Dr. Ahmet Çamalan, The Circle

Geçenlerde meşhur bir “sosyal demokrat” yazarın, geçtiğimiz yıllarda vefat eden bir sanatçıyı anmak maksadıyla okurlarını sanatçının mezarına davet ettiği bir twitini gördüm. Yazar twitinde okurlarını “Gömütlükte” buluşmaya davet ediyordu. Cahilliğime verin ilk defa böyle bir ifade duyuyordum. Sonra düşündüm: “Mezarlık” yerine “gömütlük” kelimesini kullanmasının amacı ne olabilir? Niye o ifadeyi tercih ediyor?

-Telaffuzu daha mı kolay?

-Tınısı kulağa daha mı hoş geliyor?

-Daha mı çok mana ihtiva ediyor?

-Daha mı kadim bir arka planı var?

-Daha yaygın bir kullanma alanı mı var?

-Daha hoş şeyler mi tedai ettiriyor?

Ya değilse dile bu eziyeti ne için yapıyordu? Neticede bilinçli bir tercih olarak “gömütlük” ifadesini kullandığı kanaatine geldim.

Kelimeler ve kelimelere yüklenen anlamlar dil ve kültürün taşıyıcılarındandır. Eğer dili sadeleştirmek niyetindeysek onun daha anlaşılır olmasını sağlamaya çalışmalıyız. Dili sadeleştireceğiz diye bir kelime üretip önceki kelimenin ihtiva ettiği manaların çoğunu iptal ederseniz dili sadeleştirmiş değil güdükleştirmiş olursunuz.

Yazar “mezarlık” yerine “gömütlük” kullanmakla aslında nasıl bir ihtiva farkı oluştuğunu muhtemelen bilerek bunu yapıyor olmalıydı.

“Gömüt” kelimesi aslında genel olarak toprak altına saklanmış hazine… vs için kullanılır. Toprağın altına konan bir şeyler. Ama asla ruhani, manevi bir karşılığı yok.  Dolayısıyla “gömüt” diyerek oradaki gömülü zatı tamamen etten kemikten bir yığın haline getiriyorsunuz. “Mezarlık” kelimesinin ihtiva ettiği manevi karşılığı tamamen izale ediyorsunuz. “Gömüt” diyerek orada yatan zatın yolculuğunu bitiriyor ve toprağın altına yığılmış bir cesetten ibaret hale getiriyorsunuz. Sonrası yok. Kabirden ahirete açılan pencereyi kapatıyor ve aslında gerçek hayatın kendisi olan ahiret hayatını yok sayıyorsunuz. Böylece ölüme yüklenen bütün manevi-ruhani manaları yok sayıyor ve iptal ediyorsunuz. Toprağın altına gömülen bütün o “gömüt”lerden insanı ayrıştıran manaların tümünü anlamsızlaştırıyorsunuz. Bu şu demek aslında: İnsanı yaşarken değerli kılan her şey “gömüt”le beraber toprağın altına koyuluyor. Yaşarken ortaya koyduğun bütün değerli ve güzel şeyler asıl hayat olan sonsuz hayatta sana sonsuz güzellikler olarak geri dönecekken onu mevta ile beraber et ve kemik yığını halinde gömüyorsun. Bütün o değerli şeyler sonsuz kez değerlenecekken bir anda “gömüt” haline geliyor. Neticede “gömüte” gömülenin “toprağı bol” oluyor. Allah’tan rahmet dilenmediğine göre toprağının bol olmasında da mahsur olmasa gerek…

Ne hazin bir tercih…


Yazarın Önceki Yazıları

Hamaset Üreten Tarih Anlayışından Kurtulmalıyız

Sürece Dair Bir Analiz Denemesi-2 Umumi Bir Musibet Beklentisi Doğru Mu?

Bizim Allahımız var

Sürece Dair Bir Analiz Denemesi-1 Neden Evlerine Ateş Düşmedi?