Bahattin Karataş, The Circle

Bugün bayram, bugün herkes sevineceği, mutlu olabileceği bir şey arar, belki de bulur: Kimi hasretini çektiği sevdiğine kavuşur, bayram yapar. Kimi özlediği köyüne, kimi ülkesine, kimi anasına babasına kavuşur, bayram yapar..kimi askerden gelir, kimi gurbetten döner bayram yapar…

Bu gün bayramlıklar giyilecek..çoluk çocuğuyla herkes bayram yapacak, eller öpülecek, harçlıklar verilecek, herkes sevinçli ve neşeli olacak..
Kiminin de sevip sevilecekleri elinden alınmış, elleri kelepçeli zindanlara tıkılmış.
Kimi düne kadar veren eldi, bugün ise alan el olmuş. Her şeyi elinden alınmış, ne seveceği kimsesi, ne de sevineceği bir şeyi kalmış..Gurbet ellerde.

Bir çocuğa sorsan belki bir çift ayakkabıya, bir oyuncağa, belki daha ucuz bir şeye, bir şekere, bazen de bir başı okşanmaya sevinir bayram yapar.
Bazen öpecek bir el, bazen onu sarıp sarmalayacak bir kucağa kavuşur, sevinir.. bazen de ayrı kaldığı, kokusunu özlediği annesine, babasına hasrettir, ona kavuşmaya sevinir, bayram yapar..
Ya bir de kucaklayacak ve koklayacakları zindanda ve demir parmaklıklar arkasında ise? O neye sevinecek, kimiyle bayramlaşacak?

Fakat bugün yüzbinlerce mazlum bir kitle var ki, zalim gaddar ve fettan birilerince sevdiklerinden ve sevileceklerinden koparılmış, yalnız hem de yapayalnız bırakılmış. Bugün bayram, ama onlara değil…

Güzelim bir milleti ve cennet vatanı kamplara bölünmüş, kin nefret ve tefrikayla birbirinden ayrılmış, kuzular anasından, analar kuzusundan koparılmış bir memlekete bayram gelse nolur gelmese nolur? Kin ve nefretin korku ve endişenin olduğu yerde bayram olur mu? Kim kiminle bayramlaşacak?

Sevgi ülkesi nefret ülkesine dönmüşse bayram gelmiş nesine o ülkenin ? Bütün değerleri çetin bir tsunamiye maruz kalmış, harabelere dönmüş, baykuşlara bayramsa..
Dışardakiler, içerdekiler kadar, içerdekiler de dışardakiler kadar yalnız, kimsesiz ve çaresizse..Neye bayram? Kime bayram!
Bazı çocuklar var. Onlar bu gün çıkamayacak dışarıya!.ya birisi bunu babam aldı senin baban sana ne aldı? derse o ne diyecek?
Parklarda annesini arayıp köpeğe annem nerde diye soran çocuğa kim ana olacak? Evet bu gün bayram ama yüzbinlerce mahkum çocuklarına değil..
Ezanı bile okunmamış bebekler zindanlarda mahkum.. onlar, onların anneleri kiminle bayram yapsın? Yapayalnız tek başına da bayram olmaz ki!

Meşhur arap atasözüdür..
‘Erdül felati maal a’dai fincanün, semmül hiyati maal ahbabi meydanün..
Gurbet elde meydan kadar yer geniş de olsa fincan gibi dardır, dostlarla beraber iğne deliği bile meydan kadar geniştir..

Para yok, pul yok..ana yok, baba yok..amca yok, dayı yok..hala yok teyze yok..evet kime bayram? Kim kiminle bayram yapacak bugün?
Dünyası harap, hayal ve hülyaları viran, ümitleri yıkık ölümden farksız bir hayat..yarına mecali yoksa..bir lokma ekmekten yoksun, ağaç kabuğu yemeğe mahkumsa.. neyine bayram?
Her bir ferdi bir kıtada paramparça ailelere nasıl, hangi gün bayram? Bayramları biraraya geldiklerinde değil mi?
Kim bilir bir çoğunun buluşması belki de mahşere kaldı..
Meriç’te, Ege Denizi’nde boğulanların bayramı ne zaman, nasıl olacak yani?
Sevdikleriyle paylaşılınca sevinçler bayram olur oysa ki..

Evet dostlar, bugün bayram…

Ama bayramlaşmaya gideceği kapılara kilit vurulmuş veya kapılar bir bir yüzüne kapanmışsa kime bayramlaşmaya gitsin? Kucağına atılsın..seni özledim şükür kavuşturana desin..ya kimi kimseleri hep zindandalarda, işkence altındaysa..bırak sevinmeyi, yürekler buruk, sicim sicim gözyaşlarına boğulmuşsa .. kime neye bayram?
Topyekun bir millet sevmeyi sevilmeyi unuttu, sevgi ülkesi ülkem sevgiyi unuttu. Şairin dediği gibi..
Bayram gelmiş neyime,
Kan damlar yüreğime..

Bayramdır nolur yani? Hiç olmazsa insan annesini babasını telefonla arayabilse..bu da yasaksa nasıl bayramdır peki bu? Sevileni yok,seveni yok..aramak yasak!.. Böyle bayram mı olur?

Kim sevindirecek şimdi bu boynu bükükleri? Yaşadıkları halde anne babaları zindandaki yetim ve öksüzleri? Bugün bunları da kendi çocuklarınızın yanına koyun. Bir onları öpün de bunları..Öpün ki güller bitsin yanaklardan..bir o cennete bir de bu cennete girin. Allah sevinsin, Efendimiz sevinsin, ensar muhacirin sevinsin, göktekiler sevinsin..

Bir bayram günüydü..çocuklar bayram neşesi içinde oynuyorlardı. Ötede duvarın kenarında boynu bükük bir kız çocuğu vardı. Arkadaşları gibi sevinçli değildi. Yanına yaklaştı sordu. Hayırdır yavrum neden arkadaşların gibi gülüp oynamıyorsun? Amca bırak beni halime. Babam şehit düştü, annem başkasına vardı. Ben ortada kimsesiz kaldım. Bayramlık alacak kimsem yok demiş ağlamıştı yavru..Can evinden vurulmuştu..kainatın sultanı..Allah O’nu alemlere rahmet gönderecek de bir çocuğun boynu bükük kalacaktı?

Peki yavrum istemez misin ben baban, Aişe annen, Hasan ve Hüseyin kardeşlerin olsun?..

İsterim ya Rasullah!

Öyleyse gel benimle..

Allah Resulü alır hanei saadete götürür yedirir içirir, üst baş giydirir sonra arkadaşlarının arasına katılır. O da sevinir ve o da bayram yapar..
Siz de sevindirmez misiniz böyle bir yetimi, böyle bir öksüzü? Kim onları bu bayramda sevindirecek? Efendimiz gibi yetimin öksüzün elinden tutup sevindirir?

Bugün O yok. Gelin bugün hep beraber biz seferber olalım. Bu boynu bükük gözü yaşlı ve kimsesiz, gurbet elde garip, gözleri melul melul, ümitsiz yollara bakan, bize de birileri uğrar mı acaba diyenlerin kapılarını biz çalalım.. beklentileri biz olalım.. kardeş aileleri, ana baba ve akrabaları biz olalım. Onların da gözleri yolda kalmasın..

Biz geldik..bayramınızı yapmaya geldik.. bayramınız kutlu olsun..

Onlar da bizim de bayramımızı kutlayanımız var..arayanımız soranımız var..

Biz de evet yavrum, anam bacım, kardeşim sizinle bayramlaşmaya geldik.. Diyelim..
Giderken de Ayşe’nin oyuncağını, tokasını, Ahmed’in bayramlığını ve bir de spor ayakkabısını unutmayın götürün, sevindirin..sevindirin ki Efendimiz sevinsin, çünkü O da bir yetimdi. O da bir garipti.

Çünkü O’nun da boynu büküktü..

Eminim bu bayramda en büyük sevinciniz bu olur kanaatindeyim..

KARDEŞLERİNİZLE BERABER BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN, ZİYARETLERİNİZİ ALLAH KABUL ETSİN..