Dr. Ahmet Çamalan, The Circle

 

Sizler de yaşıyor musunuz bilemem ama benim yazarken düştüğüm handikaplardan birisi de yazdığım mevzu hakkında aklımdan geçenlerin herkes tarafından bilindiğini düşünmek oluyor. Geçen haftaki yazıma gelen tepkilerden, yazıyı yazma gayemi tam anlatamamış olduğumu, daha doğrusu söylemem gereken bir ayrıntıyı atladığımı fark ettim.

Sürecin başlarında “Bunlar gidici. Böyle zulümle 3-5 aya kalmaz devrilir giderler” şeklince bir düşünce/inanç vardı.  Süreç uzadıkça ve zulüm tahayyül edilemeyecek boyutlara ulaşmaya başladıkça, bu düşünce, yerini, bunun bir imtihan, bir uyarı hatta bir şefkat tokadı olduğu düşüncesine bırakmaya başladı. O sıralarda “Bu musibet başımıza neden geldi ve ne yapmamız gerekir?” şeklindeki soruların kurumlar/birimler tarafından sorulmaya başlandığını duymuştum.  Hatta doğruluğunu test etme şansım ve imkânım olmadı ama 2015 yılı içerisinde Hizmet Hareketi’nin sözcüsü konumundaki kurumun başındaki zatın “Sürecin bize verdiği mesaj nedir? Getirdikleri-götürdükleri nelerdir? Geleceğe dönük olarak Hizmet Hareketi’nin yol haritasını çıkarma adına bundan çıkarılacak dersler nelerdir? bunları araştırmak üzere profesyonel bir şirketle anlaştık” dediğini duymuş ve çok sevinmiştim. Ben o gün-bugündür Hizmet Hareketi’nin en küçük biriminden en tepedeki kurumuna kadar bu tarz raporlar hazırlamalarını ve çözüm önerileri sunmalarını bekliyorum. Belki de yapılıyordur ve nihai şekli verilemediği için bizim henüz haberimiz olmamıştır. Bilemeyeceğim… İşte makalemi yazmaya niyetlendiğimde böyle bir beklentiyle profesyonel bir eleştiri modeli ortaya koyarak “siyasetname” benzeri birtakım raporların hazırlanabileceğini söylemek istemiştim.

Geçmişi tâ Platon’a kadar dayanan “siyasetnameler” için bir tür “eleştiri/özeleştiri” metinleridir de denebilir. Siyasetnameler, bozulan, işlemeyen, kötüye giden kurum, birim veya sistemlerin düzeltilmesi için konunun uzmanı kişilerce devlet adamlarına hitaben yazılmış raporlardır. Eleştiri konusunda en çok öne çıkanlar akademisyenler olduğuna göre mevzuyu akademik bağlamda ele almak ve hizmet hareketine yeni bir yol haritası çıkarmak amacıyla işin uzmanı kişilerce ve akademik bir metodoloji kullanılarak birtakım raporlar hazırlanılması gerektiğini düşünüyorum.

Elbette ki benim eleştiri metodolojisi adına önerdiğim sorular herkes için makul olmayabilir. Objektif ve akademik bulunmamış da olabilir. Yazımda da söylediğim gibi benimkisi olmazsa olmaz sorular değil. Bir öneri, akla kapı aralama adına bir tür beyin fırtınası. Ne var ki eleştiri konusunda akademisyen arkadaşların da çoğu itibariyle bir metodoloji ortaya koyabildiklerini düşünmüyorum. Canımızı sıkan, moralimizi bozan (kulağımıza gelen veya bir bölümüne şahit olduğumuz) hadiseleri kritiğe tabi tutmadan ve bir sisteme bağlamadan aklımıza geldiği gibi söylemek eleştiri olarak isimlendirilse bile yapıcı/geliştirici olmaktan uzaktır.

Herkesin içindekini rahatça dökmesi (hadiselerin insanları boğacak bir duruma geldiği şu günlerde bir rahatlama aracı olarak) fikrini/eleştirisini serbestçe ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum. Gelecekte hazırlanacak raporlar için veri olacağını düşünerek bundan gocunulmaması gerektiğini de savunuyorum. Bu yüzden eleştiriye alan açılmasında bir beis görmüyorum. Ne var ki benim önerdiğim şey aklına geleni sosyal medya üzerinden özgürce boca etmek isteyenler için bir metodoloji tavsiyesi değildir…

Bir önceki yazımda bu hafta “Eleştirilenin kendisine sorması gereken soruları yazacağım” demiştim ama yazının hacmi yine çok şişti. Umarım haftaya…


Yazarın Önceki Yazıları

Eleştirinin Metodolojisi Üzerine-2

Eleştirinin Metodolojisi Üzerine-1

Meded Ya Hu

Kelimelere Yüklediğiniz Anlamlar Sizin Dünya Görüşünüzü Yansıtır

Hamaset Üreten Tarih Anlayışından Kurtulmalıyız

Sürece Dair Bir Analiz Denemesi-2 Umumi Bir Musibet Beklentisi Doğru Mu?

Bizim Allahımız var

Sürece Dair Bir Analiz Denemesi-1 Neden Evlerine Ateş Düşmedi?

2 COMMENTS

  1. Kendisini denetlemesi ve eleştirmesi için niye şirket tutulur ki tamamen dostlar alışverişte görsün mantığı berat albayrak mckinsey tutması gibi, hizmet çok gizli kıyıda köşede kalan hataları yokki şirket tutuyor, amaç hiç bir şeyi değiştirmeden nasıl düzlüğe çıkarız ise ya da dostlar alışverişte görsün ise o ayrı. Yada kendi tabanını tek tip insanlar bütünü zaten hiç bir şeyi eleştiremez olarak mı gördülerde tutular şirketi.

    canınızı sıkan olaylar bir veridir bunlar biriktikçe biri gelir sistematik eleştirisini yapar, o yüzden o verileri küçümsememek lazım. aklına geldiği gibi desin tüm detaylarını versin, sonuçta bunlar veri, bir tane veriden sistematik bir eleştiri çıkacak diye bir şey yok. Merkezden çevreye doğru yayılan bir gaz düşünün, çevredeki biri öksürükten şikayet edip bunu eleştiriyor, öbür akademisyen öksürük gazdan kaynaklanabilir diyor, gazın varlığınına kanaat getiriliyor, hadi diyelim gazın merkezden geldiğini de buldu, sonrasında artık sadece tahmin yapabilir merkezde ne olduğuna o gazın nerden çıktığına dair. Bu noktada gazdan bahseden herkes yapıcı eleştiri yapıyordur, çünkü gaz bizi zehirliyor ve hayat memat meselesi kimseye laf olsun çıkarcı falan denemez, tabi bu kişi çevrede değil başka mahalledeyse (aktrol) o ayrı. Yapıcılığı iyi niyeti geçtim o yüzden hiç takılmaya gerek yok kişi çevreden bir yerdense, işin sistematikliğine çözüm odaklı olmasına gelince de, bu eksik bilgilerden kaynaklanıyor. Herkes elindeki bilgiyle bir çözüm sunuyor sonuçta, hahah çözüme bak demeye gerek yok, ama çözüm için elindeki bilgiler şaibeli demeye gerek yok. Bilgilerde Gaza bağışıklık kazanmış ya da maskesi olanlarda. Evet onlar merkezde, ve onlar güçlü , insanoğluda her zaman güçe tapıp ona göre şekil alıyor, çevreden de merkeze bakıp şekil alıyorlar, merkezden çevredeki gazdan dolayı eleştiri yapanlara karşı propoganda yapılıyor, çevreden bazıları bakıyor 100 tane çevreden kişi eleştirsede merkezden 1 kişinin karşı lafıyla hemen içleri rahatlayıp merkeze inanmaya devam ediyorlar(bu hem güce tapma(otoriteye itaat, saygı), hem gerçeklikten kaçış). Bu noktada siz napıyorsunuz, bir nevi arabuluculuk gibi bir şey, yani yaptınız bu oluyor kabul etmesenizde.(bir yandan eleştirilenlere ayar çekerken, bir yandan da merkeze bak ben onlara ayarı çektim ama senide eleştiriyorlarsa sende biraz şöyle dinle bak yoksa benimde maskem yok bende ölmek istemiyorum nolur dinle onları biraz) geçen yazıda 2. de yani baya eleştirenlere vurdunuz amacınızın kesinlikle bir sonraki hafta yazacağınız yazıda merkeze vururken ama ben tarafsızım diyebilmek için 2. yazıyı kendinize kalkan yaptığınızı düşünüyorum. Bu tip şeyler önceden yazılmaz ama sonuçta gazdan ölüp gidiyoruz 1 haftada ne olacağı belli olmaz.

Comments are closed.