Dr. Ahmet Çamalan, The Circle

Hizmet insanının; yaşanılan bu süreçte artık gündemine aldığı, en önemli şeylerin başında sanırım “eleştiri” meselesi geliyor.

The Circle’ın da merkezinde durduğu ve değişik mecralarda da gündeme gelen eleştiri meselesi halen gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Ne var ki konu popülaritesini korumakla birlikte bir mutabakata/ortak mahrece gelinebilmiş değil. Ayrıca bu konuda henüz beklenen mesafenin kat edilebildiğini düşünmediğim gibi, eleştiriyle ilgili henüz, fikri-zihni ve psikolojik olgunluğa ulaşılabildiğini de söyleyemeyeceğim.

Hizmet hareketine, içeriden ve dışarıdan yöneltilen eleştirilerin başında “eleştiri müessesesinin” gelişmemiş olması geliyor. “İtaat kültürünün” baskın olduğu cemaat türü yapılarda eleştiri geleneğinin oluşmayacağı, hele Ortadoğu kültürüyle harmanlanmış zihinsel altyapılarımızın buna izin vermeyeceği sıkça dile getiriliyor.

2013’ten itibaren gün yüzüne çıkmaya başlayan ve 15 Temmuz sonrası hizmet hareketi içindeki “hiyerarşik yapı”nın büyük oranda zayıflamasıyla -insanlar üzerindeki manevi/psikolojik baskı kalkmış olmalı ki- eleştiri sesleri yükselmeye ve sert tenkitler sıklıkla ortaya konmaya başlandı. Belki de sonda söylemem gereken şeyi burada söyleyecek olursam, Hizmet Hareketi dini-seküler-ladini toplumsal yapılar içerisinde her şeye rağmen eleştiriye en açık yapılardan biridir. Hatta dini referanslı yapıların tamamından açık ara önde bir “eleştiriyi hazmetme” iradesine sahiptir.

Yer/zaman/metot/üslup tartışılmakla birlikte, sosyolojik bir gerçek olarak artık hizmet hareketi içerisinde “eleştiri müessesesi”nin önü alınamaz hale gelmiştir. Hatta bizzat Hocaefendi’nin dahi, üstü kapalı-açık imâlarla uyarmasına rağmen “eleştiri hareketi”nin hız kesmediği görülmektedir. Hizmet hareketi içerisindeki “hiyerarşik yapı” 15 Temmuz’a kadar -aslında kaynayan/fokurdayan- bu eleştiri isteğini/ihtiyacını bir şekilde kontrol edebiliyordu. Daha insaflı söylemek gerekirse tadil veya absorbe edebiliyordu. Bu hiyerarşik yapının bozulması insanlar üzerindeki kontrol-otokontrol mekanizmasını serbest bıraktı.

Büyük oranda Türkçe Olimpiyatlarının “TT” olması amacıyla gündemimize giren ve “dersane krizi”yle patlak veren hükümet-hizmet hareketi arasındaki gerginlikte bir mücadele aracı olarak sahiplendiğimiz “Twitter”, oluşturduğu özgür, bağımsız, (ve tabi ki) kontrolsüz ortamla, şimdi de “eleştiri silahı” olarak bize geri dönmüş durumda. Geldiğimiz durum itibariyle pek sağlıklı olduğunu söyleyemeyeceğimiz kontrolsüz, mizansız, alabildiğine serbest bir eleştiri sağanağı oluştu. Şapkamızı önümüze koyup itiraf etmek gerekirse: İhtiyaçmış ki patlak verdi. Yukarıda kullandığım “mizansız-kontrolsüz” sözcüklerine itiraz edecekler olacaktır elbette. Ama unutmayalım ki “patlak verdiğine” göre tabi ki bir süre mizansızlık ve kontrolsüzlük olacaktır. Eleştiri bir ihtiyaçsa; bunu önlemeye çalışmak, eleştireni hainlik, bozgunculuk, fitneyle suçlamak, eleştiriyi bertaraf etmeyeceği gibi eleştireni de daire dışına “tekmelemekten” öteye geçmeyecektir. Eleştiriye serbest alan açmak özellikle hizmet hareketi gibi dünyaya açılmış ve dünya çapında bir hareket olmayı hedeflemiş toplumsal hareketler için korkulacak bir durum değil, aksine bu gelişim için bir zenginlik olarak kabul edilmesi gerekir. Bu yüzden ortaya çıkmış bu eleştiri müessesesini hayra kanalize etmek ve yeni bir hamlenin temel taşlarını oluşturmak için ortak mahrece gelmek ve bir mutabakat zemin oluşturmak gerekmektedir.

Eleştiriyi evvela kabullenmek ve sonrasında karşıdaki ne diyor anlamaya çalışmak “patlak veren” bu kontrolsüz hareketi daha sağlıklı bir zemine çekecek ve konuyu hayra “kanalize” etmek daha kolay hale gelecektir.

Bu kadar uzun bir girizgahtan sonra asıl maksadımız olan “Eleştirinin Metodolojisi” meselesine giriş yapalım.

Eğer eleştiriden maksat “yapmak, yıkılmış bir kaleyi tamir etmek” ise bunu en yararlı bir şekilde nasıl yaparız diye düşünmemiz gerekiyor. Niyet/hedef “yapıcılık”sa, “hayırhahlık”sa bunun muhakkak bir metodolojisi olmalıdır. Ayakları sağlam basan, dengeli, mantıklı, ölçülebilir, elle tutulur verilere dayanan ve çözüm önerileri içeren her eleştiri ilk anda reaksiyon alsa bile uzun vadede herkesin kabul edebileceği bir tedavi metodu olarak görülecektir. (Devam edeceğiz.)


Yazarın Önceki Yazıları

Meded Ya Hu

Kelimelere Yüklediğiniz Anlamlar Sizin Dünya Görüşünüzü Yansıtır

Hamaset Üreten Tarih Anlayışından Kurtulmalıyız

Sürece Dair Bir Analiz Denemesi-2 Umumi Bir Musibet Beklentisi Doğru Mu?

Bizim Allahımız var

Sürece Dair Bir Analiz Denemesi-1 Neden Evlerine Ateş Düşmedi?