliyet yürüten Cemaat üyelerinin hepsi onlarca yıl kalıp tek bir Kürtçe kelime öğrenmeden bölgeden ayrılıyor ve bu bir marifetmiş gibi şöyle diyebiliyorlardı, “Ben on yıl kaldım hiç Kürtçe öğrenemedim”

Kürt illerinde insanların büyük çoğunluğu fakirlikten dolayı çocuklarını okutamadığı için Cemaat’in bölgedeki eğitim faaliyetleri, özellikle de açtıkları okuma salonları büyük bir takdir ve beğeni kazanmıştı. Okuma salonları ücretsiz olduğu için zeki ama maddi imkansızlıklardan dolayı okuyamayan bir çok öğrenci bu kurumlar sayesinde güzel okullar kazanıp güzel bir geleceğin kapısını araladılar. Bu imkandan dolayı bölge halkı Cemaate karşı büyük bir minnet duyuyordu ama buna rağmen dini bir cemaatten fazlası olan, içtimai hayatın bir çok alanına etki eden, bunlar için de imkanları olan Gülen Cemaat’inden Kürtlerin kendi dil yarasına yönelik beklentileri vardı. Mesela ayda bir de olsa yapılan sohbetlerden birinin Kürtçe olması veya ortaokullarda Kürtçe’nin seçmeli ders olarak yasalaşmasından sonra bölgede faaliyet gösteren Cemaat okullarında Kürtçenin seçmeli ders olarak okutulması gibi… Ancak bütün dünya halklarına Türkçeyi öğretmekle övünen Cemaat Kürtlerin bu masum taleplerini ne duydu ne de gördü. Bu talepleri hep farklı gerekçelerle geçiştirdi.

Bu tavır ve AKP Hükümetinin dershaneleri kapatması sürecinde okuma salonlarının önemi ve gerekliliği için geliştirilen argüman (Okuma salonları dağın yolunu kapatıyor) Kürtlerdeki okuma salonlarına yönelik sempatiyi bir anda antipatiye dönüştürdü ve Cemaatin faaliyetlerindeki niyeti ve samimiyeti bir kez daha sorgular hale getirdi. Devlet ile problemli bir kitlenin karşısına devletin argümanları veya benzer argümanlarla çıktığınızda o kitle tarafından devlet ile aynı kategoriye konmaktan kurtulamazsınız ve artık onların nazarında inandırıcılığınız kalmaz. Çünkü dağın yolunu kapatmak bir cemaatin değil devletin vazifesiydi.

Dindar bir halk olan Kürtler hem dini faaliyetlerinden dolayı hem de eğitim faaliyetlerinden dolayı Cemaate büyük bir sempati duyuyordu ancak buna rağmen iki şeyi anlamıyor ve sürekli bunu sorguluyorlardı. Birincisi, kendisini bir dini organizasyon olarak tanımlayan milletler üstü ama her milletten insanları barındıran fakat genel iskeletinin Türklerden ve Kürtlerden oluştuğu Cemaat’in yurtdışında açtığı okulları Türk okulları diye adlandırması, ikincisi ise Türkçe olimpiyatları idi. Aslında Türk okulları ifadesi Türkçe olimpiyatları başlayıncaya kadar Kürtler tarafından tolere ediliyordu ancak Türkçe olimpiyatlarının başlamasıyla ve Türkçenin bütün dünya halklarına öğretilmesinin Cemaatin birincil ve milli bir vazifesi gibi lanse edilmesiyle Kürtlerde büyük bir hayal kırıklığı oluşmaya başladı özellikle de Cemaat içerisindeki Kürtlerde. Çünkü Cemaatin ilan edilen en büyük amacı İla-yı Kelimetullah idi, Türk dilini ve kültürünü dünyaya yaymak değildi. Ama şatafatlı Türkçe olimpiyatları Kürtlerin zihninde bu gayenin değiştiği yönünde bir algı oluşturdu. Tabi bu algı yersiz bir algı değildi. Bu kadar ağır bir sorunun yaşandığı bir ülkede Cemaat kendi evi yanarken başkasının bahçesine gül dikmeye çalışıyordu. Ülkesinde milyonlarca insanın anadili yasaklıyken Türkçe Olimpiyatları adı altında Türk milliyetçiliğinin pazarlamacılığını yapıyordu. Kürt illerinde panzerler çocukları biçip geçerken cemaat Bosna diyordu, Çeçenya diyordu, Ortaasya’daki kardeşlerimiz diyordu. 

Okulların Türk okulları diye adlandırılması ve şatafatlı Türkçe olimpiyatları Cemaat dışındaki Kürtlerde de Gülen Cemaat’inin milliyetçi bir yapı olduğu tezini daha da güçlendirdi. Bu Kürtlerin giderek Cemaatten uzaklaşmasına sebep oldu. Aslında Kürtleri rahatsız eden şey insanlara Türkçe öğretilmesi değildi rahatsızlık veren şey Cemaatin Türkçeyi öğretmeyi bu kadar büyük bir gaye haline getirmesine rağmen dil yarası olan Kürtlerin Kürtçe ile ilgili bütün isteklerini kulak ardı etmesi, önemsememesi hatta umursamamasıydı. Küçük bir teşbih yapacak olursak bu durum fakirlikten dolayı yılda bir defa dahi et yiyemeyen birinin yanında zengin birisinin her gün gittiği lüks restorantlarda yediği kebaplardan bahsetmesi gibi bir şey. Cemaat henüz bu konuda bir özeleştiri yapmamıştır ki bu ayrıca dikkate değer bir kafa karışıklığı yaşadığının işaretidir.

Cemaat evrensel ilkeleri yol haritası olarak benimsediğini ve global bir hareket olduğunu iddia ediyor, böylesi bir hareketin herhangi bir devleti kutsal kılmak ,belli bir kitlenin dilini yüceltmek gibi bir önceliği olmamalıydı, olmamalı. Zira bu durum varlık gerekçesine aykırı.

Tekrar edecek olursak Kürt meselesinde yapılan bu tür hatalar az ama önemli diğer bütün adımları buharlaştırdı ve yok etti. Yani yanlışlar doğruları götürünce elde kaldı koca bir sıfır hatta eksi not.

Not; Ama bunu zamanında neden söylemediniz eleştirisi gelecektir. Cevabını hemen vereyim; Cemaat medyasında yetkili olan herkese bu yazdıklarım 10’larca hatta yüzlerce kez söylendi. Hatta ‘Tek Türkiye’ dizi ile alakalı Hidayet Karaca’ya sitem ileten bir gruba ,Karaca’nın ; “PKK ağzıyla konuşuyorsunuz” diye terslediğinin de canlı tanığıyım.

74 COMMENTS

  1. Bir Turk olarak bu elestirilere katiliyorum. Hatalar bilincli degil belki ama cok dikkatli olunmasi gereken bir konu..

  2. İnşallah hizmete gönül bağı olanlar bu yazıyı okurlar Kürtlere karşı hata yapan şahısların defterini eline verirler hizmetin içindeki bazı fertlerin aşağılık kompleksini kürtlere karşı dayılık yapmaknan mutmain oları bir köşeye atıp onlara hizmetin içinde söz sahibi olmalarına fırsat vermezler nedense dumanlı Halen hizmetin içinde ahkam kesmeye devam ediyor kanaatımca bazı şakirtler lütf edib hoca efendiyi dinleniyorlar ama dumanlı kaçırmıyorlar bunlar hizmete zarar veriyorlar

    • Dumanlı ülkücü kökenli biri olduğu için gazetenin yayın politikasını devletin politikasıyla paralel götürdü. Cemaatin medyasında askeri ve polis istihbaratının bilgilerine itibar edildi. Buna birde dumanlının erdoğan ve akp aşkı eklenince iş çok daha kötüye gitti.gerek zanan gerekse stv kürtleri anlamaya çalışmadı. Kurbanda et dağıtmayı okuma salonları acmayı yurt ve okul yapmayı yeterli gördüler. Bunlar küçümsenecek işler değil elbet. Aslında cemaat bir şekilde kürt gençlerini devşirme işlemi de yaptı dersek çok da abartmış olmayız. Geçtiğimiz aylarda trump cnn e amerika menfaatlerini gözetmediği şeklinde eleştiri yapınca cnn yöneticileride cevaben amerikanın menfaatlerini gözetmek hükümetin görevi bizim görevimiz gazetecilik yapmak diye cevap verdi.
      Aslında cemaat medyasıda gazetecilik yapsaydı birçok şey farklı olabilirdi. Özellikle şimdi yurt dışındaki cemaat mensubu gazeteci arkadaşlarımıza da bulundukları ülkelerde gazeteci gözüyle bakılabilirdi. KISACASI YUMURTA KÜFESİNE ZARAR GELMESİN ANLAYIŞI NE YAZIKKİ MEDYAMIZI VE ÇALIŞANLARINI DA GERÇEKLERDEN VE HALKTAN UZAKLAŞTIRDI. HALEN DE BU ANLAYIŞ CEMAATİN HABER PORTALLARINDA VE SOSYAL MEDYADAKİ SÖZCÜLERİNDE DEVAM ETMEKTE. ANLAYACAGINIZ BAŞTA DUMANLI OLMAK ÜZERE MEDYAMIZI YÖNETENLERİN ÇOĞUNLUĞU YANLIŞ YAPTIKLARINI DÜŞÜNMÜYORLAR.YANİ DEĞİŞEN BİRŞEY YOK. Yazacak çok şey var ama çok geç artık. Bu kafaların değişeceği yok.

    • Dumanlı ülkücü kökenli biri olduğu için gazetenin yayın politikasını devletin politikasıyla paralel götürdü. Cemaatin medyasında askeri ve polis istihbaratının bilgilerine itibar edildi. Buna birde dumanlının erdoğan ve akp aşkı eklenince iş çok daha kötüye gitti.gerek zanan gerekse stv kürtleri anlamaya çalışmadı. Kurbanda et dağıtmayı okuma salonları acmayı yurt ve okul yapmayı yeterli gördüler. Bunlar küçümsenecek işler değil elbet. Aslında cemaat bir şekilde kürt gençlerini devşirme işlemi de yaptı dersek çok da abartmış olmayız. Geçtiğimiz aylarda trump cnn e amerika menfaatlerini gözetmediği şeklinde eleştiri yapınca cnn yöneticileride cevaben amerikanın menfaatlerini gözetmek hükümetin görevi bizim görevimiz gazetecilik yapmak diye cevap verdi.
      Aslında cemaat medyasıda gazetecilik yapsaydı birçok şey farklı olabilirdi. Özellikle şimdi yurt dışındaki cemaat mensubu gazeteci arkadaşlarımıza da bulundukları ülkelerde gazeteci gözüyle bakılabilirdi. KISACASI YUMURTA KÜFESİNE ZARAR GELMESİN ANLAYIŞI NE YAZIKKİ MEDYAMIZI VE ÇALIŞANLARINI DA KÖTÜ ETKİLEDİ.BAŞTA DUMANLI OLMAK ÜZERE CEMATİN YAYIN POLİTİKASINDA ETKİLİ OLANLAR YANLIŞ YAPTIKLARINI DÜŞÜNMÜYORLAR. ÖYLE OLUNCA SÖYLECEK SÖZ KALMIYOR.

  3. tekrar tekrar okunması gereken bir başlık. hatta bir yazı dizisine , belki bir makaleye konu olacak kadar önemli bir mevzu.
    Bu konu etrafında adaletli, kimseye yaranma endişesi duymadan ( ki thecrcl.ca’nın böyle bir mecra öyle olduğuna inanıyorum ) kapsamlı bir çalışma yapılması görüşündeyim.Sorunlar cesurca konuşulmadan hakikate ulaşmak imkansızdır.

  4. Yazdiklarinizda haklilik payi buyuk. Fakat bejan matur gibi kürt yazarlarin yazilari sayesinde bu soruna farkli bakmamizi saglayan da zaman gazetesi olmustur. Dagin ardina bakmak isimli yazi dizisinden cok etkilendigimi hatirliyorum. Tek turkiye cocukca sacma bir senaryosu oldugu icin pek de sevilmiyor ve izlenmiyordu.

    • Bejan maturu 1 kere bile okumamış olabilirim, bejan matur gibi yazarlar zamanda okunmazdı, o yazılar bizim için değil gibi bir algı vardı. Bir süre sonra Ali bulaç da payını aldı, sonra o yorum sayfasındaki herkes payını aldı, yorum sayfasından 2 sayfa sonra süleyman sargın falan yazısı olurdu abdullah aymaz ile sadece onların okunması ve ekrem dumanlı yazarsa onun okunması şeklindeye dönüştü. Son dönüşümün nedeni siyasetten uzak olalım diye. Ama bejan matur ali bulaç mümtaze türköne bile okunmaması nedeni nedir bilemem, tabi bejan maturu ve bir yunan vardı onların ayrı tutmak lazım onlar hiç ama hiç okunmazdı. Kürtler yunanlar onları okusun ülkücüler mümtazari okusun gibi bir algı

      Tek Türkiye’de türkiyede en çok izlenen dizilerden biridir, ben de çok izledim ve kürtlerden nefret etmeyi o dizi sayesinde bıraktım. Bejan matur’da pensilvanya gidip tek türkiye şikayet edince bir haber oldu, ama neyinden rahatsız olmuş hiçbir zaman bilemedim.

  5. Sayın iskender sezek bey tespitleriniz güzel bir çok değinmesi gereken noktalar var. Kendisini dev aynasında görenler. Bugün bütün zulüm görenlerin vebalini taşıyor. Bu vebalin hesabının sorulması gerekir. Ricam sizden cemaatinize söyleyin yıllarca terörist dediğiniz mahsum insanlar bugün size terörist demiyor..

  6. Son derece.devletçi, milliyetçi bir bakış açısıyla kaleme alınmış bir yazı. Yazar, Kürtleri ve Kürtçe’yi Dünya’nın en merkezine koymuș. Medya konusu ise abartılı biçimde yazının merkezinde.
    Amalar kullanılarak yapılanlar hep değersizleştirme yoluna gidilmiş. Ayrıca eleştirel düșünmede “kaygan eğim” olarak bilinen yanıltmaca tekniği ile olaylar birbirine bağlanarak sebep-sonuç ilişkileri çarpıtılmıș. Dayanaksız genellemeler ve metnin kendi içinde çelişkili iddialar hemen göze çarpıyor. Yazarın doğru olabilecek iddiaları ise metindeki çarpıklıkların gölgesinde kalıyor…

    • ÇOK ISABETLI bir açıklama;Dr bir Kürt v 20+ fazla yıllarımla KA-TI-LI-YO-RUM mhmt’ye. Insani pencereden bakış var DAHA ÇOK,islami pencereden ‘kaçış’ (kendini haklı çıkarma zaviyesi) var..Temel’in Yıllarca ingilterede kalmışlığın havasını atarken Dursun’a.Dursun hele çağır bu turisti der ve Temel “come here” der turist geliş;”hımm biliyormus” sanır ,Bu sefer git de ona oda “go there” demeyi bilmiyor.bunun icin adamın geldigi noktaya gidip tekrar “come here” demesi gibi gayet tabii ve mantikli bir hamle ki,bilgisizliğinin de çabası.. ANCAK Hatalarimiz icin de durup dusunme vakti,tabi laf yetistirme zamani degil..Yıkıcı değil yapıcı eleştiriler BAŞ ÜSTÜNE..

  7. Engin bey görüyorum ki doğrular sizleri rahatsız etmiş. Benim yorumlarımı engellemişsiniz. Tebrikler

  8. Buradan aşağılık kompleksine sahip olan kürtlere sesleniyorum. ne bitmez tükenmez ahlaksızlığınız varmış. aşiret, kroluk, mankurtluk, hep sizlerde. genelev yönetip namustan bahsetmek sizde. dinsiz aleviliğin arkasına saklanarak her haltı yemek sizde. içki sigara uyuşturucu kötü işler köşeleri kapıp kaba kuvvetle here yere sahip olma sizde. sonra bizi adam yerine koymuyorlar diyorsunuz. ilk önce adam olunda sizi bir yerlere koyalım. hak da hak. türklerden fazla hakka sahipsizsiniz. ama gelde konuş anlat anlatabilirsen. bana bir tane insan gibi kürtler tarafından yönetibilen bir işyeri bir kurum gösterebilirmisiniz. nerde yönetimi ele geçirseniz ali babanın çiftliği durumuna getiriyorsunuz. o yüzden size yönetim verilmez. iki yüzlü davranmaya devam ettiğiniz sürece elinizdeki haklardanda mahrum olacaksınız bu gidişle.

    en ufak bir konuda hemen ben filancan aşirettenim. ben şuralıyım ben doğuluyum diyen çevrenizdeki insanlara bir bakın bakalım. biz bu insalarla aynı ülkede yaşamaktan memnunmuyuz.

    bıktık artık seviyesizliğinizden, terbiyesizliğinizden, şehirde doğup büyüdüğü halde dağbaşı ahlakınızdan, yahudilerin hitlerin zulmünü anlata anlata, ordaki zulmü kendilerine bahane ederek, yıllarca filistinlere zulmetmesi gibi, kürtlerinde diyarbakırdaki olayları bahane ederek burada türklere yapmaya kalktıkları zulümlerden. bu kadar zaman geçmiş hala düzmece 2 olayın sakız gibi ağızlarına alarak 2 yüzlü davranmalarından.

    türkler olmasa bütün dünya sizi birkez daha kucağına oturtacak haberiniz yok. anlamadınızmı hala. haçlılar selahattin eyyübinin intikamını almak için size destek verip sizlerle türkleri kırdırıp sonrada sizi dünyadan silmek istediklerini sağır sultan duydu, sokaktaki çocuk anladı bir bunlar anlayamadı.

    halen kürtlere ayrımcılık yapanların defteri dürülsün diye yorum yapıyor. esas siz dua edin hizmet türklerin size bakışını yumuşattı. yoksa sizlerin yaptığı ırkçılığa karşı çok daha kötü karşılık verirdi. ama siz hizmetinde kıymetini anlamadınız. 2 yüzlülüğünüz devam ettiği sürece sıkıntılarınız bitmeyecek artacak. bölücülere el altından destek, imkan, eleman verdiğiniz sürece bu böyle devam edecek.

    said nursi reçeteyi yazdı size, ya bu reçetedeki ilacı içeceksiniz yada siyonstlerin kudüsteki ağlama duvarında ne söylediğini, ağlarken neye yemin ettiklerini iyi okuyun. onları yaşayacaksınız.

    • Bunu yazan birinin hizmetten oldugunu düşünmek bile bence abesle iştigal..

      Ben trolüm diye bağırıyor resmen.

    • Ben eski ülkücüyüm türküm önce bunu diyip başlayım yazıya da,

      Hizmet kürtlere olan bakışı yumuşatmış olsa bugün Meriçte boğulan aile karşı türklerde azıcık da olsa bir merhamet olurdu, kitleler gene gidip %50 akp oy vermezdi. Daha türklerin başına geleni kendi akrabaların başına geleni umursamayanlar kürtleri mi umursayacak

      Said nursi reçetesinde kürtçe seçmeli dil diyor, uygulanmadı ki bu ne zaman uygulandı ? 2010 da mı başlandı buna tam olarak sözde mi özde mi uygulandı acaba

      Hala daha pkkya destek veriyorlar diyorsun, şimdi Cemaat terör örgütü sen ona hala destek vermiyor musun? Bu soruya ben cevap veremem bu soruya kendin cevap ver. Savunma olarak cemaate kumpas kuruldu dersen ben gene bir şey diyemem ama yakın zamanda bazı şeyler tescillenir o dakikadan sonra da destek vermeye devam edenler olacak sadece bunu diyeyim. Yani önce insan kendine bakmalı.

      Hak ve hak diye ağlıyorlar gibi bir ifaden var da kardeşim daha yeni panzar evin duvarını yıktı 2 bebek altında can verdi, elbette devlet artık bunun soruşturmasını yapıyor, ama bunun gibi olaylar çok , ankarada istanbulda bir insanın başına bu gelse ne olurdu, orta düzey geliri olan birini düşün bak nolurdu bir düşün. Kürtlerin eşit hakları olduğunu söylemek çok zor, sadece hdp olarak bakma, hüdaparlıları katlettiler (yasin börü), batı da böyle bir şey olabilir mi , adamların tüm politikacıları da içerde, mhplileri at bakayım atabilcen mi , bölücülük sadece kürt millyetçiliği ile olmaz türk milliyetçiliğiyle de olur

    • Böyle bir şey hiç duymadım! Dağın öte Yüzü benim de çok etkilendiğim, yayınlanmasına hele ki Zaman’da yayınlanmasına çok sevindiğim, nerdeyse gurur duyduğum, herkese tavsiye ettiğim bir yazı dizisiydi. (Not: Kürt değilim) Zaman’dan çok önce şiirlerini okurdum… Ayrıca “şu yazar bize göre değil, bu yazar bize hitap etmiyor..” gibi bir şey de hiç duymadım görmedim… Bunları duydukça, iyi ki 18 yıl önce hicret etmişiz diyorum. Türkiye’de neler olmuş öyle? Abiler ablalar gerçekten kimmiş? Neyse… tuhaf tuhaf işler

      • gelip bir sohbette abi resmi olarak bunu demez ama, herkesin bilinçaltı böyleydi. Aslında siyasi yazılar okunmaz dediğim gibi, A.aymaz, Sargın yazıları okunur sadece. Ama diyelim A.bulaç bir yazı yazmış F.Gülen ile ya da hizmet ile çelişiyor, Ali Bulaç zaten siyasal islam kökenlidir siz Gülen görüşüne itibar edin şeklinde olur. Zaman gazetesinde her kesimden insan var, gazetesi politikası böyle diye herkesin her dediğini benimsemeyin, bizim için a. bulaç, s.sargındır, ekrem dumanlıdır, bunlara itibar edin şeklinde. Yoksa bejan baturdan uzak durun demez kimse, ama bejan batur bir tabu yıkan bir yazı yazmışsa da okuyanın bile tabusu yıkılmaz, çünkü kale alınmaz gidip kime sorarsan sor bejan böyle demiş ne diyor bu diye, yukarıda dedim şekilde cevap verir stv dizisiylede bir çakışma varsa yazısında elbette stv dizisi savunulur. ^Türkiye’de neler olmuş öyle? ^ diyince siz biraz yanlış mı aksettirdim diye düşündüm ama, bir bilinç vardı diyeyim bunun nedenini bilemem ama yani üsten ekrem dumanlı alta doğru böyle bir emir vermiştir falan diyemem, Ama şu sözüde çok net hatırlarım, Gülen bazı yazarlar için ben neysem o da odur bana itimatınız neyse ona da öyle olsun dediğini söylenirdi. Bunlardan birini biliyorum ismini vermicem, diğeri ekrem dumanlıdır yani ekrem dumanlı 17-25 sonra baş sayfa yazıları yazardı cemaat mi olmalıyız camia mı falan diye yazıları vardı nasıl adlandırılmayız falan diye, bu yazılar için denirdi hatta ekrem dumanlı yazmıyor Gülen yazıyor onları falan diye. Şimdi bir gazetede belli isimlere Gülen kefil olunca bide siyasete zaten mesafe olunca kimse gidip siyasi ve gülenin kefil olmadığı birini okumaz okusa da dediğim gibi tabusu yıkılmaz kimse bejan batur doğru diyor demez.

        • bizim için a. bulaç, s.sargındır, ekrem dumanlıdır,
          demişim de a.bulaç = a. aymaz olcaktı

  9. Ey Murat kardeş burda senin bu yazını okudukça cevap vermeden kendimi tutamadım, bütün cümlelerinde Kürtleri aşağılamak yerine bir kez olsun onları anlamak için çaba sarf ettin mi, kaç Kürt köyüne gidip o insanların ızdıraplarını dertlerini dinledinde çözüm odaklı bir icraatta bulundun, yazıklar olsun sana ve senin gibi düşünen Türk milliyetçilerine, kusura bakma sen ne hocanı anlamışsın ne de üstadını anlamışsın. Zaten senin gibi zihniyette olan insanlardan dolayı binlerce Kürt öğrenci bu hizmete düşman kesilmiştir. Senin gibi insan kılığındaki beyinsiz yaratıklar hala bu cemaatte olduğunu düşündükçe arpa boyu kadar yol alamazsınız, Allah akıl izan versin senin gibi duyguları aklını hapsetmiş insanlara

  10. Batı’da çok para kazanacağı halde bırakıp Doğuya tayin isteyen doktorları kim gönderdi , kim yetiştirdi ?
    doğuda başka okul açan oldu mu ?
    Batı’daki esnaftan memurdan alıp Doğuya ücretsiz okuma salonlarını kim açtı vb soruları adam gibi samimiyetle cevaplayın önce ,
    batıdaki Bazı türkler diyorlar ki bu hareket Kürtçü , hep Kürt çocuklarını yurtdışına eğitime gönderdi , Türk çocuklarını göndermedi , Siz de diyorsunuz ki Türkçülük yaptılar , Kürtleri anlamadılar vesaire ,
    Grup kendisi sürekli press ve baskı altında iken bu kadar yatırım yaptı Doğuya elindeki sınırlı kaynak ve elemanla .
    Özetle görüyorum ki vefanın v si yok yazıda , En optimal noktaya ulaşılamamış olabilir ama sosyal ve beşeri hayat matematik değildir bunu unutmayın , 2+2 = 4 yoktur sosyal hayatta .
    Kürtleri bu derece insan yerine koyan başkaca bir grup gösterin hadi mümkünse . Bulamazsınız .
    Yazıyı görünce yorumculardan Murat’a hak vermemek elde değil ,

  11. 1) İskender sezek kim? ön bilgilendirme olsa güzel olurdu böyle direk biri bişiler diyince bu kim ne biliyor ki hizmet hakkında da konuşuyor oluyor

    2) Muhafazakarlık-milliyetçilik dediğimiz akp-mhp çizgisine cemaatin nasıl yakın olduğunu herkes biliyor, geçmişte zaten akp=cemaatti onun vebali ayrı zaten . Yayın politikası da öyle olduğu için nesilleri mahvettiler insanlar 2011-2013 arası ayrılırken ne farkımız var ki ayrılıyoruz demeye başladı. Fark olarak da sadece hırsızlığı koydular, Akp ve o zihniyet ile bir dini hareketin hırsızlık dışında binlerce farkı olması lazımdı. Hırsızlık zaten bir eylemdir, önce teorik olarak tüm farklarınızı koymanız lazım. Bu mevzu çok derin bir mevzu ve elbette yansımaları kürt-türk meselesine de olcaktı ve olmuş siz somut yansımaları koysanız daha iyi olurdu.

    3) Tek türkiye dizinisi niye eleştiriyorsunuz, bejan matur da eleştirirdi ama neden eleştirdiğini kimse söylemiyor, bölge gerçekleri o değil deniyor, tamam da bölge gerçekler nedir ? 1 tane kürt bunu anlatsa da bizde öğrensek , hem deniliyor ki bölgeye gitmediniz bir şey bilmiyorsunuz sizin beyninizi devlet yıkamış, hem de bölge gerçekleri nedir açıklanmıyor. İnsana kafayı yetirtir bu kürtler açık diyim, hdplilier de böyle hiç birşeyi anlatmıyor . 15 temmuz tiyatro diyen bir cemaatçi hemen sana patır patır sayar niyesini kendi fikrince. Ama iş kürtlere gelince sus pus anlatında öğrenek işte. Ben Tek Türkiye ve ekoldeki diğer dizileri izledim hep o zaman tüm kürtlerden nefret ederdim, o diziler beni daha ılımlı bir noktaya getirdi ve hdp=pkk= kürtlerin 1/3’ü noktasına geldim önceden tüm kürtlerden nefret ederdim. Yani pratikte o beğenmediniz dizi benim fikrimi değiştirdim. O dizide verilen mesaj zaten kürt halkı mağdur hem pkk hem devlet içindeki bir çete bunlara zulüm ediyor şeklindeydi. Bölgede dış güçlerin oyunları da var bu gariban köylü kürt halkı mahvoluyor orda deniliyordu. Pkk, Dış güçler ajanlar, rahipler , pkklı muhtarlar , pkklı koruyucular , pkklı aşiret liderleri, devlet içindeki yozlaşmış asker polis , pkkya çalışan asker , devlet içinde pkk lehine plan yapan üst düzey bürokratlar , evet tüm bu kesimler birer hayvan ve insanlığın yüz karası olarak gösteriliyordu. Dizinin özeti buydu. Onun dışında kürt bir genç doktor olup köyüne gitmiş pkk ile savaşıyordu, gariban köylüler , pkklı olup sonradan dine dönenler vs vardı, sonradan kahraman generaller de ortaya çıkmaya başlamıştı. Yani bu dizide neyi eleştirdiğinizi bir deseniz keşke. Bide Tek Türkiye dizisinde hizbultahrir vardı o da devlete çalışıyordu,

    4) Özetle diyeceğim şey madem Türkler Kürt meselesini anlamamış o zaman sizin yapacağınız şey somutlaştırmadır soyutlaştırma değildir, siz çok soyut bir yazı yazmışsınız. Mevzuları açmanız lazım, bide kürtler diyince hangi kürtler? arkadaş bunlar tek bir bütün mü, Türkler bile 10 tane fıkraya ayrılmış , türkler türkçe olimpiyatlarını sevmiyor diye bir laf olmaz, dindar kesim türkçe olimpiyatlarındaki kızların şarkı söylemesine ve milliyetçiliğe karşıydı olur. Siz direk kürtler diyorsunuz, hdp mi akp oy veren kürtler mi, hüdapara oy verenler mi kim bunlar ?.

    5) Ekrem dumanlı geçmişte ülkücü olmasının tam olarak ne önemi var ? Adı üstünde geçmiş , eğer siz yaptıklarını beğenmediyseniz diyeceğiniz şey ülkücülüğünü terk etmemiş mhp kafasıyla düşünüyor. Aslında ülkücülük anlamı güzel vatanını sevmek demek, sizin kast ettiğiniz mana çok farklı , siz türkçülüğü kastediyorsunuz.

    6) Bu mevzuyla ilgili daha somuta inen bir yazı daha yazılsa güzel olur. Yayın politikası örnekler ile ,diziler örnekler ile gösterilse güzel olur. Üzerinde derin derin düşünülcek mevzular var ama o mevzulara girmeden kürtlere yansımasına bakılmalı, yoksa Gülen’de milliyetçi ve açık açık hep Osmanlı’yı övüyor ve devletçi bir bakış açısı koyuyor hep, Said Nursi gene aynı şekilde biz polisimize yardım ederiz asayiş bekçileriyiz diyor, bunlar mevzunun daha üst derin başlıkları.

  12. Bazı yorumcular ya sorunların ne olduğunu anlamiyorlar yada anlamamak için çarpık yorumları için para alıyorlar yada gerçeklerden korkuyorlar birisine yağmur yağıyor dediğinde eğer adamın tepki sen bana hakaret ediyorsun sen bana ördekmi demek istiyorsun derse o gişinin ruhsuzdur bazı yorumların karekteristik özelliği şöyle ey Kürtler biz size hertürlü kötülüğü yapma hakkımız var bu haktan dolayı size yaptığımız kötülük sizin iyiliğiniz içindir çünki biz sizden üstünüz bu zavallı yaratıklar Kürtlere karşı ilahlık tasladıklarının farkında değiller yoksa bunlar illahlığı bilinçlimi yapıyorlar her halk gibi kürtlerinde içinde insanlığı bozulmuş fertler var en kötüsü kendini seçkin kendini tanrılaşdırmak Müslüman ülkelernen ilgili analiz yapmaya kalksan baya kokuşmuşluk çıkar

  13. Söylenecek çok şey var ama sadece şahit olduğum bir olay üzerinden yorumumu paylaşacağım. Allah ,özellikle uzun bir geçmişi ve birikimi olan kibir enaniyet ile harmanlanmış Türk milliyetçiliği ile manevi değerlerden uzak olmasından dolayı şiddete yönelen Kürt milliyetçiliğineden de bu hizmetteki hedefine sadece Allah in rızasını koymuş binleri yuzbinleri muhafaza buyursun.Doguda çalıştım hizmet kurumlarında..uzun yıllar… İnsana ırkı dışında bakmayı adet edinmiş bir fikirle hareket ediyorum..ama karsimdaki insanların benden farklı olduğu tek nokta konuştuğu dil ve kültürüydü.Konustugu dilden dolayı bı topluluğun devlet tarafından nasıl yıllarca horlandigina o bölge insanının toptancı bir bakışla PKK li gibi algılanıp dislandigina,zulme maruz bırakıldığı na canlı şahitlik ettim..birinci ağızdan onlarca yüzlerce olay dinledim..Bu bir gerçeklik..kimse inkâr da edemiyor zaten..cemaat kutsadigi devlet tarafından dayak yiyip zulme maruz kalmayana kadar da bunu anlamadı, anlayamadı… Hidayet Karaca nin o bölgede hizmet eden hizmet etmeye çalışan insanlara Stv nin ve dizilerinin hizmette yapılmaya çalışılan hayırlı adımlara ne kadar BÜYÜK DARBE vurduğunu , BOLGE İNSANINI HİZMETE KÜSTÜRDÜGÜNÜ anlatan dosyaları önüne koyduklarinda Bilmediğiniz şeyler var diyerek ,kulak tikayip ,kale bile almadan uçağa yetişmek zorunda olduğuna da sahitim…Velhasili kelam yapılan güzellikleri inkar nankörlük olur.. Çünkü bizzat rehberliğini yaptığım belki onlarca öğrenci ( dağ zihniyetine=pkk) teslim edilmemiş oldu..Ancak yapılan yanlış lari dile getirenleri toptancı bir mantıkla red etmek de fayda getirmez..yazıda katılmadığım noktalar olsa da genel itibariyle haklılık payı olan tespitleri içeriyor..

  14. Yazının başında aşağılık kompleksi olan kürtler diye başladım, olanlar hemen zıpladı. cevap veren kişiler kompleks sahibi iseniz evet yazıdaki tüm ithamlar sizin için geçerli. sen genelevmi yönetiyorsun, uyuşturucu kara paramı aklıyorsun ki kalkıpta cevap veriyorsun. okumaktan okuduğunu anlamaktan aciz.

    said nursinin reçetesini ilk önce öğrenin sonra yorum yapın. o reçete seçmeli dil değil. kürtçe kurslar serbest bırakıldı da ne oldu herkes gördü. ellerinden oyuncakları alınan çocuklar gibi konuşacak şeyleri kalmadı.

    yıllarca kütrlere verilmeyen ne hak var diye ortaya somut birşey koyamadılar. burası türkiye yüzlerce dil konuşuluyor. herkese resmi olarak bir dil vermek imkansız. bulgarı, romanı, çerkesi herkes için geçerli. ama dünyada bir kürtler var onlar mahrum. başkaban oldular cumhurbaşkanı oldular halen hakkımız verilmedi diye zırlayıp duruyorlar.
    en ufak bir şeyde pkk ya katıldım diyor. bu memlekette çerkezlerinde hakları verilmedi, göçmenlerinde, onlarda ellerine silah alıp dağa çıktılarmıda sen neden çıkıyorsun. marksist sahtekar bir örgütün arkasına takılıyorsun bile bile kimi kandırıyorsun. batıda yaşayan bir çok insan doğuda yapıyor askerliğini, devlet görevini görüyor herkes neyin ne olduğunu neyi kime ne anlatmaya çalışıyorsunuz.

    anlamak istemiyormuşuz. gerçekci ol anlayalım. doğuya giden öğretmenleri doktorları ne hale getirdiniz yıllarca görüldü. pazara gidin, amava gidin seyyar satıcılara bakın. kara para aklamak için gelmiş batıda işyerleri siteler almışlar halen haktan hukuktan bahsediyor. yıllarca pkk ya başındakinin ermeni olduğunu sokaktaki çocuk bildiği halde bizim haklarımıı savunuyor diye peşinden gidiyor.

    ne hakkından bahsediyorsunuz siz ne hakkından. bıktık artık sizin bu şirretliğinizden. pisliklerinizden. köpekler bile yemek yediği çanağa pislemezken. onlardan daha aşağıya düşmenizden.

    osmanlı arşivini inceledim. kürt idris meelsesini okuyun. padişaha yazdığı mektubu okuyun. bulamayanlar için yazayım ne olduğunu mektupta.

    aşiret resi kürt idris payitahta yazdığı mektupta mealen derki;
    ki bu zat müslüman kürtleri temsil eder, diğerlerini varın siz düşünün.

    ey padişah,

    Can ü gönülden İslâm Sultanı’na bî’at eyledik, ilhadları zahir olan Kızılbaşlar’dan teberri eyledik. Kızılbaşlar’ın neşrettiği dalalet ve bid’atleri kaldırdık ve ehl-i sünnet mezhebi ve Şafiî mezhebini icra eyledik. İslâm Sultanı’nın namı ile şeref bulduk ve hutbelerde dört halifenin ismini yâda başladık. Cihada gayret gösterdik ve İslâm Padişahı’nın yollarını bekledik. Bu muhlis ve size itaat eden bendelere yardım edesiniz. Bizim beldelerimiz Kızılbaş diyarına yakındır, komşudur ve hatta karışıktır. Nice yıllar bu mülhidler, bizim evlerimizi yıkmışlar ve bizimle savaşmışlardır. Sadece İslâm Sultanı’na muhabbet üzere olduğumuz için, bu inancı saf insanları o zalimlerin zulümlerinden kurtarmayı merhametinizden bekliyoruz. Sizin inayetleriniz olmazsa, biz kendi başımıza müstakil olarak bunlara karşı çıkamayız. Zira Kürtler, ayrı ayrı kabile ve aşiretler tarzında yaşamaktadırlar. Sadece Allah’ı bir bilip Muhammed ümmeti olduğumuzda ittifak halindeyiz. Diğer hususlarda birbirimize uymamız mümkün değildir. Sünnetullah bizde böyle câri olmuştur.”

    biz dağ köylüsüyüz, bizim başımıza yönetici tayin etmeyesin. çünkü bizler kendimizden olmayan birisinin yönetmesini kaldıramayız. bizden birisini yönetici seçmeyin. çünkü bizden kimse kendi aşiretinden olmayan bir kürdünde yönetimine girmek istemez. biz aşiretler bir araya gelerek ortak yönetimde yapamayız, buna kültürümüz kafamız yatmaz. burada herkes kendi aşiretinde kalırsa devletine bağlı kalır. size minnettar olur. sorunları kendi kurallarımızla halledelim. ama biz ile bizden olmayan birisi ile ilgili meselelere devlet baksın çünkü o konuda adaleti sağlamakta zorlanırız.

    toplam 5 adet mektup yazmış isteyen arşivlerden daha detaylı bulup okusun.

    kısaca kendilerini bu şekilde tarif ettiklerinden ne yaparsanız yapın birşey ifade etmiyor çünkü kendilerini geliştirebilme yetekenkleri yok. bakın istanbula izmire büyük şehirlere, bu tip insanlar ben kroyum diye kendinle gurur duyuyor. ama başkası kendisine kro deyince kızıyor. acayip yaratıklar bunlar işte. bodrumda bir çok restorana sokmuyorlar bile ama onlar oturup nerede hata yapıyoruz diyeceklerine haktan hukuktan bahsetmeye çalışıyorlar. ırkçılıktan dolayı değil seviyesizliğinizden ve her gittiğiniz yere o çukur seviyenizide götürdüğünüzden dolayı istenmiyorsunuz. bumu ırkçılık şimdi. yani bizler terbiyesizliğinize, ahlaksızlığınıza, öküzlüğünüze anlayışmı göstermemiz lazım. yok işte bunu anlamyorsunuz ama kalkmış karşındakini anlayış sahibi olmamakla eleştiriyorsun.

    ben hizmetten değilim, milliyetçide değilim. partici hiç değilim. ırkçılık yapmam çünkü ırkçılık şeytan işidir. burada konu kürtler olduğu için onları eleştirdim. konu hangi ırk olursa olsun eleştiririm. müslüman olan hangi ırktan olursa olsun din kardeşimdir. ama tek şartla,

    müslümanım dedikten sonra arkaya başka bir şey eklememesi gerekir. müslümanım ama filanca aşirettenim müslümanım ama falanca cemaattenim, müslümanım ama falanca taritkatındanım, müslümanım ama kürdüm. müslümanım ama aleviyim. aslınızı inkar etmeyin ama sorulduğu zaman cevap verin. sorulmadan bunları ifade edenler itikatlarını gözden geçirsinler.

    sadece ve sedece müslümanım diyebilirsiniz. Allah katında ne ırkınızın ne aşiretinizin ne boyunuz posunuzun önemi yok. önemi olmayan şeyleride dilinize almayın.

    said nursinin reçetesine gelince onuda yazayımda bilin.

    Bediüzzaman Said-i Kürdî şunu söyler: “Türkler, bizim aklımız… Biz de onların kuvveti… Mecmuumuz bir iyi insan oluruz. Hodserâne yapmayacağız. Bu azmimizle başka unsurlara ders-i ibret vereceğiz. İyi evlad böyle olur.”

    bu reçetenin dışındaki bütün çözümler boştur. anlayana tabii, anlayabilene tabii.

  15. Yukarıda Murat isimli arkadaşa aynen katılıyorum, eksiği var fazlası yok. Kürdoların büyük çoğunluğu kaba saba, devletine TC diye hakaret eden, isyankar, devletine silah çekmiş, gittikleri her beldeyi maddi manevi kirletmiş, asrı saadetteki arap bedevileri gibi bir kültüre sahip, devamlı ağlamayı seven,elektrik suyu sağlığı bedava kullanan, devlet bize bakmak zorunda leyn diyen, verdikçe daha yok mu diyen… bir güruhtur. Yaşantılarıyla bu tanımlamalara sebebiyet veren kürdoların dışında kalan, vatanına ihanet etmemiş, insanlar içerisinde bir insan olma mücadelesini vermiş ve kazanmış, kendine, ailesine, vatanına örnek olmuş Kürtlerin; bir çorba kaşığı çerkezlik 3 çorba kaşığı anadoluluk olan birisi olarak ellerinden öpüyor, onlara her zaman başımızın üstünde yeriniz var diyorum. Böylelerine duam Allah bana maddi manevi ne vermişse sizlere inşaallah 100 katını versin diyedir.

  16. Birileri kürt halkına hakaret etmede ısrarlı ben bir Kürt olarak o hakaretleri ne üstüme alıyorum nede halkımın üstüne alıyorum hakaret eden Risale-iNur okumuşta olsa nazarımda düşük biridir o hakaret ettikçe birilerinde aferin alabilir benden yuuuh

  17. Cok yuzeysel bir yazi olmus, sanki pkk karsiti olmak, kurtlere hakaretmis, asagilamamis gibi bir izlenim var.

  18. Eleştirince aydın-münevver-elit olunuyor ya!
    Bahsedilen dönemde bizzat yerinde yapılan gayretler, fedakarlıklar ya bilinmiyor yahut kasten dillendirilmeyecek saklanıyor. “Cemaatin Kürtlerle İlişkisi”; TV. ekranları ve gazete yazıları ile değil de insana dokunan, cana fer olan, derde deva çalışmalar baz alınarak değerlendirilmeli.
    Yoksa aydın olma sevdasına düşen cahil, mizansız münekkitler olarak yıllar sonra sizin de yazınız yazılır.

  19. Cemaatin görevi Kürtlere Kürtçe, Çerkezler’e Çerkezce, Ermeni vatandaşlarımıza Ermenice öğretmek ya da onlara bu konuda yardımcı olmak değildir. Devlet ile Cemaati karıştırıyorsunuz. Niye devletin vazifesi olan şeyleri onun sırtına yüklüyorsunuz? Doğuda hiç bulunmadığım için diğer konulara değinmiyorum çünkü bilmiyorum o konuları ama özellikle bu dil meselesi önemli bence. Cemaat prensip olarak Kürt vatandaşlarımızın Kürtçe öğrenmesine ve anadilde eğitim isteyenlerin bu isteğine karşı mı? Değil. Şunu yapmadı bunu yapmadı, olabilir. Herşeyi Cemaat mi yapacak kardeşim? Diğerleri ne işe yarıyor TRde?
    Bir de, sanki Ülkücü olmak Ülkücü kökenli olmak negatif bir şeymiş gibi bir hava oluşturuluyor. Bu da doğru değil. Dumanlı ve diğerleri kafatasçı değil herhalde. Milliyetçi olmak ve bunun yaptığımız işlere ve hizmetlere yansıması bir eksiklik değildir. Kürt vatandaşlarımıza en büyük kötülüğü, yıllardan beri PKK’yı bitireceğim diyerek oyalayan, bilerek bitirmeyen ya da bitiremeyen Türkiye Cumhuriyeti devleti yapmaktadır. Cemaatle konunun bir ilgisi yok. Cemaate devlet muamelesi yapmaktan vazgeçin. Cemaate sivil toplum hareketi vb muamelesi yapın lütfen.

  20. Bence bunlar doğru değil, Hem devlet hem de cemaatin bakışı sçıdından. Benim 1968 deki ortaokul müdürüm kürttü, 1971-74 arasındaki lise müdürüm de kürrtü, hemde dindar , hem de edebiyatçı ve bu okulların olduğu yer Ege bölgesi . Yahu Üstad kürt kardeşim, en azından anadili kürtçe, yıllarca bizim abimiz kürttü. Siz bu konulara çok alıngansınız.

  21. Şimdi öncelikle mevzu bahis olan yazida genellemelerden dolayi çeşitli hatalar oldugu aşikardir. Tabi anlatilmak istenen bir realite olduğunu da gozden kacirmamak gerekir. Yani toptanci ve toparlamaci bir uslup ile asil gaye biraz havada kalmis olabilir, demek istedigim odur ki bu konun detayli alt başlıklar halinde incelenmesi ve yazilmasi daha verimli olur mesela cemaat medyasi ve kurtler dedigimizde bile bunun gorsel ve yazinsal olarak ayrilip daha detayli incelemesi gerekmektedir. Böylece daha verimli bir fikir teattisi yapilabilir. Yorumlari yazan arakadaslara gelince vicdanli olma dusturu ile acaba yazdıklarınin hakkaniyet ile mi? yoksa milliyetperver bir duygu ile mi ? kaleme aldıklarıni kendi özeleştiri mekanizmasiyla vicdanlarinda yargiladiklarindan sonra yayinlamalari daha uygun olur.
    Hepimizin ayni dusunmesine gerek olmadığı gibi farkli dusuncelerile kendi sahsi fikir hayatimiza zenginlik katabiliriz.

  22. bunlar aferin almak için yazılmış yorumlar değil. şahsi görüşlerimizi aktarıyoruz. varsa bilgin belgen sen de yorumunu yazarsın. yazılanlara yalan hayır böyle şey yok diyecek bir kişi çıkabiliyormu sen onu söyle.

    işte meydan yıllarca anlatılamayan sorunu sen yaz madem burda herkes öğrensin. yok yazamıyorsan kabullenin.

    Artık köprüden önceki son yol ayrımına girdi dünya ve ortadoğu ile doğuda kalan bölgeler.
    verdikleri kararların sonuçlarını görecekler. güçlüden yana olmayı değil haklı olan tarafla güçlenmeyi kabul etmeyen her yer batıp bitecek.

    hiçbir ortak noktanız olmadığı halde neden batı bizi bu kadar seviyor, bayram değil seyran değil neden bunlar bize bu kadar sahip çıkmaya çalışıyor, bize para silah yardımı yapıyor diye sormayan her kesim, bile bile kendilerini kullandıranlar, işleri bitince tuvalet kağıdı gibi sizlerle kıçlarını silip, klozete atıp üstünüze sifonu çekecekler.

    Allah hakkı diye ortaya çıkmadıktan sonra bize ne sizin hakkınızdan hukukunuzdan. müslüman isen sen ilk önce Allahın hakkı ne olacak diye sor bakalım. O hepimize gerekli olan hakkı veriyor zaten. davan derdin islam ise eyvallah, lakin başka şey ise şeytan yardımcın demektir.

    çarpışan 2 taraf arasında, kim kazanırsa kazansın mutlaka bende kazanan tarafta olayım diye her tarafa kuyruk sallarsan bil ki KAYBEDECEKSİN. dansözlüğün bedeli ağır olur.

    doğru olan taraf kazanırsa, ihanet ettiğinden dolayı kaybedeceksin. diğer taraf kazanırsa, seni kullanıp işi bitince, ihanet eden bana da ihanet eder deyip seni imha edecek yine kaybedeceksin.

    suriyede her devlet kendi geliştirdiği silahları deniyor show yapıyor ve kendi isteğini diğer devletlere dünya savaşına yol vermeden kabul ettirmeye çalışıyor ama o noktaya gelindi ki, herkes güçlü herkesin elinde silah var hemde dünyayı yüzlerce kez yok edebilecek güçte. o zaman ne yaptılar. son kez olmak üzere her devlet diğerlerini kendi safında yer almak için çıkar davetiyelerini yolladılar. diplomasinin son replikleri dönmeye başladı. bunda da bir anlaşma sağlanmadığı takdirde, yabancıların armegedon, yahudilerin her megiddo, müslümanların hercü merc dediği sahih hadislerde belirtilen olayların başlamasının arefesindeyiz demektir.

    Allah bizleri mümin olan müslümanlardan eylesin.

  23. Sanırım modern dünyanın parçası olmak isteyen doğulu millet ve halkların gözden kaçırdığı bir şey var ve Türkler ve Kürtler de bunu ya gözden kaçırıyorlar ya da ellerinden bir şey gelmiyor. Ya o dünyanın bir parçası olarak haddini bileceksin ya da dünyayı böyle bir yaşam tarzı da var diyerek peşine takacaksın. Onu oluşturmadan ecdattan bahsedersen AKP seviyesine düşersin.
    Bir dünya gücü olan ve arkasında büyük bir kültür birikimi olan Türkler modern dünyanın parçası olma adına dillerini Macarca seviyesine kadar indirdiler. Bugün ağlıyoruz, dilimize noluyor diye, Avrupa’daki Türkler de ağlıyor ama anadili konusunda yaptıkları hiçbir şey yok, adamların bahşettiği haklardan faydalanmaktan bile aciziz.
    Dil konusu Türkiye’deki Kürtlerde de farklı değil. Dille alakalı taleplerin varsa önce dilini mağdur edebiyatı ile sınırlamayacak, geliştirecek, bilim ve edebiyat dili yapacaksın, dünyaya açacaksın ki, dilinin kurumsallaşmasının yolu açılsın, devlet buna mecbur kalsın, yoksa bugün izin verir yarın kaldırır.
    Ayrıca sen bunları yapmadan, kendi anadiline zerre yatırım yapmadan 20 milyonluk nüfusla özerkliğe varacak kadar taleplerde bulunursan karşında 50 milyonluk gururlu bir Türk kalabalığı bulursun. O kalabalığın içinde Türkten daha Türk Lazları, Arnavutları, Çerkesleri de bulacağını hatırlatırım.
    Senki içinden 40 yıldır dünyanın en güçlü ordularından birinin karşısına durmadan yeni yeni ordular çıkarabilecek, bugün Kuzey Suriye’yi, Kuzey Irak’ın bir bölümünü elinde tutacak kadar sınır dışı operasyonlarda bulunma potansiyeli gösteren bir örgüt çıkarmış bir halksın. Bu örgütlenme zekasına sahip bir halk olarak iki büyük nehrin arasında kalan verimli topraklarınla büyük bir kültürün üzerinde oturuyorsun ve çok ciddi bir ekonomik güce sahip olabilirsin. Aile, komşuluk, akrabalık bağlarını Türkiye’de hala yaşatan tek kesim olarak eşsiz bir sağduyu kabiliyetin var.
    Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’nin her tarafına dağılıp her şeyinden faydalanma, Türklerle akraba olma, onların desteğini arkana alma gibi muazzam bir nimete sahipsin. Bu kadar avantaja sahip olmana rağmen devlet sana ikinci sınıf insan muamelesi gösteriyorsa, hiç kusura bakma ama sen bir halk değil, ancak bir topluluk olabilirsin. Ancak topluluk olabilmiş bir grup olarak, sayın kaç olursa olsun, ya Türkle ya Arapla ya da İranlıyla birlikte millet olmak zorundasın. Bu Almanyalı Türkler için de geçerlidir.
    Topluluk bile olamamışken milet olma hedefiyle ortaya atılırsanız hem bütün o potansiyellerinizi heder eder hem de dünya barışı için tehdit oluşturursunuz. Silah zoruyla devletleri dize getirebilirsiniz ve bir takım haklara sahip de olabilirsiniz. Ama inanın bana bunu yapsanız bile neyin mağduru iseniz onun içini boşaltmış olursunuz. Muhafazakar kesimin başörtüsü mağduriyetinin geldiği noktaya bak, ne dediğimi anlarsın.
    Çözümü silahta görmeyen Kürtlere tavsiyem, mağdur edebiyatından kurtulup Türkiye’nin demokratikleşmesi için ellerindeki çok değerli potansiyeli değerlendirmeleri. Çektiğiniz acılar sadece kalbinizle düşünmeye zorlamamalı sizleri. Eğer gerçek anlamda halk şuuruna varırsanız, isterseniz yeni bir ülke kurabilir, isterseniz kendinizle birlikte Türk demokrasisini de kuratarabilir ve Türklerle birlikte bir millet olabilirsiniz. Veya kendiniz bir millet de olabilirsiniz.
    Fakat yine naçizane tavsiyem. Demokrasi kültürünü getirmeden bunu yaparsan bugünkü Türkiye’nin kopyasını kurmuş olursun. Bugün solcunun sağcıyı, sağcının solcuyu, Atatürkçünün tarikatçiyi gözüne kestirdiği bir ülkede yaşıyoruz. Türklerin bile birbirinin kuyusunu kazmakla meşgul olduğu bir zamanda cemaat Kürtler ilgilenmiyor diye ağlıyorsun. Şayet gerçek manada halk olsaydın, devletin ve cemaatin ayağına hizmet getirmesini beklemez, onların kapısını çalarak belli konularda işbirliği talebinde bulunurdun. Cemaatin gazetelerinde, televizyonlarında saçma sapan haberler, diziler oynadığında uzaktan ağlayıp sızlayıp darılmak yerine ağırlığını koyar ülkücü kökenli yayın yönetmenlerin uzaklaştırılmasını dahi sağlayabilirdin. Evet sen Kürt halkı olarak, çok sayıda Kürt kökenli vatandaşın cemaat mensubu olduğunu da hesaba katarak Cemaat’e de yön verebilirdin.
    Yazık ki, Türkümüzle, Kürdümüzle aynı sorundan mustaripiz; kolaycıyız, küçük hesapların peşinde ömrümüzü, ülkemizi, kültürümüzü heder ediyoruz, cepten yiyecek kültür de kalmadı.
    Bu arada ‘murat’ adlı yorumcu, süzme bir ırkçısın!

  24. RA’D suresi 11.ayet: Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda bulunanı değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur.

    Özelliklerini değiştirmek istemeyen her kesim bu ayetin tokatını yemek zorunda kalacak.
    Hem şahsımızın hem insanlığa ümit için yola çıkan tüm toplulukların nefis muhasebesi yaparak bu ayeti iyi anlaması ve uygulaması gerekiyor.

    buradan tüm müslüman kardeşlerime çok önemli biri hatırlatmada bulunmak isterim. alttaki ayetleri lütfen dikkatlice inceleyin, ve üzerinde çok düşünün.

    ahzap-43 = Allah müminlere salat eder,
    ali imran-68 = Allah ta, mü’minlerin en yakın dostu ve her türlü işlerini düzeltip yürütendir.
    ali imran 179 = Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir
    tevve 111 = Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır.

    her ayette, mümin vurgusu yapmaktadır. lütfen müslüman ile mümin kimdir öğrenelim ve mümin olmaya çalışalım.

  25. Merhaba,
    Yorumları aşağı doğru hızlıca okudum. Kimsenin pek değinmediği bir nokta var. Cemaatte özellikle medyasındaki etkili isimlerin hemen hemen hepsi aslında birer kukladır. İpleri HE’ nin elindedir. Cemaat medyasındaki üst düzey herkes HE neder oto kontrolü ile işini yapmaya çalışmıştır. Şu anda Türkiye’ deki % 90 medya için Hitler zamanı gibi RTE ne der deyip yazıyorlar diyorlar ya aynen geçmişteki cemaat medyasıda böyledir. Todays Zaman ingilice olduğu ve hem dış dünyaya baktığı hemde çokta takipçisi olmadığı için biraz serbest bırakılmış olabilir. Ben bunu derken kafamdan da yorumlamıyorum arkadaşlar. Cemaat medyasının vizyonunu HE yada Fethullah Gülen çizerdi. Mit dinlemelerinde HE’ nin tek türkiye senaryosuna müdahale ettiğini duymuştuk. Bu yalanlanmadı.Sadece illegal dinleme dendi. Yani HE’ yi aradan çekip çıkararak cemaatin kürt politikasını anlayamazsınız. Hidayet Karaca’ nın bilmediğiniz şeyler var dediği şeyde “Bu politikayı ben yapmıyorum. Fetullah Gülen bizzat yapıyor.” demektir. Kürt politikası güvenlikçi kanadın F.G/HE’ i yanlış yönlendirmesiyle de olsa F.G/HE tarafından oluşturulmuştur. Asıl kötü olan ikiyüzlü olansa kara bir Kürt propağandası ardından dara düşüldüğünde HDP’ nin ziyaret edilmesidir. Cemaat dar kafalı oligarşik bir çekirdek kadro ve başı olan F.G tarafından, gelecekte olacaklar hesaba katılmadan günlük çıkar ve hedefler gözetilerek sert tavırlar almış, aldırılmıştır. Bu sert , katı devletçi hatta hükümetçi tavırlar kitlesel bir zulmün kolayca cemaat tabanına yapılmasına ve buna hiçbir kesimin ,biraz da atmosferin verdiği korkuyla, sesini çıkarmamasına neden olmuştur. Fethullah Gülen yüzyılın iyilik hareketi olarak inşa ettiği yapıyı nihayi hedefi uğruna yüzyılın fitne hareketi durumuna(taban kesinlikle en temizidir ülkenin) düşürmüştür. 40 yılda oluşan iyilik hareketi yeterli güce ulaştık düşüncesi ile ona buna haddini bildiren , sonrasındada hükümetle ters düşünce onu yıkmak adına devlet içindeki mahrem bilgileri fütursuzca sızdıran bir yapı durumuna düşürülmüştür. Devletin içinden sızdırılan bilgiler doğruda olsa mahremdir ve cemaatteki herbir ferdi toptan güvenilmez, zamanı geldiğinde herşeyi yapacak robotlar duruma düşümüştür. Bir cemaate devamın nasıl bir risk olduğunu da burdan anlayabilirsiniz.Geçmişte fütursuzca cemaat medyasının yaptığı ” ettiği söyleniyor! ” tarzı propağanda haberleri , Kürt karşıtı dizileri , burnundan kıl aldırmaz görüntüdeki kibirli yöneticileri , herşeyi bilen ve herşeye bir yorumu olan Hoca’ sı; taban olarak bizlerin hayatlarını , çocuklarının geleceklerini kararttı. Kendisi , çocukları güvende olanların uzaktan remote doğruluk propağandalarına , cesaret salvolarına kanacak kadar saf bir tabanmışız.. 40 yıllık iyilik hareketinin güçle zehirleneceğini hesap edemedik malesef…HE dediğimiz kişinin kafasındaki tilkinin “İran’ daki ayetullahlar gibi siyasette olmayan ama gerektiğinde siyasete dışardan balans ayarı veren bir üst akıl ” olmak olduğunu görüyorduk ama inanamadık. Her krtik olaya , her kritik olayda çıkıp bir otorite gibi yorum yapması aslında kafasındaki tilkiyi gösteriyordu ama geçmişteki güzelliğe kanıp bunu malesef göremedik…Cemaatte bir tavrından dolayı bir yargılama yapılacaksa önce HE yargılanmalıdır. İsmi Hidayet , Ekrem , Kemal olsada cemaatin medyasının tepesi onlarca Fethullah Gülen’ den başkası değildi…Tek adam cemaatlerinde bir yerin başında kim olursa olsun aslında o kurumun başında tek adam vardır..

    • Bence bu gibi tartışmaya oldukça açık konularda bu kadar tespitkar yorumlarda bulunmamak gerekir. Birtakım heva ve heveslerini veya kişisel hedeflerini veya birtakım odakların gizli planlarını hayata sokmak için sanki yukarıdan böyle bir talimat gelmiş gibi davranan abimsiler veya devşirmeler bana daha akla yatkın geliyor. Hizmette bir eylemin planlandığı hal ile sonuçlandığı hal arasında uçurumlar kadar fark olduğuna tonla insann eminim defalarca şahit olmuştur. Bunun en büyük sebebi de eğitime bu kadar değer veren bir cemaatin işi teslim edecek ehil insanlar bulmada bu derece zorlanması olsa gerek.
      Televizyonculuk, sinema.. Bunlar bize o kadar uzak konular ki.. O diziler bile aslında bunun asıl sebebinin bu olduğunu gösteriyor gibi. Kürt karşıtı kesinlikle değiller, gereksiz yere her karede vurguladıkları gibi amaç çözümdü. Ama işte bu senaristlerle ancak Kurtarıcı Türkler- Yardıma Muhtaç Kürtler manzarası ortaya çıktı.
      Birazcık kafalarını çalıştırsaydılar, senaristleri aklı başında, sinema dilinden anlayan Kürt senaristlere çektirir ve çözüme katkıda bulunurlardı. Bunun yerine yetersizliklerini burunlarını havaya dikerek gölgelediler ve sıkıştıklarında da işi senin bilmediğin işler vara getirdiler. Robotlaşma bence bu şekilde oldu. Yoksa bu gibi dizilerin cemaate hiçbir faydasının olmadığı zaten ortada.
      Kendi bulunduğum ülkeden örnek vereyim: Hocaefendi, neden tek bir Almanın bile tenezzül etmeyceği bir Almanca kanalımızın açılmasını, buraya milyonlarca Euronun fütursuzca yatırılmasını istesin? Hangi aklı başında bir insan başında bulunduğu bir cemaati yapılabilecek akılcı tonla hizmet varken böyle devasa bir para, emek, zaman israfına maruz bırakmak ister? Bu ancak; ikbal peşinde koşan, belli bir uzmanlık alanı olmadığı için kendine yöneticilik sahası açmak isteyen, bunun için de ya bildiğini okuyan ya da Hocaefendiyi yanıltan insanlarla açıklanabilir. Hiç kimse elindeki yetişmiş değerleri har vurup harman savurmak istemez, bu ancak kişisel hırsların peşinde olan insanların bir türlü durdurulamaması ile ilgili bi şey.

  26. Esat isimli yorumcuya

    “Senki içinden 40 yıldır dünyanın en güçlü ordularından birinin karşısına durmadan yeni yeni ordular çıkarabilecek, bugün Kuzey Suriye’yi, Kuzey Irak’ın bir bölümünü elinde tutacak kadar sınır dışı operasyonlarda bulunma potansiyeli gösteren bir örgüt çıkarmış bir halksın. Bu örgütlenme zekasına sahip bir halk olarak iki büyük nehrin arasında kalan verimli topraklarınla büyük bir kültürün üzerinde oturuyorsun ve çok ciddi bir ekonomik güce sahip olabilirsin. Aile, komşuluk, akrabalık bağlarını Türkiye’de hala yaşatan tek kesim olarak eşsiz bir sağduyu kabiliyetin var.”

    bu cümleyi sadece ırkçı kürtler kullanıyor bana süzme ırkçı diyen adam. benim ırkçı olmadığım yorumlarımla sabit. ırkçı olsaydım işyerimde kürt çalıştırmazdım. bugün kürtleri destekleyen her kesim yabancılar, parayı silahı veren yöneneten, pkk pyd nin içinde amerikalı, fransız, hollandalı her kesimden insanlar yönetici poziyonunda, sizler sadece ve sadece piyon.

    sen hangi imkanlarla neyi ürettinde dünyanın en güçlü ordusu karşısında 40 yıldır durduğunu iddia ediyorsun. silahı, mermiyi, bombayı, parayı sana kim veriyor onu söyle neden veriyor.

    Türk ordusu hakka hukuka riayet ettiğinden dolayı doğudaki operesyonları kimse incinmesin diye yavaş hareket etti ve halende öyle devam ediyor. yoksa tüm doğuyu bitirmek saatlik iş. ama pkk yı gördüğü zaman ona alkış, Tsk yı gördüğü zaman ona alkış yapan 2 yüzlülük sayesinde bu kadar uzun sürüyor. yukarıda yazdım nedenini.

    örgütlenme zekasıymış. gidin kentlerde yürüyüş yapan kürtlere slogan atanlara bir bakın. 2 kelimeyi bir araya geitrmekten aciz. neden niçin orda olduğunu bilmeyen, kullanılmaktan başka bir meziyeti olmayan zavallılar kalkmış zekadan bahsediyor.

    sizlerin arkasına saklanarak, sizleri yem yapan dış güçlerle savaşıyoruz biz. bunun farkında olduğumuz için sizin gibi maşalara zarar gelmesin diye insanlık adına merhamet edilerek geçmişten gelen ahlak anlayışımızdan dolayı.

    • murat adlı yorumcu, sen burda demagoji ile meşgulken Türkiye Cumhuriyeti devleti de yıllarca mağdur ettiği kocaman bir topluluğu genelevlerinde öğütmekle, uyuşturucu bataklığındayken seyretmekle meşgul. Eğitim yok, iş yok, bir insanın dilini, kültürünü inkar bol. Amerika zencileri bu şekilde harcarken öcü, Türkiye yaparken iyi. Sanki bu insanlar Malezyadan Türkiye’ye göçtü. Özellikle bu insanların oralara düşmemesini sağlamak devletin görevi. Genelevine düşmüş, uyuşturucu satan, içen adama ahlaksızsın, terbiyesizsin, yetersizsin diye hönkürmenin mantıksızlığını anlayamamış adam!
      Tabii Türkler kıyak insanlar ama Kürtler kadir kıymet bilmiyorlar. Örgütlenme de bizde, savaş taktiği de bizde, aya da beş şeritli yol yapıcaz di mi? NATO olmasaydı görürdük Türkiye’nin ordusunu! Adam dahiyane fikirlerle kendine milis ordusu kurdu, neredeyse Türk ordusunun dışarda kalanını da Arap ülkelerine transfer edecek! Zeki Türk milleti de izlemekle meşgul.
      Sen danışman olsan ve yazdıklarını ülkeyi yönetenlere verseler, adamların soykırım yapması gerekir, sense bu kadar terbiyesiz insanları işyerinde çalıştırıyorsun ve hizmetten, risalelerden, müminlikten bahsediyosun, yüce Türk mü desem, çelişik Türk mü desem bilemedim, neyse bir ırkçıyı fazla ciddiye almamak gerek, bi daha yazma, sana cevap yok!

  27. Hakikaten ‘insan’ olmak zor zanaat imiş. Once insan olmali ki yaratilan sonra bu idrak ile müslüman ve mumin olma vasfina ere. Yoksa mesele havanda su dovmek minvalinde kalir…

  28. genelevinde kürteleri satan matild manukyandı yıllarca vergi rekotmenii oldu. türk değil. hadi satanı bırakalımda gidip ordan o kadınları kulananlara bakalım onlarda kürt. satanda yapanda sizlerden çoğunluk.

    devlet engelleyecekmiş. daha geçenlerde akpartili kürt bir milletvekili urfada genelev açılması için teklif verdi. senin derdin orospuluk yapmaksa devlet bir yere kadar engelleyebilir. elinden başka bir şey gelmez.

    adam uyuşturucu içiyor satıyor ben onu anlamaya çalışacakmışım. insan olmayı öğrenememiş ben neden içmiyorum satmıyorum. hasbel kader bu işe girenlerede devlet hastanelerde yardımcı oluyor zaten. daha ne yapacak. sen sorulara cevap verme yerine verecek bir cevabın olamadığı için tabii gerçekleri bu kadar açık yazan birisini gördüğünde sataşma yolunu tercih ediyorsun.

    burda bana laf yetiştireceğine, yaz sorunları çözümleri de herkes görsün dedik tek bir kürt sorunu dile getiremedi. eğitim yok iş yokmuş. sanki herkese varda sana yok. sizlere yok. seviyen ne eğitimin ne bilgin ne. şöförlükten hamallık tan başka ne iş yapabiliyorsun. vasıfsız eleman statüsündesin çoğunlukla. büyükşehirlerde okullarda okuyonda adammı oluyon yine aynısın kalkmışsın doğuda okul yok diyorsun. olanı ne yaptınki istemeye yüzün olsun.

    doğuda kaçtane batıda kaçtane genelev var sayısını yaz bakalım. urfadaki antepteki diyarbakırdaki geneleve izmirden manisadan türklermi gidiyor karılara. ordaki kürtlermi. yiyip içip bilmemne yapmaktan başka neye kafa basıyorki.

    ben doğuya devamlı gidip geldim. evlere araba modellerine bakıyomda bir de o arabayı kullananlara. alın teri ilemi alıyorlar. nerden geliyor bu paralar iş yok güç yokta.

    ben parti tutmam yazdım. hiçbir parti sorunlara gerçekçi yaklaşmazda ondan. demogoyi yapan ben değil sizlersiniz. bu ülkenin vatandaşı isen bu ülke için çalışacaksın. hatalar var ise de medeni olarak dile getireceksin. ülke kuracakmış kurda görelim tüm dünya görsün. babanın malımıda biz bu ülkeyi çöptemi buldukta senin her dediğini yapacağız. seni memnu etmek için uğraşacağız bir senmi varsın bu ülkede. kanun her vatandaş için çıkar herkes kullanır.sen dünyayı kendi etrafındamı dönüyor zannediyorsun.

    bu ülke bu kadarını yaptı. gördük ne kadar kıymet bildiniz herkes takdirini yapıyor. daha tartışma ortamında bile sataşmadan duramıyorsunuz. al sana imkan konuş işte bana ırkçı diyeceğine fikirlerini yaz. ben gerçekleri yazdım olanı yazdım. herkez yazdıklarımı okuyor doğrumu yanlışmı diye.

    tarihten örnek verdim. belgesiyle. ayetten örnek verdim. kendi içinizden çıkan alimle örnek verdim. daha ne.

  29. Murat isimli yorumcu tek başına herkese yetti. Adam yazdıklarında sonuna kadar haklı. Kürtler hakkında somut örnekler vermiş ama ne hikmetse kütlerden çıt yok,somut cevap yok, yani biz böyle değiliz diyemiyorlar. Çıt olmadığı gibi Esat Semiz denilen yorumcu demogoji yapıyorsun diyerek ”süzme ırkçı” yaftasını da vurmuş. Hakikatleri beğenmeyince, işinize gelmeyice loo loo loo. Kürtler tarihte devlet kuramamış bir güruhtur. Neden ? Gen-karakter-yapı meselesi. Kürtler kıyamete kadar devlet kuramazlar. Çünkü kendi b.kuyla bile kavgalı diye tanımlanan insan tipindedirler. Kürtler herkesle kavga ederler, kendi ırkdaşlarıyla da kavga ederler. Geçimsizdirler, geçinemezler, kan davaları – aşiret savaşları bunun en büyük göstergesidir. Türkiyenin her tarafında özgürce yaşıyorsunuz, her türlü nimetinden yararlanıyorsunuz hala mızmızlanıyorsunuz, aklınzı başınıza alın artık. Bakın biz size senelerce maddi manevi katlandık,bu dünyada imtihanımız oldunuz, bunları da Allah yaratmış dedik,insandır dedik her türlü pisliğinize katlandık. Yanlış mı? Kürtleri kimse düzeltemez, ne devlet, ne tarikatler, ne cemaatler. Kürtleri kürtler düzeltebilir. İskender Sezek gibi mürekkep yalamış kişiler ona buna bok atacağına kendi ırkının yanına gitsin, kürtleri düzeltsin, elinden tutsun, taşın altına elini koysun, nasıl olmasını istiyorsanız siz yapın. Türkiyenin, Türkiye vadandaşlarının yükü olmaktan çıkın artık.

  30. Burada Cemaat- Kürt meselesi tartışılmış. Devlet-Kürt yada sadece Kürt değil,
    Devletin tezleriyle gelip Kürtlere burda hakaret etmeyin. Devlete hala TAPAN varsa öbür dünyada Devletiyle birlikte haşrolsun diyim başka diyecek laf yok.

    İğrenç yorumların sadece başlarını okuyabildim. Devletin bu kadar zulmünü gördükten sonra inim inim inledikten sonra ben devleti savunmam hiç bir noktada, beni tutuklayınca devlet haksız başka birini tutuklayınca da devletin bir bildiği vardır da demem. Ben burda devleti savunanlarında KESİNLİKE ZULÜM görmediğini düşünmüyorum, cemaaten olabilirler ama zulüm falan görmemişler.

    Hadid-murat aynı kişisiniz galiba seviyenin içine etmeyin yorumlarda , yaşınız mı küçük nerden keşfettiniz bu siteyi kimsenin sizi ciddiye aldığı falan yok, insanların tepki vermesinin nedeni acaba siz cemaaten olmanıza rağmen mi böyle düşünüyorsunuz diye. Kürtlere düşman oluyorsanız olun o sizin ırkçılığınızı gösterir net bir şekilde de genelleme yaparak ırkçılık yapıyorsunuz, gelip burda devlete tapmaya gerek yok, ırkçı bir cemaatiçi olabilirsiniz ama devlete tapan bir cemaatçi böyle bir ikilem mümkün değil. Devlet işkence ile cemaat üyelerini hapiste öldürdüğünü kabul eden biri gelip aynısını kürtlere yapmadı ama operasyonlar da karınca bile incinmedi demesin. TSK tapıyorsun madem 15 temmuz f16 füzeleri ben mi attım halkın üstüne ? , o atanlar cemaatçiydi diyorsan bu sefer geçmişteki operasyonlarda yapmadıkları ne malum aynısını ? Hiç bir türlü savunamazsın devleti.

    • Engin Sezen bey irkci yorumlara karsi derhal önlem almali ve bunlari silmeldir. Irkcilik bir insanlik sucudur ve bu suca zemin hazirlamak da bana göre bir suctur. Kürtlerden bir güruh olarak bahseden, sanki lütufmus gibi basbakan, cumhurbaskani yaptik daha ne istiyorlar gibi bi dizi irkci söylem dönüyor burda ve ben bunlari okuyunca bir Türk olarak utaniyorum.

      • gerek yok bence sansür uygulanırsa önemli bir şey söylediklerini sanırlar. bireysel fikirlerde insanlar istediğini söylesin, ama bir siyasi parti başkanı olsa sansür ve parti kapatma gerekirdi malum Hitlerde böyle başlıyor işe ve katliam yapıyor. nefret suçu falan belki ona da girer avrupada buna göz yummazlar da , burada bu sitede hiç engele gerek yok, ciddi ciddi sonra önemli bir şey dediğini düşüncek bu siteyi kürtçülükle suçlucak sonra cia ajanı falan israil bizi istemiyora getircekler.

        • Nefret suçu sansüre girmez. Site sahibi hala ne diye bekliyor anlamış değilim. Kendini ciddiye alması da, siteyi birtakım şeylerle suçlaması da burda mide bıulandırmasından çok önemli değil bence.

          • her yerde sansür var bu site hariç, tr724 bile 1 tane yorum attırmıyorlar
            herkes eleştiriye farklı fikirlere kulağını kapatmış ödleri kopuyor. Ben sansürün her türlüsüne karşıyım. Doğrudan da sövmüyorlar sonuçta, yani fikir demek lazım buna, arada çünkü fikrini de söylemiş baya bakış açısını falan. bu kişilerin yazdıkları gibi türkiye de nerden baksan %50 vardır. AKP kast etmiyorum sadece, zaten türkiyede yaşamaya alıştığım için çok tınlamıyorum ben. Sende takma bence, lafını de geç.

  31. devlet, hükümet, meclis, bürokrasi, ordu, tsk nedir nasıldır kimler nasıl yöentir, gruplar klikler nedir bilmeden konuşmayın. her dönemde devlet için bazı kısımlar hata ile veya bile bile suç işleyebilirler tarih geçer gün gelir hesap veriri. 12 eylülü yapan kimseler nasıl o gün yönetici ise bugünde dönüp devran yargılanıp hapis cezası alırlar.

    ne olup olmadığımızı defaetle yazdık. örnekler verdik. yaftalamayı bırakın dedik ama hep yaptınız. dinime küfreden bari müselman olsa. Allahtan başka hiçbirşeye tapılmaz. devlet kutsal değildir. dünya işlerimizi görmek adına bir kült olarak devlete sahibiz. devlet bir organdır o kadar. Türkler bir çok defa devlet kurdu. bu nedenle devleti kutsamaz.

    ciddiye alın veya almayın yazılanlar ortada varsa bir cevabınız veririsiniz bu kadar basit.

    • Murat yukarda ^Türk ordusu hakka hukuka riayet ettiğinden dolayı doğudaki operesyonları kimse incinmesin diye yavaş hareket etti ve halende öyle devam ediyor. ^ böyle laf etmişsin. Sonra TSKdan da suç işleyenler çıkabilir diyorsun. Yani senin mantığa göre 12 eylülcüler vs bazıları hata etti ama 2015 operasyonlarında hata olmadı, doğudaki operasyonlarından lafından 2015 diye düşündüm yoksa tüm yılları kapsayan 30 yıllımı kast ediyorsun belki öyledir bilemedim. Şimdi ben sana soruyorum TSK içinde suç işleyenler var ama doğudaki operasyonlarda suç işleyen yok bu bilgiyi nerden biliyorsun ? General rütbesinde biri misin , büyük ihtimal asker değilsin dükkanda kürt çalıştırıyorum falan dedin, peki o zaman Mahrem İmam mısın , eğer öyleysen de ben mahrem imamım beyler bilgileri sıkarak vermiyorum altımda kaç tane general vardı de bizi de aydınlat ? Belki adil öksüzü de biliyorsundur bizi aydınlatırsan sevinirim

    • yukarıda da kerhane muhabbeti yapmışsın bide herşeyi yazdım diyorsun, bodruma gidince bu kıroları otele almıyorlar diyorsun, bak pkklı bodruma gidemez, aranan bir kaçak da otele gidemez sen direk kürt vatandaşına laf sokuyorsun, hdp akp ayrımı bile yok kürt olması yeter dış görüşünü doğuluların daha kıllı olduğu için sürekli hakaret etmişsin bide ırkçılık değil diyorsun

      Said Nursi’den de örnek verip duruyorsun git ihlas risalesini oku önce, said nursi zamanında kürtler silahlanmış isyan çıkmıştı, o da isyanı bastırmak dindirmek için dediği laflar var, tutup o lafları tarihsel bağlamından koparma, said nursi’ye de tapma o dedi diye mesele kapanmaz herkesin kendi aklı var, ama büyük ihtimal said nursi zerre umrunda değil nerde senin fikrini destekleyen laf varsa bulmuşsun kim dediyse toplamışsın. yoksa said nursi azıcık hakim olan bir insan said nursinin bakış açısını bilir, sözlerini tarihsel bağlamda değerlendirir. Niye tarihsel bağlamda değerlendiriyorum çünkü said nursi bana zulmü yapanlar Türk değil diyor, bu bile kürtleri sakinleştirmek için yoksa Atatürk inönü falan hepsi türk.

  32. Küçük a harfiyle başlayan ahmet, senden ve senin gibi düşünen binlerce kürdün, beni ve benim gibi düşünen binlerce vatandaşı anlamasını beklemiyorum. Cemaat Kürt meselesi tartışılmış diyorsun. Peki Cemaatin kürdolara bakışını konuşalım. Cemaatin başındaki hocanız, milliyetçi kişiliğini, vizyonunu, misyonunu neşet ettiğinden beri hiç bir dönem gizlemedi. Şimdilerde aforoz edilen Latif Erdoğana verdiği mülakatta (k.dünyam) açık açık söylemiş.Hocanız 1990 da gazeteniz zamanın arka sahifesinde 2 gün boyunca ”Kürt Sorunu” üzerine çözüm önerilerinde bulunmuş, bulursan oku orada da devletçi ve milliyetçi bakış açılarını bulabilirsin. Aynı zamanda hocanız 2013 e kadar hiç bir hükümetle, hiç bir yönetimle yani devletle kavga etmemiş, ters düşmemiş. Hatta kendisi yurt dışında okul açacakları zaman mutlaka Devletimizden izin aldığını söylemiştir. Yine kendisi en kötü hükümet hükümetsizlikten iyidir demiştir. (En kötü devlet devletsizlikten iyidir.)
    Şimdi soruyorum senin gibi kürdolara : Başından beri rengini belli eden bu yapıya, kürt olduğunuz halde niye girdiniz o zaman? Niye desteklediniz? Cevabı Nasıl ki her yere nemalanmak için girdiniz buraya da nemalanmak için girdiniz olmasın! Tabi kürt imamlar, hocalar hiç bulamayacakları 5.000 – 6.000 maaşlar, makam, alta araba, belki ev oh ne ala memleket? Hem dünyan kurtul du hem de hizmet ettin ahiretin kurtuldu. Şimdi cemaat bitti menfaat bitti,yok cemaat kürtlere böyle yaptı, yan baktı çamura baktı.. falan filan…
    Devlet meselesine gelince : İslamı tam öğrenin, okuyun İslam içinde hele hele günümüz şartlarında devlet mekanizmasının ne denli önemli olduğunu öğrenmeye çalışın. Devletimize TC diyerek, Devlet tağuttur, puttur, tapıyorsunuz, devletle haşrolun demek bunlar cahil cühela takımının sözleridir.
    Kur’an diyor ya selametle deyin diye, hah işte bende sizin gibilere selametle diyorum. Allah’a yakın bizlere uzak durun.

    • Üsteki yorumumu okusan zaten kürt olmadığımı anlarsın size 2 laf ettim diye hem kürt mü oldum, bide kürdo demiş o neyse? Ben ülkücüydüm senin ne olduğun zerre umrumda değil, FG de benim hocam falan değil ,FG bakış açısını da doğru bulmuyorum zaten, Yaptığın ırkçılık bir hastalık , piskologa git tedavi ol. ırkçılık yaptığının en büyük kanıtı beni direk beni kürt ilan edip bide kürdo diye hakaret etmen. 2. kanıtı cemaaten değilsin FG sevmemene rağmen kürtleri FG den daha çok eleştiriyorsun. Cemaaten olmamana rağmen bu kürtler de terör örgütüne girdi diye eleştirmen gerekir iken sen kürtler para ile nemalandı falan diye garip bir eleştiri getiriyorsun. ortada bir terör örgütü fetö varken kürtler o yapıda nemalandı diye küçük bir eleştiri olmaz, ama fikrin zikrin başkaysa böyle saçma bir eleştiri getirirsin. Yazdıklarını okuyunca yazarken bile idoloji … diye bir laf vardır ona düştüğün belli oluyor, bir devleti savuncam diye FG örnek veriyon dönüyon sonra FG laf sokuyon sonra kürtlere laf sokup cematti övüyon , dönüp bide kürtlere daha çok laf sokmak için işin içine dini sokuyorsun. 15 temmuzu FG emriyle yapılmış bir darbe olarak görüyorsan FG’yi referans vermiceksin bir kere, daha sonra diyeceksin ki madem kürtleri eleştirmek istiyorsun, bu hareketin içinde çok kürt vardı zaten ülkede 2 tane terör örgütü var fetö ve pkk baktınız da hepsi kürt diyeceksin. Sana biraz ders vereyim trollük böyle yapılır az mantıklı konuşcaksın. Sen gelip kürtleri eleştirmek için cemaati öyle bir savunuyorsunki cemaatin içindeki türkler masum oluyor, ama bakış açına göre zaten cemaat=fetö senin için kabak gibi çelişmişsin yani böyle belli etmicen niyetini başta, Yukarda gidip pkk ya ermeni hareketi yazmışsınız sonra dönüp bide kürtleri de pkkdan suçlamayın o zaman bu kadar net madem ermeni örgütü gidin ermenileri suçlayın

      son olarak da şunu diyim zerre umrumda değil ama 300 sene geriye de gitsen benim soyumda kürt yoktur, türkler dışında öyle laz çerkez vs de yoktur, büyük ihtimal sen bunu araştırmamışsındır bile daha 2 soy geriye gitsen kürtler çıkar, atalarından utandığın için mi yapıyon bu kürt düşmanlığını , küçükken bende yaptım kendi başına kitap okuyarak bu hastalıktan kurtulamıyorsan git tedavi ol

  33. konuyu tartışacağına ona buna laf sokma derdinde. fikrini bilgini yaz. sananekimin ne olduğundan niyet okumayı bırak sorulara cevap ver. restoran yazıyorsun otel okuyor, cemaatle ilgili yazıyon cemaatç ilan ediyor, tsk diyorsun mahrem imam oluyorsun. seviyesiz kürtlerden bahsediyorsun o klkıyor hepsnine nasıl dersin diyor. asıl sen git tedavi ol. bilgi belge sahibi olmayınca insan işte bu şekilde saçmalıyor.

    senin soyundan kime ne, bırak peygamber torunu olsan ne yazar. ebucehil peygamberimizn amcası idide ne oldu. kabil hz.ademin oğluduyda ne oldu.

    konuyu tartışacak bilgisi belgesi olmayıpda saçmalayanlar hadi yolunuza hadi

    • Adam kürt diyor bana tabi soyumu söylücem
      ne bilgisinden bahsediyorsun murat buraya belge bile yüklenmiyor 1 tane bile link bile vermemişsin, kendi yazdın şeyleri bilgi belge olarak mı görüyorsun
      sen önce yukarda yazdıklarını oku nasıl ırkçılık yaptını ve benim şimdi aşağıdaki söylediğim şeylerden karşı çıktın bir nokta varsa onu de

      Bir ırk ve ırkın genetiği ortaya bir farklılık koymaz ama her ırkın ya da toplumun bir kültürü vardır, kültürleri gelişmişlik seviyeleri ekonomik durumları ve tarihleri gelenekleri o toplumu şekillendirir.
      Türkler ile Kürtler ve bu coğrafyada yaşayan toplumlar belki 1000 yıldır zaten benzer kültürlere sahip oldukları için aralarında çok bariz farklar olduğunu söylenemez, Ama bizim ülkemizin g.doğu doğu anadolu gibi coğrafyaları daha az gelişmiş olduğu için elbette batı ile arada bir farklılık var, bu farklılık kürt olanların farklı gelenekleri olması yemek kültürü olması gibi tamamen bir zenginlik olarak ortaya çıkabildiği gibi, bazen de az gelişmiş bir bölge olduğu için gelişmiş bölge nazaran eğitim farkı ortaya çıkabilir, ama bu eğitim farkı gene İstanbul-Ankara gibi büyük şehirlerde bile az gelişmiş mahaller ile gelişmiş mahaller arasında çıkabilir ve bu kişilerin ırklarıda aynıdır. Bu noktadan da bakınca meselenin ırkla ilgisi yoktur. Yaşadığı coğrafyadan dolayı bir etkisi vardır, aynısı zamanda o coğrafyanın insanları türkiyenin kalan bölgelerindeki insanlardan farkı acılar çektikleri için, çektikleri acılardan dolayı da bir farklılaşma görüşmüştür. Dersim katliamını yaşayan Tunceliler ile Ankara’da büyümüş kişiler arasında elbette devlete bakış noktasında bir farklılık olması doğaldır. Sonuç olarak farklılık vardır ama ırksal değildir, ve farklılar da kürtleri aşağılık yapacak türkleri ise yüceltecek şekil de değildir. Yani gelip diyarbakırda şu kadar kerhane var ama ankara da yok gibi bir istatistik ki bu senin dediğin gibi bir oran olsa bile bir şey ifade etmez, belli başlı kaba kürtleri görmende bir şey ifade etmez, genelleme yapamazsın, çünkü kürtlere söylediğin her özellik az çok türklerde de olması gerekir çünkü uzun bir süredir aynı topraklarda yaşıyoruz. Bugün Avrupa gittiğinde de oradaki Almanlara-Fransızlara göre Türkler kaba cahil devletten mal kaçırmaya çalışan kişiler, ama bunu ırksallığa vuramazlar dedikleri doğru bile olsa, çünkü Almanya hep işçi kesimi gitmiştir, canını dişine takıp para kazanmaya bakmıştır, çocuklarını eğitememiş olabilirler ekonomik olarak en alt tabakadan başlamışlardır elbetteki oranın yerlisi Almanlar-Fransızlar arasında bir farklılık olacaktır, ama bu ırksal değildir, ve sen sürekli bu farklılıkları (türk-kürt) dile getirdiğinde ki (bana göre türk-kürt arasında bir farklılık yok) aslında devleti suçlamış olursun, demekki devlet bölgesel bir ayrımcılık yapmış ki bunun sonucu bu farklılık oluşmuş şeklinde. Yani siz yukarda hep kürtlere laf soktuğunuzu düşünüyorsunuz ama aslında yaptığınız tek şey, Türklere ve Devlete laf sokmak ve eleştirmek oluyor, Çünkü bugün eğer senin dediğin gibi Kürtler her yere kerhane açan bir millet ise büyük ihtimal Türklerde uzaydan inmediği için aynı coğrafyanın insanı olduğu için o da o kadar olmasa da diyelim gene geniş bir kerhane kültürü olan bir millet olmuş olur. Bu bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim atasözü gibi bir durumdur. Gene devletini de kötülemiş olursun, çünkü genetik olarak bu saydığın şeyler aktarılmıyor, ve gelenek kültür de eğitimli insalar üzerinde etkisi çok az olan bir şey, yani kürtlerin geleneği böyle dersen kürtler kötü geleneklerinden kurtulamayan cahillerdir demiş oluyorsun. Bu durumda da Devletin niye eğitmedi onları da bu kadar fark ortaya çıktı diye sorarlar. Sonuçta onlar bu ülkenin vatandaşı mülteci değiller, bir suriyeli değiller yani.

      Son olarakta bu en üsteki yazıda iskender sezek , gülen cemaatinde kürtlere karşı bakışından genel türkiye ortalaması ile aynı olduğunu belirtmiş, ve zaman stv gibi kurumlarında bakış açılarında hata olduğunu söylemiş ve bunu eleştirmiş, tek türkiye dizisini falan örnek vermiş. Yazar bazı şeyleri somutlaştırmamış olsa bile tam olarak ne demiş de yani bu kadar cırgır çıkardınız. Gülen cemaati bir yandan kck operasyonu yaparken, bir yandan da hakkari de okul açıp hdp milletvekilleri ile görüşüp, barzani ile görüşüp oralarda da okul açıp, uludere faciasını yaşayan aileler ile ilgilenip , yeri geldiğinde seçimlerde hdpyi de destekleyen bir yapı. Yani ortada bir 2’lem olduğu net, bugün hdp ye sıcak bakılıyor ama dün niye bakılmıyordu, devletle zoru olan dini yapıyolar tüm tarikatlar dahil niye kürt meselsi olunca hemen devletin yanında yer edinirler gibi böyle ? çokken böyle bir mülakatta güzel olmuş ve fikir veriyor az da olsa. Ama size göre zaten herşey yolunda şuan da cemaat dağıldığı için kürtlerde hemen çıkıp ön önden eleştiriyorlar, kaybedenin yanında olmak istemiyorlar, açık açık bunu demişsin yukarda.

  34. dünyanın hiçbir hukuk ve ahlak anlayışı nefret söylemini ifade özgürlüğü olarak değerlendirmez. ırkçılık en yaygın bir nefret söylemidir ve bu sayfa ırkçılık temelli nefret söylemi ile tıkabasa dolmuştur.

    bir ülkede su faturası ödemeyenler, vergi vermeyenler, gayrimeşru işler yapanların çoğunluğunun bir kültüre, dine, coğrafyaya veya topluluğa mensub olması sosyoloji, sosyoekonomi vs. gibi yöntemlerle açıklanır. eğer bunu o insanların doğuştan gelen özelliklerine bağlıyorsanız bu apaçık ırkçılıktır ve nefret söylemidir. amerikada zencilerin, rusyada çeçenlerin, ingilterede hintlilerin, fransada mağriblilerin, almanyada türklerin, çinde uygurların suça bulaşmışlıklarının daha fazla olması genleri ile açıklanamaz, bunu ima etmek dahi nefret söylemidir, ahlaken düşkünlüktür ve hukuken suçtur. bu kadar basit bir gerçekliği buraya yazmak zorunda kalmak bile utanç verici.

    bu tür zehirli ve iğrenç fikirlerin ifade edilmesine müsamaha göstermek, bunlara zemin ve mekan temin etmek ifade özgürlüğüne saygı değil en hafif tabirle suç ortaklığıdır. maalesef bu yazının yorumları vesilesi ile bu sitede hiç rastlamadığım bir vandalizme ve ilkelliğe şahid oldum. inşaallah bu vahim hatadan bir an evvel dönersiniz ve bu iğrençliğe bir daha maruz kalmayız.

    mahut nefret söylemlerinin seviyesiz saldırganlığı bende hal bırakmadığından yazıyı şu an eleştiremiyorum. belki sonra tekrar bakacağım.

  35. Konuştukça ne güzel oluyor herkes eteğindeki taşları döküyor. Hakikatleri, realiteleri konuştukça, bazıları ”hakikatler” işine gelmediği için ya konuyu anlamak istediği gibi yorumluyor, ya da gerçeklerle yüzleşemediğinden ”şovenistlik-ırkçılık yapılıyor” gibi can simidi kelimelere sığınıyor.
    Madem öyle, dilimizin döndüğünce konuşalım o zaman. Bilimse bilim,dinse din, sosyolojiyse sosyoloji,antropoloji ise antropoloji… yeter ki aynı zeminde, aynı frekansta tartışalım…

    Mikro planda,nasıl ki yaratılan her insanın karakteri-huyu-mizacı (isteyen istediğini kullansın) farklıdır, makro planda da ”her bir milletin” karakteristik özellikleri farklıdır.
    Hem ”insanın karakteri” hem de ”milletlerin karakterleri” bilim adamları tarafından yüzyıllarca incelenmiş ve günümüzde her ikisi hakkında bir çok kitap yazılmıştır.
    İsteyen istediği milletin karakteristik özelliğini araştırıp okusun.
    Gelelim Kur’an’ da insan karakterinin özellikleri nasıl bahsedilmiş, kısaca sayalım:
    1-Zayıf Yaradılışlı Olması ( (Enfal 66) 2-Mücadeleci Olması (Kehf 54) 3-İnsanın Aceleci Olması (Enbiya 37)
    4-Bozgunculuk (Bakara 30) 5-Nankörlük (Adiyat 6) 6-Zulüm (Ahzap72) 7-Cahillik 8-Zarara Uğradığında Duaya Yönelmesi 9- İnsanın Hırslı Sızlanıcı Ve Cimri Olması (Mearic 19) 10-Rahmet Alındığında Yeis, Nimet Verildiğinde Fahur Olması (Hud 9)…
    Demek ki Allah , bu hasletleri insanın nüvesine koymuş. Yani, bu huylar potansiyel olarak bir Kürtte de bir Türkte de bir İngilizde de, bir Fransızda da… vardır. Gelelim insanın doğumuna. Her insan İslam fıtratı üzerine doğar yani tertemiz. İnsan tertemiz doğduktan sonra, karakterinde barındırdığı bu kötü hasletlerden kurtulmaya çalışacak ki, sağlam temelin üstü de sağlam olsun.

    Kur’an ve Sünnet bu hasletlerden kurtulmak için, yani karakteri eğitmek için metodlar uygular, bizlere tavsiyelerde bulunur. Sabır,şükür,ilim,kadirşinaslık,mutedil bir dil..gibi.Kullanılan metodlar ise örnek yolu ile eğitim, kıssa yolu ile eğitim, öğüt yolu ile eğitim, teşvik ve sakındırma ile eğitim. Yani Kur’an bize diyor ki,tertemiz İslam fıtratı üzerine doğdun, nüvendeki kötü hasletlerden kurtul, bunun mücadelesini ver, bunda ne kadar başarılı olursan bizim nezdimizde o kadar takva olursun, diğer insanlara üstünlüğün de takvan kadardır.
    Şimdi gelelim milletlerin karakterlerine. Yaşadıkları coğrafya, din, kültür… falan filan hepsi etkilidir şekillenmesine, ama asl olan doğuştan nüvesinde bulunan kötü hasletlerden kurtulup kurtulmadığıyla ilgilidir.
    Mesela Türkler asker millettir, tarih boyunca savaşmışlar bir çok devlet yıkıp bir çok devlet kurmuşlardır. Bireylerin cesareti, mücadeleci oluşu artık tüm Türk milletine sirayet etmiş, Türk Milletinin karakteri haline gelmiştir.
    Yahudiler ve Anglosaksonlarda tarih boyu bozgunculuk,kibir görülmüştür, dolayısıyla fitne, fesat,bozgunculuk artık karakterleri olmuştur.
    Gelelim Kürtlere. Kürtler Türklerle 1000 yıldır beraber yaşıyorlarmış, herkes böyle söylüyor söylemesine.Gel gör ki, Kürtlerle konuştuğumda ne Türkiye Cumhuriyeti Devletini, ne Osmanlıyı, ne Anadolu Selçukluyu ne de Büyük Selçuklu Devletini sevmiyor, eleştiriyor. Yani geçmişi de ırkçı görüyor. Hem 1.000 sene beraber yaşa hem de 1.000 sene boyunca şemsiyesi altında yaşadığın devletlerin hiç birini sevme! Enteresan. Demek karakterlerinde Türklere karşı bir hased, bir kin var.
    Kürt milletinden bazıları eline silah almış, devletine ihanet etmiş. Dedelerinin bazıları da Osmanlıya isyan etmiş. İhanet ve isyan. Bunları da ekle. Elektrik suyu kullana kullana beleşçilik karakteri haline gelmiş bunu da ekle. Bu karakteristik özellikleri ben söylemiyorum tarihte yaşanılmış ve güncel olaylar söylüyor.
    Demek ki bu Kürtlerde gen-yapı-karakter sıkıntısı var, 2018 deyiz, sanki hiç olumlu gelişmeler olmamış gibi aynı sakızı çiğniyorlar.

    Daha önce de demiştim, bu kötü örneklerin dışında kalan, hangi ideolojide olursa olsun devletine ihanet etmemiş, bizler gibi işine gücüne bakan, insanlardan bir insan olmaya çalışan, ailesine,vatanına,milletine örnek olan, Kürt ırkçılığı yapmayan, hakikatleri çarpıtmayan ne kadar Kürt varsa hepsinin ellerinden öperim.

    Bu yazıyı yazan kişiyi eleştiriyorum. Tekrar söylüyorum, bu yapının lideri her zaman milliyetçiydi, hiç bir zaman gizlemedi. İskender Sezeke soruyorum, Kürtler bunu bildikleri halde niçin bu yapıya girdiler, niye destek verdiler? Madem girdiler, şimdi niye eleştiriyorlar?

    Bu yapı, o kadar milliyetçi söylemi ve eylemi olmasına rağmen niçin Kürtleri içerisine aldı? Bu yapı devlet mi ki, Kürt meselesine el attı? Etüt merkezleri, kurban yardımları…niçin yaptı? HDP ile niye görüştü? Seçimlerde neden destekledi? Sen devletmisin kardeşim? Yanlış şeyler bunlar, Devletin işine karışmayacaksın.

    • Kardeşim kürt mevzuna girmicem artık, fikrini değiştiremem ama iki noktaya değincem, 1. Yahudiler ve 2. Türkler mevzu. 1 mevzuya mesele dine geldiği için değiniyorum, kurandan örnek vermişsin dindar birisin galiba benim de geçen kafama takılıp araştırdığım bir mevzu, ben 2. dünya savaşında ölen ya mağdur olan yahudilerin hayatlarını okuduğumda gayet güzel insanlar olduklarını gördüm ve niye lanetlendiklerini senin gibi düşündüm.
      Yahudiler tarih boyunca fitne yapmış şimdi karakterleri olmuş demiştin ya, Kuran’da lanetlenen yahudilerin vasıflarıdır ve o zamanki yahudilerdir, yani karakterleri fitne fesat ve şuan da lanetlenmeyi hakkediyorlar diye bir şey yok. Şuanki yahudilerin değilde İsrailin demek lazım, bu kadar iğrençlik yapma nedeni ise, insan haklarına saygıları yok, demokrasi tam oturmamış ülke kurulduğudan beri Ohal ile yönetiliyor. Avrupa ile aralarında derin fark var, devletler her zaman zulüm eder ama sivil toplum kuruluşları aydınlar buna karşı çıkmalı avrupada bu var , israilde bunun olmama nedeni dediğim gibi demokrasi oturmamış.

      2. Mevzuya gelirsek ,türklerin karakterinde askerlik var demişsin. Bende ülkücüydüm ve bu yalanı uzun süre yedim, bu aslında milliyetçilik dedikleri şey, kendi ırkından geçmişinden gurur duyman bunda yanlış bir şey yok, ama duygusallığa vurup bilime aykırı noktaya gelince biz türkler şöyleyiz biz müslümanlar böyleyiz gibi hep hikayelerle büyüyüp belki 400 yıldır bir halt yapmayan bir topluluk olmuşuz, bilimsel olarak senin deden onun dedesi kaslı güreşçi bile olsa sen sıskanın teki olabilirsin, türkler elbette devlet geleneklerini devam ettirmiş ama o gelenek bana göre ta osmanlı fatih zamanında iflas etmiş bir gelenek ve şuan bize ayakbağı olmaktan başka işe yaramıyor. Şuan da o geleneğin devam ettiğini söylemek zor Nato girdikten sonra devlet yapısı tamamen natoya uyarlandı, yani geçmişin bir önemi yok ABD 200 yılık bir devlet ama en iyi istihbarat ordu sistemi çok rahat kurdu, yani bizim devlet-asker geçmişimiz ile övünmeye gerek yok, şuan bir faydası yok, sadece toplumu böyle gazlıyorlar, bunun farkına vardığında rüyadan uyanmış gibi oluyorsun, ve bize bu yalanları söyleyenlerin aslında vatan haini olduğunu anlıyorsun, bizi ninni diye bu hikayeler ile büyütmüşler gerçek gelişim bilimde, gelişmemiş ülkelerin hepsinde de bu mevcut kendilerini ve tarihlerini aşırı överler, hayallerde yaşarlar , diziler filmler ile yaşarlar , geçmişte hayallerde yaşıyoruz kardeşim 300 senedir rezil olmuş ahlaken çökmüş bir milletiz. Murat kerhane rakamları vermişti g.doğu daha fazla diye, bugün Avrupa ile bizi kıyaslayınca da bu coğrafyada her türlü ahlaksızlık onlardan daha fazla, biz istediğimiz kadar kendimiz yüceltelim, esnafımız dolandırıcı, halk ahlaksız, avrupanın kaç katı taciz tecavüz fuhuş cinayet oranlarımız var. Dünya oranlar diğer milletlerden hiç bir farkımız yok eksiiğimiz çok maalesef, japonlar gibi güzel geleneklerimiz bile yok devam ettirdiğimiz dinimizi bile unutmuşuz gerçekler bu yüzleşmek lazım. Bunu diyenler vatan haini ilan ediliyor tabi, aksini diyip ne asil milletiz diye milleti uyutanlar buna Gülen’de dahildir , arkasına milyonları toplayıp alıp götürüyor işte. Bana bu konuda cevap vermene gerek yok, ben de bu rüyadan uyanmasaydım fikirlerim öyle başkasının lafıyla değişmezdi.

  36. Hadid arkadaşıma kronolojik olarak yardımcı ilavede bulunayım.

    tarihte kürt isyanları olarak kayda geçmiş olaylar.

    OSMANLI TARİHİNDEKİ İSYANLAR
    1. Babanzade Abdurrahman Paşa İsyanı (1806-1808, Süleymaniye)
    2. Babanzade Ahmet Paşa İsyanı (1812, Süleymaniye)
    3. Zaza Aşiretleri İsyanı (1818-1820, Dersim)
    4. Revaduz Yezidi İsyanı (1830-1833, Hakkari ve çevresi)
    5. Mir Muhammet İsyanı (1832-1833, Soran)
    6. Kör Mehmet Paşa İsyanı (1830-1833, Erbil, Musul, Şirvan)
    7. Garzan İsyanı (1839, Diyarbakır)
    8. Bedirhan Bey İsyanı (1843-1847, Hakkari ve çevresi)
    9. Yezdan İzzettin Şer İsyanı (1855, Bitlis)
    10. Bedirhan Osman Paşa İsyanı (1877-1878, Cizre ve Midyat)
    11. Şeyh Ubeydullah İsyanı (1880, Hakkari ve Şemdinli)
    12. Emin Ali Bedirhan İsyanı (1889, Erzincan)
    13. Bedirhani Halil ve Ali Remo İsyanı (1912, Mardin)
    14. Molla Selim ve Şeyh Şehabettin İsyanı (1913-1914, Bitlis)
    15.Koçgiri İsyanı (6 Mart 1921 Alişan, Alişir ve Nuri Dersimi)

    CUMHURİYET TARİHİNDEKİ İSYANLAR

    1. Nasturi İsyanı (1924, Hakkari)
    2. Reskotan ve Reman İsyanı (1925, Diyarbakır)
    3. Şeyh Sait İsyani (1925, Bingöl, Muş, Diyarbakır)
    4. Seit Taha ve Seit Abdullah İsyanı (1925, Şemdinli)
    5. Jilyan İsyannı (1926, Siirt)
    6. Eruh’lu Yakup Ağa ve Oğulları İsyanı (1926, Pervani)
    7. Güyan İsyanı (1926, Siirt)
    8. Haco İsyanı (1926, Nusaybin)
    9. I. Ağrı İsyanı (1926)
    10. Koçusagi İsyanı (1926, Silvan)
    11. Hakkari-Beytüşşebab İsyanı (1926)
    12. Mutki İsyanı (1927, Bitlis)
    13. II. Ağrı İsyanı (1927)
    14. Biçar İsyanı (1927, Silvan)
    15. Zilanlı Resul Ağa İsyani (1929, Eruh)
    16. Zeylan İsyanı (1930, Van)
    17. Tutakli Ali Can İsyanı (1930, Tutak, Bulanik, Hinis)
    18. Oramar İsyanı (1930, Van)
    19. III. Ağrı İsyanı (1930)
    20. Buban Aşireti İsyanı (1934, Bitlis)
    21. Abdurrahman İsyanı (1935, Siirt)
    22. Abdulkuddüs İsyanı (1935, Siirt)
    23. Sason İsyanı (1935, Siirt)
    24. Dersim İsyanı (1937, Tunceli)
    25. PKK İsyanı (1984)

    ırkçılığın ne olduğunu bir türlü tarif bile edemeden realiteyi yazanlara ırkçı yaftasını yapıştıranlar. biz kimseyi toplumu suçlamıyouz. müslüman olmayan kürtlerin bahanelerin arkasına saklanarak bu işleri bile bile isyteyerek bilinçli bir şekilde yaptıklarını söylüyoruz.

    cahilliğin arkasına saklanıyorlar, doktor mühendis olabilen kürtlerden örnek veriyoruz onlarda pkk ya katılıyor,

    okulsuzluktan bahsediyorlar, batıda büyükşehirlerde okuyanlarında pkk ya katıldığını söylüyoruz.

    işsizlikten bahsediyolar, şehirlerde işyeri sahibi olan kürtlerinde pkk ya destek verdiklerini söylüyoruz.

    bunlar gerçek, onların 2 yüzlü hareket ettiklerinin ispatını yapıyoruz. isyandan başka bir şey yapmamışlar. delete hiçbir katmadeğer üretemedikleri halde, hep devletten istiyorto mağdur edebiyatı yapıyor.

    bizim yazdıklarımı bu kadar açık şekilde olmasada yıllarca aynıları tv lerde konuşuldu. gerçekleri göz ardı ederek sorunlar çözülmez. kendiler sorun çözmek istemiyorlar, anlamıyorlar, temcit plavı gibi aynı şeyleri 300 yıldır konuşuyolar.

    burada gerçekleri herkes okuyabilsin diye basit şekilde yazıyor arkadaşlar. edebide konuşuruz, sosyolojde ama bu kadar açık konuşulduğu halde kendilerini savunma imkanı oldukları halde burda bile sadece sataşmadan öteye geçemiyorlar.

    tvlerde bir çok kürt aydını diye çıkanlardan dahi ayn slogan sözleri duymaktan bıktık. buda benim en tabi hakkım. sen kendi çocuğun bile durmadan ağlasa zırlasa sen ne yaparsan yap durmadan sana hırçınlaşsa sen kendi öz evladına bile sabır gösteremez 2 tane çakarsın. buda sosyolojidir.

    ırkçı olsaydık başka türlü konuşur yazardık. biz bu vatanı kolay elde etmedik. ve seviye olarak en üst düzeyde yaşamak istiyoruz. devletin imkanlarını artırması için tüm vatandaşların katma değer üretmesi gerekirken, yıllarca bizi oylamalarından bıktık. yıllarca çözümler sunulmasına rağmen hep isyan etmişler bunu anlatıyoruz. anlayabilene tabii.

  37. Öncelikle söylemeliyim ki bu yazı benim için süpriz olmadı. Cemaat okullarında-dersanelerinde okuyan,sohbetlerine giden ve arkadaş çevresi olan biri olarak özellikle cemaat bünyesindek kürtlerde ABD nin Irak ı işgali sonrası meydana gelen değişimi yakınen gören birisiyim. Gerek iş gerekse sosyal hayatta Irak ın ABD tarafında işgali ve orada kurulan bir kürt devletçiği sonrası kürtlerin sadece Türkiye de değil tüm dünyada bakış açıları ve tavırları çok değişti.
    Özellikle açılım süreci denen ihanet süreci sonrasında ise hepten azıttılar ve ne isteklerinin sonu geldi nede heyezanlarının. Size iki örnek vereyim;
    Birinci örnek çalıştığım işyerinden. Bizim tornacı Fatih arkadaşımız – ki kendisi kürttür fakat İstanbul da yaşamaktadır- ben askere gitmeden önce gayet halim selim pek fazla kendini ifade etmeyen bir gençti. Ben askerliğimi açılım işinin ilk kamuoyuna açıklandığı 2009 yılında yaptım. Askerden geldiğimde ise gördüğüm manzara şuydu. O temiz yüzlü utangaç Fatih gitmiş yerine askere gittiğim için ben adeta suçlayan ve sende mayına bassaydın diyen bölücü biri gelmişti.Kendi askerliğini er olarak Ankara yapmış fakat anlaşılan o ki biraz hırpalanmış ve askerliğin ne lüzumsuz şey olduğunu kendince güya anlatmaya çalışırken adeta teröristleri kutsamaya onları mazur göstermeye kalkan laflar edip durdu. Tartıştık fakat kavga etmedik,gene de ondaki bu değişim beni hayrete düşürmüştü. Çok geçmeden bunun sadece onda değil çevremdeki birçok kürtte nüksettiğini gördüm.
    İkinci örnek ise Gebze den üniversite arkadaşım olan birinin iftarına gittiğimizde ceryan etti.Babası Muş lu olan arkadaşımın annesi ise Kocaelindendi. Biz babası ile muhatap olduk laf döndü dolaştı kürtlere geldi. Adam o zamanlar ses getiren İskender Palan yazmış olduğu Şah-Sultan kitabını okumuş. Bizim yüzümüze bakarak dedi ki :”Yavuz Sultan Selim Çaldıran savaşına giderken bütün komutanları kürttü!” Al sana örnek!
    Daha Osmanlı idari sistemini bilmeyen,devşirme nedir bilmeyen adamın yapacağı yorum bu kadar olur fakat ilginç olan adamın aynı zamanda avukat olması!Yani cahil cühera değil! Devamında:” Osmanlı tüm dünyayı idare etmiş biz daha kürdistan! ı idare edemiyoruz.” dedi! Al sana ikinci bomba!Arkadaşım yarı kürt yarı türk olduğu için sustu bir şey demedi fakat ben, Yavuz dönemi Osmanlı vezirlerinin hemen hepsinin devşirme olduğunu ve gayri müslim çocukları olduğunu belirttim. Adam benim lafıma bozuldu fakat bir şey demedi.
    Daha bunun gibi dolu örnek sayabilirim fakat gözlemlediğim şudur ki Irak ın ABD tarafından işgali kürtleri pek bir memnun etmiş ve öldürülen 1,5 milyon müslümanın hiçbir kıymeti yokmuş nazarlarında.
    Şimdi diyorlar ya efendim kürtler müslüman değil mi?Ahanda bak gör müslüman mı değil mi! Ben şahsen Irak ın işgalini tenkit eden tek bir kürde bile rastlamadım 15 senedir Bu bile neyin ne olduğunu açıklamaya yeter zannedersem.

    • Bu anlattıkların çok normal
      Türkleride MHP oyu %15 di iyi parti bölünmeden, buna AKP’deki milliyetçileri de eklediğinde bu ülkede çok rahat %50 miliyetçi var dersin. Chp kemalistleri de öyledir. Koca ülkeye baksan sol görüş %10 bile değil, %90 sağdır. Şimdi gelişmemiş bir ülkeyiz , ki gelişmiş avrupada bile bu ırkçılık denen hastalık yaygındır, yeri gelir milliyetçilik şeklinde hafiften gözükür. Yani aynı şeyi Türkler de yapıyor biz hiç garipsemiyoruz, kürtler yapınca adam bide avukattı diye belirtiyoruz garip geliyor, müslüman kürtler hdp oy veriyordu bende şaşırıyordum, adam bana müslüman türklerde mhp -akp nasıl veriyorsa onlar da veriyor işte dedi. Toplumumuzun yapısı bu. Kürtlerin yaptığını doğru bulmuyorum. Ama bu coğrafyada ne ektik de ne bekliyoruz

  38. “Çünkü dağın yolunu kapatmak bir cemaatin değil devletin vazifesiydi.”

    Bu mantıkla yazılan bir yazı, okunmaya değmez. Doğuda hizmet eden fedakar kahramanlar hapisten çıkınca yüzlerine okusana bu yazıyı.

    • adamın kastettiği şu, sen dini yayma amacın olcak, peygamberi yolunu seçeceksin diyor, bu amaç uğruna dağın yolunu kapatmak bir amaç değil sonuç olur zaten, yani amacın o olmamalı zaten sen vermek istediğini verdiğinde o bir sonuç olarak ortaya çıkacak. Ama bölge halkına bizim amacımız bu dersen, halk bunlar devletin sivil kolu ajanları olarak görmüş ve tepki vermiş yazar onu demek istiyor, yani şahsen ben böyle yorumladım. Yapılan iş doğru ama yapılan işi niye yaptığın niyet yanlış diyor niyet Allah rızası olacak, devlete yardım etmek falan değil yani. Halk bu şekilde algılar sen öyle dersen diyor. Mesela ben camiye gidiyorum diyeyim cami hocası bana gel sana kuran-ı kerim öğreteyim dedi yapılan iş güzel dine hizmet var değil mi , ama ben bu imamın arka odada müezzine ben bunlara kuran din öğretiyorum ki akp oy versinler diye bir laf dediğini duysam nasıl tepki veririm. Dağın yolunu kapamamakta da bölge halkı seni devletin sivil ayağı, gayri nizami sivil ordusu olarak görür. Tabi yazar bu konuyu biraz açsa daha iyi olurdu, bu benim alternatif bakış açım diyim seninkine. yoksa yazar %100 benim dediğimi kastetmiştir diyemem, tanımadığım bir adam bide yazar savunmakta istemem

      • Yazar maalesef dağın önünü okuma salonları ile kapamak isteyenleri devletin uzantısı görerek tavır alan Kürtlerin hangi Kürtler olduğunu söylemiyor veyahutta bütün Kürtlerin bu şekilde tavır aldığı savını yutmamızı istiyor. Diyelim ki cemaatin asıl amacı dini yaymaktı ve bu amaçtan saptı ve çocuklar daha çıkıyor, ya ölecekler ya askerlerimizi öldürecekler, biz de eğitim işinde anlıyoruz, şu çocuklara bir perspektif sunalım, ölmesin, yaşasınlar demenin peygamber yoluyla çelişen tarafı nedir? Hatırladığım kadarıyla devlet de Kürtlere yakın geçmişte büyük vaatlerde bulundu, birtakım şarkılı-türkülü buluşmalar oldu ve Kürtler tıpkı cemaat, liberaller, Avrupa siyasetinin önemli bir kısmı çözüme inandı ve bunlar da Kürtlerin yaşadığı şehirlerde sandığa yansıdı. O okuma salonlarını dolduran çocuklar da Kürt çocuklarıydı bildiğim, yani ki Kürtler de aman çocuğum dağa çıkmasın, aha burda okusun demiş oluyor. O zaman yazarı kastettiği bu tepki koyan Kürtler kim oluyor. Hayal meyal hatırladığım kadarıyla dağın önünü alma faaliyetlerine karşı çıkan tek grup PKK-HDP çizgisiydi ve argümanları da cemaatin Kürt çocuklarını asimile ettiği yönündeydi.

  39. Yazarın birçok görüşüne katılıyorum. Birçoğuna ise katılamayacağım.
    1 – Türkiye’deki farklı grupların birbirlerinin dertlerine koşmamalarnı eleştiriyi hak eden bir durum olarak görmüyorum artık. Hele hele iliklerine kadar günahkar olmayı pek kabullenemeyeceğim. Türkiye’de cemaat bir hayatta kalma pratiği olmuştur. Hayatta kalmaya çalışan insanlar başkalarının dertleriye ilgilenemez, ilgilendiğinde kendi üzerindeki yaftaya bir yaftanın daha ekleneceğini bilirler. Siz bugün örneğin yüzyıllardır Anadolunun en ücra yerlerinde mesken tutmaya mecbur bırakılmış Alevilere güçlü bir şekilde elinizi uzatsanız, ‘çek elini!’ diyenler bile çıkabilir içlerinden ve çıkmıştır da. Hizmet, Kürt Sorunu topuna güçlü bir şekilde girseydi, seri fauller yiyerek soluğu hastanede, hatta mezarda alırdı. Aynı şekilde bugün şehirleri yıkılmış Kürtlerin Hizmet mensuplarına uygulanan zulüm karşısında yüzyılın en yapışkan yaftası fetö karşısında güçlü bir ses çıkarmaz, çıkaramaz. Bu bir savunma değil, bizi bir millet sahiline taşımayan tarihimizin bir analizi sadece.
    2- Kürtlerin kendi aralarında Kürtçe konuşmasını, ama benim yanımda Türkçe konuşmasını isterim. Almanlarda bulunduğumuz ortamlarda kendi aramızda Türkçe konuşmamızdan hiç hoşlanmıyorlar. Şu an bir Kürdün Kürtçe bir kitabı okumasını Hizmet’i anlamamış az sayıda kişi dışında kimsenin şüpheyle karşılayacağını düşünmüyorum. Fakat bundan bir 15 sene öncesine kadar basılı Kürtçe kitapların ekserisinin mahiyeti belli olduğu için şüpheyle karşılanmasını cürüm gibi görmek biraz tuhaf kaçmış.
    3- Hizmet komünizm gelecekse biz getiririz gibi iddialı bir ruh halinde hiç olmadı. Yükselen değer komünizmse, veya Kürtlerin hakları ise işte o zaman Hizmet harekete geçti ve zamanın ruhuna, gereklerine uyum sağladı. Hayatta kalabilmek için!
    Maalesef bu pragmatist yaklaşım tek tek bireylere de yansıyınca ortaya sadece kendini düşünen, şirin düşünerek kendini meşrulaştırmayı tek gündemi hale getiren kapalı devre bir oluşum çıktı. Bu oluşum artık insanlara hizmet götürmedi, aksine insanlardan hizmet bekledi. Bunun tek istisnası ise Kürtler oldu. Hizmet Kürtlere hizmet götürdü, hem durumu kurtaracak hem de yafta yemeyecek şekilde! Mesela dağa çıkmasını engellemek için ders verirsin, ama Kürtçe seçmeli ders yoktur. Bu bir tedbircilik refleksidir, tartışılabilir, sorgulanabilir, ama milliyetçi bir refleks değildir. İstisnalar da kaideyi lütfen bozmasın yani.
    4- Zaman ve Samanyolu’nun başındaki insanların ülkücü kökenli olması beni de rahatsız eden bir durumdu. Hiçbir ideolojik tavır Hizmet’e rengini vermemeli. Fakat sanki sol kökenli Hizmet mensubu olsaydılar, ortaya daha iyi bi şey çıkardı diye düşünüyorum. Bununla birlikte o dizileri ülkücülükle, milliyetçi hezeyanla açıklamak bana göre biraz haddi aşmak gibi geliyor. Evet bu diziler külliyen aptalca dizilerdi ama çoğunluğu itibariyle vatanperverlik çerçevesinde kalmayı başarabildi ve bu gibi yayınlar dünyanın her yerinde var. Çok istiyorsan sen de vatanını seven Kürtlere yönelik diziler çek, yükselen yıldız haline getir, bak bakalım hizmet hemen bizim de bi tane olsun da, meşrulaşmalardan meşrulaşmalar beğenelim demiyor mu? Yok efendim milliyetçi refleksler bilmem hangi dehlizlere götürmüş Hizmet’i. Ne ne dehlizi! Sen dehliz arıyorsan, masonik kurulların sahnelendiği dizilere, İranlıların türlü oyunlar oynadığı Osmanlı zamanını anlatan dizilere, Tapınak Şövalyelerinin torunlarının Müslümanlara musallat olduğu o Yağmurdan Sonralara bak. Sırtında yumurta küfesi taşıyan bir adam bu kadar karanlık mihraklara, başbakanlara cumhurbaşkanlarına ‘Her şeyinizden haberim var!’ mesajını nasıl verebiliyor anlamış değilim. Şu an yumurtaların durumu hiç iç açıcı değil.
    5-Yazıda, Kürtlerin yaşadığı şehirlere tayin edilen Hizmet mensuplarının Kürtler hakkındaki düşünceleri ile ilgili ifadeler sanki elde somut veri varmış gibi sunuluyor. Sanki bu insanların hepsinin Kürtler hakkında genelleyici bir düşüncesi olduğu söylenerek genellemenin kralı yaplıyor. Türk milleti kolay kolay yabancı dil öğrenmez. Bunun bir sebebi kendi dilinin çok farklı bir familyadan gelmesi, diğer sebebi ise tarihten gelen ihtiyaç duymama halidir. Osmanlı, hakim kültürün banisi olmuş, herkesin Türkçe öğrenmesi gerektiği bir ortamda yabancı dil öğrenmeyi teşvik etmedi. Vietnam’da Vietnamca öğrenmek ancak fedakar Türklerin yapacağı bir iştir. Kürtler ise Türkçe biliyorlar ve Kürtçe öğrenmek ‘hizmet için koşuşturma’ esnasında vazgeçilebilecek bir araçtır, gönül köprüsü olarak rol oynamaz. Bu maalesef böyle ama milliyetçi refleksle ilgili bir şey değil.
    6- Okuma salonlarının dağın yolunu kapatıyordu söylemindeki art niyet ve samimiyetsizlik nerede? Belki o çocuklar okuyarak Kürtlüğe daha çok fayda sağlayacaktı. O zaman askerler ölmesin, gerilla ölmesin diye niye hep birlikte ağladık? Afedersin hangi inandırıcılığım kalmıyormuş? Pardon da dağın yolunu kapatmak niye sadece devletin görevi? Cemaat eline silah alıp dağın yolunu kapatmamış, bir sivil toplum örgütüne üstüne düşen görevi üstlenerek devletin yetişmediği veya yetişemediği bir alana odaklanarak elini taşın altına koymuş, o kitle devletle, onun boşluğunu dolduran cemaatle yollarını bu derece ayırmışsa, o zaman barıştan, birlikte yaşamaktan bahsetmesin.
    7- Yaşadığımız ülkenin adı Türkiye ise yurtdışındaki okullara Türk okulları demek kime ve niye batıyor? Arkadaşım bu millet her şey için senden izin mi alacak, senin gönlünü mü hoş edecek? İtirazın varsa gel buyu konuşalım, icabında ülkenin adı değişsin, Küçük Asya olsun, Amerika bir ırk ismi değil sonuçta, ama cemaat okulun ismi için hangi Kürtten icazet alacak bi kere?
    8- Batı düşüncesini okullar üzerinden Türkiye’ye getiren İngilizce ve Fransızcadır. Bir cemaatin İlayı Kelimetullah’ı okullar üzerinden Türkçe ulaştırmayı eleştirmek bana göre hasetlikten başka bir şey değil. Neymiş milliyetçi yapı olduğu tezini gören kitleler Hizmet’ten uzaklaşmış. Hangi kitleler?
    Şayet bu iş için Kürtçe daha elverişli ve uluslar arası geçerliliği olan bir dil olsaydı, emin olun, pragmatizmde zirvelere ulaşan cemaatimiz Türk halkının boynunu bükme pahasına bunu yapardı. Allahtan eleştirilere kulak asıp tümüyle Türkçe yarışmalardan, hele o İstiklal marşı ezberlerinden, cipinden yeni inmiş makyajlı başörtülü bacılarını gözyaşına boğan ağlak şiirlerden vazgeçtiler. Bu gibi şeylerin ne kadar ayıp olduğunu uyarılmadan kendi kendilerine anlamamaları da doktora tezi konusu olsun. Kürtler, yazar hangi Kürtleri kastediyorsa artık, Türklerle aynı restoranda kebap yemek istiyorsa, Kürtçe yazan Ahmet Hamdi Tanpınarlarınız, Kürtçe besteleyen Barış Mançolarınız olacak.. Bunları yapmadan sızlanıp durursanız, bu sayfayı istila eden Türk ırkçılığının yaygınlaşmasının başlıca sebebi de yine siz olursunuz.

  40. Yazarin yazdigi elestiriler kismen dogru olamakla beraber ,yasanilan zamanin ilcaati nazara alinmamis.Salt gorunenden abartili degerlendirmeler var.Yasanilan cografyanin problemleri, oraya dair dogruyu soyleyebilmek, oralarda dolasabilmek, o bolgeye dokunabilmek kelle koltukta olmak demek olan zamanlarda kardesligin tesisisi adina binlerce insan fedakarca hayatlarini paylastilar.Gorunenden cok girunmeyen gercekligi gormemeyi haksizlik olarak goruyorum.Konjoktoru daha dogru okumamak gercegi var.Yazarin ahirette bu yazisindan dolayi mahcub olacagina inaniyorum.Hareketi merkeze koyarak elestirmis, guneydogunun gerceklerini gozardi etmis, asil merkezdeki belirleyici , baskilayici gerceklere karsi bir tenasi var.
    ARTILAR VE EKSILER BERABER YAZILMALI.DAHA COK EKSILER VAR VE ARTILAR DAHA FAZLA GOZARDI EDILMISSE ,TARAFGIRLIK VAR DEMEKTIR.

  41. Hizmetteki çoğu insanda Türk milliyetçiliği vardı bu doğru fakat şu an bu milliyetçilik hissiyatı yok oldu. Fakat Kürt arkadaşlarımızdaki Kürt milliyetçiliği dahada ayyuka çıktı.

  42. Yazarın videosu beyler : https://www.youtube.com/watch?v=Yjjg0LItLk0
    Biraz daha açmış bazı mevzuları
    1) Dağın önünü kesmek olmamalıydı hizmet ^mevzusunu
    2) Tek Türkiye’yi devletin içinde bir kısım kötü kişiler var diye gösterdiği için eleştirmiş, yani devlet komplo kötüydü diyor bir sistematik vardı tepeden kararlar alınıyordu gibi bişi diyor. Tek türkiye devleti iyi gösteriyormuş öyle dedi. (bu konudaki görüşünü beğendim yalnız ergenekon diye birşey olmadığını hizmettekiler anlasa zaten devletin içinde az bir kötü kesim bunları yapıyor onlarda ergenekon diye yorumda bulunmazlar)
    3) Kardeş aile projesi falan yürütmüş, mevzu bunla çözülmez diyor daha derin ideolojik diyor.
    4) Hizmet en belalı mahallere okuma salonu açmış, o çocukların babalarını devlet parçalayıp poşete koyardı diyor, o çocuklara tek türkiye dizisiyle bir şey veremezsiniz diyor, ekonomik ve eğitim yardımıylada ikna edemezsiniz falan demiş

    buraya atıyorum diye linki katıldığımı da düşünmeyin.

Comments are closed.