Abdullah Antepli, The Circle

Ahmet Kuru’nun Kitalararasi.com adresinde yayınlanan “Cemaat Hala  Varlığını Neden Sürdürüyor”  başlıklı yazıyı sosyal medyada paylaşınca deyim yerindeyse şimşekleri üzerime çekiverdim!

Benim de bir mensubu olmaktan gurur duydugum Hizmet Camiası’ndan, “Abi hayırdır!?” ile “Sende mi Brütüs” arası oldukça genis bir yelpazede çeşitli tepkiler ve yorumlar aldım. Bu yüzden de bir izah yapmak adeta şart oldu:

Burada maksat, zaten üzülen, yıpranan, türlü eza ve cefaya maruz kalan Hizmet Camiasi’ndaki bunca kıymetli insanı daha fazla üzmek, kırmak, rencide etmek katiyen değil.

Bir çoklarımız gibi ben de, bu Hizmet’in bir gönüllüsü olarak, çözümün, düzelmenin bir parçası olmaya gayret ediyorum. Burada bahsettiğim konuları, ileride kaleme almayı tasarladığım yazılarla biraz daha açacağım nasipse… ama şimdilik bir kaç hususu sizlerle paylaşmak isterim:

Hemen söylemeliyim ki, bu yazımdan dolayı kırılan, üzülen herkesten af diliyor, hakkınızı helal etmenizi hassaten istirham ediyorum.

Bir kaç madde ile acizane ve dürüstçe fikirlerim:

1- Ben Hizmet’e olan mensubiyetimi hic bir zaman gizlemedim.

Her platformda gururla bu hareketin bir üyesi olduğumu, Hizmet’te vazifeler alıp çalıştığımı açıkça söyledim, söylüyorum. Hala da bu Hizmet kimligimden gurur duyuyorum, pişman değilim ve Hizmet’e ve onun manevi mimarı olan Fethullah Gülen Hocaefendiye minnettarım.

Hizmet’tin içinden çıkmış biri olarak, Hizmet’e isyan bayrağı açmış da değilim. Ben 12 yaşımdayken bu Hizmet’e girdim. 30 yaşıma kadar da Hizmet’in değisik birimlerinde çalıştım, çesitli seviyelerde idari vazifeler üstlendim.

2003’te Amerika’ya akademik çalışmalar yapmak icin geldiğim tarihten itibaren de Hizmet’te resmi bir vazifem olmadı…lakin Hizmet benim manevi evim olmaya devam etti.

Hocaefendi ile defalarca görüştüm, kendisinden her daim istifade etmeyi sürdürdüm. Hem bizzat kendisinin, hem de değer ve kıymet verdiğim kimselerin bana Hizmet adına tevdi ettiği işleri sadaketle takip ettim. En az Hizmet’ten maaşlı bir vazifeli, bir idareci kadar Hizmet’e bu süreçte katkım olduğunu düşünüyorum.

Dolayısıyla, bu söylediğim şeyleri Hizmet’in dışında olduğumdan değil; bilakis ve bilhassa sadık bir ferdi ve gönüllü bir üyesi olduğum için, bu Hareket’in başlangıcındaki ve özündeki duruluğa hala inandığım için söylüyorum.

2- Bakın, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Hükumeti’nin savunulacak hiç bir tarafi yoktur. Erdoğan, adeta bir 21. yüzyıl Firavunu olma yolunda hızla ilerliyor ve başında olduğu AKP Hükumeti eşi menendi pek az görülebilecek bir zulüm ve zorbalıkla icraatını sürdürüyorlar. Türkiye bu oligarşik yapının önderliğinde hızla bir uçuruma sürükleniyor.

Elbetteki yapılan bu çirkin zulmün en büyük mağduru Hizmet Hareketi, bizim Hizmet’imiz…

Yüzbinlerce insan, ya hapiste, ya sürgünde çok acı ve haketmedikleri bir zulümle karşı karşıya….Ve daha haberdar bile olmadığımız ne zulümler. Bediuzzaman’ca derim: Zalimler icin yasasin cehennem!!!

Ama…

Bu zulme maruz kalmamız bizi mazlum yapar …. otomatik olarak masum ve doğru kılmaz. Mazlum, mazlum olduğu için doğruda masum ve haklıdır denemez.

Bir insanın veyahut grubun masumiyeti yaşadığı zulümden bağımsız olarak İslami ve ahlaki değerler terazisine çıktığı zaman belli olur. Mazlum olmak hiç kimseyi ahlaki ve İslami sorumluluklarından azad etmez. Yaptığım eleştiri ve tavsiyelere bu pencereden bakılmasını talep ediyorum.

3- Erdoğan/AKP’nin zehirli yalanları ve propoganlarıyla aklı kalbi bulanmamış, Hizmet Hareketi’yle bir şekilde hala irtibatlı ve iyi niyetli herkesin şu aşağıdaki temel soruları kendisine sorarak, bu sorulara dürüstçe ve cesaretle cevap araması gerekiyor:

Bu son 3-4 senede yaşadığımız büyük ve çok acı yıkımlarda Hizmet’in Hiyerarsik ve Liderlik Yapisi (HHLY) nin, Erdoğan ve AKP’nin yaptıklarından bağımsız olarak, rolı ve payı var mıdır?

Benim cevabım:

Evet vardır.

Çok büyük hatalar yapılmıştır HHYL tarafindan.

Düşman da, kısmen HHYL’nin açık bıraktığı kapılardan içeri sızmış, girmiş ve bu acı tahribatları yapmıştır ve halen de artarak yapmaya devam etmektedir.

Peki HHLY kendi zinciri içerisinde bu hatalara sebep olan, açık seçik yediği onca pislik ve karıştırdığı onca halt piyasaya çıkmış üst düzey bir çok ismi sorumlu tutup, cezalandırıp bu üst düzey abilerin Hizmet’e ve içindeki onca masum insanlara verdikleri zararların hesabını sorabilmiş midir?

Benim cevabım:

Asla ve kat’a! Bizi bu yıkıma sürükleyen ekip aynen işbaşındadır.

Aynı yapı, hala geminin dümeninde hiç bir şey olmamışçasına yolunda devam etmektedir. Hatta bize yeni 15 Temmuz skandalları yaşatabilecek bir sürü serseri mayın “Sezai” ler halen ortalıkta cirit atmaktadır.

Hadi olan oldu… bu enkaza kimin sebep olduğu bir yana bu 9.9 ölçekli depremden sonra HHLY’nin kriz yönetimi performansı nasıl olmuştur?

Bu liderlik yapısı, mağduriyetleri en aza indirgemek, yıkımı durdurmak, olabilecek en sağlıklı bir şekilde bu içine düştüğümüz cehennemi çukurdan bizi tutup çıkartma adına yeni politikalar, stratejiler geliştirebilmişler midir?

Heyhat!

Benim en cömertçe verebildiğim not 10 üzerinden ancak1.5 tir….

İşin acı tarafı, HHLY nin böyle bir vizyonu ve kapasitesinin olmadığı da açık ve seçiktir.

Gelelim işin en can alıcı noktasına: Fethullah Gülen Hocaefendi’ye.

Manevi büyüklüğüne ve din adamı kimliğine sonsuz saygı duyduğum Hocaefendi HHLY’nin başıdır.

Yaptığı ve vesile olduğu onca güzel iman ve Kur’an hizmeti ile inşallah cennetteki yerini garantilemis biridir acizane benim nazarimda.

Lakin bu yukarıdaki idari sorgulamayı en tepeye kadar götürüp Hocaefendi’yi de bunun içine dahil etmemek haksızlıktır, vicdansızlıktir, ve dürüstçe değildir. Hocaefendi çocuk değildir, “etrafindaki insanlar yanlış bilgi verip, kendisini yanlış yönlendirdiler” gibi saçmalıklara Hizmet’i az çok bilen hiç kimsenin inanmaması gerekir.

Hocaefendi, büyük ölçüde emir komutadaki hazin ve bariz hatalardan dolayı mağlup olmuş bir ordunun başkomutanıdır.

Hal böyle olunca bütün HHYL ile birlikte kendisi de sorumluluğu kabul edip bu işin liderliğinden çekilmelidir.

HHLY kendini lağvetmez ise tabandan oluşturulan bir tepki ve bir baskı ile bu yönetim değişikliği sağlanmalıdır.

Bu düşünceler ve tecrübeler doğrultusunda benim kendime ve etrafımdaki insanlara şu son 2 senedir söylediğim ve yapmaya çalıştığım şudur:

Bildiğimiz ve anladığımız Hizmet, buna Hizmet 1.0 da diyebiliriz, misyonunu tamamlamıştır.

Hatası ile savabı ile bu iş buraya kadarmış dostlar.

Elbette gönül isterdi ki bu işin bitişi bu kadar hazin, yıkıcı ve üzücü olamasa idi.

Ama, Mevla şerlerden nihai hayırlar yaratsın inshallah deyip durumu kabullenmekten başka çare yoktur.

Bundan sonra yapılacak iş bu enkazın küllerinden Hizmet 2.0/3.0 nasıl çıkarılır ona bakmak ve gayret etmek lazımdır.

Bu amaca ulasmak için de önümüzde 2 temel strateji ve firsat bulunmaktadır:

1- Mağdur olan bütün arkadaşlarımıza, ailelerine elimizden gelen bütün yardım ve desteği en azami düzeyde vermemiz lazım….Her türlü maddi ve manevi imkanlarımızı seferber ederek bu arkadaşlarımızın aileleri ile birlikte, Türkiye dışında yeniden sağlıklı bir hayat kurmalarına yardımcı olmamız gerekiyor. Bu bizim birinci ve en önemli vazifemiz, gündemimiz olmalı. Bu konuda evellen Rabbim, sonra da beni, ailemi yakinen bilen herkes, yapmaya çalıştığım gayretleri biliyor. İnşallah artırarak bu gayretlere devam edeceğim.

2- Bir buz parçası hükmündeki Hizmet kimliğimizi bulunduğumuz yerlerdeki Müslüman camiaların havuzuna atarak eritmemiz gerekiyor. Özellikle Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki arkadaşlar için fırsatlar ve imkanlar bu konuda sınırsız. Türk olmayan ve Hizmet yapılanması dışındaki bu Müslüman organizasyonlara dahil olup, oralara devam edip gönüllü olarak çalışıp entegre olarak içinde yaşadığımız topluma elimizden geldiğince katkıda bulunalım. Buralarda oluşmakta ve gelişmekte olan İslam kimliğinin içinde yorulalım. Bu süreç hem bizler hem de bu yeni gelisen İslam kimliği için potanisyel olarak büyük kazançlar sağlayacaktır. Bu konuda daha detaylı ve uzunca yazılar yazacağım The Circle’da inşallah.

Son olarak:

Hizmet, zatında bağımsız olarak kutsal bir değer değildir.

Hizmet’in kutsallığı, bir parçası olduğu İslamın kutsallığından gelir. Hizmet, İslam’ın ve Müslümanlığın evrensel değerlerini yeşertmek için bir araç idi… (Bu aracı geliştiren, emeği geçen herkesten Allah ebeden razı olsun)…bu amaca yönelik çok önemli ve kutsal görevler gördü ama bu araç miadını doldurdu, misyonunu bu hali ile tamamladı…

Şimdi, artık aynı Kutsal amaçlara yönelik başka araçlar geliştimek zamanıdır dostlar.

Ben bunu bilir bunu söylerim.

Tekraren, söylediğim ve yaptığım şeylerden dolayı kırıp üzdüğüm bütün dostlardan özür diliyor ve hakkınızı helal edin diyorum.

158 COMMENTS

  1. Bu yazıda Sezai lafı geçiyor oraya Öksüz yazılsa daha doğru olur, daha net bir isim.

    Dini kitle hareketleri yok olana kadar mücadeleye devam eder, Bir general savaşı kaybedince çekilmesini bilir ordusunu yok etmez. Ama bir kitle hareketi yok olana kadar savaşır, lideri de asla vazgeçmez. İşi kutsal bir boyuta taşıyıp iman-küfür mücadelesi olarak görünce ne çekilme ne teslim ne geri adım olur. Şuanki cemaatin geldiği noktada en son yapılcak şey beklemektir, beklemek dışında her şeyin daha iyi olacağı kanaatindeyim. Batan bir şirket gibi tasfiyesi yapılmalı. Nasıl şirket batınca borçlular sıraya girer mal varlıkları satılır, sonra sırayla artık o satılan mal varlığı hangi borçluya yeterse paylaştırılır. Hizmetinde her şeyi ortaya dökmesi gerekir, son 40 yılı ortaya döküp sevaplarımız bunlar günahlarımız bunlar denmesi gerekir(bu adamın her türlü atılması lazım dünyadan önce ahiret için). Böyle bir adımın Türkiye’deki insanları çok rahatlatacağını düşünüyorum. Her günah için tek tek özür dilenmeli. Daha sonra o günahlara bulaşanlar bir köşeye ayrılmalı, kalan temiz insanlar nasıl bir yapılanma kurar ne yapar önemli değil onlara kalmış bir şey. Ama en elzemi Kimse Yok mu tarzı bir kuruluş kurma ve hizmetteki zor durumdaki insanlara yardım etme. Bunun zaten sistemi az çok oturmuştur. Onun dışında kalan her şey yerel idare edilmeli, yerelde kim ne yapıyorsa yapsın. Çünkü zaten merkez tasfiye olmuş olacak. Zaten şeffaf olmayan işleri bırakılınca hizmetin iş yükü çok büyük miktarda azalacak. Son noktada bu adımlara rağmen Türkiye’dekilerin durumları iyileşmez ise ne olacak ?, Bu adımlara rağmen halkta bir yumuşa olmaz ise devlette bir yumuşama olmaz ise, zaten Gülen tüm günahları dökünce asıl suç işleyenler aleyhine hukuki tanıklık etmiş olcak ve onların iade süreci olacak. Bu şekilde devlet ile bir pazarlık yapılabilir. Gene parasal varlıklar insanları kurtarmak için kullanabilir. Hizmetin tüm gücü ortaya serilince, herkes 40 senedir ne olduğunu anlayınca 100 binlerce insandan farklı fikirler ve projeler çıkacağı kanaatindeyim. Koca bir devleti idare edecek kadar memur kadrosu var her meslekten. Ama beyin takımı tüm bilgiler bir kaç kişinin elinde ve aynı zamanda devlette. Ne devlet bir şeyleri paylaşıyor ne o beyin takımı bir şey yapıp bir şey paylaşıyor. Zaten tüm günahlarını döküp şeffaflaşınca, her insanın elinde yeterli miktarda veri ve bilgi olacak, bu kadar farklı meslekten insanlar bireysel bazda yada birleşerek projeler üreteceği kanaatindeyim. Yani krallıklar yıkılıp, demokrasiye geçilince nasıl dünyada son 50 senede büyük bir sıçrama oldu, aynen onun gibi, bir çözüm söylemek zor ama hizmet içi demokrasiye geçildiğinde biz çözüm doğabilir. Doğmasa bile ahiret yükü hafiflemiş olur insanların, geleceği garanti olur, kült olma ihtimali %0 iner. Hizmet içi bozulan güven ve uhuvvet tekrar sağlanır, Türkiye’deki insanların genelleme yapıp yüzümüze vuracağı bir durum kalmaz. Tüm herşeyi unutup bu hareketin tamamen her ferdiyle bembeyaz olduğunu bile düşünsek, 28 şubattaki teklifler gibi Erdoğan’a teklifler ile gidilmelidir. Kadınlar ile çocuklar bir maceraya girilmez. Çevik Bir yapılan teklif ve her türlü teklif yapılmalıdır. Zamanında nasıl yapıldıysa şimdide geç de olsa yapılmalıdır, askeriye nasıl korunmak için Gülen’e rahatça sövülüyorsa, bu durumunda onur yapılcak bir durumu yoktur.

    • Mü’min münafıktan özür dilemez. Bu bir. Elbette bir dolu hata var ve fakat siz olsaydınız ne yapardınız cevabı yok. Bol bol kocaman projeler…Elbette şeffaflaşma ve yerelleşme tamamlanacak…Türkiyeye özgü ortamın dayattığı bazı meseleleri, sanki hizmetin tercihi gibi sunmak, vicdansızlık…Kitle şu an kurban istiyor ve 40 yıldır hayalinizden geçmeyen şeyleri size yaşatmaya vesile olan HE ye yine öncekilerin yaptığı gibi emekli vaiz gibi davranıyorsunuz…Biz Rıza yı ilahi için yaptı isek, ne gâm, ne keder…Değilse…
      Evet, meseleyi galibiyet temalı anlatan ve anlayanlar, onların tatmin olması çok zor…Bir de yapılan önerilerin önünde hiç bir engel yok. Buyrun derneğinizi kurun, buyrun diğer müslüman toplulukların içine girin…Cenab ı Hakk ın hoşuna gidecek şeyleri herkes biliyor. Hizmet amaç değil, araç..Kabul…Bence insanlık güzel aksiyonlara muhtaç…Durmayın…Enerjinizi boşa harcamayın…

      • ‘Kitle şu an kurban istiyor ve 40 yıldır hayalinizden geçmeyen şeyleri size yaşatmaya vesile olan HE ye yine öncekilerin yaptığı gibi emekli vaiz gibi davranıyorsunuz…’ – çok doğru.

      • ”Mü’min münafıktan özür dilemez ” nerden buldunuz bu lafı kaynağı ne ? Mümin soru çalar mıydı diye girmek istemiyorum hiç , hapistekilerin çıkması için her şey yapılır, insanın canından daha önemli bir şey yok. Ben gider Erdoğan’ın ayağına kapanırım sorun etcek değilim , 3-5 kişi daha özgür olacaksa yaparım.

        Emekli vaiz değilse nedir sizin için ? seçilmiş kişi mi ? o kısmı anlamadım.

        Benim projem yok değil, çok önemli şeyleri yukarda anlattım nasıl bir çözüme ulaşılcağını, şuan susup bir şey yapmayanların projesi yok. Önerilerin önünde nasıl engel yok ? Adil öksüz ile ne ilişkisi var ben mi biliyorumda bunu itiraf edip özür dileyim. Kimler o darbe karışıp geri yurtdışına kaçtı ben mi biliyorumda bulup çıkarıp yargı teslim edeyim.

        Hayalimden geçmeyen çok şey yaşattı, f16ların meclisi bombaladığı günü unutamıcam merak etmeyin.

        • O sözün sahibi Seyyid Kutup idama giderken darbeci nasırdan özür dilememiştir. Bu sözü Ramazan ayında polisler alındığında Ali Ünal söyledi Vatan caddesinde emniyetin önünde. Ali Ünal amerikaya kaçmadı. 16 sene ceza aldı. Seyyid Kutubun şu sözüne binaen amerikaya kaçmamış olabilir. “Amerika’dan nefret ediyorum; ama daha çok Amerika’nın vicdanına sığınan müslümanlardan nefret ediyorum”
          Orta ve lise tahsilini el-Ezher de bitirdi. Kahire Üniversitesi’nin Darul Ulum fakültesine girdi. 1933 yılında mezun oldugu fakülteye aynı yıl öğretim görevlisi olarak tayin oldu. 1939 ve sonrasında İslami düşünceye yöneldi. 1949 yılında ABD’ye gitmiştir. Bu dönem boyunca Amerikan yaşam tarzını ve toplumunu, tanık olduğu ırkçılığı eleştirmiş ve Amerikan medeniyetini primitif olarak görmüş ve reddetmiştir. Ayrıca, 1949 yılında, o yurtdışındayken, İslam’da Sosyal Adalet isimli eseri yayımlanmıştır. Bu eserinde gerçek sosyal adaletin İslam’da olduğunu öne sürmüştür.

          • Seyyid kutup kendine bir ilke benimseyebilir, ve o yolda yürür. Kahraman olmak isteyen olur, ama başkaları adına karar verip ne özür diliceğiz demek ayrı bir olay. Gülen kendi adına dilemiyorsa dilemesin cemaatin lideri olarak ama kendi kafasına göre davranamaz kendi abd de ise önce hapistekileri düşünücek.

        • ahmet hadi koçum, bak a haber başlamış, mehter veriyorlar . git gazını al öylece uyu gelme bidaha buraya . burda ne işin var. bıktık senin gibi tiplerden, he tamam sen çok akıllısın, herşeyi biliyorsun biz , senin kadar zeki değiliz, senin gibi zeki olmadığımız için hizmeti seviyoruz. sen gözümüzü açtın, bak şimdi hizmetten sen gözümüzü açtığın için nefret ediyorum! tatmin olduysan hadi naş naş . senin gibiler heryerde, bi düşün yakamızdan…

        • F16’ların meclisi gerçekten bombaladığını mı düşünüyorsunuz? Ahmet Nesin’in konu ile ilgili yazdığı yazıyı okuyun lütfen ancak siz peşinen Hizmeti darbeden sorumlu tutuyorsanız o başka!

          • Peşin bir kanım yok, F16 pilotunun ya da onlara emir veren komutanın
            cemaat mensubiyeti tartışılabilir ama F16 o gece attığı bombaların neyini tartışıyoruz ki ? Hadi diyelim meclise bomba atması fake olsun. Tek sanki bombayı oraya mı attı, diğer attığı yerler helikopterin attığı yerler onlar da mı fake ? Bu kadar rezil komplo teorilerine girmemek lazım, meclis niye içerden patlatsınlar adam helikopter ile tarıyor bomba atıyor direk gözle görülüyor helikopterin attığı, f16 pilotu gene kaç yere bomba attı. Sürekli ses patlaması yapıyor. Diğer yerlere attığı bomba doğru meclise attığı mı fake ? Yani o kadar boş bir komplo teorisi ki siz lütfen okuyun dediğiniz için okudum. Meclisi içerden patlatmanın bir tane mantığını söyleyin yada atılan şeyin füze olmadığının bir tane mantığını. Kaç çeşit bomba var ağırlığına gücüne göre etkileri farklı. Suriyedeki 2 resim ile kıyaslama yapmak ? Bomba uzmanı değilim böyle bir kıyaslama yapamam, nesin de uzman değil böyle saçma bir yazıyla nereye varmak istiyor bence asıl sorulması gereken o . Uzmana danıştım demiş füze atılsa ölüm olurdu diyor. Zaten atılan diğer bombalarda ölüm oldu. 250 tonluk bir füze atsa meclis en fazla 2 katına etki eder, nasıl bir ölüm olacak ? Yani pilot zaten açıkca darbe katılıyor çünkü ses patlaması yapıyor, ama bu pilot bomba atmaz mı diyoruz yani. Tek bombaladıkları yer meclis de değil. Diğer bomba attığı yerlerinde bir mantığı yok. İnkar etselerde telsiz konuşmalarıda var. Yani tüm patlayan yerler içerden patladı devlet 15 temmuzda darbe olacağını biliyordu f16’nında kalkacağını biliyordu bunu fırsat bilip belli noktalara bomba yerleştiridi o günde içerden patlattı yani. Köprüdeki tankın ateş etmeside mi kurgu ?

    • Ahmet Gümüş burda çok takıldın Akp meclis toplantısı başladı . hadi kardeşim senin gibiler her yerde var bi düşün tepemizde . Hizmetin derdi sanamı kaldı. bu lafım aynı zamanda A.Antepli ye …

    • dostum sen akp meclis toplantısı ile karıştırın burayı. bak seninki yine tv de konuşuyor.kapat bilgisayarı tv izle .hizmetin derdi senimi gerdi. sanamı kalmış. fazla takılma buralara.hizmete nice mit girdi sonra bazıları şakirt oldu ,senide kandırıp şakirt yaparlar, hadi kardeşim belediyen kek dağıtıyor naş naş .. hemen terket terket burayı.

    • Başta itiraf edeyim: hizmette son 10-15 yıldır genel olarak istşarenin hakkı tam verilmiyor kanaatindeyim. Elleri toprağa değen insanların görüşlerinin alınamadığı, çeşitli saiklerle bu arkadaşların; ya bütün bütün, ya da tam olarak duygularını ifade edemedikleri, adına istişare denilen velakin sadece tek yönde çalışan istişareciklerle iktifa edildi. Bünye güçlü iken bu türlü “ufak tefek” detaylarla ilgilenmeye vaktimiz yoktu. Çünkü yapılacak işler çok, zamanımız da dardı. Netekim İslamın ve hizmetin en önemli iki düsturu olan ihlas va kardeşliğe, istişarenin hakkını vermeyerek helal getirdik. Hatta ve dahi hatta bazen bize şerh koyuyor, destek olmuyor diye salim ve selametli insanları istişaremizden uzaklaştırma gibi çok tehlikeli yollara girdik. Bunları yaparken de nefsimiz ve bazıları, hizmetin hayrına bu işleri yapıyoruz diye çok kolay bizi ikna etiler.
      Bu hastalığın en önemli sebebi bizi biz yapan unsurlara ve manevi hayat kaynaklarımıza olan mesafemiz ve bu mevzudaki hamlıklarımız dı. Mesele çok hızlıca büyümüş ve fakat biz bu hıza ayak uyduracak derinliğe ve manevi doluluk ve derinliğe ulaşamamıştık. Aynen üsteki yükünün büyüklüğü ölçüsünde bir derinliğe sahip olamadığında alabora olabilme ihtimali yüksek bir gemi misali düşe kalka, bata çıka, insanların ayağına, üzerine, başına basa basa mesafe aldığımızı zannettik nefsi benim gibi olan bazılarımız itibariyle.
      Bugünkü olanlara içerden bir fatura çıkarılacaksa eğer; kanımca bu, hizmet yöntem, üslup, formattaki güncellenmeme ve sistemdeki yozlaşmadan daha ziyade, davanın belkemiğini oluşturan ana unsurlardaki sığlaşma ve insandan vazgeçer bir atmosferin gitgide kesifleşmesiyle birlikte boğulan ve gelişme ve yükselme imkanı bulamayan ruhu insan. Hatta öyle zananlar oldu ki arkadaşlarımızı rahatlatmak için yaptığımız pikniklerde dahi kim gelmedi diye çetele tutmaya ve dahi hesap sormaya, hafiften gözdağı vermeye başlamış olmamız
      Maalesef itiraf edeyim ki hizmet bazı müessese ve vesileleriyle:
      “O nun arabası var güzel mi güzel, bastı mı gaza gider mi gider, … , fakat ruhu yok”
      hale dönüştü.
      İşler rast gittiğinde problem gözükmedi fakat yollar azıcık zorlaşıp, kayganlaşınca birbiri ardına kazalar olmaya başladı.
      Çünkü kullandığınız araç kadar onu kullanan insanın kim ve nasıl biri olduğu da bir o kadar önemli, belki de daha önemli bir husustu. Sonuçta İslam dahi bir araçtı insanı Hakka hakikate ve Rabbine götüren. Asıl olan İnsan idi. Asıl olan hakikate ermiş mutmainne olmuş nefis ti. En iyi şöförler vasat araçlarla dahi yol alırlarken kötü şöförler en iyi araşlarla dahi birçok canlara feda olan kazalara sebep olurlar hakikatiydi gözümüzden kaçan.
      İnsan, insan , insan
      Bundan ötürüdür ki Hocaefendi nin uhdesindeki en önemli vazifelerinden biri insanı yetiştirmek, ona kemalatının zirvesine çıkaracak yol ve yöntemleri bizatihi göstermek ve tarif etmek. Aynı zamanda bizzatihi yaparak temsil etmek. Her yüzyılda böye bir peygamber varisi, bu çetin vazifeyle vazifelendirilir ve insanlığa Allahın büyük bir rahmet tecellisi olarak gönderilir. Bunun böyle olduğunu Peygamber Efendimiz (aleyhisalavatu vesselam) buyuruyorlar hadizatında.
      Bizim vazifemiz ise asrımızın Vazifelisinin rahleyi tedrisine oturup azami olarak maddi ve manevi istifade etmek. Ruhumuzun kemalini hedef alarak bütün indanlığa faydalı olmaya azm ile gayret etmek olmalı değil mi?
      Bu demek değildir ki bu yola girenler ahirette ve dahi dünyada sahili selametle, hiçbir büyük imtihanla muhatap olmadan, ciddi acılar çekmeden, ciddi sarsıntılardan geçmeden varacakları hedefe varacaklar. Hayır hayır mümkün değil netekim
      Hem peygamber efendilerimizin hem de onların varislerinin hayat serencameleri bunun böyle olmadığımı bize defaatle anlatmıyor mu?
      Binlerceden bir-iki tanesini hatırlayalım; Hz Zakeriyya (as ) efendimiz yanlış strateji uyguladığı için kafir ve münafıklarca bir şaki gibi takip edilip sonunda hunharca şehit edilmedi. Veyahut eğer Rabbi Rahim yanına yükseltmeseydi aynı akibetin vukua gelebileceği Hz İsa (as) haşa ve kella yanlışlıklar yaptığı için bu zor durumlara düşmedi.
      Peygamberin arkasından gidenler hata da yapabilirler uhuda çıkıp meydan harbi vermeyi istemek gibi.
      Bu yolda yanlışlıklar da yapılabilir (honest mistake), Zorbayla ve zorla burun buruna karşılaşıldığında, ölümle tehdit edildiğinde veyahut birkaç kese altınla ikna koridorlarında 13. havari gibi ihanet edenler de olur,. Bunların hiçbiri “bu iş bu haliyle bitti” dedirtmez, dedirtmemeli.
      Şimdi bu çokca kısa sözden sonra ve de söylenenlerin art niyetli olmadığını varsayarak müsaade de buyurursanız ancak şunu belirtmeliyim:

      Oylarımızla mı seçtiniz ki şimdi Hocaefendi bıraksın gibi haddi aşabilen bir teklifte bulunuyoruz.: Anlaşılan odur ki ve yazık ki Hocaefendiyi ve bulunduğu konumu hiç anlayamamışız
      İnanın bana bırakmayı o hepimizden daha çok ister. Lakin vazifenin gerçek SAHİBİ (cc) terhis etmeden vallahi kendileri de hiçbir yere gidemezler. Vazifeyi ancak ve ancak veren alır. O muhterem zat dahi vazifesi tamama erene kadar, kendisinin de düşmanlarının da ramına, hizmete devamla memurdur.
      Çok kısa bir zaman sonra çok üzüleceğimiz sözler söylemekten Rabbi Rahim muhafaza buyursun.

      • Hocam elbette eleştirdiğiniz husus da önemli ama en büyük ana etken hizmet insanların maneviyat noktasında sığlaşması değil. Batıdaki insanlar bizden çok mu iyide şeffaf müthiş yapılar kurumlar kurabiliyorlar. Ya da soruyu şöyle sorayım hangi hizmet ferdi sığlaşmadan dolayı soruları çalmıştır? Bu tip suçların kişilerin sığlaşmasıyla bir ilgisi var mıdır yoksa sistemden en tepeden gelen kötülükler mi ? Hosnest mistake mi diyeceksiniz bunlara, en bariz suç bu olduğu için bunu yazdım başka şeylere girmicem. Bunların hiç birininde insanların sığlığıyla alakası yok tamamen balığın tepeden kokmasından kaynaklanan şeyler. Sen suç işleyip hapse girincede yolun kaderi diyemezsin. Başına gelen şeyin yolun kaderinden dolayı mı geldiğini analiz etmek için önce kendi yaptığın faaliyetlere bir bakman lazım. Hizmetin iki ferdi hapse girdiğinde biri yolun kader dese bile suça bulaşmış biri bunu diyemiyor. Suça bulaşan kişiyide suça bulaştıranlar yurtdışındaki tepe yönetim.

        • ahmet ismini kullanan şahıs ,sen müfterilik yapma . yurt dışındaki abilere kurban ol sen hadsiz. havuz suyu beynini sulandırmış belli…

  2. Yazida katildigim noktalar oldugu gibi katilmadigim noktalar da var.
    Yazinin en aci veren kismi ise mazlumun masum olmayabilecegi bolumu. Yazar bu sekilde farkinda olmadan zulumlere kilif uydurmus oluyor aslinda. Dedigim gibi yazarin farkinda oldugunu dusunmuyorum. M.Efe Camanin yazisini tavsiye ederim: http://www.tr724.com/ugradigim-haksizliga-gerekce-bulmam/
    Cok enteresan bir durum: Cemaatten uzak birisi cok hakkaniyetli, dengeli yaklasimlar sergileyebiliyorken, Cemaat ile ilisigi olmus insanlar cok daha acimasiz, sert, dengesiz.. bir tutum sergileyebiliyorlar. Belki canlari daha fazla acidigi icin olabilir ama, kizginligimiz bizi dengeli-hakkaniyetli olmaktan uzaklastirmamali.
    Lagvetmek, kilit vurmak.. gibi seyler dogru degil. bu hareket kimsenin babasinin mali degil ki, lagvetsin, kilit vursun.
    Boyle birsey olursa en basta bizlerin karsi cikmasi gerekmez mi?
    Yaziya yapilan yukaridaki yorumun sacmaligi zaten basli basina acilacak bir kapinin bizleri nerelere kadar goturebilecegini gostermesi bakimindan ibret verici. Kendimize Cevik Biri mi ornek alacagiz?
    Ama benim de zaruri olduguna inandigim birsey var: degisim, degisim, degisim

    • çevik biri örnek al demedim, çevik bire okulları teslim ederiz diyen irade şimdi niye koca devlet ile it dalaşına girer diyorum iyi okuyup ona göre ”saçma” diye yorum yapın. Denge diyip kendiniz gelip millete hakaret etmeyin.

      M.Efe Caman yazısında da : ” Cemaat sürdürmese de varlığını, bu rejim sürdürecek zulmünü” bu ifade var. Bu yargı nasıl vardı ? Delilleri neler ? Bu kadar kestirip atmak kolay mı ? Daha o kapıyı denemeden böyle bir kapı yok o kapı sürmeli demek kolay mı ? Benim için değil, bir kapı varsa sonuna kadar zorlamadan böyle bir şey mümkün değil demem. Karşısında alacağımız menfaat ufak bir şey değil çünkü, binlerce insan kurtulacak binlerce cocuk ve kadın, ne kadar da kolay ama Akp zaten zülüm yapar diyoruz, Ya biterse ? Niye o insanlar için her ihtimali denemeyim. Belki halk yumuşayacak akp mecbur geri adım atacak. Efe beyin yazısı tuzu kuru yorumları, tuzu kuru olmayan zaten 2,5 senedir sessiz kalan Gülen’in yakasına yapışırdı. 2,5 senedir akp çakmak dışında bir şey yapamayan efe bey. Adil öksüz tsk imamı olduğu ortaya çıkmasına rağmen Ahmet dönmez gibi bunu sorgulayan 1-2 yazı kaleme almıyorsa kusura bakmasın cemaat gazetecisidir ve tuzu kurudur. iSTEYEN HADİ EYVALLAH DİYİP AYRILIYORMUŞ, sen 2009 da bile bir sohbete gittiysen devlet ayrıldığını nasıl bilecek ? ayrıldığının delili mi var ? binlerce insan bundan dolayı içerde , ayrıldım diyince ayrılınmış olmuyor, senin ayrılmayan hiç bir şey ifade etmiyor. Cemaat küçük bir yapı ve birbirine çok sıkı bağlı örgütlenmesi çok iyi, bir atatürkçü komünist darbe yapsa tüm atatürkçüler içeri alınsa ile vs ile açıklanabilecek bir benzerlik durumu yok. Kimseninde uğradığı haksızlığa gerekçe bulduğu yok, filler tepinim çimler ezildiyse, sen kendini filini yok edersin bu cemaat değil cemaatin üst yapısıdır öyle olunca üzerinde 1 tane fil kalır ve o da tepinmez.

    • ”Cemaat sürdürmese de varlığını, bu rejim sürdürecek zulmünü” bunun bir varsayim oldugunu gectim, Ahmet Donmez in yazisinda ve AfSV basin aciklamasinda da teyid edildigi uzere yeni bir felakete ramak kalmis oldugunu goruyoruz, yeni felaketlere gebe bir olusum damari varsa ilk once yapilmasi gereken onu bertaraf etmektir bu yapildiginda TR deki tablo cok aci ama durumun suanki halinden daha kotu olmayacagindan eminim…

  3. Hizmet 2.0 ı anlatabilseymiş iyi olurmuş. Yazar işin kolayına kaçıp, dükkanı kapatmayı öğütlemiş. Realite yerine duygusal bir yaklaşım.

  4. Hizmeti ve Hoca Efendiyi taniyamamis oldugu halde tanidigini zannedip sacma sapan konusanlar! gidin kendi hayalinizdeki sistemi kurun. Dusun hizmetin yakasindan! Cemeatin hicbirinizin sacmalamalarina ve sahsi maneviyi rahatsiz etmenize tahammulu yok. Iyi niyetli iseniz bile zara veriyorsunuz!

  5. AHZAB
    9 – Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini anın. Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. Allah ne yaptığınızı görüyordu.

    10 – O zaman onlar, hem üstünüzden gelmişlerdi, hem aşağı tarafınızdan, ve o vakit gözler kaymış, yürekler gırtlaklara dayanmıştı. Siz Allah’a türlü türlü zanlarda bulunuyordunuz.

    11 – İşte burada müminler imtihan edilmiş ve şiddetli bir sarsıntı ile sarsılmışlardı.

    12 – O vakit münâfıklar ve kalblerinde bir hastalık bulunanlar: “Allah ve Resulü bize bir aldanıştan başka bir vaad yapmamış.” diyorlardı.

    13 – O vakit bunlardan bir grup: “Ey Medine halkı! Sizin için duracak yer yok, hemen dönün.” diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz gerçekten (düşmana) açıktır.” diyorlardı, halbuki açık değildi, sadece kaçmak istiyorlardı.

    14 – Eğer onların her tarafından üzerlerine girilse de sonra fitne çıkarmaları istenilse derhal onu yapacaklardı. Ama onunla da pek az duracaklardı.

    15 – Halbuki bundan önce Allah’a ahid vermişlerdi. Arkalarını dönmeyeceklerdi. Allah’a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.

    • Dosdoğru bey/hanım : Kuran’ı Kerim’i bu şekilde kullanmak doğru değildir. Muvaiyenin yaptığı şeye benzer bu. Her taraf kendi haklılığını göstermek için ayetleri bağlamından koparım paylaşır geçer, Kuran bunun için inmemiştir. Siyerde de aynı şey geçerlidir.

      12. numara da yazdığınız ayet ile bize müfanık diyorsunuz. Gülen’i ise nasıl bir konuma koyuyorsunuz bilemedim. Çok rahat hizmetten ayrılan kişilere de bu ayetleri atıp 15. numaradaki sözle münafık diyebilirsiniz. Kİ DENDİ de zamanında çok insana denip araç olan hizmet (a. kurucan lafıdır) adete din ile aynı noktaya getirilip insanların piskolojisi bozuldu bunu da en başta yapan ÜSTÜ ÇİZİLİ isimler vaazıyla Gülendir. Gene Süleyman Sargın zaman gazetesinde çok münafık yazısı yazmıştır, bu hizmetin ferdlerine çakan. Ayet yerine onlarıda koyabilirsiniz, ayetleri bu işe karıştırmayalım çünkü. Sizin bu yaptığınız yorumlar İTİKAT sorunu olduğunu da gösteriyor, ve bu şekilde yarın kimin öleceği de belli değil, çok sevdiğiniz Gülen sizi zerre umursasa bu itikat sorununuzu düzeltecek bamteliller vermez miydi ?

      • ahmet ,size çok katılıyorum. bence Kuran’ mitinglerde sallamalıyız böyle hayatımıza tatbik etmek te neymiş. madde madde okumak anlamakta neymiş. emeviler gibi devletin fetvacısı olsun, başındakide mitinglerde sallasın yeter…

  6. Ben bu arkadas Kim bilmiyorum. Kendisini ilk defa okudum. Eger bu hizmet icinde yer almissa bizim bunlari cekmemiz bos degil. Ne kadar bos bir yazi. Ben bu kadar seviyesiz bir yazi ve seviyesiz bir (guya) hizmet insani gormedim. Bu arkadas AKP trolu mu yoksa cidden hizmette bulunmus mu? Engin hocam herhalde dogru durust bir insan bulamayinca sokaktan bulduguna yazi mi yazdiriyorsun? Yani sadece hizmeti yermek istiyorsaniz sosyal medyada AKP yalamasi cok var. Artik tiksinti duymaya basladim. Ben hizmetteydim AMA diye baslayan verip veristiren yaratiklardan tiksiniyorum. Ahmet Donmez kadar olamadiniz. Hic olmazsa kendisi cidden seviyeli yaziyor. TheCircle da iyice seviyenin dustugunu gordum. Lutfen profesyonel bir gazeteciden danismanlik alin. Iyi gunler

    • Merhabalar, uzun zaman oldu, Herkes iyidir insh. Allah(cc) istikamet versin, istikametten ayirmasin.
      Ibo bey,
      The circle tekrar ivme kazanir insh. Herkes etegindekini yeni dokmeye basladi. Onunu kesmeyin lutfen.
      Hizmetten maas alanlarla almayanlar arasinda ciddi bir fark vardir..
      Alsada almasada temsil onemli. Kilikirk yararcasina yasama ve temsil.
      Beklentisiz insanlarla istisareler ne zaman baslayacak!!!
      Herneyse,
      Yukaridaki yorumcu Ahmet’in su yorumuda guzel…
      “Hizmetinde her şeyi ortaya dökmesi gerekir, son 40 yılı ortaya döküp sevaplarımız bunlar günahlarımız bunlar denmesi gerekir(bu adimın her türlü atılması lazım dünyadan önce ahiret için). Böyle bir adımın Türkiye’deki insanları çok rahatlatacağını düşünüyorum. Her günah için tek tek özür dilenmeli. Daha sonra o günahlara bulaşanlar bir köşeye ayrılmalı, kalan temiz insanlar nasıl bir yapılanma kurar ne yapar önemli değil onlara kalmış bir şey. ”

      Gecde olsa birseyler oluyor..

      Basa gelen olaylara, su acidan HIC baktiniz mi? ;
      Hizmet kendi icerisinde nefis muhasebesi yapamiyor! Helallesme yapamiyor! Curuk ve kuru yapraklarin elenmesini yapamiyor! Vs! Bu yapamadiklarini Adli Ilahi, Allah(cc) yapiyor. Degil mi?

  7. Hizmette elestirinin olmasini kesinlikle isteyrn bir insanim ama sizin derdiniz baska be kardesim .
    Sozum ikinize ‘Misafir Abdullah Antepli ve Sezgin Bey’e Asagidaki ifadeyi Ustad Bediuzzaman doneminden Efendimizi kadar hepsini gozumun onunden gecirdim.Ama butun Allah dostlari hep bela ve musibetlerle cebri hicretlerde ve hapishanelerde hayatlarini gecirmisler.Siz ikiniz kim oluyor da Hocefendi gibi bir alim insana cekilmeldir diyorsunuz ,O zaman Efendimiz uhuttan sonra ustad Bediuzzaman da cebri hicret ve surgunlerden sonra kaybetti diyip cekilsinler demeye getiriyorsunuz ben ce baska pazara gidin ve kendi baskomutaniniz olan Erdoganin safina gecin biz Hocamizla iyiyiz hamdolsun .Siz bile bile AKP ye canak tutuyorsunuz kalbinizi Allah bilir ama ben masumiyet goremiyorum Vesselam Asagidaki ifadeyi bi yere koyamadim size iade ediyorum ve cekilin diyorum sizin gibi güruhlara ve dahi Hocamiza,hizmetimize dokunmayin.

    <>

    • Sorun şu Sami kardeşim.Uhud’da Peygamber efendimizde savaştı.Şehit olmasına ramak kaldı. Bediuzzaman talebelerinin hepsinden fazla hapis yattı. Cemaatin tepesi yaşamadığı şeyi sallıyıp duruyor.Sizin gibi birkaç inanan dışında cemaatin yönetim kadrosuna inanan kalmadı.Herkesin aklındaki soru şu tabanda: Eğer Hocaefendi ve ekibi Amerika’da Göl kenarı yerine Altunizade 5. katta olsaydı.Risk alıp RTE’ ye dalarmıydı..Kendine bunu sor anlarsın iç yangınlarını insanların.Hocaefendinin kardeşi Kudbettin Gülen abim yapmaz darbe emri vermez diyemedi.Terörist kimse Allah belasını versin.Ben prostatım falan.Sonuç Gülen’in mahallenin delisi gibi kendi hiçbir risk almadan Türkiye’ de samimi tabanı riske atarak RTE ile onun sevyesine de inerek kavgaya tutuşması. Kavga büyüdükçede artık canlar yanmaya ve canlar başladı. Hem AKP hem Cemaatin tabanının suçu ise bu kavga başlayınca iki tarafdan da kaçması gerekirken daha bir sarılmasıydı.2 islami grup kavga ederse ortasını bulmak yok bulunamayacaksada ikisinden de uzak durmak lazımdı.Efendimizi dinlemedik.Bedelini ödüyoruz.AKP’ nin tabanıda dinlemedi onlarda ödeyecekler yakında.Gülen Lider ama kötü birşeyde yaşlı o falanla sorumluluk ona değil altındakilere yıkılıyor. Kim yetkliyse sorumluda olur.Bence de bir an önce bir Amerikan huzurevine geçip , dar kadrosunuda tasviye ettiğini açıklayıp tabanı rahatlatması lazım. Artık boş vaazlarla ezilen kitleyi dayanın Yusuflar falanla oyalayamazlar. Oyaladıkça acılar artar.Arttıkça insanlar artık ağzını bozma,dinden imandan çıkma noktasına gelir. Hoca ile birlikte dinide sorgulamaya başlarlar ki hafazanAllah.Ki bu da yaşanmıyor değil.

      • HE huzur içinde gibi bir saçma önerme ile girmişsiniz yazıya! 70, 80 ve 97 darbelerinin yükünü siz çektiniz galiba, derinlerin güdümündeki medyadan bir ton küfür ve hakaret size savruldu değil mi? Biraz insaflı olun, olumlu bir katkınız olmayacaksa MIT’in operasyonel hesapları gibi liderlik yapısı kendini lağvetmeli saçmalığının borazanlığını bari yapmayın!

    • Sami,
      Sen ne is yapiyorsun? Hizmetten maas aliyor musun? Maas alip, hangi birimde hizmet ettigini dusunuyorsun?
      Maas slip almamak onemli ama daha onemlisi temsil etmek, degil mi?

      Hizmetten ayrilirsam ben ne yapacagim diye dusunen insanlarla nereye kadar istisare yapilabilir!
      Kaldiki, boyle dusunen insanlar, hizmetten baskalarini cok rahat kovabilmekte, harcayabilmekte, ve de yaptilar… Heyet-i Ali de filim seyreder gibi baktilar, popcorn ve cola(seven up) da eksik olmadi.

      Yazar H.E ile ilgili duygu dusuncesini dile getirmis! Saygi duyun, yanlissa adama izah edin…
      Yazarin H.E ile ilgili dusuncesine ben katilmiyorum, ama maalesef ortada hizmetin sahsi manevisiyle ilgili cok buyuk sorun var!!

      Sami, neden yazarin yazdiklarina kizip, hemen AKP yandasi yapip, ithamda bulunuyorsun? Yaptigin seyin zararlari ve mesuliyetleri olabilecegi aklina gelmiyor mu?
      Mesela;
      1- Yazar Akp yi sevmiyor olabilir, o zaman iftira atmis olursun ve helallesmen gerek! Literatur’unuzde gercek manada halen helallesmek varsa tabi!

      2- Akp’ye laf atmak hizmetin vazifeleri arasinda mi? Akp icerisinde, cook sayida cok guzel duzgun musluman insanlar var. Bu da hic akliniza gelmemis olbilir.

      3- Hocaniz, affedici olacaksiniz diyor! Bu size birsey anlatmiyor mu? Velevki yanlis yapan Akp li yada baskasi, neden insanlarla araniza duvar ormekte israr ediyorsunuz!

      4- Hocanizin anlattiklari(bamtelleri), sadece Akp’lilere mi anlatiyor? Oyle ise bilelim.. Yoksa, basta hocaniz kendi nefsine ve raiyetindekilere mi anlatiyor? Siz kendi nefsinize birsey cikaramiyor musunuz? Ahh cok yazik!

      5- Kendi mesleginize geri donun. Hocanizin anlattiklarini once kendi nefsinize sorun ve uygulayin. Nefis muhasebesi ve helallesmeyi unutmayin.
      Degerleri altust etmeyin. Dusmanlarla bilerek ve bilmeyerek anlasmayin.
      Degerlerinizi birdaha gozden gecirin. Degerlerinizin kaynagini unutmayin.
      Hizmet degerlerini,
      Muslumanlik,
      Muminlik,
      Islami ve de insani degerlerden ayri tutmuyorsunuzdur herhalde. Varsa boyle birsey, onuda acikca soyleyin ve yazin ki, dosdogru, insanlarda bilsinler. Secimlerini on a gore yapsinlar.

      Sia’larda oldugu gibi, Ismaili lerde oldugu gibi apayri bir klup olusturmayin!
      Sanki ayri bir dinmis gibi havada olusturmayin!!!

      Hemen kizma kardes, oyle degilse medeni bir sekilde ikna et.
      (Hemen “sen medeni degilsinki” der gibi oldugunu duyar gibiyim), Pismis cevapta da bircogunuzun uzerine yok.

      Hele birde, “bu hizmet kimsenin babasinin mali degil” pismis muhabbeti varya, beni bitiriyor. Aglanacak hale gulup geciyorum.

      Bunu birileri izah edebilir mi? Yani, “hizmet kimsenin babasinin mali degil” sozunu.
      Sayin yorumcular, sayin yazarlar, sayin A.kurucan, Gultekin Kibar gibi alimler…

      Bye for now,
      Vesselam

      • Fadime ; Sen ne is yapiyorsun ben de seni anlayamadim
        Sen ne is yapiyorsun diyorsun ben yillardir hizmetten maas falan almiyorum,bunu bilin ikincisi aramizdaki fark su hizmeti seven hizmet eden insanla karsiliki yazismak isterim ama siz bayagi bi ahkam kesmisiniz surekli Hocan ,Hocaniz demissiniz yani hizmet kulturu olan insanla hizmeti tenkit te edrim elestiririm ama siz bayagi bi uzaksiniz bu kulture, yakin oldugunuz mevzukarla tartisalim isterseniz.Neyse herkesi Allah niyetiyle kabul etsinBu arada bindigi geminin kapatanini degistermeye calisanlarla zaten isimiz yok .Hellalesecek bi durum da yok bu arkds ve sizin gibiler Hocaefendiden helallik istesinler.Bu son cevabim israfi kelam olmasin .

        • Helallesecek birsey yok demek, zor be Sami Beycigim!
          H.E bize hakkini helal eder insh. O zaten hakkini herkese helal ettigini ve edecegini soyluyor.
          Ben bende ben ben, sahsen insanlarin hakkina girmekten cok korkuyorum.
          He yaptigimi sordunuz, evde oturuyorum. Fitneden fesattan uzak durmaya calisiyorum.
          Buraya yorum yapmam yanlis ise, onuda birakirim…

  8. Bu kardeşimiz cemaat olgusunu anlamamış. Hocaefendinin işin içinden elini çekmesini istemesi de acaib u garaibden. Güler misin ağlar mısın. Yahu sen cemaati parti mi zannettin ki HE yönetimden çekilsin diyorsun. O zat bu işin mimarlıktan öte devam ettiricisidir. İşler ona danışılır. Onun gözünün içine bakılır. İstişareler ona arz edilir. Sen hiç mi tarihte bir Geylaniyi okumadın, Bediüzzamanı okumadın. Hangi manevi gerçek mürşid işini bırakıp kenara çekilmiş. Allah aşkına yıllarca içinde bulunmuşsun ama tamamen kültüre yabancı gibi konuşuyorsun.

    • Sevgili kardeşim. Hangi manevi zat dünyevi amaçlar peşinde.kosmus? devlet ele geçirme, her yerde bi olalım hırsı, okullar bankalar vakiflar eger Allah içinde neden bu kurumlar için hükümetle savaşıp insanların mağduriyetine sebeb oldunuz. Çevik bire bu okullar devletindir alın sizin olsun denirken bu adamlara (ki öyle yada böyle müslüman insanlar idi) alabildiğine açık cephe alındı beddualar edildi coyle ve hdp ile ittifaka girildi. Daha neler neler. Turkiyede artık nefret edilen bir gruba donustunuz. Ama hala iç muhasebe yok hala o kibir hali devam ediyor. Olan da içinizdeki garibanlara oluyor.

      • manevi zatların hayatını biraz oku, birçoğu bulunduğu devirde ya zindana girmiş yada şehit edilmiştir.

  9. Boş, seviyesiz deyip duruyorsunuz arkadaşlar dolusunu ve seviyelisini siz yazın. Hem hakaretvari ifadeler kullanarak yok AKP trolu yok bilmem ne bu mu sizin seviyeniz?! O kadar akıllı iseniz madde madde reddiye yazsanıza!..
    Hem yazar arkadaş bu yazısı ile bir nevi mukaddime yapmış oldu meramını uzun uzun anlatacakmiş zaten.. Şahsen o uzun uzun yazılarını merakla bekleyeceğim.
    Selametle.

  10. Sosyal Medya veya degisik platformlarda hizmete yonelik yapilan elestiriler ve cogu catismalar nedense Turkiye vatandaslari arasinda oluyor. Bu varsayim zaten yapilan yorumlarin subjektif olma ihtimalini doguruyor. Hizmet hareketi evrensel bir harekettir. Yargilar yapilirken mahruti veriye bakilmasi lazim. Yani, 160 ulkedeki hizmet etmeye calisan yerel insanlari bu hizmetin icerisinde degilmis gibi dusunemezsiniz. Yazarlar universitelerde calisan insanlar. Su anda hizmet insanlarinin mecburi olarak ayrildigi bir cok ulkede diger ulke vatandaslari hizmet ve hala hizmetler devam ediyor.

    Lutfen kendi dunyamizda yasadigimiz olumsuzluklari genel yargi yaparak bu hizmette bulunan sadece TR vatandasi degil diger ulkelerden olanlara karsi insafli olalim. Bu noktada HE nin ufkuna ulasmamiza daha cok var. O hizmetin kusaticiligina inanmasaydi, su anda bu kadar ulkede yasanmaya devam eden guzellikler olmazdi.

    Dar dusunceler, dar gorusler…

    • Vulgar bey, bu hizmetin 200 işi varsa yurtdışındakiler sadece bunun 1 tanesini biliyor, 199 tane yapılan işi bilmiyorsunuz, Kimse okullar kapansın herkes dağılsın demiyor. O 199 iş yurtdışındakilere de bulaştırılmasın ve Türkiye’de yapılanların hesabı verilsin isteniyor. Nasıl bir hareket içinde olduğunuzu anlamanız zor çünkü bulunduğunuz ülkede illegal bir şey yapılmadığı için ne Gülen’i ne bu cemaati yönetimini tanımıyorsunuz. Keşke biri zamanında bana anlatsaydıda, başımıza bunlar gelmeseydi, bugün siz şanlısınız başınıza bir şey gelmeden neler döndüğünü anlama imkanınız oluyor, dar görüş demek yerine okuyup anlamaya çalışın

      • Ahmet bey, teşekkürler. Dar görüşler derken hizmet anlayışını sadece bir Milliyete bağlamaktan bahsediyorum.

        Hizmetin sizin de farkedemediğiniz belki 200 değil 200 ün 160 katı işi var. Hizmet 160 ülkede de devam ediyor. Çok şükür. Bu işin içinde farklı milliyetten çok insan tanıdım. Benim gördüğüm Sosyal platformda bahsedilen problemler genellikle duygusal argümanlar ve objektif delillere dayalı değil. Gerçeklerin binde 1 ni bile yansıtmıyor.

        Bu arada ismim Vugar vakardan gelir.

        • En kolay en objektif 2 delil. 1.si ayyuka çıkan soru çalmalar , devlet bunu delillendirmiş. 2.si adil öksüz tsk imamı olmasına rağmen Gülen’in 1 sene sonra beni onu tanımam diyip sonrada susması. Bu 2 şey çok net apaçık ortada. Biraz derine inersek kadrolaşma+tedbir diye haram işleme+başlarının ayağını kaydırma var. Zaten soru çalma ve kadrolaşma = başkalarının önünü kesme. Paralel devlet olunduğu zaten itirafçı beyanlarıyla ayyuka çıkan bir şey gene avrupa ülkelerininde raporlarında bu şekilde geçiyor hizmet. Gülen’in goril pakrudini gibi söylerimleri bylock mylock o neymiş diye açıktan yalan demesi. Bunların direk aklıma 1dk içinde gelen şeyler, hepside net olan şeyler eğer bunlar objektif değil diyorsanız bilgi eksikliğimiz vardır. Ama genel olarak bunları millet kabul ediyor ama genede Gülen’e laf dokunturtmuyor. O noktada daha derine inmek gerekiyor, bu işin derinide ergenekon-balyoz-selah tevhid-mit operas- taşhiye gibi operasyonlardır. Bu operasyonlarda derine inilince paralel devletten ziyade suça bulaşan çeteleşmiş bir yapıda ortaya çıkıyor(cemaatin %99 ile alakası olmayan bir yapı, gene paralel devlet gibi kadrolaşma dışında operasyonel faaliyet yapan bir yapı). Gülen’in nasıl bu çetenin lideri oluyor peki ? Onun cevabını da 15 temmuz sonrası 2,5 senedir Gülen susması ile kendi verdi. Ahmet Dönmez thecrclc ilk röportajında adil öksüz altındaki alt imamlar darbeden önce değiştirilmiş darbe itiraz etmeyecek kişiler getirilmiş ben kaza kaza bu kadar derine ulaşabildim gerisine ulaşamıyorum demişti. O noktadan sonra Gülen’in çıkıp bir şeyler demesi gerekirken GÜlen çıkıp video görüntüleri olmasına rağmen adil öksüzü tanımam diyerek tarafını seçti. Olayların kısa 5 dk özetlenecek durumu budur, Vugar bey .

          • Ekleyeyim kardeşim. Yurtdışında mahrem hizmet diye gizli bir yapı yok.Bu yapı normal yapılanmanın ötesinde ( Ev–>Semt–>Bölge–>İl–>Ülke—>Gülen) direk gülen’e uzanan bir yapı.Bunu Ahmet Keleş anlatmıştı. Kendisi Kayseri ve Balıkesir İl sorumluluğu yapmıştır. Dediği o yapı normal yapının içinde değildir. Geçişken olabilir ama mahremdir.Yani kendi ve direk Gülen’ e uzanan bir hiyerarşisi vardır. Kısaca 2 veya 3 ayaklı , 1 tanesi öğrenci falan hizmeti diğer 2 si devlet ve mahrem yapılanma. Hep Öğrenci tarafıyla muhatap olan bizler konuyu derinlemesine incelemezse 15 temmuzu anlayamazlar. Mahrem tarafı deşerseniz olayı anlarsınız. Eğer Hocaefendi ile ilgili kafanızda hiçbir tereddüt yoksa kendinize şunu sorun lütfen: Eğer Hocaefendi Altunizade 5. katta yaşamaya devam etseydi 17/25 Aralık ve 15 temmuz olurmuydu? RTE’ ye bu kadar galiz , bir hocaya yakışmaz laflarla karşılık verirmiydi? Türkiye’deki insanları çok kolay riske edebildi.Kendi Türkiye’ de olsa bu riski alabilirmiydi..Ben söyliyim alamazdı. 17 Aralıktan sonra RTE’ nin film bitti yazan gözlerinde okuduğum korkuyu 15 temmuz sonrası Gülen’in gözlerinde okudum ben.Ben o korku dolu gözleri çok iyi bilirim.17 Aralık sonrası RTE’nin mitingini ve 15 Temmuz sonrasıda Gülen’ in röportajını izleyin..Her ikisindeki vücut dili size doğru yolu gösterecektir.
            Benim 15 Temmuz’ la ilgili vardığım nokta şudur: 15 Temmuz Gülen tarafından onaylanan tarih değildir ama cemaat 15 temmuzun mimarıdır. Yani bir hazırlık vardı hep ama RTE’ den bir hamle gelemese o hazırlık gerçeğe dönüşmezdi. Askeriyede 3000 kişiye soruşturma açılması zaruret durumunda darbe yapılabilir cevazının Adil Öksüz önderliğinde hayata geçmesine neden oldu. Gülen’den izin alınmadan darbeye bir cemaat mensubu bile katılmazdı. %99′ unda zaten haberi yok. Bu ne saçmalık neden bu var yok savaşında % 99′ un haberi yoktu derseniz. Onun planla stratejiyle alakası var bence. Strateji neydi derseniz: Prime time’ da darbeyi başlatıp , RTE’ yi alıp kameralar önünde ne isteniyorsa itiraf ettirerek halkı AKP tabanını şok etmek.Felç olan halk şaşkınlığını atıp organize olamadan dalğa dalğa darbeyi yaymak.Bu strateji başarısız olunursada biz yapmadık demeye imkan verecek , tabanın tamamen kaybedilmesi engellenecekti.
            Ben Gülen’ i rasyonel peygamber aşığı bir din alimi olarak sevmiştim.Hizmetten çok kazık yememe rağmen onun hatası değil,cemaat geniş , hata yapanlar çıkabilir, büyük bir hizmeti manevi var yardımcı ol, o şirketten manevi payını al dedim.17 Aralık sonrası Bamtellerini tüm türkiye gibi dikkatle izlemeye başlayınca o hocaefendi’nin Peygamber sevgisini RTE’ yi taşlama ve haşlamaya mukaddime yaptığını gördüm. Yine de ne yapsın diyorken Bamtelleri bana Gülen’in artık aklını yitirdiğini kafayı RTE ile bozmaya doğru gittiğini söylemeye başladı. Darbeden 3 ay önceki tavırları artık Gülen’in tamamen akıl dışı hareket etmeye başladığı izlenimi verdi bana . Bunu açıkçada cemaate sorgusuz sualsiz bağlı olanlara anlattım. Onlara Gülen’in RTE’ ye her hakareti sonrası 500 kişinin hapse gittiğini bunun akıllı insanın yapacağı iş olmadığını söylediğimde “Biz Hocamızın arkasındayız. Ona kendimiz gibi iman etmiş , inamışız ” dediler. Gülen o hakaretleri boşuna etmiyormuş.RTE’ yi tahrik edip askere daldıracak ve böylece askerde biz yok edileceğimize onu yok edelim gazına gelip darbeye kalkışacak.15 temmuz öncesi bamtelleri , fuat avni ler , nam-ı gedaların yazdıklarını üst üste koyun ne kadar haklı olduğumu anlarsınız. Evet kardeşler. Bu yapı bir kanalından bal diğer kanalından zehir akan bir yapıymış , yada bir tarafı güç tarafından sonradan zehirlenmiş bir yapı imiş. Biz yandık , diğer ülkelerdeki kardeşlerimiz yanmasın.Hem paralarını bu Göl müptelalarına kaptırıp , hem sonrada hayatlarını çaldırmasınlar. Gülen ve dar kadrosu ders falan almaz bedel ödemiyorlar çünkü.Akıllansalar Pakistanda okullara el konulurken Zaman gazetesi şovunu orda da yaptırıp veli ve öğrencileri riske atmazlardı.Kendi kafaları yarılmadığı için onların canları yanmaz dostlar. Size umut vadedenle yürüyün.Cemaat ölüm vadediyor size, cefa ve eza vadediyor uzun zamandır. Refah vermeyen hiçbir normal yapı hayatta kalamaz.Ya normal kalamaz yada hayatta kalamaz. Kalın sağlıcakla. Hipnozlanmamış ,her söyleneni akıl süzgecinden geçirecek bir hayat dilerim herkese.Kanmadan ikna canbazlarına , bireysel iyilikler yapın ki daha mutlu olasınız.Biz yandık başkaları yanmasın, bu ahmaklara artık kimse aldanmasın.Mevlananın dediği gibi “o bir avcıydı biz onu bizden sandık,veli sandık elindeki bizim gibi şakıyan kuşa aldanarak.Peygamberimizi anlatan diline aldanıp peygamber aşığı sandık bir hırs küpünü malesef.”.

  11. Ne gerek vardi bu kadar uzun söze(bence kipti secaatini arzederken sirkatini soylermis).Abdullah bey en başta Yunus Emrenin dedigi gibi ” Ete kemige büründüm yunus diye göründüm ” dedigi gibi biraz degisiklikle ” ete kemiğe büründüm şakirt gibi göründüm.”ayaklari yaparak akli sira zamaninda cok hizmet etmis birisi olarak hizmeti elestirebilme hakkinin olduguna inandirmaya çalışmış vaktini boşa harcayip yaziyi okuyanlara(malesef benim gibi). Bir insan ben sunu yaptim, ben bunu yaptim diyorsa hizmette ,zaten bu hicbir sey yapmadiginin alametidir. Anlattigi hakikatler kendi bogazindan asagiya inmemis demektir.Gelelim Hocaefendiye soylediklerine. Bu siralar herkes prim yapmak ya da birilerine yaranmak icin hizmete,abilere cakiyor ya , arkadaş da işi daha ileriye gotürerek hocaefendiye yenilginin bas sorumlusu olarak cekilsin diyerek akli sira fikrini beyan etmis. Bunu soyleyen bir insanin Uhud savasindan sonra efendimize” medine de mudafa savasi yapmayip meydan savasina cikarak yenilgiye ve bu kadar insanin sehadetine sebep oldu ” diyenlerden bir farkini goremiyorum. Son olarak Sizin gibilerinin yenilgi ve hezimet olarak gördüğü bu günleri bizler Allahin izniyle ve hocamizin rehberliginde yeni inkisaflara ve fetihlere acılan bir zaman dilimi olarak görüyoruz.Aramizdaki fark bu. Ha bu arada nedense bu tarz elestirileri ailesinden aylardir ayri kalmis,malini mulkunu kaybetmis, aylarca hapislerde yatmış, yillarca calistigi memuriyetini bir gecede kaybetmis, saamerika da ya da Kanada’ hali vakti yerinde olan,universitelerde pozisyon kapmis insanlar yapiyor.Hayret ki ne hayret.Lütfen bunu yayinla Engin Bey.

  12. Sayın İbrahim,
    Ben bu yazarı 26 yıl önce tanıdım.Dediği gibi o zamanlar safiyene düşüncelerle hizmet ediyordu.Üniversiteden de mezun olduğunda uzak bir ülkeye ilk giden alperen idi.Ben de hzm 0.1 ve He hakkındaki düşüncelerini okuyunca şok oldum.”Bu mu gözyaşlarıyla sohbet eden şahıs?!” diye şok oldum.Ama onun bir Aktroll olduğuna inanmıyorum.Olsa olsa saf düşüncelerle yıllarca hizmet etmiş ama şimdi hizmet düşmanlarının ekmeğine bu tür söylemlerle yağ süren biri,diye bakıyorum.
    Gelelim öne sürdüğü fikirlere:
    Ben de bazı arkadaşların dediği gibi He bir parti veya dernek bşk ı değil ki “Haklısınız,ben yanıldım oldum,cemaat de benim yüzümden sıkıntı çekiyor-ki zaten süreç boyunca benzer şeyleri kendisi de ifade etti.- deyip bir kenara istese de çekilemez.Haşa kendisi bir prygamber değil ama onun gibi özel vazifeli insanlar istese de her şeyi bırakıp çekilemezler.
    İkincisi diğer milletlerin yaptığı faaliyetlere katılıp aktif rol alsınlar,teklifi hzm etmek,hzm in düşünce ve aksiyon mantığını anlatmak ve hal dili ile örnek olmak,anlamında söylüyorsa ve bu süreçte boş durmamak lazım,başka kulvarlarda hizmet etmek lazım ,diyorsa ona katılırım.- Ne demek istediğini gelecek uzun yazılarda belki izah eder.-Ama “Bu iş buraya kadarmış,dağılalım.” anlamındaysa o veya başkaları ayrılabilir ama biz başka bir kapı bilmiyoruz ki oraya gidelim.Hiç bir başka kapı veya düşünce de samimi hzm insanını tatmin etmez.Hocamız gerek cami vaazlarında gerekse özel sohbetlerde boşuna kalp gözü açılanın şeyhini terk ettiği ama sadece bir samimi talebesinin “Değil mi ki benim kalp gözüm şeyhim sayesinde açıldı,göklerde onu “şaki” yazdığını görsem bile ayrılamam” diyen talebe gibi olmam lazım,diyorum.Allah bizi hocamıza ve hizmetimize karşı duyduğumuz samimi duygularımızı,huzmet etme aşk ve şevkimizi muhafaza etsin.Amin.

  13. Sayın İbrahim,
    Ben bu yazarı 26 yıl önce tanıdım.Dediği gibi o zamanlar safiyene düşüncelerle hizmet ediyordu.Üniversiteden de mezun olduğunda uzak bir ülkeye ilk giden alperen idi.Ben de hzm 0.1 ve He hakkındaki düşüncelerini okuyunca şaşırdım.”Bu mu gözyaşlarıyla sohbet eden şahıs?!” diye şok oldum.Ama onun bir Aktroll olduğuna inanmıyorum.Olsa olsa saf düşüncelerle yıllarca hizmet etmiş ama şimdi hizmet düşmanlarının ekmeğine bu tür söylemlerle yağ süren biri,diye bakıyorum.
    Gelelim öne sürdüğü fikirlere:
    Ben de bazı arkadaşların dediği gibi He bir parti veya dernek bşk ı değil ki “Haklısınız,ben yanıldım mağlup,cemaat de benim yüzümden sıkıntı çekiyor-ki zaten süreç boyunca benzer şeyleri kendisi de ifade etti.- deyip bir kenara istese de çekilemez.Haşa kendisi bir prygamber değil ama onun gibi özel vazifeli insanlar istese de her şeyi bırakıp çekilemezler.
    İkincisi diğer milletlerin yaptığı faaliyetlere katılıp aktif rol alsınlar,teklifi hzm etmek,hzm in düşünce ve aksiyon mantığını anlatmak ve hal dili ile örnek olmak,anlamında söylüyorsa ve bu süreçte boş durmamak lazım,başka kulvarlarda hizmet etmek lazım ,diyorsa ona katılırım.- Ne demek istediğini gelecek uzun yazılarda belki izah eder.-Ama “Bu iş buraya kadarmış,dağılalım.” anlamındaysa o veya başkaları ayrılabilir ama biz başka bir kapı bilmiyoruz ki oraya gidelim.Hiç bir başka kapı veya düşünce de samimi hzm insanını tatmin etmez.Hocamız gerek cami vaazlarında gerekse özel sohbetlerde boşuna kalp gözü açılanın şeyhini terk ettiği ama sadece bir samimi o talebesinin “Değil mi ki benim kalp gözüm şeyhim sayesinde açıldı,göklerde onu “şaki” yazdığını görsem bile ayrılamam” dediği gibi diyorum.Allah bizi hocamıza ve hizmetimize karşı duyduğumuz samimi duygularımızı,hizmet etme aşk ve şevkimizi muhafaza etsin.Amin.

  14. Allah, bizi saflasan ve aku Pak olan ve olmaya devam eden bu cemaatten ayirmasin ve hocamizla hasretsin.
    Benim, anam ve tum sevdiklerimin omru hocamin olsun. Yasasin Ahzab suresi ve bize bildirdikleri. Yasasin Aziz Hocam benim!

  15. Vugar hocam her iki yorumunda da çok güzel. Hizmet Türkiye merkezinden ve siyasetinden, atmosferinden uzaklaştıkça esas olması gereken hale bürünecek. Tüm tartışma ve konuşmalar hala Türkiyelilerin Hizmet anlayışı üzerine olduğundan malesef meselelere doğru açıdan bakılamıyor. Hizmet Türkiye de doğdu ama Türkiyeliler ve Türkiyenin herşeyinin merkez olduğu anlayışından uzak tamamen yeni bir şekle bürünüyor.

    • Can hocam, cevabınız için teşekkürler. Hizmetimiz TR de başladığı için çok önemsiyorum. Yurtdışına sürekli muavenette bulunan abilerin de şimdi hapishanelerde olması hepimizi üzüyor en başta insan olarak. Bizim o insanlara karşı bir vefa borcumuz da var. Dolayısıyla tartışmaların TR etrafında olması normal gibi.

      Sanırım dediğiniz gibi hizmetlerimiz daha şümüllü ele alınsa ve esas amaca yoğunlaşsak siyasi yorumlardan da uzaklaşmış oluruz.

      Benim söylemek istediğim verilerle alakalı. Hep belli bir milliyet’e ve aralarındaki probleme yoğunlaşıldığı için subjektif yargılar oluşuyor. Yazılanlar da hep bir gözlükle yazıldığı için bir sorumluluk doğuruyor özellikle sosyal platformda.

      HE nin hizmet anlayışını doğru anlamamız gerek.

  16. Şu “kıtalararası” GRUsu Ahmet kuru ve özgür koca’nın açtığı ve başlattığı (önce sözde bilimsel özde moda olarak başlayan zamanla “cemaati eleştirme fantezisi”,fitne virisü,bir salgın hastalık yada kanser mikrobu “sanal” olarak yayılmaya devam ediyor) bu “fitne yada şer yol”un da zamanında cemaatin bir şekilde burslu ve maaşlı olarak abd gönderdiği “jöntürkleri” yada “neo-cemaat ci ıttihatcı” versiyonu diyebileceğimiz ekibin bilimsel neo-harici Keravanına katılan katılana bakınca insan hayret etmiyor değil!yıllarca abd de bulunan sözde hapishane İmamı a.Antep lide son harici,Mescid-i dırar yolcusu olarak katılmış!..kardeşim tabiki bizde istiyoruz cemaatin içindeki hain çürük,derinlerin orrganik sızması,15 Temmuz ve 24 haziran versiyonu yapıları harekete geçiren mit’in itleri adil öksüz ve kod adı “sezai” tipi ajanlarının ortaya çıkmasını, vede ne her ne kadar azınlık ta olsa hocaefendi nin etrafına çöreklenmiş “etkili ve yetkili” kimilerine göre;(mabeyni humayun zihni berraklar,hain çete,karanlık yapı,derebeyler çetesi,son vesayet Mustafa özcan cuntası,hizmetin içindeki Tayyipçik potansiyeli olan ne kadar tiran ve baronları varsa) temizlensin istiyoruz!yüzde %99.9 samimi olanlar ile cemaatin rantını devşirenler asalaklar ayrılsın artık!bir çoğu Adamlar yıllardır hizmetin birimlerinde çalışsın seni hizmet abd ye göndersin orda bir anda ne oluyorsa bu sözde bilimsel filimsel çalışma yapan daha sonra algı operasyonu yapmaya çalışan yeni harici tipler bir yerlerden sanki aniden bir aydınlanma geliyor gibi gaipten bir ses yada “beyaz ışık” mı “yeşil ışık mı” görüyorlar ne?yada ilham mı geliyor?bilinmez yoksa birileri yerli Ergenekon yada global Ergenekon kulaklarına birşeyler mi fısıldıyor bilinmez(?!)ama hemen yıllardır içinde bulunduğu hizmet arkadaşlarını eleştirmek satmak ve sanki kerametleri kendilerinden menkul imiş olan bu tipler yıllardır ısmarlama insan islâm alimi ve manevi liderleri gördükleri Hocaefendi yi bir anda yetersiz(!)görmeye başlıyor istifa etsin,geri çekilsin diye hezeyan kusuyorlar!bre densiz ahmaklar Hocaefendi hayatta iken Hocaefendi’yi canlı canlı toprağa gömmek te ne demek lan?!lütfedip(!) en azından bari onursal başkanlık layık görseydiniz densiz müptezeller!siz ne tür bir şeyler yiyip içiyorsunuz?hangi tür bir çeşit hap alıyorsunuz hani derler ya mizah olsun diye “malı Arap Hüseyin den mi alıyorsunuz?torbacılarınız kim?”…ne tür bir fikri zihni düşünce zehirlenmesi yaşıyorsunuz?oldu olacak bari kendinize hizmetin “Protestan” yada “yehova şahitleri” versiyonu olarak hazır manevi liderinizide (GRU Ahmet kuru hazretleri) bulmuş iken “kıtalararası hizmet mürtedleri gayri memnunlar cemaati” icad edin hazır şeyhiniz okumuş çocuk Ahmet kuru yu da “GRU” olarak başınıza lider yada başkan seçip cemaate uzak şeytana yakın olarak yolunuza devam edin!belanızı da uzaklarda arayın yeni yetme modern müseylemetül kezzap şerareleri…

    • Arkadas, sana katiliyorum.
      Ama gulmekten katiliyorum…
      Yiyin efendiler yiyin, aksirincaya, tiksirincaya kadar… Kara kara kayalar basiniza dussun..
      Ha bu arada Allah(cc) HE. ye daha cok uzun omur versin.

  17. Arkadaşlar yaptığınız ve yapacağınız yardım faaliyetlerine engel olan mı var, bir tabir var ağzı olan konuşuyor ve maalesef eleştirel konuşanların kimliğine bakın çoğu itibarıyla yıllardır yurtdışında yaşamış Türkiye ve hizmet gerçeklerin uzak veya anlamaya çalışmayan bir kesim, benim ve benim gibi binlerce insanın çektiği sıkıntıları (özellikle sosyolojik ve psikolojik) dışarıdan gazel okuyarak ortak olmaya çalıştığını söyleyen bu tip insanlara hakkımı helal etmiyorum, hizmet dükkanı kapatsın diyen hizmet görünümlü şahısların verdiği inkisar, Rte ve avanesinin tahribattan daha fazla acı veriyor. Allah akıbetimizi hayr eylesin.

    • Bana da sizin bunca şeye rağmen körü körüne Gülen ve etrafını sanki 7/24 yanındaymışsınız gibi kefil olmanız, RTE ve avenesinin yaptığından daha ağır geliyor ama bir hakkım yok olsada helal ederim.

  18. Fethullah Gülen’i savunanlar samimi değilsiniz. Said Nursi dediği gibi hepimiz kardeşiz şeyhlik yok bu davada. Bize çok rahat defolup gidin diyebiliyorsunuz. Gülen ile ben kardeşsem bu davada ben Gülen’e gidin diyemiyorsam sizde bana diyemezsiniz. Gülen’e laf bile edemezmişiz, ama siz bize edebilirmişsiniz. Çünkü neden Gülen kardeş olarak değil seçilmiş kişi olarak görüyorsunuz. Gülen herşeyi itiraf ettikten sonra, isterse bu cemaat içinde fertlerden bir fert olabilir. İnsanlardan bir insan olabilir, ama şuanki konumuyla milletin itikadınıda bozuyor, Gülen’den 1 dolar alıp saklayanlar atlet alıp saklayanlar lütfen kendinize gelin.

    • ahmet ismini kullanan yorumcu şahıs….H.E dinin ,bana birtane itikadını bozan lafını, kitabındaki satırı, vaazındaki sözü ,linkini ver .sende itikat varmı şüpheliyim. sen neyin itikadından bahsediyorsun. sen kimsin ki bizleri samimiyetsizlikle suçluyorsun.insanlar itirafçı olmayıp, çoluğuyla çocuğuyla meriçte boğuluyor. binlerce insan hapislerde esir tutuluyor sen hala samimiyetsizlikten bahsediyorsun. Hz.İbrahim gibi taraftarlarını kocaman ateş yakıp sırayla içinemi atsınlar(ellerinden gelse bunuda yaparlar) ,utanmıyormusun hala samimiyetsilikten bahsediyorsun. densizlikte bir yere kadar ,utanmadan samimiyetsilikle itham ediyorsun bukadar zulem uğramış insanları. sen sana açılmış mahkemeyle burda ciyaklıyorsun , kendini haklı görüyorsun, insanlar kıyamadığı yavrularını meriçte cesedini bulamıyor. hadsizlikte bir yere kadar . yeter artık senin gibi tiperden sıkıldım ,düşün hizmetin yakasından…

      • Niye sürekli meriç diyorsun ? Onları bu işe karıştırma, fikrin varsa fikrin ile gel. Hakaret edip duruyorsun, kofti ne demek ? çok mu ahsen tv izledin orda geçer o laf. Ak troll gibi yazıyorsun cevap vermicem.

  19. Akademik çalışma yapmak için Amerka’da bulunduğunu söyleyen sevgili kardeşim!

    Birçok arkadaş fikirlerine karşı bir şeyler yazmış.

    Benim anlamadığım, bu kadar cümle düşüklüğü, noktalama ve imla hatasını nasıl yaptığın…

    Ayrıca bu sitenin bir editörü yok mu ki hataları düzeltsin…

    Yoksa, “Tamam, Hizmet’e saldıran bir yazı daha geldi, hemen yayınlayalım” diye mi düşündüler.

  20. Allah rizasi icin ciktiginizi iddia ettiginiz yola ve yola ciktiklariniza yolda yasanan birtakim sikintilardan dolayi sirt donmek, yersiz yapici olmayan elestirilerde bulunmak yada yolculuk devam ederken yasanan birtakim meselelere care olmak yerine tek basina yola devam etmek. Misal, bugun yola ciktiginiz ve kardesiniz oldugunu, Allah rizasi icin sevdiginizi iddia ettiginiz arkadaslarinizi haydutlar alikoyuyor, canlarina kastediyor. Onunuzde 3 secenek var. 1-Haydutlar fiilen kardeslerinizin canina kastederken siz bu duruma sebep olan kisi ve sepebleri oturup etraflica tartisabilir, sorumlulari cezalandirir, vakaya sebep olan hadiselerin tekrarlanmamasi adina cozum arayisina girersiniz. 2-Haydutlardan kurtulmak icin kardesim dediklerinizi geride birakarak yolunuza devam eder, yolda bulmadiginiz caniniza an itibraiyle sahip cikar, yolun kosullarindan dolayi belki yolda tek basiniza ziyan olursunuz. 3-Allah rizasi icin kardes olmanin hakkini vererek kardeslerinize cansiper olursunuz. Gerekirse beni al onlari birak dersiniz, yemez yedirir mutlak bir beklentisizlik ruhuyla baslarinin uzerinde salanan kilicin onune kafanizi gulumseyerek uzatirsiniz ve yasanan zaafiyetin sorumlularindan hesap sormak basta olmak uzere, yasananlari ders niteliginde gelecek nesillere aktararak tecrubenizi hareketin hafizasina yasanmasi muhmetel benzer hadislerin onune gecmek adina kazirsiniz. Baskaca da bir seceginiz yok siz ne yapardiniz?

    • İçerdeki insanların kurtulmasının ve yurtdışındaki insanların yarın bir gün başlarına başka bir şey gelmemesinin şuan görünen bana göre en mantıklı ve ilk adımı yazıdaki gibi hiyerarşik yapının hesap verip tasfiyesidir. Bu arkadaş 2. seçeneği savunmuyor. Detaylandırmamı istediğiniz bir husus varsa detaylandırırım

  21. Pek çok sey ifade edilmiş. Bir kaç hususu eklemek istedim ki vicdanım rahat olsun.
    1. Allaha iman eden bir mümin kazancin veya kaybın sadece dunyevi olmadığını bilir. Kimin kazandığını, kimin kaybettigini perdeler açılınca hep birlikte göreceğiz.
    2. Sayet muhalif gelişmelere bakipta kaybettik diyorsanız, Mekkeden Medineye olan hicreti de bir kayıp olarak görüyorsunuz demektir. Zira onlara da boykot uygulanmış, hapislere atılmış ve mallarina el konulmustu.
    Bu durumda basarisizlik oldu haydi dağılın mi demisti birileri?
    3. Hayatinin 28 yılını hapiste geçiren Ustad da herhalde sizin kriterinize gore basarisiz olmus ve liderligi kadrosu ile birlikte terkedip Vandaki magaraya tekrar cekilmesi gerekti.
    4. Zaten bu ise gönül verenlerin amaci kazanmak veya kaybetmek degildi ki. Amaç sebepleri vesile kilarak Allahin rızasını kazanmaktı. Allahin rizasinin da kurumda, mansetlerde, dunyevi başarıda oldugunu sanmiyorum.
    5. Musibetler acı olsada neticesi itibariyle ogreticidir. Neler ogrendik:
    a. Dunya Turkiyeden büyüktür.
    b. Necip millet kavramı belki tarih icin geçerlidir ama gunumuzde memleket bir ortadoğu ulkesidir.
    c. Ahlak, doğruluk, iyilik sadece bize has guzellikler degildir.
    d. Her kim olursa olsun bir yerde kalarak koklesmemelidir.
    e. Herkes cok boyutlu olmali ve ileride zanaata dönüşebilecek bir hobiye sahip olmalıdır.
    f. Insanlari kendi kulturel cercevemizden degil, evrensel insani dogrulara gore degerlendirmeliyiz.
    g. Yillarca ekmegini yedigin insanlari umitsizlige dusurebilecek kadar vicdansız olma.

    • Başarısızlık İslam adına çıkılan bir davada, paralel devlet olmaktır. İngiliz parlementosunun raporunu açıp okuyabilirsiniz.

      Başarısızlık kul hakkı yapmıcaz diye çıkılan bir davada soru çalmaktır.

      Başarısızlık karınca incitmicez diye çıkılan bir davada sahte delil ile insanları içeri atmaktır.

      Başarısızlık haramlardan uzak durcaz diye çıkılan bir davada, askerlere içki içirmek, kadınların başını açmaktır.

      Başarısızlık takva ehli olacaz, yalana geçit yok denilen bir davada, insanları adete çift kimlikli yaşatmaktır.

      Başarısızlık dün mazlumken sana yapılan şeyleri, güçlü olduğunda başkalarına yapmaktır.

      Başarısızlık anadolu çocukları bir yerlere gelsin diye dün kolej açarken, bugün her yere bizden adam girsin diyip onların önünü dünkü beyaz türkler gibi kesmektir.

      Başarısızlık dün lahmacuncu abi varını yoğunu satarak yaptığı okulları eskidi diye yıkıp yerine Melih Gökçek gibilerden kanunsuz arsa alıp okul dikmektir.

      Başarısızlık şeyhlik yok kardeşlik var derken, bulunduğun hareketin %99 yaptığı işlerden habersiz olmandır.

      Dünyevi başarısızlık kastedilse bu yazı 26 aralık 2013’te yazılırdı. Kastedilen hareketin başlangıç noktasından kopması.

      • Ahmet ismini kullanan şahıs , attığın iftiralardan senin haberin yokken ,istişarelerde bu iftiraların planlanacağından ve hazırlıklarından bahsedilmişti. sen havuzun iftiralarıyla kafanı doldurmuşsun.cevap verecek hiçbir yayın organı kalmayan Hizmete sataşıp duruyorsun. ufak tefek kendi çapında yayınları da takip etmiyorsun belli. en basitinden örnekle ;
        soruları çaldı diye hizmete sataşıyorsun ,
        1. Soruları çalan varsa Allah bin defa belasını versin , hem kendine hemde binlerce masuma leke attığı için Allah bin belasını versin.
        2. o kadar zeki insan varken, her dalda birinciler çıkarırken kpss gibi dandik bir sınavın neden sorusunu çalsın ki? Türkiyenin en zeki insanları burda ,
        3. sen soru çalınmasından haberin yokken , ben soru çalınması diye birşey çıkaracaklar , bunu medya palazlandıracak ,kirli raflardaki tüm davaları Hizmete yıkıp kendilerini aklayacaklar . sonra bu iftira ile hizmeti karalayacaklar istihbaratını çoook önceden almıştım ama medyamız kapatılınca kitlelere masumiyeti kanıtlayacak bir kurum kalmadı. utanmadıılar sahte tarihi belgelerle Nurculuğa bile laf attılar(akit gazetesi)
        4. soruları çalıyorsa neden kardeşlerimi kpss kamplarında aylarca güneş ışığından mahrum bıraktılar verirleridi soruları girerdi istediği yere.
        5. şuan reis demiyeni , akp li olmayanı devlet memuru bile yapmıyorlar gıkın çıkmıyor be insafsız.
        bi düşün hizmettekilerin yakasından , bıktık sizin gibi bilmiş cahillerden, siz kendinizi çok akıllı sanıyorsunuz. hizmettekiler cahil cühela takımı sanki, binlerce akademisyen doktor , mühendis var , hala bu insanları cahil beyni yıkanmış görecek kadar körsünüz.
        hadi kardeşim belediyen kek dağıtıyor git onları ye , a haberde mehterle gazını al. burda çok takılma …

        • Saf taklidi yapıyorsun ama saf değilsin. O soruların verildiğini bizzat bilen birisin ama umrunda olmamış anlaşılan. Ben Gülen’e hiç bela okudum mu ? Okumadım ama sen Soruları çalanların bin belasını versin diyerek Gülen’e bela okudun. Önce içinde bulunduğun Hizmetin ne olduğunu anla sonra başkalarına laf at. Trolluk yapıp durma karşında akpli yok bu hizmet de senin gibi üslup bilmeyenlerin malı değil. Çocukluk yapıyorsun sadece saçma sapan mantıki argümanmış gibi bişiler zırvalıyorsun yok bize önceden istihbaratı geldi vs diye. Git dava dosyalarına bak delillere iddinamelere sınava girenlerin %90’ını itirafçı olmuş neyi inkar ediyorsun? Boş yorum yapma

          • trollükmü? ne tesadüf ,Bende sizin için aynı duyguları hissediyordum. ortak yanımız çıktı şimdiden 🙂 bu arada ben tv izlemiyorum.Sana da hak veriyorum . milyonlarca yalan iftira duyunca insanın aklı karışır, burda böyle yorumlar yapar, ama insaflı ol be , bu insanlarınki de can. hele H:E laf etmene musaade edemem. öyle havuzdan duyduğunu buraya boşaltma.burda Allah rızası için hizmet eden milyonlarca insan var.şuan zalimlerin zulmüyle imtahan oluyor diye bu insanları karalamana sessiz kalamam.

  22. Gidin işinize bakın be mübarekler. Üstad hapisteki 500 talebesini, mağdur olmuş ailelerini kurtarmak için zamanın zalimlerinden özür dileyip “Bu iş buraya kadarmış, artık istifa ediyorum. Hizmet 2.0’a da bir ferd olarak ne vazife yapabilirim?” dedi de sizin haberiniz yok. Kim size engel oluyor kardeşim? Herkes bulunduğu yerde ister yeni cemaat kurup başına geçsin, isterse diğer cemaatlere katılıp hizmet etsin, isterse yanlız yaşayıp yanlız ruhunu teslim etsin. Ama bırakın şu hizmetin ve Hocaefendi’nin yakasını. Herkes hesabını ötede verir.

    • Said Nursi’nin durumu ile şuanki durum arasında çok fark var, said nursi’nin durumu cemaat içindeki suça bulaşmamışlar ile kıyas edilir sadece. Said Nursi ayrıca Bekir Berk’e risaleleri savun bizi savunma biz hapse gireriz demiştir. Bugün hapiste olan insanlar öyle bir istekleri varsa davalarını savunur, biz ona karışamayız. Gülen’e gelince 1971’den sonra girdiği hapistede davasını savunmayıp ben nurcu değilim diye iddialara cevap vermiştir. Önce Gülen ile Said Nursi farkını anlamak lazım. Gülen şuanda davasını savunmuyor, madem haklı çıksın herşeyi savunsun, soru çalmadan kadrolaşmaya hususi hizmeti hadi çıkıp davasını savunsun, neden adil öksüzü tanımam diyor, çıksın savunsun hadi onu. Ama nerde,, Said Nursi hiç bir zaman Tirkiye terk etmedi her zaman girersek hapse girer ölürsek şehit oluruz dedi. Eğer said nursi ile bir kıyaslama yapılcaksa bu noktalara bakmanı öneririm.

  23. Beyler iyide böyle gelmiş böyle gidsinde, dükkanı kapatalımda boş. Koskoca akedemisyenlersiniz. Bu yaşa bu mevkilerlerede gelmeniz için mısır patlakcı abininde esnafında fakir fukaranında hakkı var. Kıskaca adamlar onbinlerce garip guruba işinden eşinden olmuş gurbet içind gurbet yaşayan acılar içinde kıvranan insanlar ceza evlerinde inim inim inliyorlar. Bir açık görüş için yüzlerce km. Yarı aç yarı tok yol gidenler. Gittikleri yerlerde çoçuklarını gömenler. Meriçte kaybolup gidenler çoçuk anne baba kardeşler. Sayayımmı daha. Sizler utanmada birbiriniz suçluyorsunuz, ayıp ya ayıp Sincan cik ye 14 ay kalmış iki kez ölümdem dönmüş birisi olarak söylüyorum hakikaten ayıp ediyorsunuz. Çözüm üretin çözüm ne yapabiliriz diye bir araya gelin hainlik yapan varsa biliyorsanız çıkıp açıklayın.

    Saygılarımla

    • bunca yorum okudum, en anlamlisi sizinki geldi,
      yazdiklariniz cok dokundu bana,
      ne olur bizim kusurumuza bakmayin,
      bir turlu olgunlasamiyor, acilari tam hissedemiyor, seviyeyi-dengeyi-uslubu tutturamiyoruz…

    • Ortada mağlubiyet var, mağduriyet var, mazlumiyet var, masumiyet var… Hizmet 1.0, sonraki dönemlerde gelecek 2.0, 3.0’ın da yolunu kapadı. Cemaatin büyüklerine göre HE pürî pak, suçlu ise Allah (kader). Ayakkabısının rengini bile yakazeten veya rüyasında efendimize danıştığını söyleyen zat-ı muhterem, bakın görün ki 15 temmuzu danışmamış, veya efendimiz yanlış yol göstermiş. Dışarıdakiler için yüksek telden çalmak kolay, cemaati bu süreçten sonra içeridekilerin ahı yıkacak. O kandırdığınız gariban kitle bundan sonra dışarıya çıkamayacaklarını anladığı zaman, en büyük eleştiri ve küfürleri onlardan ve yakınlarından işiteceksiniz. Ne zaman mı; kanaatimce 2019 yazında büyük çöküş başlar…

  24. Erdoğan’ın haşhaşi dediği gibi, Hizmetten olduğunu söyleyen Gülen’i yedirmeyiz diyen kişilerde her türlü hareketi ediyor, işi islamı noktaya getirip münafıkta diyor, diyecekseniz Erdoğan gibi Haşhaşi diyin sadece.

  25. Bu fitne zamaninda ne kadar az konusursak o kadar karlidir. Konusulmali ama cok dikkat etmeli. Mezara herkes tek basina gidecek unutmayin. Kendine dikkat et. Herkes istedigini destekler, istedigini kostekler. Obur tarafta karsiligini gorur. Bunun adi da imtihandir. Cennet ucuz degil , cehennem de luzumsuz degil. Bilmek ve yapmak cok farkli seylerdir.

    • Hocam fitne konusunda susmak doğru bir yaklaşım değil. Bundan hareketle akpliler biz susuyoruz dedi hala susuyorlar. Hadisi doğru anlamak lazım. Susan dilsiz şeytandır, hakkı savunmak haklının yanında olmak lazım. Ama sen tüm zekan ve bilgi birikimin ile okuyup araştırmana rağmen tarafları dinlemene rağmen işin içinden çıkamıyorsan o zaman susma konusu düşünülebilir.

  26. Yazıda iftira var, (Sezai ne yapmış? Bir başkasının yalanını tekrar etmek o yalanı gerçek yapmaz) iddia var, tezvir var, var oğlu var. En önemliside haddi aşma var. Yer yer insaf da var. Hizmet içinde uzun yıllar kalmış olmanın edebiyle ABD de uzun yıllar kalmış olmanın küstahlığı adete harmanlanmış. Bu kişilerin ahiretinden endişe etmekle beraber hizmet hareketinin geleceği adına bu gelişmeler güzel oluyor. Yeniden bir kadrolaşma ve yapılanma şart. Kalbi ve lafası karışmış olanlardan arınarak yola devam edilecek inşallah.

  27. Bu yazi varya Tipik seytanin sagdan yanasmaya calismasindan baska bir sey degil. Zalimler, zalim seviciler ve onlarin satilmis avaneleri, çekilin golge etmeyin başka ihsan istemez!

  28. Ahmet efendi: Ben gider Erdoğan’ın ayağına kapanırım sorun etcek değilim , 3-5 kişi daha özgür olacaksa yaparım…. O zaman Hz Musa da 3 5 kişi yaşasın diye gidip firavunun ayağına kapansaydi… Sen hangi kaynaktan besleniyorsun acaba….Uhud savaşında zahiren bozgun görünümündeydi o zaman senin mantığına göre Efendimiz de bu işi bırakması gerekirdi… Abuk subuk konuşmaktan ne anlıyorsunuz anlamadım…

    • Tuncay Hz Musa Hz Muhammed nerde şuan öyle biri mi var? Yok demi ? Ne var ? Kuran Kerim ve sünnet var. Aç bak bakalım orda ne yazıyor. Din savaşı vermiyoruz. Şuan net bir savaş varsa savaş hukuku geçerli olur, ki daha 2013ten önce savaş bile yokken Gülen tedbir adında her türlü şeyin(yalan-içki içme-sövme) yapılmasının fetvasını vermiyor muydu. Onlara lafın yokta bana mı var?

      • AhmetBey siz hizmette gorevler aldiniz mi aldiysaniz nelerdir , hizmet etmis, bir talebe dahi yetistirmek icin sanci cekmis bir insana ait ifadeler degil bu yazdiklarniz .Bu platformda Hizmet ve Hocaefendi tartisiliyor siz acizane golge etmeseniz derim Bunu sizi dislamak icin soylemiyorum, cidden tecrube etmediginiz seyleri yazmasaniz buralarda ,ve dahi bilmediginiz Hocaefendi etmediginiz Hizmetten bahsetmeniz bayagi bi siritiyor. Hizmet hizmet disindaki inssnlar akademisyenler tartisabilir ama onlar hic olmazsa Hoscaefendinin nerdeyse kitaplarinin tamamini okuyup elestiriyor.

        • Sami bey ben hizmetten değilsem gelin lehime tanıklık yapın Türkiye’de niye 15 seneyle yargılanıyorum. Bu adamın bizle alakası yok diye. Tam sırıtan şeyleri söylerseniz cevap verebilirim, argümana argüman ile cevap vermek lazım, sizlere sataşmak istemiyorum sadece uyanın istiyorum.

          Bu site kurulduğundan beri her yazıda birden fazla yorumum var kimsenin yan hesabı değilim. Siteyi ilk defa keşfetmişsiniz.

      • tedbir ile ilgili okadar vaazını dinledim, öyle bir vaaz veya fetva görmedim. şimdide mahremlere dinletiliyor diyeceksin bende mahremim.yani demekki iftira atıyorsun. iftira atmak kolaydır.ama günahı çok ağırdır. mesela H.E hala bamteli sohbetlerinde ,tüm yapılanlara rağmen bunları affedin ,Üstadımızda affetti derken, densizin biri (akp millet vekili, günah işleme özgürlüğü olan varya )cemaat bana suikast düzenleyecek diye haberlere çıkıyor, prim yapıyor.. senin gibilerde inanıp Hizmete sataşıyor..sende aklınca bize gerçekleri söyleyip ,burda bizim ufkumuzu açıyorsun 🙂

        • Kardeşim ben mahremim diyorsun, aşağıdaki yorumunda 17-25ten sonra akpliler gitti 3-5 kişiyle sohbete devam ettik diyorsun. Nasıl bir mahrem yapılanmanız varki sizin içinde akpli var ve onlar ayrılmasına rağmen 5 kişiye düşüyorsunuz? Çoluk çoçuk bahçesi değil burası, trolünde bir adamı var, git başkasını trolle.

          • her sohbete her insan çağrılmaz. bilmezsin sen , kaç çeşit sohbet olduğunu hangisine kimlerin çağrıldığını….

  29. Yani demeli şimdi Fg hocaefendi: üzerime aldığım hizmet hareketinin eğitim ağırlıklı Allahın ipine sımsıkı sarılma amaliyesinden, Müslümanlığı milimine yaşama Kuranı tam anlayıp ve hayata hayat kılma tavsiye amaliyesinden pişmanlığımı arz eder, erdğnın binbir zulumle yapamadığı dağıtamadığı hizmeti, benim yanımda ders almış benim davamı inancımı anlayamamış bu bir iki arkadaşın hatırını kıramayarak istifa ediyorum. Eyi de bunu erdğn a mı iletmeli yoksa ahmet kuru ve bu arkadaş gibi yeni yetmeleremi mı arz etmeli…. ( Yolumuzun cilvesi bu!.. Şayet bu yolda yürüyorsanız, önceden olduğu gibi şimdi, şimdi olduğu gibi de gelecekte bazı şeylere maruz kalacaksınız. Hazreti Pîr’in dediği gibi, çok eleneceksiniz, ince eleklerden geçirileceksiniz; elmas ile kömürün birbirinden ayrılması için çok defa eleneceksiniz.
    “İnsan dininin gücü ölçüsünde imtihana tabi tutulur.” buyuruyor Efendimiz. İnsan, dininde kavi ise, imtihanı çok ağır olur. Zayıf, kenarından köşesinden meseleye sarılan, yeni yetme, Hazreti Pîr’in ve sizlerin bela ve musibetlere maruz kaldığı dönemde ekmeğe “pepe” diyen çocukların bunu anlamaları mümkün değildir. Onlar dünyayı zevk u sefa yeri olarak görecekler ve bütün zevk u sefalarını dünyada yaşayacaklar; ahiretlerini, Allah’la olan münasebetlerini karartacaklar. Allah ıslah eylesin, kalblerine iman ilkâ etsin ve bize de bu dünyanın dar-ı imtihan olduğunu ihsas buyursun (hissettirsin/duyursun). Bizi iman-ı kamil, amel-i salih, rıza-yı etemm ve ihlas-ı etemm ile serfiraz eylesin

  30. ekmeğe pepe demek he , ah yıkılası abilik diyorum. Ekmeğe pepe bile diyemeyenler hapislerde çürüyor, Bu sözü Gülen Erdoğan için demişti diye biliyorum onun erdoğan için sözünü getirip buraya yazıyorsun, söz senin olmadığı için başka bişi demicem.

  31. Arkadaş, ne kadar da çok özür dileme meraklısı varmış!
    35 yıldır bu hizmetin en tepesinden de, en tabanından da bir çok insan tanıdım. Dahası Türkiye’de komünistinden, bir çok dini cemaatine kadar her sosyal gruptan dostlarım var. Elbette kendim dahil herkesin kusurları var. Ama göreceli bakacak olursam hizmettekiler kadar düzgün insanları başka hiçbir grupta görmedim.
    Özür konusuna gelince, bilerek veya bilmeyerek karşı tarafa haksız zarar vermiş bir kusur veya hata için özür dilenir. Devletten, Akepeden, hele hele baş zorbadan özür dilemeyi gerektirecek bir fiil işlediğini düşünen ve özür dileyerek gördüğü baskıdan kurtulacağını düşünen kim varsa gitsin özrünü bireysel olarak dilesin. Önlerinde örnek alacakları Hüseyin Gülerce vb. kişiler de var. Yalnızlık çekmezler, ihya da olurlar. İşledikleri bir suç ise özür yetmez, cezasını da çeksinler.
    Yakın akraba ve arkadaş çevremden en az 15 kişi bu zorbanın zindanlarında esir yatıyor. Ve bırakın suç işlemeyi, bir tanesinin özür gerektirecek zerre kusuru bile yok! Beni veya bu yakınlarımı dahil edecek şekilde, bu alçak zorbalardan kollektif özür dileyecek kişinin (HE dahi olsa) alnını karışlarım!
    Kim bu yaşananları 15 Temmuz’a bağlıyorsa, bu zorbanın yalan rüzgarına kapılmış hafıza yoksunudur. Unutmayın ki, okulları, yurtları, holdinglerden, pastanelere kadar bir çok işyerini, bankayı, medyayı 15 Temmuz’dan önce gasp ettiler! Birçok iş adamını, memuru 15 Temmuz’dan çok önce hukuksuzca zindana tıktılar! Ve bu baş zorba 15 Temmuz’dan çok önce, “anayasayı tanımıyorum, buz dolabına kaldırdım” diyerek, devlet olmaktan çıkıp bir mafya örgütüne dönüştüğünü ilan etmişti. 15 Temmuz, sadece bu yaptığı ve yapacağı zorbalıklara kimsenin ses çıkarmamasını sağlayacak bir kılıftı (Allah’ın lütfu). Bütün isim listeleri ve yapılacaklar çok önceden hazırdı.
    Bütün yaşananlar, bir hırsızın suç üstü yakalanmasının üstünü örtme ve bunun hıncını, nefret ettiği bir kesimden çıkarma hırsıdır. Bunu yaparken de hukuku ayaklar altına alıp devleti bir mafya aracına döndürmüştür. Özür dilemesi gereken de bu zulümleri yapanlardır. Kendi adıma, asla ve kat’a özürlerini kabul etmeyeceğim, affetmeyeceğim!

    • içerde değilsen içerdekiler adına konuşma
      kolektif özür diye bir şeyi sadece gülen dileyebilir
      gülen zaten başkalarının hakkına hukkuna girip suç işlediği için özür de dilemek zorunda, ayrıca gülen dileceği özür erdoğan’ı tatmin edip halkıda rahatlatabilir. Yok hiç biri olmasa bile Gülen zaten geçmişte yaptığı haksızlıklar zülümler için dilemeli kendi ahireti için.

  32. Eline kalem alan yaziyor ve yazmalida,
    Abdullah bey yaziniz icin tesekkur ederim
    Herkes gibi sizde duygu ve dusuncelerinizi dile getirmissiniz.
    Benim de dusuncelerim.
    Oncelikle 100% inancim Fethullah Gulen Hocaefendi aynen Usdat Hz. Seyyid Kutub Vb gibi ismarlama extra donanimda kutup bir Zat tir yoksa bunca guzellikler ortaya konamazdi. O yuzden hadiselere O nun penceresinden bakilmasi imkansiz. O Zat vazifesi geregi uygulamalari yani icrayi hatalarla dolu insanlarla yapmak zorunda o kisiler arasinda sirf Allah Rizasi icin yapanlar cogunlukta olmakla birlikte menfaat icin makam icin nefsini tatmin icin yada ser odaklar adina da yapanlar bulunmaktadir. Bu isin guzelligine ve isin asil temsilcisine leke getiremez.
    Bu baglamda hizmet insanliga guzellik sunma evrensel degerleri tasima adina cok guzel temsil oldu ve oluyor. Bu yuruyusteki curuk elmalari ayiklayip herbir ulkenin sartlarina uygun guncelleyip ve gizli ajanda olmadigini fiili gosterterek bu bayragi gelecek nesillere aktarmalidir. Yada bal arisi gibi bu zamana kadar hizmette gorulen guzellikleri alip buna yeni guzellikler katma adina farkli bir olusum icin yola cikmalidir hedef ebedi hayati kazanma ve O razi olsun yeter mantigi icin yasaniyorsa
    Kim zerre kadar iyilikte yapsa kotulukte yapsa karsilgini gorecektir.
    Allah iyilik yapan kullarindan eylesin

    • davud bey, kutup zat diye bir olgu var mıdır? Kuran’ı kerimde peygamber dışında birinin arkasından tamamen yürüme ona üstünlük verme var mıdır ? Güzel işleri siz mucize olarak görüyorsunuz bu durumda 2 tane soru daha ortaya çıkıyor. 1) Bu güzel işler dünyevi olgular ile açıklanamaz mı hiç mi örneği yok 2) Güzel işler mucizevi bile olsa biz gene de Kuran’ın dediği gibi sorgulamak zorunda değil miyiz uçan birini görsek peşine mi takılcaz yoksa dini ölçüler ile adamın pratiğine mi bakacaz? Bu soruların hepsine cevabım var ama sizin kendi cevaplarınızı bulmanız ümidiyle, selamlar.

      • ahmet ismini kullanan şahıs. evliyalıktan ve mertebelerinden , tarikatlerden anlamadığın belli.evliyaların hayatı ve eski alimlerin kitaplarını okumadığın da belli. Feriduddin Attar dan başla istersen. her lafa da cevap yazmışsın. sağolasın , engin ışığınla bizleri aydınlattın , bizler doktor ,avukat ve akedemisyenler olarak sayende gerçeği gördük. varol sağol. ufkumuzu açtın , aaa bak kek hadi ye biraz , benide götür millet bahçesine . artık bende sizdenim. çimlere basabilirmiyiz.

  33. Amerikalarda Avrupa’larda çoluk çocuğuyla yaşayıp ahkam kesmek kolay.Gelin önce Türkiye’de gariban öğretmen babaların hapiste çürüyüp eşi ve çocuklarının dışarıda sersefil hayatlar yaşayan garibanlar için bir şeyler yapın.Koltuk sahipleri para babaları üst takım yolunu bulup lüks hayatlara kapı araladı peki tr deki garibanlar Ne yapacak?Hizmet neden kaybetti diye düşününce benim aklıma en çok adaletsizliklerin iyice arttığını görüyorum.Siz kendinizi düzeltmediğiniz hakiki manada kardeşlerinizin dertleri ile dertlenmediğiniz sürece kimsenin ne o dünyası Garanti ne de bu dünyası.Önce anacın ne olduğu hatırlanmalı, Allah cc ın rizası gözetilmeli.

  34. Vallahi burada 10 kişi varsa yorumda 9 u hizmettin varlığından memnun ve duacı anada bir ahmet diye şahıs yirtinircasina alkış tuttuğu elleri bağlama derdinde. He bide bu antepli abdullah bunu saadet partisi mensuplarına yazmış merak etmeyin. Eee sonuçta tayyip erdogani yetiştiren ve böyle bir siyasi yalan makinası uzmanı haline getiren o kesim o yüzden siz ahilerim boş veriniz iki anteplinin böyle yanıp durduğuna, benimde eski bölgeci abim en son bir ülkede abilik vazifesi vardı. Bu süreçten sonra benim bulunduğun yeri keşfe çıkmış haberim yok hal hatır sormalar başlayınca araştırdım ki adam ankara ile anlaşmış yani anlayacağınız bu süreç çetrefilli ve ahamda böyle tipler çıkacak ve abilik ten girecek hizmetten dalacak ve hizmettin temizlediği o aklı gönlü bulandıracak ve hizmet son bulsun diyecek. Işte o an bakacaksınız ki zehiri enjekte eden anada tam bu tipler ve faturayı kestikleri karşı taraf.dikkat edin ahilerim ha şeytanın en aldatıcı yönü sağdan yaklaşma halidir vesselam.

    • Arkadaş büyük resmi görmüş bunu bir sonraki seviyeye alalım :))))

      Muhammed saadet partisine yazmış olayını biraz daha açar mısın?

  35. Size aynen katılıyorum.. “Yazarın” Hocaefendi hakkindaki goruslerine, hizmetin bulundugu ulkelerdeki islami cemaatlerin icine karisma meselesine katilmiyorum. Firsat bu firsat deyip dipler de besledigi bir sıkıntısının uygun ortamı bulunca bilinc altından hortladıgını dusunuyorum.. Diger islami cemaatlerin icine karisma fikri ise tamamen bir sacmalik.. Hizmet bu zamana kadar kendi ogretileri ile var oldu ve bundan sonra da Allah’ın izni ile formatla oynayarak, hatalarindan ders cikartarak var olmaya devam edecek. Ama diger islami cemaat diye lanse edilen cemaatlerin ogretileri nelerdir? Hepsi icin demiyorum ama degisik yerlerle angaje olmus olusumlari nasil ayirt edeceksiniz? Hizmet bugun hicbiryere , kimseye olusuma angaje olmadıgı icin, kimseye diyet borcu olmadıgı icin “Hizmet” tir. Kısacası diger islami olusumlara karısma dediginiz sey sadece kuru bir hayaldir.. Tabiri caizse Hizmet mensubu bir insani hizmetten baska hicbirsey kesmez… Yazarin da “cok sevdigi deger verdigi” Hocamiz hizmet insanin tarifinde ne diyor yillar once “ müesseseleri yıkılıp plânları bozulduğu ve birliği dağılıp kuvvetleri târumâr olduğunda fevkalâde inançlı ve ümitli” “bu yolun sarp ve yokuş olduğunu baştan kabul edecek kadar rasyonel ve basiretli; önünü kesen cehennemden çukurlar dahi olsa, geçilebileceğine inanmış ve himmetli..” Beceremedik dagılın, baska islami cemaatlerle karısın gidin de demiyor.. Sıfırdan vira Bismillah deyip yola koyulmak lazım diyor vesselam… Yazma sehvetiyle yazilmis yazıları gazetecilik sehveti ile yayınlamamaniz dilegiyle!

  36. Özür dileme konusunda düşünülen Şer güçlerin beklediği cemaat özür dilerse ne kadar pislik varsa hepsini sahiplenmiş olur ve dolayısıyla diğer taraf bunu kullanarak bak işte bütün dolapları cemaat çevirdi biz ak pak insanlarız.Ne hırsızlık ne yolsuzluk ne zalimlik ne adaletsizlik ve hele hele de ne darbe planı yapıp insanları katletmedik, bütün bunları cemaat yaptı diyecekler.Nasıl olsa bütün karar ve yargı mekanizmasına sahipler.Bunu kullanarak önce kendilerini dünyada (% 100) garantiye alacaklar ondan sonra da terörist olduklarına ne kendileri ne de dünyanın bir türlü inanmadığı bir kısım masumları dışarı salacaklar ama tabii bin bir tehdit ve korkutma ile.Şimdi şartlar böyle iken cemaat kimden ne için özür dilemeli?Sizce bu vebalin altına kim girer?

  37. Yukarıdan aşağıya tüm yorumları okuduğumda ‘Ahmet’ isimli şahsın her yoruma cevap yetiştirmeye çalışması “trolluk nasıl yapılır?” sorusunun cevabı gibi… O kadar sırıtıyor yani!
    2. Bu şahsın hizmet kültüründen gelmediği, doğal olarak hizmeti anlamaktan uzak olduğu da aşikâr. Ki bol keseden her yoruma cevap yazarak kendisinde bir kat (bir üstünlük) gördüğü de açık. Yukarıdan aşağı okursanız net görünüyor.
    3. Böyle eleştirel yazıların verimli bir dairede müzakere edilebilmesi o eleştirel yazının doğru eksene oturup oturmadığına, orijinini koruyup korumadığına bağlı.

    • Her yazıya yorum yapmak niye trolluk oluyor, saygımı koruyorsam ne sıkıntı olabilir? Ama nedense bana gıcık olan herkes bana bir hakaret etmeden yorumunu yapamıyor.

      Hizmet kültüründen gelmediğime nasıl kanaat getirdiniz?

      Üstünlük görme mevzunu düşüncem, şahsen ben hala yanlış yoldan gitmeyin diye yorum yapıyordum ayrıca beni rahatlatıyor yoksa bu hayat bunaltıyor. Ama belki kendimi çokta üstün görüyorumdur. Hayır argüman ortaya koyan biri olsa ve argümanını bir kalemde silsem üstün görüyorsun diyebilirsin ama kimse argüman koymayınca bende argüman koyamadıkları için kendimi üstün argüman koyabilen biri olarak üstün görüyorum.

  38. Bu adam neyin Akademisyeni imis ? Alani ne?
    Nerde dersvermis?
    Kac makalesi var? Kac atifi var bunun?
    Doktorasi ne uzerine? Mastirine ve lisansi ne?
    Bilen varmi? Bunun gecmisini?

  39. ahmet her yoruma bir cevap yetiştirmişsin. Milim hizmetin içindeysen sana kırılacak gönül koyacak değilim.bazen ufak şeye takılıyorsun “Yaptığı ve vesile olduğu onca güzel iman ve Kur’an hizmeti ile inşallah cennetteki yerini garantilemis biridir acizane benim nazarimda.” Bu söz bile A.Anteplinin duygu düşüncesinde bulanıklığı ifade eder. Cenazesini kılıp eliyle birini kabrine Peygamberimiz indiriyor. Birisi be mutlu sana cennetliksin diyor. Efendimiz ne biliyorsun. Ben Peygamberim bilmiyorum da sen nerde biliyorsun diye ikaz ediyor. Hepimiz nazarında HE Alim Zahit bir zat. Ana başta kendisi akıbetinden emin değil iken benim nazarımda demek nedir biliyormusun? Değerlendirmeleri kendi görüş darlığı içinde bocalayan biri. Yukarlardaki değerlendirmelerde tek bir ayet hadis ile Kuran Sünnet Refaransı yok. HE her sohbetinde Ayet Hadislerle Refaransını Sağkam dayanağa bağlıyor. Onun için Maşeti vicdanda makes buluyor. Bunlar gibi yeis bataklığına saplanmış hizmette dunyevi bir saadet beklentisi dumura uğramış habeşistana göç edip (Ubeydullah bin Cahş,) doğru yol alıyorlar. Bilmemki farkındalarmı.
    Pepe ye çok takılma dün birisi için söylenmiş söz durubu uyan herkes için geçerli. O senin dediğin içerdekiler için o tabiri kullanıp onları küçümsemek aklımın ucundan geçmedi onlar benim nazarımda asrın gerçek çilekeş ve İnşallah ahiret encamıyla en şanslılarıdır. Allaha sığınırım yarım kelime onları hafife almaktan. Hafife alınacak biri varsa o sersem nefsim ve benliğimdir. Çok aheber izleyenlerini bizim oranın tabiri ile haberi koz anlama durumuna düşmeyelim. Sözü lastik sanıp sündürüp kınama ağacına bağlamayalım.( şimdide ben çok mu aheber izliyorum imada mı yapıyon deme sakın)

    • Yazıya karşı argüman koyanlar arasında, yazarın cidden çelişkisini gösteren güzel bir yorum yapmışsınız. 2 kere okumama rağmen o noktayı farketmiştim ama niye unuttum bir şey yazmadım bilmiyorum. Çok önemli bir nokta yazar ilerleyen yazılarıda belki açıklar ne ifade etmek istediğini. Bana da büyük bir çelişki ve dinende sakıncalı bir bakış açısı olarak geldi. Engin Sezen ara verdim diyor, ozgurkoca da ara verdim dedi. İlginç geldi en hararetli bir zamanda el çekmeler, tehdit mi edildiler bilmiyorum. Bunu şundan yazdım, benim gibi daimi yorumcuların yorumları çıkar ama sitede ne yeni bir yorum ne de yeni bir yazı çıkar. Yani antepli’nin devam serisi kendi facebook hesabından devam edebilir.

    • Kimsenin gunahini almak istemem. Ancak resmiyet disinda, Hocaefendi’ye (HE kadar kisaltma da olsa olur) Gulen diye hitap eden birinin ne kadar hizmetle alakasi olabilir?

      • Ona hocaefendi ya da he diyeceksem, onu niye eleştiriyorum ki ? eleştirmenin mantığı ne o zaman ? FETÖ terör örgütü değildir demek gibi bir şey bu, madem terör örgütü değil fetö deme o zaman. Zaten eleştirilerimde Gülen’in hocaefendilik sıfatını reddediyorum.

      • Şunu da dimeden geçemicem, Melih gökçekler , bekir bozdağlar , bülent arınçlar, süleyman soylular, Erdoğan vs hepsi Fethullah Gülen önüne arkasına sıfat eklemeden konuşmuyordu adete isim mi telafuz ediyorlar cümle mi kuruyorlardı belli değil. Hiç mi akıllanmadınız hitap şekline odaklanıyorsunuz hala

  40. Arkadaslar oncelikle yazi karakterleri ve diger hatalar ici ozurdilerim.
    Simdi bu yazara bir sorumvar HE nin kurmus oldugu bu hizmet olmasaydi kendi gibi Alevi bir aileyeye mensup bir Marasli vatandasimiz sunni bir cemaatle tanisip sonra o cemaate belli gorevler yapabilirmiydi? Bu rahatligi hangi cemaat verirdi ona? belki Hizmet 2.0 da kendi yapar.

    Yazi ile ilgili yorum yapmanin anlamsiz oldugunu dusunuyorum, cunku yazi anlamsiz bence. Hani mevlana demis once soyleyene bakaca.

    Bu adam bir akademisyen degil
    Vasat zekaya sahip oldugu cok belli ama hizmette ulke imamliklari falan yapmis. ( boyle biri ulke imamligi yapmis yani)
    Simdi bence Hizmet in olagelen en buyuk probleminin bir canli ornegi bu bey. HE ve yonetim kadrosunun en buyuk hatasi ve belkide hizmetteki en buyuk hatta bu tur insanlarin prim yapmasina huznu zanlari ile yardim etmis olmalariydi. Adil O. Sezai ve benzerleri ortada.

    • bilgilendirmelerin için çok teşekkür ederim. böyle kofti tiperin yazılarının altında bizi bilgilendirirsen memnun olurum.bizi hizmete tanıştıranların bazan hizmetten ayrıldıkları da olmuştur,olabilir beşer şaşar düşer, hizmet bu fertler değildirki. Hizmet allah cc yolunda hizmet etmektir ..hizmet koftileri hizmette tutmak değil.koftiler ayrılınca hizmet bitmez , böylelerini görünce hamdolsun bizi hizmetten ayırma diye dua etmişizdir,, bu koftiyemi şaşıracağız … sizin yorumlarınızı arıyor olacağım.birde adamı eleştirince özgürce yorumlasın diyenler varya neyse … düşene tekme atan kahraman bu günlerde .. özgür yorumcu ve kahraman oluyor …saygılar…

  41. Bu adami malesef tanima talihsizligine erdim, ve malesef sayamayacagim kadar sahtekarligi ve yalanina rasladim, tabi ilgililere ilettim, Sonuc?
    SU ICINDE TIMSAH ILE SAVASAMASINIZ = HIZMET ICINDE YALANCI BIR INSANLA SAVASAMASINIZ. Hele bu adam yonetici konumundaysa.
    Bu sahisin yaptiklari ile ilgili bir iki ornek verecem. Kendi beyanina gore samsun 19 m. universitesi ingilizce bolumunu bir kac yil uzatarak kopya ile gecmis biri. Ehliyet sinavini bile gecemeyip Filipinlerden rusvetle ehliyet almis bir adam. Amerikaya ilk giderken aldigi vizede sahte dokumanlar kulanmis.
    Simdi doktora tezinde bir paragrafin referansini veremeyen birini bakanliktan atan bir topluma bu adam ne verebilir?
    Buyrun kendi dilinden hayat hikayesi ( mucize imis )
    https://divinity.duke.edu/sites/divinity.duke.edu/files/documents/faculty/Divine-Intervention-Abdullah-Antepli.pdf
    Kendini anlattigi bu yazida beyimiz imamlik egitimi aldigini, Miyyamara Bir NGO la falnan gittigini ,sex kolesi cocuklar icin yetim hane kurdugunu anlatmis.
    Simdi nerde bu hayat hikayesinde Hizmet ve Hoca effendi ? Kim onu Miyammara gonderdi,
    Huznu zan edelim, yalan soylemiyor kardesim sadece birseyi soylemiyor, yani sakliyor . Hadi oyle olsun ama bu bile bir akademisyeni koltugundan etmek ve title larini almak icin yeterlidir.

    Linkini verdigim ve kendini anlatigi yazida islam karsiti bir sekuler bir Aileden geldigini anlatiyor, Eywallah. Ayni adam bir israil gazetesine Anti- semetiz olarak buyutuldugunu soyluyor. Hoppalla.
    Peki bu adam 12 yasindan 30 yasina kadar aktif hizmette imis sonra Anti Semite yayinlarla buyudugunu soylemis. Demek HE Ustad hep satir aralarinda bunu islemisler. Buyrun
    The irresistible force is Imam Antepli, who was born in Turkey, was raised an unremarkable anti-Semite, was self-motivated to seek out and promote a better Islam, and became only the second full-time Muslim chaplain on a US university campus.( https://www.timesofisrael.com/topic/abdullah-antepli/
    “I felt I’d exhausted my capacity for outreach for many years,” Halevi said. What changed for him was his meeting Abdullah Antepli, a Muslim imam and founding director of Duke University’s Center for Muslim Life, who calls himself “a recovering anti-Semite.” Antepli grew up reading anti-Jewish literature in Turkey but, on learning more about Judaism and coming to America, he came to believe that Muslims here could benefit from understanding and improving relations with American Jews. ( https://jewishweek.timesofisrael.com/reaching-out-across-the-barriers)

    Akademisyen imis ? peki Afrikada Prof. title i ile diyalok toplantilari, panaler falan yapti eywallah. Peki nerde bir bunu akademik urunleri ? kac kisi kulanmis ? kac atif almis ? ben bulamadim.

    Prof. Abdullah Antepli ise “Fethullah Gülen öğretileri, 21. yüzyıl insanının problemlerinin ideal çözümünün dinlerarası diyalogda olduğunu anlamamızı sağladı.” dedi. Konferans sonrası iki konuşmacı da konferansı takip eden yerel basın mensuplarının sorularını (https://www.haberaktuel.com/kara-kita-da-fethullah-gulen-konferanslari-devam-ediyor-haberi-434653.html)
    Habide , Bu adam Imam A. antepli diye dolaniyor ? nerde imamlik egitimi almis? birakin onu Kurnai kerimi kaidelerine uygun yuzunden okuyabilirmi?

    Ayni hayat hikayesini bir hizmet ortaminda farkli, bir amerikan universitesinde farkli bir israil gazetesinde farkli bulursunuz. Afrikada farkli. Ozetle : Ruzgar ne yone eserse Yelkeni o tarafa aciyor.
    Simdi taniyanlar bir zahmet bu konulari acmayip bu adamin ipini pazara cikarmasa HIZMETIN hakkina girerler bence. Peki Miyammara yillarini vermis ve orada Okulara vesile olmus, hizmetlere vesile olmus daha sonrada Malezyada Kacirilmis Turgay KARAMAN bu adamla beraber ayni yillarda Miyyamardaydi, bu hikayesinde nerde onun parcasi?
    Nerde Samsunda parasini toplayip Miyammarda ucuza kestigin ve arta kalan parayla nasil Hizmetler(!) yaptiginida anlatsa arkadasimiz.

    Bakin arkaslar, bu adami Mehmet Ali sengul cok iyi tanir ve nasil gorevde iken birakip kactiginida bilir. Bu buyuk abilerin en buyuk hatasi bu tur vasat zekali ama kurnaz adamlara huznu zan gostermek idi. Bir yerde foyasi cikinca baska biryere gonderirler, oradada tokezleyince baska biryer. Tabi bu tipler bunu cok iyi cozduklerinden Kulanip durdu. Ve sonuc ortada.
    Ben simdi Bu Circle i yonetenlere soruyorum. Bu adamin hangi ozelligine binayen cikardiniz ?
    Hizmet icindeki bu tur insanlarin ipini buyuk abiler pazara cikarmadigi surece malesef hizmetin bundan sonrasi icin bu insanlar daha cok etkili olacaktir.
    Tekrar yazim hatalari icin ozur diliyorum, zor bir donemde ve gecbir sate uykulu bir sekilde yazdim.

  42. Buyrun kendi dilinden hayat hikayesi ( mucize imis )
    https://divinity.duke.edu/sites/divinity.duke.edu/files/documents/faculty/Divine-Intervention-Abdullah-Antepli.pdf
    Kendini anlattigi bu yazida beyimiz imamlik egitimi aldigini, Miyyamara Bir NGO la falnan gittigini ,sex kolesi cocuklar icin yetim hane kurdugunu anlatmis.
    Simdi nerde bu hayat hikayesinde Hizmet ve Hoca effendi ? Kim onu Miyammara gonderdi,
    Huznu zan edelim, yalan soylemiyor kardesim sadece birseyi soylemiyor, yani sakliyor . Hadi oyle olsun ama bu bile bir akademisyeni koltugundan etmek ve title larini almak icin yeterlidir.

    Linkini verdigim ve kendini anlatigi yazida islam karsiti bir sekuler bir Aileden geldigini anlatiyor, Eywallah. Ayni adam bir israil gazetesine Anti- semetiz olarak buyutuldugunu soyluyor. Hoppalla.
    Peki bu adam 12 yasindan 30 yasina kadar aktif hizmette imis sonra Anti Semite yayinlarla buyudugunu soylemis. Demek HE Ustad hep satir aralarinda bunu islemisler. Buyrun
    The irresistible force is Imam Antepli, who was born in Turkey, was raised an unremarkable anti-Semite, was self-motivated to seek out and promote a better Islam, and became only the second full-time Muslim chaplain on a US university campus.( https://www.timesofisrael.com/topic/abdullah-antepli/
    “I felt I’d exhausted my capacity for outreach for many years,” Halevi said. What changed for him was his meeting Abdullah Antepli, a Muslim imam and founding director of Duke University’s Center for Muslim Life, who calls himself “a recovering anti-Semite.” Antepli grew up reading anti-Jewish literature in Turkey but, on learning more about Judaism and coming to America, he came to believe that Muslims here could benefit from understanding and improving relations with American Jews. ( https://jewishweek.timesofisrael.com/reaching-out-across-the-barriers)

  43. Buyrun kendi dilinden hayat hikayesi ( mucize imis )
    https://divinity.duke.edu/sites/divinity.duke.edu/files/documents/faculty/Divine-Intervention-Abdullah-Antepli.pdf
    Kendini anlattigi bu yazida beyimiz imamlik egitimi aldigini, Miyyamara Bir NGO la falnan gittigini ,sex kolesi cocuklar icin yetim hane kurdugunu anlatmis.
    Simdi nerde bu hayat hikayesinde Hizmet ve Hoca effendi ? Kim onu Miyammara gonderdi,
    Huznu zan edelim, yalan soylemiyor kardesim sadece birseyi soylemiyor, yani sakliyor . Hadi oyle olsun ama bu bile bir akademisyeni koltugundan etmek ve title larini almak icin yeterlidir.

  44. Akademisyen imis ? peki Afrikada Prof. title i ile diyalok toplantilari, panaler falan yapti eywallah. Peki nerde bir bunu akademik urunleri ? kac kisi kulanmis ? kac atif almis ? ben bulamadim.

    Prof. Abdullah Antepli ise “Fethullah Gülen öğretileri, 21. yüzyıl insanının problemlerinin ideal çözümünün dinlerarası diyalogda olduğunu anlamamızı sağladı.” dedi. Konferans sonrası iki konuşmacı da konferansı takip eden yerel basın mensuplarının sorularını (https://www.haberaktuel.com/kara-kita-da-fethullah-gulen-konferanslari-devam-ediyor-haberi-434653.html)
    Habide , Bu adam Imam A. antepli diye dolaniyor ? nerde imamlik egitimi almis? birakin onu Kurnai kerimi kaidelerine uygun yuzunden okuyabilirmi?

    Ayni hayat hikayesini bir hizmet ortaminda farkli, bir amerikan universitesinde farkli bir israil gazetesinde farkli bulursunuz. Afrikada farkli. Ozetle : Ruzgar ne yone eserse Yelkeni o tarafa aciyor.
    Simdi taniyanlar bir zahmet bu konulari acmayip bu adamin ipini pazara cikarmasa HIZMETIN hakkina girerler bence. Peki Miyammara yillarini vermis ve orada Okulara vesile olmus, hizmetlere vesile olmus daha sonrada Malezyada Kacirilmis Turgay KARAMAN bu adamla beraber ayni yillarda Miyyamardaydi, bu hikayesinde nerde onun parcasi?
    Nerde Samsunda parasini toplayip Miyammarda ucuza kestigin ve arta kalan parayla nasil Hizmetler(!) yaptiginida anlatsa arkadasimiz.

    Bakin arkaslar, bu adami Mehmet Ali sengul cok iyi tanir ve nasil gorevde iken birakip kactiginida bilir. Bu buyuk abilerin en buyuk hatasi bu tur vasat zekali ama kurnaz adamlara huznu zan gostermek idi. Bir yerde foyasi cikinca baska biryere gonderirler, oradada tokezleyince baska biryer. Tabi bu tipler bunu cok iyi cozduklerinden Kulanip durdu. Ve sonuc ortada.
    Ben simdi Bu Circle i yonetenlere soruyorum. Bu adamin hangi ozelligine binayen cikardiniz ?
    Hizmet icindeki bu tur insanlarin ipini buyuk abiler pazara cikarmadigi surece malesef hizmetin bundan sonrasi icin bu insanlar daha cok etkili olacaktir.
    Tekrar yazim hatalari icin ozur diliyorum, zor bir donemde ve gecbir sate uykulu bir sekilde yazdim.

    • Mehmet Selim, oldumu simdi yani!
      Sen simdi buyuk abileri ve M.A.sengul u zor durumda biraktin!!!
      Sayin Antepli hakkinda yazdiklarin dogru ise, bir kisim imam, mudur, genel mudur abilerin sayin Antepliye cok benziyorlar! Tipa tip olmasa bile.
      Simdi Kalkar biriside, derse, neden MASengul gerekeni yapmadi diye sorarsa ne olacak?
      Baska biriside S.Aksoy neden Antepliye benzer akrabalarini hep kolladi, torpil gecti diye sorarsa! Doktorlar, Tosunlar, Haciyilmazlar, Cingozler, vs.. benzer kollama ve kayirmalari neden yaptilar diye soranlar da cikacaktir! Neden torpil cifte standartlarin hesaplari sorulamadi! Hizmetin prensip ve dusturlari dosdogru isletilmedi.
      Bazisina, kisiye ozel muamele, bazisina cek got basinin caresine bak dendi!! (Otamatik duzeltmeler oldugu icin bazi kelimeler yanlis anlasilmasin, git-got gibi)…
      Daha neler neler,

      Allah buyuk, cok buyuk, en buyuk, en yuce, esi menendi yok. Iyiki Allah var. Iyiki Mahkemeyi kubra var. Mahkemeyi kubraya benim inancim sonsuz. Allah omur verir yasarsam, fikirlerim degisirmi bilmiyorum ama, aranizdan bazilarina hakkimi helal etmiyorum. Allah onlarin hakkini benden satin almak istersede razi olmayacagim…
      Vesselam

  45. Sevgili MehmetSelim,
    Acikcasi yapmis oldugun seyin dogru oldugunu dusunmuyorum. Bize yakisan uslup bu degil.
    Hem de kul hakkina girilmis oluyor. Bu kisi yazdigi bu yazi ile kendisi de bircok kisinin kul hakkina girmis olabilir, ama baskasinin hatasi bizim icin mazeret olamaz.
    Yazi da zaten cok fazla tutarsizlik var. Ya yaziyi cok kale almiyacagiz veya tutarsizliklarindan bahsedecegiz. Yazarin hayatini bu sekilde dile dolamak dogru degil bence. Ayrica sizin belirttiginiz seylerde de bazi elestirilebilecek seyler var.. o konuya gormeyecegim, cunku zaten tasvip etmiyorum bu tarzi. Bir de tamam diyelim ki bu yazari akademik eksikligi ile elestirerek, yaziyi curutme yoluna gitme yolunu tercih ediyorsun. O zaman ayni yontemi Prof.Dr.Ahmet Kuru icin de uygulaman gerekmez mi? Bu mantiga gore Kuru`nun yazisina onem mi verecegiz? Kaldi ki bu kisi, Kuru`nun dusunceleri uzerine destekleyici seyler yazmis. Asil bu onermeyi ortaya atan bu kisi degil Prof.Dr.Ahmet Kuru. Ne oldu? Bir anda yonteminiz islememeye mi basladi? Yaptiginiz cok ayip bence.
    Bu yaziyi hicbir sekilde tasvip etmiyor olabiliriz ama sonucta sadece bir yazi bu. Bir kisi gorusunu belirtmis. Hepsi bu. O kadar panik yapmaya, korkmaya, kisiyi linc etmeye calismaya gerek yok. Kendi degerlerine cok guvenmeyen insanlar bu sekilde reaksiyon gosterirler, en ufak bir elestiriyi duymak istemezler, bu elestirinin cok ciddi zarara-fitneye sebep olacagini dusunurler bence.
    Daha sogukkanli olmak, kisiden daha cok fikri elestirmeye odaklanmak en iyisi.
    Bu 2 yazi ile ilgili yasananlari takip etmeye calisiyorum, gordugum manzara korkunc. 2 kisi `cemaat lagvedilsin` dedi diye kiyamet kopmus adeta. Bunca telasa, tepkiye, gozumuzde buyutmeye gerek oldugunu dusunmuyorum. `Yaw he he` deyip gecemiyor muyuz? veya cok mantikli cevap veremiyor muyuz. Bakin Kuru`nun yazisina en guzel cevabi M.Efe Caman vermis bence. Hem de cok mantikli ve guzel bir uslup ile. Normalde o cevaptan sonra Kuru`nun yerin dibine girmesi gerekirdi bana gore. Siz bir sosyal bilimci olarak insanlarin teolojik alanlarini elestirme hakkini kendinizde nasil goruyorsunuz.. tarzi cok agir elestiriler vardi o yazida. Ayrica magduriyetlerde kesinlikle hikmet aramam gibi yaklasimlar ile bu sekilde dusunenlerin aslinda vicdandan mahrum oldugunu ima ediyordu. Kuru`nun umurunda olmamis olabilir bu yazi ama akademik dunyada aslinda kendisini cok kotu bir duruma dusurdugunun farkinda degil. Bir de yazisinda sadece Hocaefendiye degil, Imam Gazali, Bediuzzaman hakkinda da cok cirkin laflar etmesi aslinda Kuru`nun yazisinin ne kadar problemli oldugunun en basit delilleri. Velhasil; karsi fikirler bile olsa fikir ile karsi koymali veya kale almamaliyiz. Yoksa seviyemizi cok dusurmus oluruz ve yorumlari okuyan disardan insanlar bu Cemaattekilerin olgunluk seviyesinin dusuk oldugu hukmunde bulunabilir.
    Selamlar…

  46. Yorum yapan guzel arkadaslar, size birsey tavsiye edecegim…bilmem bana katilir misiniz?
    Kuru vb.. kisilerin yazilarinin en buyuk eksikligi mantik hatalari degil. Kendilerince bir mantiga uyduruyorlar zaten. Yazilardaki en buyuk eksiklik bence: ruhsuzluk, dertsizlik, kalpsizlik, vicdansizlik..
    o yuzden bu tur yazilarla ayni seviyeye dusmemek lazim. bizim cigerimiz yaniyor, baskasi ruhsuz ruhsuz yorumlar yapiyor. dertlinin halinden dertli olmayan anlamaz ki… dertten anlamayana ne anlatsan bos.
    kelimelerin nasil anlamsizlastigi ile ilgili olarak bu yaziyi herkese tavsiye ederim: http://thecrcl.ca/misafir-yazar-dr-ahmet-camalan-medet-ya-hu/

  47. MÜCEDDİDİN VAZİFESİ VEFAT EDİNCE BİTER!

    🖊 Cemil Tokpınar / 23 Kasım 2018

    ⛰Yıl 1930… Altı asırlık koca çınar olan Osmanlının yıkılması üzerine hem onun mirasına konan hem de onu reddeden yeni Türkiye’de peş peşe yapılan inkılaplarla millet ve bilhassa gelecek nesiller dininden, ahlâkından, maneviyattan koparılıp dünyevî bir sistemin temelleri atılıyordu. O yıllarda Barla’ya sürgün edilen ve milletin imanına hizmet için Risale-i Nur eserlerini yazmaya başlayan Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, çok kısa zamanda Isparta ve çevresinde tanınmaya başlar. Buram buram iman ve İslâm hakikatlerini işlediği Risale-i Nur parçalarını yazıp çevresine ulaştırırken, çok ağır takibat ve mahrumiyet yaşamakta, korkunç bir gurbet ve yalnızlık çekmektedir.

    Üstad Çam Dağı’nda aylardır tek başına ibadet, tefekkür, zikir ve dua ile birlikte Risale-i Nur hizmetine odaklandığı günlerde yaşadığı gurbeti Mektubat isimli eserinin 6. Mektub’unda pek acıklı bir surette anlatır. Hani hatırlarsınız, şöyle feryat ettiği mektup:

    “Yâ Rab! Garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvanem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,

    Bî-ihtiyarem, el’aman gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem zidergâhet İlahî!”

    🔖
    <İşte bu mektubun sonunda aklına bir soru gelir ve onu talebelerine yazar:

    “Madem ben garibim ve gurbetteyim ve gurbete gideceğim; acaba şu misafirhanedeki vazifem bitmiş midir? Tâ ki ‘sizleri ve Sözler’i tevkil etsem ve bütün bütün alakamı kessem’ fikri hatırıma geldi. Onun için sizden sormuştum ki: ‘Acaba yazılan Sözler kâfi midir, noksanı var mı? Yani, vazifem bitmiş midir? Tâ ki rahat-ı kalble kendimi nurlu, zevkli, hakikî bir gurbete atıp, dünyayı unutup, Mevlâna Celaleddin’in dediği gibi,

    دَانِى سَمَاعِ چِه بُوَدْ بِى خُودْ شُدَنْ زِهَسْتِى

    اَنْدَرْ فَنَاىِ مُطْلَقْ ذَوْقِ بَقَا چَشِيدَنْ

    deyip, ulvî bir gurbeti arayabilir miyim?’ diye sizi o sualler ile tasdi’ etmiştim.”

    Hey Koca Üstad, niçin böyle düşünür, neden talebelerine bunu sorar? Kendisine yüklenen manevî vazifenin nasıl verildiğini, nasıl yönetildiğini ve nasıl sona ereceğini bilmez mi?

    Elbette bilir. Peki, niçin talebelerine böyle sorar?

    Belki mutmain olmak için, eserlerinin tesirini görmek için, talebelerinin hizmet etrafında kenetlendiğine şahit olmak için, Allah’ın dergâhında el açtığında arkasındaki güzide talebelerin desteğini şefaatçi yapmak için… Belki de başka sebepler ve hikmetler için talebelerinin görüşlerini merak eder, ısrarla cevap ister.

    Peki, talebeleri ne cevap verirler?

    Cevaba geçmeden niçin bu hatırayla başladım yazıya, onu anlatayım.

    Masum ve iyi niyetli diye başlayan tenkitler, artık açıkça Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendiyi ve cemaatin birliğini hedef almaya başladı. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan iki yazıda, “Cemaat kendisini lağvetmeli” ve “Hocaefendi ve Hizmet Hareketinin liderlik yapısı çekilmeli” görüşü dile getirildi.

    ⛰Bir söz mertçe söyleniyorsa takdir ederim. Lafı eveleyip gevelemek yerine açıkça maksadını söylemek, cemaat mensuplarının da alacağı tavrı netleştirir.

    Her neyse… Bunun üzerinde fazla durmayıp Üstadın hatırasına dönelim. Orada Üstad, “Vazifem bitmiş midir?” diye sormuştu. Burada ise birileri, hem Hocaefendinin, hem de cemaatin vazifesinin bittiğine hükmediyorlar. Biz bu hükme yabancı değiliz aslında. Beş yıldır Hocaefendi ve Hizmet mensuplarına yönelik saldırıları yapan küresel güçler ve yerli işbirlikçilerinin hükmü de aynı şekilde. Farkı şu: Birisi Cemaat dışından geliyordu, diğeri cemaat içindeymiş gibi gözükenlerden geliyor.

    İşte Üstadın
    < sorusuna talebelerinden Hulusi Yahyagil Ağabeyin verdiği cevap, “Hocaefendi ve Cemaatinin vazifesi bitmiş mi yoksa artarak devam mı ediyor?” sorusuna açıklık getiriyor. Hulusi Ağabeyin ilgili mektubu Barla Lâhikasında yer alıyor. “Vazifenizin bitmediğine dair düşünebildiğim burhanlar “ diye başlayıp “İhtiyaç da, hizmet de bitmemiştir” şeklinde biten altı maddelik bir gerekçe var.

    🔖Bunları tek tek sıralayıp günümüzle ilişkisini kısaca açıklamak istiyorum:

    🔹1- “Bid’atların çoğaldığı bir zamanda ulemanın sükût etmemeleri lâzım geldiğine dair beyan buyurulan hadîsteki emir ve zecr.”

    Bütün dünyada küfür, zulüm, ahlâksızlık artmışken âlimler hakkı konuşmak şöyle dursun, dilsiz şeytan olmanın da ötesine geçip zulmü ve zalimi alkışlıyorsa geri çekilmek mi gerekir yoksa daha fazla hizmet etmek mi? Hocaefendi ve hizmetin kendisini lağvetmesi demek düşmanların amacına hizmet edip intihar etmesi demektir ki, intihar caiz değildir.

    🔹2- “Peygamberimizin ittibaına mükellef olduğunuzdan onlar gibi müddet-i hayatınızca vazifeye devam mecburiyeti olduğu.”

    Mademki peygamberler (a.s.) vefat edinceye kadar hizmet ederler, onların peşinden giden, dertleri ve hedefleri ha
    <k ve hakikati anlatmak olan Allah dostları da son nefesine kadar vazifeye devam etmek mecburiyetindedir. Değil kendini lağvetmesi, hizmette bir adım geri atması dahi düşünülemez.

    🔹3- “Madem bu hizmet münhasıran re’yinizle değil, istihdam olunuyorsunuz; nasıl Mübelliğ-i Kur’an, Fahr-i Cihan, Habib-i Yezdan Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri bir gün اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ ferman-ı celilini tebliğ buyurmakla aynı zamanda vazife-i risaletinin hitamına remzen işaret eylemişti. Muhterem Üstadın da hizmeti kâfi görülürse, bildirilir kanaatindeyim.”

    Biz inanıyoruz ki, Hocaefendi, gerçekleştirdiği iman ve hayat hizmetinin şehadetiyle asrımızın müceddididir. Bu kanaat, sadece benim görüşüm değil, birçok büyüğümüz bu inancı taşımaktadır. Nitekim 2015 yılındaki bir toplantıda Hekimoğlu İsmail Ağabeyimiz kanaatini şöyle dile getirmişti:

    “Bendeniz, hem Bediüzzaman’ın, hem de Fethullah Hoca’nın talebesiyim. İkisi de müceddiddir!”

    Üstad Hazretlerinin yakın talebesi ve “Hayatım, hayatınla devam edecek” dediği Mustafa Sungur Ağabeyin Hocaefendi hakkındaki müspet kanaatlerini bizzat kendisinden dinlediğim gibi birçok kimseden de işittim. Nitekim Sungur Ağabey de şöyle demiş: “Biz Üstadın varisiyiz, Hocaefendi ise vekilidir.”

    Hocaefendi ve cemaatin zahiren mağlup gibi görünmesi gerçekleri değiştirmez. Bunları Namık Kemal’in şu beytiyle değerlendirmek gerekir:

    “Hakîr olduysa millet şânına noksan gelir sanma,

    Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten.”

    🔹4- “Sözler hakkında bugüne kadar sükût edilmesi ve tenkide cür’et edilmemesi, ilâ-nihaye bu hâlin devam edeceğine delil olamaz. Hâl-i hayatınızda muhtemel hücumlara evvelen ve bizzât zât-ı fâzılâneleri cevab vereceksiniz.”

    İlerleyen yıllarda Üstadımıza ve hizmetlerine tenkit ve saldırılar olmuş, o da yayınladığı mektuplarla cevap vermiş, hatta bunların bir kısmı daha sonra “Bediüzzaman Cevap Veriyor” ismiyle kitaplaşmıştır. Hocaefendi de gerek haftalık Bamteli sohbetleriyle, gerekse basına verdiği röportajlarla iddia ve iftiraları cevaplamakta ve kendisini rehber kabul edenlere yol göstermektedir. Yoğun saldırı sürecinin yaşandığı Eskişehir, Denizli ve Afyon Hapislerinde Üstadın yazdığı mektuplar talebelerine ümit, çare, ışık ve çözüm olduğu gibi, Bamteli’nde dile getirilen hususlar da ona gönül veren milyonlara ümit, teselli, çare ve ışık olmaktadır.

    🔹5- “Dünyayı unutmak isteseniz, başka hiçbir sebep olmasa dahi yalnız bu mübarek Sözler’le rabıta peyda eden insanların rica edecekleri izahatı vermek isteyecek ve cevapsız bırakmayacaksınız.”

    Buradaki Sözler’den maksat, Risale-i Nur’dur. Günümüze uyarlamak gerekirse, bütün dünyayı kaplayan Hizmetle ilgili sorulacak sorular ve yapılacak istişareler, Hocaefendi’nin hizmetinin bitmediğini, aksine artarak devam ettiğini göstermektedir.

    🔹6- “Allah için sizi sevenlere ve sizden istizahta bulunanlara yazdığınız pek kıymetli yazılarla meclis-i ilminizde takrir buyurduğunuz mütenevvi ve Sözler’e bile geçmeyen mesail kat’iyyetle gösteriyorlar ki; ihtiyaç da, hizmet de bitmemiştir.”

    Tıpkı Hulusi Ağabey gibi biz de diyoruz ki, bunca haince ve münafıkça komplo ve tezgâhların bulunduğu bir dünyada, Hocaefendi’nin ferasetine, basiretine, dirayetine, dualarına, ibadetine, ikazlarına, hizmetine çok ama çok ihtiyacımız var. Bu yüzden Rabbimiz ömür verdikçe oluşturduğu Hareketin başında olmasını biz can ü gönülden isteriz, sağlığı ve uzun ömrü için dua ederiz. Ama emr-i Hak vaki olursa da, birlik ve beraberlik içinde istişarenin hakkını vererek, vazife bölümü yapıp yeni projelerle yolumuza devam ederiz. Ayrılık teklifi kendisinden bile gelse, Hey Gidi Günler vaazında camiyi lerzeye getiren, “Hocam bizi bırakma, Hocam yine vaaza gel” diye ağlayıp çığlıklar atan cemaat gibi “Gitme Hocam, vazife de, hizmet de bitmemiştir” sedalarıyla gök kubbeyi çınlatırız.

    Çünkü Hocaefendi ve Hizmet Hareketi, Üstadımızın ve Risale-i Nur’un yüzünü ak etmiştir. Çünkü Risale-i Nur’u dünyanın 180 ülkesinde orijinal dili olan Türkçe olarak okutmuştur. İslâm âleminin şeref ve haysiyetini kurtarmıştır. Çünkü İslam’ın terörle birlikte anılamayacağını, aşkla şevkle nasıl yaşanacağını ve nasıl anlatılacağını göstermiştir.

    ⛰Bizim Hocaefendi ve Hizmeti değerlendirmemiz zahirî galibiyet veya mağlubiyetine endeksli değildir. Şu andaki tablo kimseyi aldatmasın. Yarın devran döner, dünyaya hâkim olan ve hiç yıkılmaz sanılan zulüm saltanatı yerle bir olur, masum ve mazlumlar kurtulur, Hizmet bütün cihanda haklılığını ispat eder.

    Oyun içinde oyun yaşıyoruz. Cemaate darbeci dediler, dünyayı inandıramadılar; terörize etmek istediler, müspet hareketin önünde mağlup oldular, mazlumlar hiç kimseye bir yumruk bile atmadı; cezaevlerinde isyan komplosu da Allah’ın inayetiyle boşa çıktı.

    ⛰Şimdiki hedef, cemaat içi fikir ayrılıkları oluşturup birlik ve beraberliğimizi yok etmek, sen-ben kavgasıyla cemaati bölmek. İnşallah bunu da başaramayacaklar.

    Safları sıklaştıralım dostlar, birlik ve beraberliği, uhuvvet ve tesanüdü hâkim kılalım. Duaya, ibadete, hizmete odaklanalım. Bakın göreceksiniz, bu kışlar geçecek, Allah ne baharlar yaratacak.

    • yorumunuzdan dolayı çok teşekkür ederim.. A. antepli gibi birinin yazısını okuyup sinirlenmiştim, münafık heryerde münafıktır. Peygamber efendimizi sav görüpte münafık olanlar vardı, bu devirde olmasını garipsemiyorum.. sizin yazınız ile mutlu oldum . böyle kofti yazarların altında sizin gibi samimi insanların yorumlarını görmek beni mutlu ediyor.saygılar…

  48. 1. Allah ismini ilk defa hizmetin okulunda duyan Orta Asyali birisi olarak bir hadise dayanarak diyorum: hizmetin sevabi vadi dolusu kirmizi koyunlardan daha fazladir.

    2. Hizmet artik evrenseldir, lutfen hizmeti seviyorsaniz Turkiye gundemiyle aciyi daraltmayin. Bizlere fayda degil zarar veriyorsunuz, uzuluyoruz.

    3. Hizmet insaninin ahlakli, erdemli, demokratik oldugunu anladim bir daha bu yazi sebebiyle. Kufur yok, seviyesizlik yok, akademik dusunce fikrine saygi var, ne guzel. Allaha cok sukur, hizmete tesekkurler.

    4. Ahmet ismine can kurban, ancak bu Ahmet cok sey biliyor gibi geldi bana, her seyi goruyor gibi, yakalamis gibi yazmis. Suphelenmemek elde degil. Bir de, vakti de bayagi musait galiba, herkese cevap yetistirmis. Boyle fikirler de olsun, problem degil aslinda. Yine de dikkat derim.

  49. Benim için hizmetin en zevkli günleri, o ilk yıllarındaki güzel sohbetler , programları ve Risale sohbeti günleri ve diğeri zevkli günleri ise ise 17-25 aralıktan sonra ayrılan kopanlardan sonraki , samimi olanların kaldığı ,partizanların ve akp yardakçılarının kaybolduğu ,sohbet grupların ufaldığı o sohbetlerdir.üç beş kişiydik ama görsen ne kadar samimi. korku vardı elbet ama ilk başladığı günlerdeki gibiydi korkumuz.
    Hizmet bitecekmiş! şekil değiştirecekmiş! falanda filanda boooş laf boooş , Türkiye’de hizmetten samimi BİR kişi kalsa ,gider onu bulurum . beraber sohbet deriz, Birbirimize Risale- Nur okuruz, bir kaset açar Hoca efendi dinleriz, birbirimizi motive etmek için çetele tutarız, gece yanlızken kulaklıktan vaaz dinler , sabahlara kadar ağlarız. iki kişi kalsak’ta biz varız bu hizmet bitmez. Biter diyenler için hizmet zaten bitmiştir. H.E eleştirenler ,Yaşını yöntemini sorgulayanlar, çekilin ayak altından , biz hizmetimize devam edelim siz kendi buhranlarınzla boğuşun…

  50. H.E eleştirenlere ve hizmeti eleştirenlere cevabımdır. öğrenciyken Hizmetten 2 defa atıldım, ikisinde de beni kovan Ev abisine cevabım “sen değil il imamın bile gelse beni atamaz ” dedim çıkmadım.Ben ki Günahkar biriyim ,Hizmet olmazsa bu dünyada malayani şeylerle kaybolur boğulur giderim.. Hizmetten bile adam seçen ben, dışarda nasıl dost bulurdum.ama o beni atamak isteyenler kendileri bir müddet sonra çıktılar.biliyordum samimi olanla olmayanın halini.benim herzaman gözümde Hizmet okadar temiz berrak bir ırmak ki, kafamın en karışık olduğu dönemde bile Hocamı terk etmedim. ona güvendim, samimiyetine inandım yolumdan şaşmadım. Şuan H.E için Allah cc benden alsın ömrümü ona versin o kadar çok seviyorum. isteyen istediği kadar beyni yıkanmış desin . kandırılmış desin . Allah deyince kalbime bir ürperti geliyorsa bunu yaşayarak öğretene de saygım hiç bitmez. bizi hizmete tanıştıranların hizmetten çıktıklarını duyduğumuz olurdu bazan, Allahım sen bizi hizmetten ayırma derdik ,
    samimi olan şahsa takılırmı. samimi olan , ihlası bulan zaten o zevki tadan hep aynı zevk peşinden koşar. tabağında yemek bitmişse otabağı yalayan köpek gibi , allaha kul olmanın zevkini hizmette tadan o yolun kulu köpeği olur. anlamayan garipsesin boşver. Benim için Hizmet sadece H.E ve üstadımız S.Nursi dir. gerisi ferttir . bugün hizmet etse bile yarın şaşa bilir . şaştığında da motivasyonum zerre kırılma. Hizmetle bağı olanlar benim gözümde sıradan vatandaşlardan dini olarak biraz daha üstün insanlardı. ama Hizmeti en derin yaşadığımız anlarda bile kendime ,o hizmetle bağı olanlar arasında en Samimi dostları bulur, sadece onlarla sohbet ortamı dışında görüşür ve arkadaş olurdum. Hizmeti eleştirenler . Hizmetten gibi görünüp burada yerden yere vuranlar. sizin gibileri çoook gördüm. sözünüz sadece size tesir eder. hainleri casusları , miti iti , herzaman vardı , herzamanda olacak ,bu tipleri herzaman duyuyordum bundan sonrada olması beni şaşırtma. ben hizmetime bakarım ,şahılar beni ilgilendirmez.. yani mekke’de biri zina etse mekke’nin kutsallığı benim için her zaman var olacağı gibi hizmette bir sürü ajan olsa ne yazar! içinden bir samimi dost bulur ,beraber vaaz dinler ,beraber sohbet eder, beraber risale okur,beraber sohbeti canan dinler, günahlarımıza beraber ağlarız ağlarız.hizmet benim hizmetim, hizmeti de önce kendi nefsime ederim.

  51. Hizmet bitmedi ama bazıları için hizmet bitti doğru, onlar ister gitsin itirafçı olsun, ister iftiracı olsun, ister başka dini cemaatlere intisap etsin, isterse n tane seçenekten birini yapsın. Hizmet içindeki saf cevher ortaya çıkıncaya kadar bu eleme , dökülme, savrulma, yolda kalma, dönme vs devam edecek. Sonra Allah cc en doğrusunu bilir kuvvetli ihtimal odur ki Allah cc o cevhere ne lütuflar yağdıracak. Gittikleri coğrafyalarda yerelleşirken aynı zamanda beynelminel olacak Hizmet erleri, hele ki çocukları dünyayı değiştirecek iklime doğru çoktan yelken açmış olacak, hatta Türkiye nin enkazını kaldırmak için bile bir kısmı geri dönecek. Tabii bu arada çok acılar çekilecek ama aynı zamanda saflaşma da olacak, Peygamber yolunun gerektirdiği kıvama doğru daha hızlı adımlar atılacak ve en acısı dökülenler, bırakanlar, kaçanlar, dönenler de artacak. Yolun kaderi bu, bu kaderin kodları ilk insan, ilk peygamber Hz Adem as den beri hiç değişmedi aslında. Bu kodu herkes okuyamaz, okusa anlayamaz, anlasa uygulayamaz, bu bir ölçüde nasip işidir. O yüzden bu kodu okuyamayan, anlayamayan, uygulayamayan herkes için harç bitti yapı paydos. Buradan sakın Hizmet içinde kimsenin hatadan beri, kutsal vs olduğunu iddia ettiğimizi sanmasın, hata edenlerin yanına da sonsuza kadar kalacağını. Ancak şunu bilin ki, her şey doğru da yapılsa idi de aidiyetinizden dolayı bedel ödemek zorunda kalacaktınız, çünkü bu emanet çetin bir imtihan serisi sonrası ehline verilir. Bir de şunu unutmayın ki, iman ve küfrün mücadelesinde küfür cephesinin, kendilerince bu finali yıllar öncesinde planladığını. Sanmayın ki tiran bozmasının aklı bu süreç, bu son hamlelerinde ihaleyi verdikleri bu zorbanın aklı değil bu planlar. İnanın birgün her şey tüm şeffaflığı ile ortaya dökülecek, o gün geldiğinde, bugünlerde durduğu yerden, söylediği sözden hem burada hem ötede utanacaklardan, daha da kötüsü kul ve umum hakkına girenlerden olmayın.

    • kardeşlerini suizana sevk etmek hoşuna mı gidiyor, milletin dökülmesinden zevk mi alıyorsun. Komplo teorileri vari şeyler yazacağını bildiklerini açıkla herkes öğrensin. O gün geldiğinde milletin utanacağından bu kadar nasıl eminsin izah et bakalım. Bu mücadeleyi nasıl küfür- iman mücadelesi olarak görüyorsun. Madem hizmetin hatalarınıda kabul ediyorsun, bu hatalar önemsiz hatalar mı yani ? Akp’de bizim de hatalarımız var ama bu küfür imam mücadelesi biz iman kesimiyiz derse, nasıl bir izah yapacaksın. Yani hatalar var ama bu hareket iman küfür mücadelesi veriyor tam olarak nasıl oluyor bu. Mesela sorular çalındığı için bu hizmetten ayrılmak isteyen bir kimseye bu hatayı nasıl izah edeceksin ki senin kadar rahat bir şekilde Gülen’e ve Hizmete bağlılığı devam etsin merak ediyorum izah eder misin. Bu nasıl bir imtihan ki böyle kutsal bir hareketin soru çaldığını öğrenen kişi bunu öğrenince bu hizmetten ayrılıyor ve senin ifaden ile dökülmüş oluyor. Yani burda tam olarak bu kişi nasıl bir imtihan yaşadı ? Onu saf elmas yapmayan özelliği neydi ki ayrıldı gitti ?

    • Sen mi karar veriyorsun kimin imtihanı kazanıp kaybedeceğine? Senin vazifen ne kaç tane koyundan sorumlusun sen kim olursun da imtihan ediyorsun insanları????? 24 Haziran’da planınız başarılı olacağını mı sandın? Ulan bir taneniz Türkiye’ye gelsin ne olur? Gelsin beni bulsun da bir de yüzüme söylesin bunu!!!

  52. Bu yazıyı bir de cezaevlerinde kumpas iddiasından ve afsv nin açıklamasından sonra bir daha okuyun. Bir yazar düşüncelerini ifade etti seviyeli bir şekilde eleştirebilirsiniz ama hakaret ederek küçük görerek bunu yapamazsınız! Düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı duyun özellikle düşmanlarınız size bu hakkı tanımadığı halde. Evet benim de kişisel düşüncem artık netleşti! 24 Haziran’da planlanan senaryo son anda önlenmeseydi burda yazara hakaret edenler yine birilerine toz kondurmayacaktı ama hala Pensilvanya’da ihanet içinde olan biri çok rahat bir şekilde Türkiye’de birilerine ulaşıp onları manipüle edip felaketle sonuçlanabilecek bir tezgaha getirebiliyor. Ben buna artık isyan ediyorum. Cemaatin içinde karanlık işlere giren kimse artık korunmamalı! Bu iş böyle olmuyor çıkarları olanlar koltuklarını terketmek istemiyor. 3 yıl olmuş hala 15 Temmuz aydınlanmadı. Parmağı olanların Amerika’da yine maaşlı bir şekilde istihdam edildiğini duyuyorum. Kendinizi kandırmayın başkasına da kefil olmayın! Bilmediğiniz insanların günahlarına ortak olmayın. Kendinizi piru pak görmeyin. Yoksa hep eleştirdiğiniz akp seçmeninden bir farkınız kalmaz!!!!

  53. ”En az Hizmet’ten maaşlı bir vazifeli, bir idareci kadar Hizmet’e bu süreçte katkım olduğunu düşünüyorum.”

    Yazıdaki bu ve benzeri ihlas ve hizmet anlayışına 180 derece zıt, zehirli ifadeleri yakalayabilen, hizmete sağdan hücum eden bu AKP gölgesi zihniyeti rahat deşifre eder.

    Allah işgüzarlardan, lafgüzarlardan tüm hizmeti korusun. Her kademesiyle. Altıyla üstüyle.
    Web haberciliği ile ekmek yeme adına tarafsız gibi olsa dahi bu gölge AKP zihniyetinin kurşunlarının namlusu olmak da vebal olarak The Circle’a hem dünyada hem de ahirette fazlasıyla yeter.

  54. HİZMET İÇİN MECBURİ İSTİKAMET!

    Kader Hizmet’i sabanın toprağı yeni bir ekime hazırlayıp sürdüğü, havalandırdığı gibi alt üst ediyor. Yerleşik bütün düzenleri, algıları, kabulleri yıkıyor. Verimliliği, etkinliği tartışılan, kuruluş niyet ve amacına ne kadar hizmet ettiği sorgulanan kurumları alıyor. Hizmet insanlarını yeniden bir şeyler üretmeye, farklı yollar bulmaya, dünyanın bugünkü ihtiyaçlarına ve zamanın ruhuna göre tasarımları yapmaya zorluyor. Belki de görünür sebepler, Zalim-zulümler bahane! Hakim olan Allah Anadolu’dan çıkan bu potansiyeli, bu nitelikli, güzel insanları dünya çapında bir diriliş, doğum için, iradelerine rağmen bir yerlere sevk ediyor!?

    Rabb olan ve bizi ruhen, fiziken şekle sokan, terbiye eden Allah Türkiye’de Hizmetin elindeki tüm imkanları alarak adeta bu insanları yeni coğrafyalara, yeni kültürlere, yeni alanlara, yeni yöntemlere, farklı hizmet arayışlarına itiyor. Kırk yıl öncesindeki gibi bu defa sadece Anadolu’ya değil, tüm insanlığa hizmet fırsatları için beyinlerin zonklamasını, çatlarcasına arayışların olmasını istiyor. Bunun için Hizmet erlerinin maldan, mülkten, makamdan, beklentiden, şöhretten, ünvandan kurtulmasını murad etti. İnsanlar acı ve sancılı da olsa, hazmı çok zor da olsa bunlardan kurtuldular. Şimdi pek çok insan uğradığı mazlumiyet, gadr, eziyet, tahkir, gasp nedeniyle dünyadan elini yumuş, gönlünü geçici heveslerden kurtarmış durumda. Hicret edebilenler bu hafiflikle yeni bir dünyada, yeniden hayat kurmaya, yeni ülkelerde 40 yıl öncesinin yokluğu, yoksulluğu, garipliği ama safiyeti içinde bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.

    Çoğumuz farkında olmasak da Hizmet ve insanları yeni bir yolculuğa çıkıyor. Mağduriyet, gariplik, mazlumiyet urbalarıyla yapılan yeni bir sefer bu. Bu yeni yolculukta dinamizmi bitiren, idealizmi öldüren, gönül dünyasını körelten dünyevi ve maddi bağlardan kurtulmak şarttı. Allah bu yüklerimizi aldı. Ayakbağı olan bukağılardan, önkabullerden, bir kenara bırakılması gereken alışkanlıklardan, egolarımızdan kurtardı. Bildiklerimizi sıfırladı. Yeni dünyada, yeni yolculukta sıfırdan ve tertemiz bir başlangıç yapmak için bütün şartları, zemini ve en önemlisi ruhlarımızı, zihinlerimizi hazırladı.

    Gelinen noktada Bediüzzaman’ın “Meşrutiyeti getiriyoruz” deyip daha katı istibdat getiren ittihatçılara dediği gibi “Eski hal muhal, ya yeni hal ya izmihlal!” Yeni bir kapı açıldı. Eğer Hizmet ve Hizmet insanları bu yeni imkanları değerlendirebilirse, yeniliğe uyum sağlayabilirse bugüne kadar getirdiği hayırlı işleri daha öteye taşıyabilir, daha global hale getirebilir. Ancak bu noktada karşımıza çıkan bazı mecburi yönler var:

    · İlginç şekilde kader Hizmeti ve Hizmet insanlarını coğrafi olarak batıya doğru sevkediyor. Otokratik Asya ülkelerinin bir kısmı önceki yıllarda Hizmet’e bariyer koymuş ve kendi ülkelerinde yolları ya tamamen kapatmış veya iyice daraltmışlardı. Dil ve kültür bağımız olan bazı ülkelerde de yönetimler değiştikçe sıkıntılar baş gösterdi ve mevzi kayıpları yaşandı. Son süreçte Hizmet insanlarına ve kurumlarına yapılan baskılar nedeniyle sadece Anadolu’dan değil, Asyadan, Afrikadan da pek çok insan batıya hicret etti. Süreç Hizmet insanlarını coğrafi olarak batıya doğru iteliyor. Daha ziyada Hristiyanların yoğun olarak yaşadıkları demokratik Batıya doğru göçün Nurlarda geçtiği üzere “İseviliğin tasaffisi” ile ne kadar ilgisi var bilemiyoruz.

    · Cebri, kaderi bir coğrafi yönelişin yanında kültürel anlamda da batıya doğru bir sevki ilahi ile karşı karşıyayız. Şartlar bu süreçte Hizmeti demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, açıklık, şeffalık, yönetişim, katılımcılık gibi ilkelerin-değerlerin önemsendiği ve öncelendiği ama otoriterliğin, baskının, şiddetin, katı hiyerarşinin itibar görmediği bir kültürde, toplum düzeninde yaşamaya zorluyor. Diktatörlerin biribiriyle dayanışması, yozlaşmanın, yolsuzluğun hüküm sürdüğü ülkelerin güven vermemesi nedeniyle Hizmet insanları coğrafi ve kültürel olarak hergeçen gün demokratik dünyaya yayılıyor.

    Oluşan yeni durum demokratik dünyanın İslam’a, inanca, itikada ters olmayan değerlerini hazmetmemizi, içselleştirmemizi gerektiriyor. Hizmet bu yeni seferinde demokrasiyle, meşveretle, yönetişimle, şefffalıkla bağdaşmayan alışkanlıkları, anlayışları, işleyişleri terk etmek, bu konudaki eksikliklerini gözden geçirmek durumunda.

    Hizmet insanları ağır bir depreme maruz kaldı. Binaları, yapıları, bir kısım uygulamaları ciddi tahribat gördü. Bu deprem daha güçlü, daha geniş kesimlere, kitlelere hitap eden yeni bir Hizmet anlayışı kurmak veya uygulamadaki bazı kusurlarımızı tashih etmek için ciddi bir fırsat da sunuyor.

    Faruk Mercan’ın da kitabına isim yaptığı üzere Hocaefendi ta 1997’de: “Artık Demokrasiden Geriye Dönüş Yok!” diyor. “Cumhuriyet ve demokrasi, İslâm’a, İslâmî düşünceye, İslâm’ın yaşanmasına, müsait birer zemin teşkil ederler. Bunları Müslümanlığa ters görmek yanlış bir yorumdur.” diyor. Ancak bazılarımız hala alışılagelmişin dışında fikir beyan edenleri dışlıyor, “çilesiz!”, “ham ruh!”, “fitneci!” ilan ediyoruz. Demokrasi en basitinden düşünce özgürlüğüne ve başkasının fikrine saygı esasına dayanır. Kendi yetiştirdiğimiz, bizim kaynaklarınızla beslenmiş, Hizmete aidiyet duyan insanların dahi bazı önerilerine, üsluba itina gösteren yazılarına katlanamıyorsak bu badireden çıkamayız. Bu sancılı değişimi yeni bir doğumla gerçekleştiremeyiz. Herşeyi reddeden, problemleri örtbas eden, itham eden ve komplolara sığınan, hiç kimsenin sorumluluk almadığı, cerahatlere bıçak atmak yerine onlarla yaşamayı tercih eden yaklaşımlarla meseleleri çözemeyiz, dünyaya, insanlığa yeni şeyler veremeyiz. Eleştirenleri linç etme, kendi doğrusu dışında söylenenleri gücü yetiyorsa engelleme, yetmiyorsa görmezden gelme İslam dünyasında yaygın bir hastalık. Hizmet bundan çıkış için çözüm önerileri, projeleri olan bir hareket! Ama kendi içinde makuliyeti, sukuneti koruyarak müzakereler, tartışmalar yapabilmeli. Kendi çocuklarını da dinleyebilmeli, “yeni yetmeler! dünkü çocuklar!” klişesinden kurtulmalı. Bu açıdan baktığımızda bazı görüşlerine katılmasam da bazı akademisyen arkadaşların yazdıklarını, tartışmalarını olumlu ve yararlı buluyorum. Hizmet bir kaç insanın eleştirmesiyle yıkılacak, yok olacak bir şey değildir. Esasları, prensipleri bellidir. Ayrıca o arkadaşların iyiniyetlerinden şüphe duymuyorum. “Herkesi kendi konumunda kabul etme”, “her görüşe saygı duyma” prensibi kendi arkadaşlarımız için geçerli değil mi? Olmayacak mı? Hedef aynı düşünen, birey özelliklerini yitirmiş, kaliteli, donanımlı ama robot gibi insiyatif alamayan insanlar mı yetiştirmek? Onları dinlemeyecek dikkate almayacaksak, üzerlerine hışımla gideceksek Hizmet neden eğitime, akademik kariyere, okumaya yazmaya bu kadar önem atfetti? Dışardan insanları dinlemeye önem verdiğimiz kadar kendi içimizdeki usule-usluba dikkat ederek yazan-konuşanlara da tahammül etmezsek biz de komplocu, çözüm üretemeyen, kendi gettosuna hapsolmış Ortadoğu’nun İslami anlayışına gömülür gideriz.

    Hizmet yeniden yapılanmak durumunda ve bu yapılanmada evrensel insani değerleri, insan haklarını, bireyin çiçek açmasını, düşünce özgürlüğünü, yönetişim, şeffaflık, hesap verebilirlik gibi demokratik değerleri gözetmek, dikkate almak durumunda. Bu konuda yapılması gereken dönüşümler, değişimler varsa buna bir an önce başlamak durumunda. Türklerin yurt dışında oluşturduğu gettolardan kurtulabilmek, yerli topluma nüfuz edebilmek, etkileşime geçebilmek için bunları yapmak zorunda. Bunu yapabilecek tecrübesi, iradesi, esnekliği var. Ancak değişim her zaman sancılı olur, dirençle karşılaşır.

    AKP “demokrasi” diye yola çıktı ve en ilkesiz, hukuksuz, acımasız otoriterliğe savruldu. Bir buçuk milyarlık İslam dünyasında İslam’ın demokrasiyle, temel insan haklarıyla, düşünce özgürlüğü ile çelişmediğini ortaya koyabilecek ve bu potansiyele sahip başka kimse yok!

    6 Kasım 2017 : https://mahmutakpinar.wordpress.com/2017/11/06/hizmet-icin-mecburi-istikamet/

  55. The Circle nin niyetini ve samimiyetini bu yazı ile sorgular oldum. A.Antepli gibi tiplerin H.E laf edecek kadar densizleşmelerine musamaha göstermemek lazım. bu şahsı ,hizmetin içinde adam sayıp röportajını yayınlamak , gerçekten çok garip . A.Antepli öncelikle sen kimsin H.E eleştiriyorsun . daha kendi başına bir ev kur desen onu bile beceremeyen tip, üç kişilik cemaat kuramayan tip
    Sen milyonlara hitap eden H.E ye söylediği laflara bak sen.sen yıllarca hizmet ettin de , sonrada bence dağılın diyorsun demek ,anca haline gülerim. üç kuruş aklınla hizmet ettin de bize tavsiyemi veriyorsun. H.E ile görüştün de kendini adamdan mı saydın. aykırı yorumlara mushamaha falan anlamam . Sen ilminle, bilginle ,samimiyetinle karınca olamazken, kendini cemaat lideri sandın da, kankana hadi bırak mı diyorsun. zaten H.E nin herkulnağme sohbetlerini dinlemiş olsaydın bukadar cahilane konuşmazdın. Ali Ünal abi yi hiçmi dinlemedin. yoksa senden küçükleri! dinlemiyormusun. senin gibi samimiyetsizleri çok gördük . ne oldu hizmetteki makam ve mevkin gidince dünyanmı yıkıldı , herkese bundan dolayımı dağılın diyorsun? çok sinirlendim yazına kendimi zor tutuyorum.

  56. A.Antepli ,Hizmet insanı tarifini alta yazdım, burda hangi konumdasın sen karar ver. yazını okuyunca Hizmet insanı vasıflarından birtanesine Raslamadım.(sen kendini hizmetten sayıp yorum yapıyorsun ya )

    hizmet insanı,
    gönül verdiği dava uğrunda kandan irinden deryaları geçip gitmeye azim ve kararlı,
    varıp hedefe ulastığında da herseyi sahibine verecek kadar olgun ve Yüce Yaratıcıya karsı edepli ve saygılı…
    hizmet adına her ses ve soluğu zikir ve tesbih,
    her ferdi mübeccel ve aziz;
    muvaffakiyetlerinden ötürü alkışlayacağı kimseleri de PUTLASTIRMAYACAK kadar RABBin iradesine inanmıs ve dengeli…
    ortada kalmıs herhangi bir iş için herkesten evvel kendisini mes’ul ve vazifeli,
    hakkı tutup kaldırmada yardıma kosan herkese karsı da hürmetkar ve insaflı…
    müesseseleri yıkılıp planları bozulduğu,
    birliği dağılıp kuvvetleri tarumar olduğunda fevkalade inançlı ve ümitli;
    yeniden kanatlanıp zirvelerde pervaz ettiği zamanda mütevazi ve müsamahalı…
    bu yolun sarp ve yokus olduğunu baştan kabul edece kkadar rasyonel ve basiretli;
    önünü kesen cehennemden çukur dahi olsa,
    geçebileceğine inanmıs ve himmetli…
    uğruna baş koyduğu davanın kara sevdalısı olarak,
    canı cananı feda edecek kadar vefalı
    ve geçtiği bu şeylerin bütününü bir daha hatırına getirmeyecek kadar da gönül_eri ve hasbi olmalıdır…

  57. Bu süreçte zulme uğrayan , şehit olan nice kardeşlerimiz var. İnşallah makamları ve mevkileri Evliyalar düzeyindedir bu kardeşlerimizin. Öncelikle H.E mağlup olmuş ordunun komutanı görmek , hizmeti anlamamaktan kaynaklanıyor.Üstadımız kaç defa zehirlendi. kaç defa donmamak için sabahlara kadar camı kırık zindan da ördek yürüyüşü yaptı., kaç defa zindanında, koltuğunun altına alarak donmuş ekmeğini ısıtıp yedi, ozaman yaşasan Üstadımıza da aynı makaleyi yazardın değilmi. Sen dünyaya takılmış, burda olan şeylerle mağlubiyet ve yenilgi dağıtıyorsun ama Ahirete inancı olan mümin için dünyada zulme uğramak yenilgi değil cennetin kapısıdır. Sen dünyayı ve uzun adamı fazla gözünde büyütmüşsün , Allah cc için zormu sandın bu düzenin yıkılmasını, çok kolay; bir toplu iğne başı kadar pıhtının beyne atması kadar basittir. Sen Hz. İbrahimin Halilullah lakabını nasıl aldığını hiçmi okumadın. onun karşısında uzun adam yoktu ,Nemrut gibi ,hayatında dişi bile ağrımamış,hiç hasta olmamış, normal insandan on kat fazla yaşamış , ölüm beni unuttu diyen,kendini ilah ilan eden, zalimlerden zalim biri vardı. Hz.İbrahimin kıssasını bir defa okusan böyle saçma yazılar yazmazdın….Dünyalılar gibi yazmış, dünyaya tapanlar gibi yorumlamışsın.A.Antepli

  58. UYARIDIR…
    Burada olumlu olumsuz yazı yazanların tamamı derinlerin kurduğu tezgaha hizmet ediyor.
    Cemaatin bölünmesi için yapılan bu hamleleri, Çok rahatlıkla gidip muhattıbına konuşabilecekken sosyal mecrada bunları yazmak cahilliğin yanında ferasetsizlik ve tarihi bilmemektir.Tarih tekerrürden ibarettir. Bakın bir maziye bakın 571 yılından bu güne bakın islam peygamberine ve ashabına, islam alimlerine ve cemaatlere neler yapılmış neler yapılıyor. Ben bir şakir değilim ama devlet ve stratejilerini iyi bilen bir ülkücüyüm. Hata yapıyorsunuz.
    Fethullah Gülen Hocaefendinin yanındakileri hain veyahut çapsız kişilerin velevki yanından ayırdınız sonucu ne olacak yeni köz’ler yeni verenler mi devşireceksiniz. Ben öyle zannediyorumki yanındaki kimlerin kim olduğunu biliyordur. Muhtemelen yanından uzaklaştırdığınızda görevi bittiği için konuşanlar kervanına katılacaktır.
    Yıllar öncesinden bu günleri öngören bir liderin etrafında size yıllar önce ülkeden çıkın dedi çıkmadınız. şimdi ise dert yanıyorsunuz. Hayır siz ev alarak rahat yaşama alışarak hizmetin anlamını yitirdiniz. Eşleriniz daha büyük evler lüzumsuz israflar yapmanızı istedi ve sizlerde hizmet yapmanız gerekirken yapmadınız. bir çok mesele var bu konuda konuşulacak ama hata yapıyor boş konuşuyorsunuz.. Bence yapmanız gereken tek şey mağdurlara dua etmek imkanları olanlarında imkanları ölçüde yardımlara destek vermesidir.. Bu meselelerin şu aşamada konuşulması sizleri ufku ile bugünlere ulaştıran bir lidere aynı zamanda temsil ettiği davaya ihanettir. Vesselam

  59. Son birkac senedir sahit oldugumuz gelismeler, “Hizmet”in Hezimet’e donusun gurultuleridirler.
    Guc zehirlenmesi mi dersiniz, ihtirasin neticesi mi dersiniz, bilemem, ama olan bitenin ozeti budur.
    “Hizmet” niyetiyle vatanin ve milletin kaynaklarini kullanan ekip hezimete ugradi.
    Ne tuhaftir, bu hezimetten sorumlu olanlarin binde biri bile icerde degil, hepsi disardadir.
    Ustelik hicbiri sorumlulugunu kabul etme pozisyonunda degil.
    Hicbiri burnundan kil aldirma niyetinde de degil.
    Kendilerini hep hakli gorme ve gosterme gayretindeler.
    15 Temmuz darbe girisiminde yaklasik 8 saat suskun kaldi F. Gulen, buyuk ihtimalle, darbenin basarili olacagina inaniyordu (sanirim Neocon Cetesi’nden aldigi mujdeyle).
    Gidisatin ters gittigini gorur gormez “darbeyle ilgimiz yoktur” diye aciklama yapmak zorunda kaldi.
    “Neden ilk dakikalarda, hatta saniyelerde, degil de 8 saat sonra!” diyen cikmadi o cenahtan.
    Hala “darbeyle Hizmet’in bir alakasi yok; hersey Erdogan’in oyunu” safsatasina inananlar var.
    TSK icine sizan ve oranin en hassas koselerine coreklenen bu yapidan habersiz hickimse darbe yapmak soyle dursun, darbe plani bile yapamazdi.
    Sunu kabul edeceksiniz artik; hirsinizin ve bazi dis ve ic guclerin gazina geldiniz; darbe girisiminde bulundunuz ama beceremediniz.

    Kabak siradan insanlarin basina patladi.
    Ne acidir, kafasinda kabak patlayan binlerce kisi hala “Hocaefendi’nin bir bildigi vardir, gelismeleri tersyuz edecek” gibi hayali kuruntularla mesgul.
    Kendi kendinizi kandirmayin.
    Hocaefendiniz’in bir bildigi falan yok.
    Bir bildigi olsaydi, emrini verdigi ve Saylorsburg’daki malikanesinden bizzat yonettigi darbenin hezimetle sonlanacagini bilir, darbe girisiminde bulunmaz, masum insanlara kursun yagdirtmazdi.

    40 sene boyunca buyuk bir gizlilik ve “hizmet, kardeslik, dostluk, diyalog vs.” gibi cesitli maskelerler ve “derin devlet”in yardimiyla yuruttugu oyun gec de olsa goruldu ve bozuldu.

    Hezimete ugradiniz.
    Bunun geri donusu, tekrar dirilisi mirilisi olmayacak.
    “Mac daha bitmedi” diyen saflar!
    Maci birak, oyuncu, hatta saha bile kalmadi. Ne macindan, ne kazanmasindan bahsediyorsun?

    Hersey bitti.
    Herseyi hirsiniza, kendinizde vehmettiginiz ve sizi yilan gibi zehirleyen gucunuze kurban ettiniz.
    Bunu kabul etmek zorundasiniz.

    Ayetleri, hadisleri, ve Ustad Bediuzzaman’i yanlis yorumlayarak kuruntu uretmeyin zira hezimetle sonuclanan yolunuzu ayet, hadis ve Ustad’in gosterdigi istikamette degil, nefis ve hevaniz, hirs ve tamahinizla cizdiniz ve duvara tosladiniz.

    Yazari azbucuk tanirim.
    Calistigi universite yasadigim yere en fazla 20 dakika uzakta.
    2013’un ortalarina kadar ayni yerde sohbetlere katilir, ayni yerde namaz kilardik.
    North Carolina abilerinin en yakinindaki isimdi.
    Kendisi de itiraf ettigi gibi F. Gulen’I sayisiz defa ziyaret etmis biri.
    Hicbir girisiminin F. Gulen’den habersiz olduguna ihtimal vermiyorum.
    Biraz tuhaf kacacak bazilari icin ama bu son cikisi da buyuk ihtimalle F. Gulen’in diraktifiyledir.
    Eger F. Gulen’den habersiz yapiyorsa (ki pek ihtimal vermiyorum), Siyonist dostlarina “pasta yere dustu, parcalandi, ben de payimi isterim” gondermesi yapiyordur belki.
    “Siyonist dostlari” diyorum zira Abdullah Antepli 2013’un ortalarindan beri Shalom Hortman Enstitusu’nun altindaki Muslim Leadership Initiative (MLI) adli yapinin es direktorlugunu yapiyor. MLI’in gorevi, liderlik vasfi olan genclere (hatta yetiskinlere) Siyonizmi “iyi tanitmak”, daha dogrusu sirin gostermek.

    Yukarda “2013’un ortalarina kadar ayni yerlerdeydik” ifadesini kullandim.
    Bu yapinin hicbir zaman bir parcasi olmadim.
    Cocukluktan beri bu yapinin icinde olmayanlar bu yapinin parcasi kabul edilmez zaten.
    Yaptiklarini faydali gordugum icin 2002’de Atlanta’ya (Georgia), 2004’te Fayetteville’e (North Carolina) tasindigimda faaliyetlerine katildim. Atlanta’daki Charter okullarinda mutevelli heyetinde gorev yaptim birkac sene. Fayetteville’de acmaya calistiklari Charter Okulu’nun proje yaziminda bulundum. Okul hizmetlerine guvendigim icin cocuklarimi onlarin okullarina gonderdim (buyuk oglum istemedigi halde onu kuzeydeki ozel yatili liselerine gonderdim, iki sene).

    Erdogan’i destekledigimi bildikleri icin yanimda Erdogan aleyhinde pek konusmazlardi, hatta onumde Erdogan’i desteklermis gibi yaparlardi. Yanimda “TUBITAK’ta Erdogan’in elini siktim, cok etkileyiciydi” diyen bir elemanin ABD’lilere “Erdogan’in elini siktim, sonra gittim sabunla yikadim” dedigini aktardilar. Bu yapinin klasik takiyye/iki yuzluluk ornegi.

    7 Subat 2012’deki MIT operasyonunda hedefin Erdogan oldugunu yazdim, bircok insan gibi. Bu operasyon, hezimete dogru yol alan hareketin Erdogan’a ilk el-ense hareketiydi.

    2013’un ortalarina kadar bu yapiya sizan derin bir yapinin AK Parti ile bu hareketin arasini bozmaya calistigina inanirdim. Emre Uslu, Onder Aytac ve diger bazi zevati, yapinin icine sizmis “derin” elemanlar olduguna inanirdim. Twitter ortaminda ve yazdigim koselerde bunlar hakkinda epey yazi yazdim. Hatta bizzat kendileriyle Twitter ortaminda cok defa tartistim, “yargilanacaksiniz” dedim. Mehmet Baransu da o siralar “Istanbul’a gelince misafirim ol, sana anlatacak cok sey var” demisti; ben de ona “Bunlar seni kullaniyor, onlar kacacak, kabak senin basina patlayacak” dedim. Zaman hakli oldugumu gosterdi.

    2013’un ortalarinda, yapinin Raleigh/Cary sorumlusu Fatih K. benimle ozel bir gorusme yapti. “Hocam, arkadaslar sizin yazdiklarinizdan cok rahatsiz” dedi o gorusmedi. Ben de “Emre Uslu ve Onder Aytac gibi elemanlar hakkinda yazdiklarim arkadaslari neden rahatsiz eder ki? Zaten Uslu ve Aytac bu yapiyla alakalari olmadigini soyluyorlar” dedim. Bu gorusmeden sonra anladim ki Fatih K.’ya bunu soyleten kendisi degil, ustleriydi, buyuk ihtimalle Pensilvanya. Anladim ki, F. Gulen ve yonetim kadrosu Emre Uslu, Onder Aytac gibileri AK Parti ve Erdogan’a karsi “saldiri kopegi” olarak kullaniyordu. Anladim ki, Erdogan ve AK Parti karsiti butun gelismelerin bizzat arkasinda F. Gulen var.

    Fatih K, bir Cum’a aksami yaptigi olaganustu toplantida/sohbette “icimizdeki ajanlari tespit ettik” deyince beni kasdettigini anladim ve bu yapiyla iliskimi tamamen kestim. Eger ajan olsaydim kendimi sizin cok iyi yaptiginiz gibi gizler, kimseyi elestirmez, size “abi” olurdum. Bir muddet sonra da benimle gorusulmesini yasakladilar. Esim, niyeti halis oldugu icin, onlarla irtibatini birkac ay daha devam ettirdi. Esimle arami bozup yuvamizi yikmak icin calistilar. Esim bunu gorunce irtibatini kesti. Universiteye giden ve onlarin yaninda kalan kucuk oglumu da onlardan aldim.

    15/17 Aralik “yolsuzlukla mucadele” adi altindaki darbe girisiminden cok once bu yapiyla olan iliskimi tamamen kopardim. Hicbiriyle gorusmuyor, konusmuyorum.

    Kac yuz tane tweet attim hatirlamiyorum; “yaptiginiz dogru degil,” dedim “bu gidis sizi bitirir” dedim, “herkes gibi sizin de iktidar olma hakkiniz var ama bunun bir yolu yordami var” dedim “parti kurun, secime girin, kazanin ve memleketi yonetin” dedim. Ama “Erdogan’i iktidara biz getirdik, gerekirse goturmesini de biliriz” modundaydilar, kibir daglarinin tepelerindeki malikanelerde oturuyorlardi.

    Ne oldu? “Oyumuz nerden bakilirsa bakilsin en az yuzde 20’den fazla” dediler. Secime girip CHP’yi desteklediler, CHP’ye oy kazandiramadiklari gibi CHP’nin oylarinda onemli bir dusus oldu. Kamuoyu yoklamalarina bakilirsa bu yapinin oy orani yuzde 1 bile degildi (Dogu Perincek’ten fazla oyu vardi en azindan). Ama devletin onemli kurumlarindaki varliklari yuzde 50’lerde, hatta 60 ve 70’lerdeydi. Bu nasil oluyordu? Malum sinav hirsizliklari, kayirma, torpil vs. Hepsi helal kendilerine tabii!

    Demirel, Yilmaz, Ciller gibi zevatla iyi gecinen, Ecevit’e sefaatci olan (kendisine kim sefaatci olacak acaba?), Cevik Bir’in onunde egilen F. Gulen, Erbakan ve Erdogan’a dusman kaldi hep. Ta Istanbul Belediye secimlerinden beri hicbir zaman Erdogan’i desteklemedi, hep sevmedi ama seviyor ve destekliyor gibi gorundu.

    En sonunda ic ve distaki karanlik odaklarla isbirligi yaparak mesru hukumeti yikmaya calisti, ama altinda kaldi, ezildi.

    Son birkac senelik gelismeleri iyi okuyup dogru degerlendirmek gerek. Kotu okuyup yanlis degerlendirirseniz kotu akibet ensenizden inmez. Sadece bu dunyada degil, Ahiret’te de mesul olursunuz.

    • Erdoğan da asla Gülen’i sevmedi. Mahvettiler ülkeyi ikisi. Yarın bir gün Gülen aldığı 20 küsür ilaç ile kontrol altında olduğu çıkar o kendini kurtarır belki ama Erdoğan’ın hiç bahanesi yok.

        • Bak bu komikti güldüm. Yazdığı yorumların bile rahatlığı akp trolü olduğunu gösteriyor. Zerre korku stress üzüntü karamsarlığın ve üslubun bozuk

          • kusura bakma , senin gibilere senin gibi cevap yazıyorum.Tarzım agresif olabilir ama Hizmete laf edenler , H:E birtane kitabını okumadan iftira atanlar. bir cemmatin kuyusunu kazanlara sadece inanalar. sizlere sinir oluyorum.hem kulların neyinden korkacam. Bu kadar zulüm zalimden geliyor sanma ,herşeyi yaratan Allah cc tur. Allahım, Zulmüde veren sen ,Lütfu da veren sen,Kahrında hoş,Lütfunda hoş demekten başka ne çaremiz var ki. Haşa başka İlahmı var gidip onun kapısında dilenelim.Bizi Bu zor imtahanlardan Geçiren Allah tan başka ilah yok. bizlere ancak Hz.Eyyup sabrı düşer.

            Hz.Eyyubun hayatını okudunmu. çok zengindi, herkes ona hürmet ederdi, dönemin en zengin ve şaşaalı hayatını yaşardı. Allahın verdiği nimetlerden herkese ikram ederdi. sonra Allah cc onu , hastalıkla imtahan etti,öyleki yaralarından dolayı insanlar kendisinden korkuyor ve uzaklaşıyordu, eşi şehrin dışında ufak derme çatma bir klubede hizmetini görürdü.. Bir defa bile Allah cc ‘a sitemde etmemiştir.
            üstelik Tüm çocukları da vefat etmişti.
            Hz.Eyyup as sabretti, Allah cc , şifa verdi , evlat verdi, yine mal ve mülk verdi.
            Bizlerde Bizi İmtahan eden Allah cc tan ,İmtahanını bir an önce bitirmesini diliyoruz.
            Kahrı verende Allah cc , Lütfu verende Allah cc. Aradaki kullardan niye korkalım ki.
            Bilmediğin bir hizmetin Anlamadığın bir fedakarlığın karalanmasına musaade etmiyorum.

  60. A.Antepli bu sözüm sanadır.. hatta Hocamızın senin gibilere yaptığı bir yorum ve dua var bu haftaki sohbette. youtube’de haftalık yayınlanan HerkulNagme kanalında “NE HELVA NE DE SELVA!.. (Bamteli)” başlıklı videoyu önce nefsime, sonrada sana cevaben sunuyorum . özellikle 4:07 ile 6:05 arasını iyi dinle ….”postnişin olmasın” sözlerini özellikle …. gerisi malum zat için örnekler.

    sosyal medyada yazını eleştirenleri, H.E savunanları , körü körüne bağlanmak savunmak la itham ediyorsun. hatta sana karşı aşırı eleştiri yapanları da akp trollerine benzetiyorsun. sen H.E eleştirme hadsizliğini gösterince özgürlük oluyor da ,seni eleştirenler de trolmü oluyor . seninki özgürlükse bizimki trollükmü oluyor. iyi niyetli olsan varsa bildiğin bir hain ,ismini ve makamını ver. bizde gördük hainler ve ajanları , yıllar öncesinden hemde ama hizmeti lağvetmedik.

    • bazı abiler ,H.E hata yapmıştır dedirtmek için 2 trilyona kadar teklifin yükseldiğini söylediler . sen kaça tav oldun, onu merak ediyorum.

      • Allah cc şahidimdir ,kendim bizzat o abiden dinledim . H.E ile ilk açılan evde ,beraber hizmet etmiş ,ilk hizmet erlerinden birisi .tabiki abi hayır demiş ve kabul etmemiş.

  61. Cemaat Don Kişot gibi, önce kendine hayali düşmanlar üretiyor, sonra da onunla savaşmaya çalışıyor. Bak Ergenekon da çöktü, cemaat şimdi diyecek ki pakrudiniler yaptı… Ben size 3-5 yıl sonra olacakları söyleyeyim; cemaat dünyanın dört tarafında per perişan olunca, ulvi şahsiyet “kıvamımız yeterli gelmedi, davaya hakkıyla sahip çıkamadık, Allah bizi davadan el çektirdi vs. vs.” diyecek. Yazın bir kenara..
    Şimdi bu yazdıklarımdan dolayı bana hakaret edecek olanlar, lütfen o zaman gelince benden özür dileyin. Yoksa ben de hakkımı…

  62. El alem dost düşman herkes şunu bilsin Hocaefendi bin tane hatada yapsa gene Hocaefende başımızın taşıdır Hocaefendi imamızdır dosta düşmanda çatlasın Hocaefendi’nin dediğini harfiyen bilinçli şekeldi uygulanacaktır

  63. Ben Türkiyede yaşayan biri olarak burdaki zülümlerin durması için elinden gelen bir şey varsa bunu yapmayanları büyük vebalde olarak görüyorum. Bunun için fikir üretenleri önemsiyorum. Hiçbirşey yapmayan fikir üretmeyen tepki vermeyenleri kınıyorum. Kendi fikrim olarak da Türkiyedeki tüm faaliyetleri durdurduk demelerini ki zaten şu an öyle, bu şekilde belki düzelebilir. Bu benim fikrim. Katılırsınız katılmazsınız ama fikir. Bu zülünlerin azalması durması için fikirlerin tartışılması gerekir diye düşünüyorum.

  64. Bazan gıpta ediyorum, arkadaşlara. Bak diyorum, meseleyi ne kadar seviyeli tartışıyorlar. Bazan da içimiz ne kadar buruluyor.
    Düşünceleri ortaya koymak ne hoş. Birilerine hakaret, ti’ye almak ne kötü.
    Kardeşlerim akp lilerin reislerine olan taassubu eleştirirken bu olay acaba bizde var mı? diye düşünelim diyorum. Onların her hareketini eleştirirken elimizi vicdanımıza koyup bizde de buna benzer şeyler varsa susmak, dürüstlük alametidir. Her insan eleştirilebilir. Çünkü insan hata yapar. Sen kimsin ki benim sevdiğim adamı eleştiriyorsun? Halbuki sen de benim sevdiğim adamı eleştiriyorsun.
    Varsa faydası en alasını yapalım. Akademik seviyede yapılan tavsiyeleri eleştiri olarak algılamak hata, ona yahu isim ver demek ayrı bir garipliktir. İftira yapılmadan hizmete hakaret etmeden yapılan tavsiyelerden ders çıkaralım.
    Tenkitlerimize bakıyorum da bazen eleştirdiğimiz akp lilere ne kadar benziyoruz.
    Selam ve hürmetler.

  65. Hatırlayın 28 Şubatta okullara el konulması gündemdeyken, hocaefendi enteresan bir çıkış yapmıştı:”Okulları devrederiz!”… Hem de bedelsiz. Bunu o zaman duyduğumda bu sözleri kabullenememiştim, “onca emek darbeciler istedi diye heba edilir mi?” diye düşünmüştüm… Ancak sonradan anladım hocaefendi çok ileri görüşlüydü.
    Bu olay belki de bugünkü olayların bir numunesi hükmünde küçüktü tabi, ancak bana birşeyler anlatmıştı.

    Bekleyelim görelim, acele karar vermeyin diyeceğim ancak bende de var aynı düşünceler, insanlar zulüm görüyor, hatta ölüyor, ne olacak diyorum.
    Bekleyip göreceğiz ancak kesin olan birşey var, zulüm bir gün bitecek.

Comments are closed.