Dr. Ahmet Çamalan, The Circle

-“Zaferler Ayı” Münasebetiyle-

Siyasetin oyuncağı olan tarih, hamasetten başka bir şey üretemez. Ülkemizde bilimsel tarihçilik kimsenin umurunda değil. Popülizm, tarih anlayışını da esir almış durumda. Hamasetten baydık, mideniz bulandı, tarihe saygımızı, inancımızı kaybettik. Ağzını açan “Osmanlı, Ecdat, Şanlı tarihimiz, Milli mücadele kahramanları” diye konuşmaya başlıyor. Bu, kısa vadede milli ruhlu, tarih bilinçli nesiller yetiştiriliyor imajı verse de içi boş, kof milliyetçilik üretmekten başka bir işe yaramıyor. “Kurtlar vadisi nesli” gibi bişey yetiştiriyor.

Tarih bilinci ve bilgisi, geçmişten ders alarak geleceğe daha emin adımlarla, daha özgün ve bilinçli olarak yürüme amacına hizmet etmelidir. Geçmişteki bazı başarılardan, zaferlerden… vs bahsederek bunlarla övünerek kendinizi yüceltemezsiniz. Bu sizi büyük yapmaz. Geçmişteki zaferlerin sizin gününüze ve geleceğinize hiç bir faydası yoktur. “Malazgirt zaferi, İstanbul’un fethi, Çanakkale destanı, Milli mücadele ruhu… vs.” Eğer esir Romen Diyojen’i çadırında ağırlayan Alparslan’ın bağışlayıcılığını ve düşmanına insan onuruna yaraşmayan davranışta bulunmasını önleyen insaniyet seviyesini idrak edemediysen ve bu senin insaniyetinde olumlu bir değişikliğe sebep olmadıysa, meydanlarda, kahvelerde, ocaklarda “Malazgirt! Türkün şanlı zaferi!” diye coşarak, “İşte biz Diyojen’e böyle insanlık dersi veren Alparslan’ın torunlarıyız” diyerek, ne kendini ne neslini ne de ülkeni “şanlı” yapamazsın.

Fatih’in İstanbul’u alabilmek için daha 21 yaşında gösterdiği eforu, azmini, gayretini, dönemin şartlarının üzerinde teknolojik birikimini, şehre ve medeniyete olan saygısını anlamaya çalışmayıp, “Fatih bunları nasıl başarmış, ne yapmış ve ben ne yapmalıyım?” demeyip, “Biz 21 yaşında İstanbul’u fethederek tarihin seyrini değiştirmiş, bir devir kapatıp bir devir açmış Fatih’in ahfadıyız” diye böbürlenerek, “Dünyaya nizam veren lider ülke” olamazsınız.

Daha kapı komşundaki öksüze, yetime, mağdura mazluma el uzatmayı bırak, sokağındaki köpeğe, bahçesindeki bitkiye saygısı olmayan adam “Çanakkale’de esir düşman askerine şöyle yaptık böyle yaptık, ne destan yazdık” diyerek “Necip millet” olduğunu sanıyor.

Dünyaya nizam vermek için “Ayfon” kurşunlamak, dolar yakmak, kola dökmek, portakal sıkmak, “Eey Trump, eey dış mihraklar” diyerek parmak sallamaktan, höykürmekten öte vizyon üretemeyenler, “Milli mücadelede yedi düveli nasıl dize getirdik ama!” diye efelenerek “Milli mücadele ruhunu” yaşatamazlar.

Bir topluma “Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız” diye gaz verilip, kendisini dev aynasında gösterildi. Aslında hiçbir şey olamayan, ezik, kompleksli, yetersiz, cahil bir kitle aslında büyükmüş gibi zannettirilip, sağa sola efelenen “eeyy!” diye bağırınca aleme ayar verdiğini zanneden kof bir dizi kahramanına dönüştürüldü.

Ülkede her anlayıştan ideolojinin hamasetten vıcık vıcık hale getirdiği bu popülist tarih anlayışından artık vazgeçip, evrensel insani değerleri haiz, demokratik, insan, hayvan ve çevreye saygılı, vizyon sahibi, yeniliklere açık, tarihi ve kültürel değerlerimizi bilen, ahlaki ve toplumsal değerlerimizin taşıyıcısı ve uygulayıcısı bir nesil yetiştirecek bilimsel tarih öğretisine ihtiyaç var.

2 COMMENTS

  1. Sizin dediğiniz kriterde tarihçi varsada adam bu toplum beni linç ederdiye konuşmaktan korkar size misal vereyim çok din Türklerin yanında bu katil TCNİN Kürtlere yaptığı zülümden bahs edin senmisin bunu söyleyen başına savrulmiyan laf bırakmiyorlar şu seçilmiş üstün ırk pis Virüsü beyinlere girmişki Türk’ün Arab’ın pers acemlerine desenki Kürtleri din kardeşinizse neden katl ediyorsunuz neden Allah’ın onlara verdiği hakkı gasb ediyorsunus dediğiniz anda size saldırırlar yada size psikolojik söz baskısıyna neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz sayın çamalan bu yazınız objektif olmasına rağmen asabiyet kokuyor Nemrut’ların firavunların zülmüne uğramak istemiyorsanız zihin temizliği yapın kürtlerde Allah’tan başka kimseden korkmamak gerektiğini idrak etmeleri gerekir

Comments are closed.