Hüdayi Nabitzade, The Circle

Bilen bilir, biladerzadem Engin Sezen Bey nev-i şahsına mahsus bir zat-ı muhteremdir. Derununa vakıf olunduğunda rengin ve zengin, samimiyetiyle dahi ‘résonance’ eylediğinizde sohbetinin lezzetine hadd u payan olmayan bir ademdir!

Ez-cümle bizim Cüba ahalisinin istimalinden pek hazzettikleri kelam ilen söylersek, “auténtico” biridir vesselam.

Gel gör ki, aynı zamanda pek de mussırranedir.

Taa geçen teşrin-i evvelden beridir tutturdu da tutturdu, “Aman Hüdayi hocam, The Circle diye bir mevkutem var, illa ki orda bir şeyler yazasınız!…”

Evvel emirde, biladerzademi kırmamak için “tamam” kelamı çıkıvermişdi ağzımdan. Hay dilimi bal arısı sokaydı!

O gün bugün her daim mesajlarıyle sıkışıtırıp durdu bu fakiri.

İşbu arz-i hal işte o sözünü verdiğim ilk yazımız ola!

Beri yandan, ehibbadan hatır-şinas Mostarizade Esfendiyar dostumuzun da The Circle’da sarf-ı beyanda bulunmuş olması, fakir için ayriyeten bir motivasyon unsuru oldu.

Azizler,

Cüba-nam dünya cinanı memleketten yeni döndüm Montréal’e. Vieux Montréal’de bir fakirhanemizin olması, yine kifaf mikdarda yaranımızın bu şehr içre mukimatı beni de senenin bu vakitleri buraya celbeder. Ne de olsa şebabetimiz buralarda imrar olundu efendim.

Ah bir bilseniz mevsim-i şitada ne soğuktur Montréal!

Neyse ki, Noel’de Bebek’teki aşiyanımda olacağım. Bahar’da ise ver elini Boston. Hayatım böyle hay ile huy ile ber-devam azizler.

Mostarizade Esfendiyar garibinin tahriratına şöylece bir göz attım. Jübbeli ve Damatlar hakkında istihzai lakırdılar etmiş. Dostum Mostarizade, o muhafazakar çevreleri yakinen tanır. Nitekim, onların eski ahvallerini, hal-i pür-melallerini, elan da işledikleri her bir haltı yakinen bilir.

Fakir ise, artık mütekaid bir hoca olmaklığımdan nısbi bir inziva hayatı idame etmekdeyim. Dünya gamından da azade bir hayat arzusundayım.

Bahsettiğimi üzre, zaman zaman, yaran ile kahve nuş eder, envai kalenderliklerle maziyi yad ederiz. Boston’da olduğum demlerde de Hacı’nın yerinde Salı giceleri chœur’a devam ederim. Öğleden sonraları da evlad-ı manevviyylerim addeddiğim Salim ve Ayten ile biraz lak lak yaparım: C’est la vie!

The Circle’daki karalamalarımda da netameli mebahise bulaşma gibi bir gayem yok, ama yine de Allahu alem bi-savab! Mevlam görelim neyler.

Rabb-i rahimim perdeyi yırtırıp da bizleri ne mahcub ne viran eyleye.

Azizler, bu süturatım bir mukaddime-yi evvel sadeddindedir.

Ümmidim odur ki bu yazı ile sizlere bir nim-merhaba demiş olayım.

Evvelen ve bizzat muhterem ve muhtereme kariine, saniyen de kudema-yı ehibbadan Mostarizade Beyefendi, ve hamiyyet-perver Engin Bey’e kalb u canımla selam ve ihtiram ederim.