İsa Hafalır, The Circle

Bir arkadaşla yazışıyorduk. Kendisi psikolojik olarak zor zamanlar geçiriyor. Bunalmış, geleceğinden de hiç umutlu değil. Bir süre önce KHK ile işinden atılmış—ve bunu haklı olarak hiç haketmediğini düşünüyor—başka ailesel problemleri de var. Bana “İnsan bir yerde Allah’ım varsan artık yardım et diye bekliyor” ve “Allah var ama dünyaya karışmıyor mu?” gibi şeyler yazınca ne yazacağımı bilemedim. Daha fazla detay veremeyeceğim ama arkadaşım çok zorlu bir imtihan geçiriyor.

Dünya hayatının tamamı bir imtihan. Ama bazı zamanları çok daha zorlu. O zorlu zamanlardan geçen birisine “sabret, dayan, geçecek” gibisinden sözler söylemek kolay, ama bu tavsiyeleri uygulamak hiç kolay değil; ve böyle zamanların Allah’ın varlığını sorgulatması ise hiç garip değil.

Bu dünyada zorlu imtihanlar neden var? Allah neden dua edenlerin duasını bu zorlukları kaldırarak—pek çok zaman—kabul etmiyor? Bu konularda söylenmiş yazılmış çok şey var ama ben yine de kendimce bir şeyler yazayım istedim bu konular çerçevesinde.

Bir insan bu dünyada mutluluk, huzur ve başarı peşinde koşar. O insan için bu üçünün kendi değerlendirmesine göre problemli olduğu zamanlar sıkıntılı zamanlardır. O zamanlarda insan bir imtihandadır. Aslında islam inancında mutlu ve huzurlu olunan zamanlar da birer imtihandır, ama şimdiki konumuz ilk bahsettiğim türden imtihanlar.

Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. Bir dünyalı insanlar ve iki dünyalı insanların—yani bir Allah’a ve ahiret gününe inanan insanların—dünyaya bakışları elbet farklıdır. Dolayısıyla zorlu zamanları değerlendirmesi de çok farklıdır. Ben kendi adıma—kendimi bildim bileli müslüman olduğum için—ancak iki dünyalı insanlar perspektifinden bu zorlu zamanları yani imtihanları değerlendirebilirim.

Bir müslüman olarak öncelikle dünyanın “sadece” bir imtihan meydanı olduğunu kabul edip bunu akıl ve ruha iyice sindirtmemiz lazım. İkinci olarak şartlar ne olursa olsun, Allah’ın bize bir borcu olmadığını, bilakis bizim O’na borçlu olduğumuzu sindirmemiz lazım. Üçüncü olarak bu dünyanın adil olmadığını, geçmişte de olmadığını, gelecekte de olmayacağını hep kendimize hatırlatmamız lazım. Dördüncü olarak bizim durumumuzdan daha iyi durumda olanlar elbet olduğu gibi, bizden kötü durumda olanlar olduğunu da yine kendimize hatırlatmamız lazım.

Bu dört noktadan öte bence asıl mesele insanın şunu nefsine kabul ettirmesi. Bizi Allah’a yaklaştıran bir zorluk, bizi Allah’tan uzaklaştıran bir kolaylıktan daha iyi ve hayırlıdır. Yani gerçek nimetler ahirete yöneliktir. Bu da demesi kolay ama özellikle zorlu zamanları bizzat yaşarken kabullenmesi çok zor birşey. Ama dua ile, sabır ile bunu kendimize devamlı telkin etmemiz lazım. Bunu kabul edebilirsek İbni Teymiye gibi diyebiliriz: “Düşmanlarım bana ne yapabilir ki? Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum, nereye gitsem o benimle gelir. Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir.”

Bir diğer mesele de yine bana yazımın başında bahsettiğim arkadaşımın sıkıntılarının—ve külli manada Türkiye’de son zamanlarda ola gelen sıkıntıların—uzun süredir devam edip bir türlü gitmemesine dair yazdığı bir söz: “Mazlumun ahı arşı titretir diye biliyorum, biz öyle öğrendik.” Belki arşı titretiyordur mazlumun ahı, ama bana öyle geliyor ki sünnetullah—yani Allah’ın adeti—umut edip beklediğimizden farklı. O haklı ve derin ahların ardından hemen veya kısa sürede—hatta bazı durumlarda hiç bir zaman—bir inayet, çözüm, kolaylık gelemeyebiliyor. Bu aynı zamanda yukarıda üçüncü madde olarak yazdığım dünyanın adil olmadığıyla da ilintili. Hak-hukuk hesaplarının kalanının ahirette görüleceğini kabul ediyoruz, ama bu kalanın sünnetullah gereği çok büyük bir yüzde olacağını—yine de dua etmeyi eksik etmeden—kabul etmemiz lazım. Bu dünyada peygamberler en zor imtihanlardan geçmiş ve bir kısmı öldürülmüş. Diğer müslümanların da zorlu zamanlarının kısa zamanda geçmeyebileceğini kabul etmeliyiz.

Burada bir parantez açıp bu yazının KHK’lıların dertleri için yazılmadığını, bunu sadece bir örnek olarak kullandığımı belirtmek isterim. Başka yerlerde çok kez paylaştığım üzere masum olan mağdurların ve mazlumların yanında olmaya çalışıyorum, ama kimin “masum” olduğunu ben bilemem ve buna karar veremem. Dolayısıyla bu yazdıklarım uzun süredir Türkiye konjonktüründe olan iktidar ve The cemaat sürecine dair değerlendirmeler mahiyetinde değil. O  değerlendirmeleri başka mecralarda yaptığımı—ve tabandaki masumların meselenin bir yönü, The cemaat’in merkezindeki bir grubun hak ve hukusuzluklarının da meselenin diğer bir yönü olduğunu düşündüğümü—belirtmeden geçemeyeceğim. Burada parantezi kapatıyorum.

Bakara suresi 214. ayetin mealiyle bitirelim: “Yoksa siz; sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk, öyle sıkıntı gelmiş ve sarsıntıya uğramışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki mu’minler: Allah’ın yardımı ne zaman? diyordu. Bilesiniz ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.” Allah’ın yardımı pek yakın, ama bu pek yakın yarın da olabilir, bir ay sonra da, bir yıl veya on yıl sonra da—çünkü bütün bu zamanlar ahiret ile karşılaştırıldığında çok kısa vakitler. Belki de o yardım dünyada hiç gelmeyecek ve ahirette gelecektir—dayandığımız zorluklara sevap olarak. Bize düşen sadece dayanmak ve sabretmek.

Vesselam

9 COMMENTS

  1. Temel husus; cemaat üyeleri masumiyete dayalı bir mağduriyet yaşıyorsa, yukarıdaki yazı için makbul diyebiliriz. Fakat iyi şeylerin yanında son zamanlarda yapılan yanlışlardan dolayı (islamî hassasiyetlere uygun olmayan son dönemdeki hatalardan bahsediyoruz ki bunu cemaat içindeki pek çok kişi ikrar ediyor) Allah’ın hilm ve lütuf sahasında çıkılmış gibi görünüyor. Allah (cc)’nun yardım etmediği bir cemaatte kalmak için ısrar etmenin bir mantığı yok. Cemaatin sevabına ortak olalım derken, günahlarına ortak olduk ve vebalini çekiyoruz. “İyi şeyler olunca Allah’ın yardımı, kötü şeyler olunca imtihan” basitçiliğinden uzak, daha derin analizlere ihtiyaç var ama cemaat içinde yapabilecek yok. Dışardan yapanlar da farklı perspektif ile yanlış mülahazalar yapıyor, cemaattekileri iknadan uzak. Daha uzatmaya gerek yok, bu söylediklerimden dolayı daha önce olduğu gibi beni münafık, şerefsiz, ahlaksız ilan eden bir güruh olacak, ondan da eminim. Allah istikametten ayırmasın, ama bu istikamet hangi istikamet. Hak peygamberin gösterdiği istikameti bir başkasının göstermesine ihtiyacım yok, ayan beyan ortada. Zalimin zulmüne ortak olmam, zulmü elimle olmasa bile dilimle ve kalbimle telin ederim. Allah masum ve mazlumları korusun..

    • “Allah (cc)’nun yardım etmediği bir cemaatte kalmak için ısrar etmenin bir mantığı yok.”

      Bu yazdığınız salt materyalist bir bakış açısıyla ortaya konmuş kibirli bir ifade. Dolayısıyla buradan yola çıktığınız sonuçları da -en azından bu şekliyle- geçerli kılmıyor. Burada cemaate eleştiri yöneltilmesinden bahsetmiyorum, zira eleştirileri kendi adıma faydalı buluyorum, Hizmet adına da faydalı olacağı ümidindeyim. Fakat bu eleştirileri yaparkenki çarpık bakış açısından bahsediyorum, ki bu aralar serbestçe eleştirebilmenin heyecanındandır mıdır, genel olarak muhafazakar camiada eleştiriye alışık olmadığımızdan mıdır ya da sureti hakktan gözükmeye çalışan insanların mevcudiyetinden midir, orasını bilmiyorum, sadece sıkça karşılaştığımı fark ettiğim bir durum.

      İnanlar belki de Allah’ın kendi yanlarında olduğunu (ya da kimin yanında olup olmadığını) iddia etmeye çalışacaklarına Allah’ın rızasının nerede olduğunu -güncel hadiseler bazında değil, prensipler bazında- arasalar daha faydalı olabilir. Selamlar.

      • Cemaatin ilk yıllarında Allah’ın rahmetinin sağanak sağanak yağdığına şahit olduk. Son dönemdeki hizmet usül ve esaslarının uygun olmadığını ben değil, A.Kurucan, H.Esendir gibi hizmetin büyükleri bahsediyor. Prensipte Allah’ın (cc) rızasını aramak konusuna yüzde yüz katılıyorum. Şimdi sosyal medyaya bak, eleştirdiğimiz kişilerden daha argo ve bozuk söyleme bürünmüş birçok cemaat mensubu var. Bana de ki “hizmetin ilk yıllarındaki gibi muhabbet fedaisi olalım, yeni bir başlangıç yapalım, bu sefer aynı hatalara düşmeyelim, sonuç odaklı değil Allah rızası için çalışalım”, işi gücü bırakıp senin yanında yer alacağım. Ama ben cemaati hatalardan ders almış olarak görmüyorum, Allah’ın (cc) da böyle görmediğinin işaretlerini alıyorum. Şu an saldırgan, herkesi kendine düşman gören veya edinen kontrolden çıkmış bir topluluk var. Netice-i kelam; Allah (cc) bizi istikametten ayırmasın.

      • Basit bir hesap yapalım; Hocaefendiyle görüşmek için Türkiye’deki mesullerden yılda 12 defa ABD’ye gidenler var. Bir gidişin sadece yol maliyeti erken bilet alırsan 3000 $. 12×3000=36000$ (yaklaşık 180.000 TL). Anadoluda 2500 lira maaş alan gariban memur aylık 250 TL himmet verecek, bu paralardan bazıları görev gereği diye maneviyatını artırmak için yılda 12 defa ABD’ye gidecek. (720 adet himmete bedel). Eğer bu anadoludaki gariban memur bunu bilip hakkını helal ediyorsa, ben başka bir şey söylemeyeceğim. Bundan sonra hiçbir yazıya yorum yapmayacağım. Buyur cevapla…

  2. .İsa bey the cemaat yazısınıza bir eleştiri yapayım, bloga yazacak google hesabım yoktu.
    1) Yazının ortasında sevap cetveli olayında ^doğru, etik ve kanuni değildi^ diyorsunuz. Yani büyük bir kitle hususi hizmetini bilen ilgilenen bir nebze bile olsun bulunmuş kişiler. Doğru yapmadı, ahlaki davranmadı ve kanuni davranmadı diyorsunuz. Sevap cetveli dediğinize göre doğru ve etik olmaması aynı zamanda ahiret açısından da günahı kapsıyor galiba, zaten kötü kelimesini de kullanmışsınız. Sonra diyorsunuzki zaten paralel devletti. Şimdi buraya kadar dediğiniz şeyler ile zaten bir kitleyi(cemaatin yarısı) tamamen toptan yargıladınız, hükmü verdiniz , hukuk eğitiminiz olmamasına rağmen dünyada hem savcısı hem hakimi olup hükmü verdiniz, döndünüz bide ahiret hükümlerini verdiniz. Dünyada böyle bir yargıyı hakimler verebilir sadece, ahiret için ise kimse veremez, soyutlama yapabilir kişi üzerinden hüküm verebilirsiniz, katilin ahirette işi zordur gibi ama sizin yaptığınız böyle değil somut bir şey üzerinden konuşuyorsunuz. En son ki cümleniz zaten paralel devlet, bu kelimenin içini doldurmazsanız, okuyan herkes kendi kafasına göre doldurur ve genel olarak iktidarın kullandığı anlamda doldurur yani Terör Örgütü, siz bu manada kullanmıyorsunuz büyük ihtimal ama kelimeyi yazıp orda bırakmışsınız.

    2) Daha sonra çürük elmalar merkezde diyorsunuz, tabanı ibadet vs. diyorsunuz. Şimdi çürük elma merkez ise siz hususi hizmetleri toptan eleştirdiniz hatta hem dünyada hem ahirette kötü işler yaptığını vurguladınız daha sonra ama tek çürük elma merkezdi diyorsunuz. Yazıyı okuyan cemaatin merkezindekiler bu hususiler diye düşünür ama kastettiğiniz şey o değil gibi merkezde saf kötülük var bunun çevresi 2 katmanlı biri zaten normal hizmet onlar masum diğeri hususi hizmet onlarda masum iyi insanlar fetö demeyin onlara kötü olan merkez gibi bir anlam çıkıyor. Daha doğrusu çelişki var büyük ihtimal yazıyı okuyan cemaati bilmeyen bir insan, bunların yarısı zaten pisliğe batmış hakediyor bunlar diye düşünecektir. kendi içlerinden de itiraf eden var, zaten soruları çalmadılar mı ya hepsi ordaydı işte hepsi terörist bunların diyecektir. Zaten yorumlarda biri demiş direk bunlar soru çaldı diye sen ne tabanı savunuyorsun diye. Ama siz zaten tabanı savunmuş musunuz yoksa tabanı da kendi içinde 2 ye mi ayırıyorsunuz bunlar hep belirsiz kalmış.

    3) Sonuç olarak ben fazla yorum yapmadan sadece şunu demek istiyorum, çelişiyorsunuz kavramlar kullanıyorsunuz ama içini doldurmuyorsunuz, eleştiri güzel bir şey, ama genelleme ile insanların ahını alabilirsiniz, insanlara üsten bakıp onların sevap cetvelini çıkarmak eleştiri değildir, bunu dünya için yapıyorsanız doğru ve etik nedir önce bunun tanımını yapıp yapabilirsiniz, kanuni değil diyorsanız kanuna atıf yapın lütfen. Ahiret mevzuna girmek ise bence hiç uygun değil. Niye uygun değil? Zaten bu insanlar düşmüş hapiste zaten yatmış 3 sene, dönüp bide özeleştiri yapın siz ahiretten bile tövbe etmeniz gerekir demek, bana ağır geliyor yani siz bunu yaparsanız öbür adamda gebersin meriçte fetö bebekleri der. Hususi çok genel bir kavram yani asker polis olan biri ne suçu işlemiş ne günahına girmiş yani bunları toptan genellemek ne kadar uygundur ? Kumpas yapan polisi eleştirebilirsin, suça bulamışı eleştirebilirsin, bu hususi sistemini kuranı eleştirebilirsin ama adam asker polis oldu tedbir yaptı diye sadece bunu yaptı diyorsun çünkü fazlası yok bu adamın neyini eleştiriyorsun ne günah işlemiş ne suça bulaşmış yani. Bu insanlara sizde üsten bakıp vuracaksanız, bana göre hizmet o fedakar öğretmenler (ki büyük ihtimal onlarda biliyordu hususi hizmeti) bu hususiler bu bürokratlar benden uzak dursun falan tarzı yazılar (blogda dr’un yazısı bana öyle geldi) bunlar hoş değil yani kimseninde sizin merhametinize yargılamanıza sevginize ihtiyacı yok, Allah zaten insanı insanın eline düşürmesin. (Blogdaki diğer yazılar ve yorumları şuan genelleyip bir eleştiri yapıyorum, kelime kelime seçince sizde de böyle bir algı var genel yazınızdaki fikirde de çelişki var, Sen beni yanlış anlamışsın diyorsanız dikkate almanıza gerek yok yazımı,) hizmet içinde bireysel suç işleyen vardır kim bunlar ne merkezdekileri ne çeteleşmişleri ne üste karar alanları ne 15 temmuz gibi önemli olayları planlayanları kastetmiyorum sizin gibi toptan hususi yapıyı da kastetmiyorum bunların dışında özellikle askeriye polis sınavlarında soruları alan yaşı küçük grup var , dönüp dolaşıp önüne gelen bunlara lanet ediyor ekrem dumanlı bile etti yani, gören görmeyen bunların kendi başlarına bu işe bulaştığını küçücük bebelerin ya da onların üniversiteye giden abilerinin bu işi yaptığını düşünecek. Tüm türkiye genelinde her ilde olan bir olay hata sonucu falan olmaz bizzat Gülenden emirlidir, bilemediniz Türkiye imamından emirlidir bu kadar net bir mevzu, her ildeki her semtteki evde olmuş çünkü olay lokal değil, bunlarda güzelce kandırılmış o sorular bunlara verilmiş, koca ülkeyi ergenekon balyoz taşhiye selam tevhid vs.(bu örgütlerinde bazısının temeli vardır sonra çuval gibi başkalarıyla doldurulur içi ama stv tanımıyla cemaatin tanımıyla o tanımlarda bu örgütler yok) örgütleri var diye kandırıyorlar hala bunun artçı sarsıntıları devam ediyor hala ergenekon var deniliyor hala buna kanan cemaatten olmayan unsurlarda varken, bu çapta kandırma faaliyetleri profesyonel algı çalışmaları bini bir para iken zaten, düşmanın merkezi denilen yani ergenekonun karargahı diye Tsk ya bu çocuklar gönderiliyor. Bu çocuklar bakıyorki zaten tüm türkiye inanmış bu örgüte , böyle koca örgüte inanıyorsunda bu örgütün soru çalmadığına mı inanmayacaksın ? (kazanın doğurma fıkrası) Onlar çalmış abicim sizde alın ki eşitlik olsun vb (ifadede okumuştum). daha fazla uzatmayacağım. Bunun cezası 3 senedir zaten ekseriyette soru alan gençler çocuklar ile ders anlatan abileri zaten çoktan cezasını çekti. Ama dönüp dolaşıp bunu cemaatin merkezi de yapıyor , tek yenilen nane soru olaylarıymış gibi sürekli bu insanlara lanet ediliniyor, onların niye yaptığını biliyorum da bari siz yapıp sonra vicdanlıyım diye gezmeyin. Vicdan buysa bu insanlığa lanet olsun cidden. Bu konuda da bir yaram yok, ama zaten cemaat şuan tamamen linç edilirken, bide içerden bir grup daha da dışlanarak zaten kimsesiz olan bu insanlar, iyice lanetleniyor ya , onlara da tavsiyem zaten bu lanet insanoğlunun hiç birinin değerlendirmesi yargılamasına ihtiyaçları olamaması kendi vicdanları ve Allah onlara yeter. (bu merkezi yapıda tabi dışlanıyor ama onlar pişmiş kelle zaten vurdumduymaz ve güçlü oldukları için yurtdışında kötü falan hissettiklerini düşünmüyorum)

    sizin yazınızın linki eleştirdiğim : https://munferitmusluman.blogspot.com/2018/07/the-cemaat.html
    son eleştirimde şu yazıdıdaki hiçbir yasa dışa işe bulaşmamış lafından dolayı https://munferitmusluman.blogspot.com/2018/07/selam.html#comments

  3. yorum niye çıkmıyor blog da ayrı bir onay sistemi mi var ? mail zaten onaylı ise yorum çıkması gerekmiyor mu, blog yazarının onayına mı sunuyorsunuz yorumu

  4. İİsa bey, the cemaat yazısınıza bir eleştiri yapayım, bloga yazacak google hesabım yoktu.
    1) Yazının ortasında sevap cetveli olayında ^doğru, etik ve kanuni değildi^ diyorsunuz. Yani büyük bir kitle hususi hizmetini bilen ilgilenen bir nebze bile olsun bulunmuş kişiler. Doğru yapmadı, ahlaki davranmadı ve kanuni davranmadı diyorsunuz. Sevap cetveli dediğinize göre doğru ve etik olmaması aynı zamanda ahiret açısından da günahı kapsıyor galiba, zaten kötü kelimesini de kullanmışsınız. Sonra diyorsunuzki zaten paralel devletti. Şimdi buraya kadar dediğiniz şeyler ile zaten bir kitleyi(cemaatin yarısı) tamamen toptan yargıladınız, hükmü verdiniz , hukuk eğitiminiz olmamasına rağmen dünyada hem savcısı hem hakimi olup hükmü verdiniz, döndünüz bide ahiret hükümlerini verdiniz. Dünyada böyle bir yargıyı hakimler verebilir sadece, ahiret için ise kimse veremez, soyutlama yapabilir kişi üzerinden hüküm verebilirsiniz, katilin ahirette işi zordur gibi ama sizin yaptığınız böyle değil somut bir şey üzerinden konuşuyorsunuz. En son ki cümleniz zaten paralel devlet, bu kelimenin içini doldurmazsanız, okuyan herkes kendi kafasına göre doldurur ve genel olarak iktidarın kullandığı anlamda doldurur yani Terör Örgütü, siz bu manada kullanmıyorsunuz büyük ihtimal ama kelimeyi yazıp orda bırakmışsınız.

    2) Daha sonra çürük elmalar merkezde diyorsunuz, tabanı ibadet vs. diyorsunuz. Şimdi çürük elma merkez ise siz hususi hizmetleri toptan eleştirdiniz hatta hem dünyada hem ahirette kötü işler yaptığını vurguladınız daha sonra ama tek çürük elma merkezdi diyorsunuz. Yazıyı okuyan cemaatin merkezindekiler bu hususiler diye düşünür ama kastettiğiniz şey o değil gibi merkezde saf kötülük var bunun çevresi 2 katmanlı biri zaten normal hizmet onlar masum diğeri hususi hizmet onlarda masum iyi insanlar fetö demeyin onlara kötü olan merkez gibi bir anlam çıkıyor. Daha doğrusu çelişki var büyük ihtimal yazıyı okuyan cemaati bilmeyen bir insan, bunların yarısı zaten pisliğe batmış hakediyor bunlar diye düşünecektir. kendi içlerinden de itiraf eden var, zaten soruları çalmadılar mı ya hepsi ordaydı işte hepsi terörist bunların diyecektir. Zaten yorumlarda biri demiş direk bunlar soru çaldı diye sen ne tabanı savunuyorsun diye. Ama siz zaten tabanı savunmuş musunuz yoksa tabanı da kendi içinde 2 ye mi ayırıyorsunuz bunlar hep belirsiz kalmış.

    3) Sonuç olarak ben fazla yorum yapmadan sadece şunu demek istiyorum, çelişiyorsunuz kavramlar kullanıyorsunuz ama içini doldurmuyorsunuz, eleştiri güzel bir şey, ama genelleme ile insanların ahını alabilirsiniz, insanlara üsten bakıp onların sevap cetvelini çıkarmak eleştiri değildir, bunu dünya için yapıyorsanız doğru ve etik nedir önce bunun tanımını yapıp yapabilirsiniz, kanuni değil diyorsanız kanuna atıf yapın lütfen. Ahiret mevzuna girmek ise bence hiç uygun değil. Niye uygun değil? Zaten bu insanlar düşmüş hapiste zaten yatmış 3 sene, dönüp bide özeleştiri yapın siz ahiretten bile tövbe etmeniz gerekir demek, bana ağır geliyor yani siz bunu yaparsanız öbür adamda gebersin meriçte fetö bebekleri der. Hususi çok genel bir kavram yani asker polis olan biri ne suçu işlemiş ne günahına girmiş yani bunları toptan genellemek ne kadar uygundur ? Kumpas yapan polisi eleştirebilirsin, suça bulamışı eleştirebilirsin, bu hususi sistemini kuranı eleştirebilirsin ama adam asker polis oldu tedbir yaptı diye sadece bunu yaptı diyorsun çünkü fazlası yok bu adamın neyini eleştiriyorsun ne günah işlemiş ne suça bulaşmış yani. Bu insanlara sizde üsten bakıp vuracaksanız, bana göre hizmet o fedakar öğretmenler (ki büyük ihtimal onlarda biliyordu hususi hizmeti) bu hususiler bu bürokratlar benden uzak dursun falan tarzı yazılar (blogda dr’un yazısı bana öyle geldi) bunlar hoş değil yani kimseninde sizin merhametinize yargılamanıza sevginize ihtiyacı yok, Allah zaten insanı insanın eline düşürmesin. (Blogdaki diğer yazılar ve yorumları şuan genelleyip bir eleştiri yapıyorum, kelime kelime seçince sizde de böyle bir algı var genel yazınızdaki fikirde de çelişki var, Sen beni yanlış anlamışsın diyorsanız dikkate almanıza gerek yok yazımı,) hizmet içinde bireysel suç işleyen vardır kim bunlar ne merkezdekileri ne çeteleşmişleri ne üste karar alanları ne 15 temmuz gibi önemli olayları planlayanları kastetmiyorum sizin gibi toptan hususi yapıyı da kastetmiyorum bunların dışında özellikle askeriye polis sınavlarında soruları alan yaşı küçük grup var , dönüp dolaşıp önüne gelen bunlara lanet ediyor ekrem dumanlı bile etti yani, gören görmeyen bunların kendi başlarına bu işe bulaştığını küçücük bebelerin ya da onların üniversiteye giden abilerinin bu işi yaptığını düşünecek. Tüm türkiye genelinde her ilde olan bir olay hata sonucu falan olmaz bizzat Gülenden emirlidir, bilemediniz Türkiye imamından emirlidir bu kadar net bir mevzu, her ildeki her semtteki evde olmuş çünkü olay lokal değil, bunlarda güzelce kandırılmış o sorular bunlara verilmiş, koca ülkeyi ergenekon balyoz taşhiye selam tevhid vs.(bu örgütlerinde bazısının temeli vardır sonra çuval gibi başkalarıyla doldurulur içi ama stv tanımıyla cemaatin tanımıyla o tanımlarda bu örgütler yok) örgütleri var diye kandırıyorlar hala bunun artçı sarsıntıları devam ediyor hala ergenekon var deniliyor hala buna kanan cemaatten olmayan unsurlarda varken, bu çapta kandırma faaliyetleri profesyonel algı çalışmaları bini bir para iken zaten, düşmanın merkezi denilen yani ergenekonun karargahı diye Tsk ya bu çocuklar gönderiliyor. Bu çocuklar bakıyorki zaten tüm türkiye inanmış bu örgüte , böyle koca örgüte inanıyorsunda bu örgütün soru çalmadığına mı inanmayacaksın ? (kazanın doğurma fıkrası) Onlar çalmış abicim sizde alın ki eşitlik olsun vb (ifadede okumuştum). daha fazla uzatmayacağım. Bunun cezası 3 senedir zaten ekseriyette soru alan gençler çocuklar ile ders anlatan abileri zaten çoktan cezasını çekti. Ama dönüp dolaşıp bunu cemaatin merkezi de yapıyor , tek yenilen nane soru olaylarıymış gibi sürekli bu insanlara lanet ediliniyor, onların niye yaptığını biliyorum da bari siz yapıp sonra vicdanlıyım diye gezmeyin. Vicdan buysa bu insanlığa lanet olsun cidden. Bu konuda da bir yaram yok, ama zaten cemaat şuan tamamen linç edilirken, bide içerden bir grup daha da dışlanarak zaten kimsesiz olan bu insanlar, iyice lanetleniyor ya , onlara da tavsiyem zaten bu lanet insanoğlunun hiç birinin değerlendirmesi yargılamasına ihtiyaçları olamaması kendi vicdanları ve Allah onlara yeter. (bu merkezi yapıda tabi dışlanıyor ama onlar pişmiş kelle zaten vurdumduymaz ve güçlü oldukları için yurtdışında kötü falan hissettiklerini düşünmüyorum)

    sizin yazınızın linki eleştirdiğim : https://munferitmusluman.blogspot.com/2018/07/the-cemaat.html
    son eleştirimde şu yazıdıdaki hiçbir yasa dışa işe bulaşmamış lafından dolayı https://munferitmusluman.blogspot.com/2018/07/selam.html#comments
    ..

  5. İsa bey the cemaat yazısınıza bir eleştiri yapayım, bloga yazacak google hesabım yoktu.
    1) Yazının ortasında sevap cetveli olayında ^doğru, etik ve kanuni değildi^ diyorsunuz. Yani büyük bir kitle hususi hizmetini bilen ilgilenen bir nebze bile olsun bulunmuş kişiler. Doğru yapmadı, ahlaki davranmadı ve kanuni davranmadı diyorsunuz. Sevap cetveli dediğinize göre doğru ve etik olmaması aynı zamanda ahiret açısından da günahı kapsıyor galiba, zaten kötü kelimesini de kullanmışsınız. Sonra diyorsunuzki zaten paralel devletti. Şimdi buraya kadar dediğiniz şeyler ile zaten bir kitleyi(cemaatin yarısı) tamamen toptan yargıladınız, hükmü verdiniz , hukuk eğitiminiz olmamasına rağmen dünyada hem savcısı hem hakimi olup hükmü verdiniz, döndünüz bide ahiret hükümlerini verdiniz. Dünyada böyle bir yargıyı hakimler verebilir sadece, ahiret için ise kimse veremez, soyutlama yapabilir kişi üzerinden hüküm verebilirsiniz, katilin ahirette işi zordur gibi ama sizin yaptığınız böyle değil somut bir şey üzerinden konuşuyorsunuz. En son ki cümleniz zaten paralel devlet, bu kelimenin içini doldurmazsanız, okuyan herkes kendi kafasına göre doldurur ve genel olarak iktidarın kullandığı anlamda doldurur yani Terör Örgütü, siz bu manada kullanmıyorsunuz büyük ihtimal ama kelimeyi yazıp orda bırakmışsınız.

    2) Daha sonra çürük elmalar merkezde diyorsunuz, tabanı ibadet vs. diyorsunuz. Şimdi çürük elma merkez ise siz hususi hizmetleri toptan eleştirdiniz hatta hem dünyada hem ahirette kötü işler yaptığını vurguladınız daha sonra ama tek çürük elma merkezdi diyorsunuz. Yazıyı okuyan cemaatin merkezindekiler bu hususiler diye düşünür ama kastettiğiniz şey o değil gibi merkezde saf kötülük var bunun çevresi 2 katmanlı biri zaten normal hizmet onlar masum diğeri hususi hizmet onlarda masum iyi insanlar fetö demeyin onlara kötü olan merkez gibi bir anlam çıkıyor. Daha doğrusu çelişki var büyük ihtimal yazıyı okuyan cemaati bilmeyen bir insan, bunların yarısı zaten pisliğe batmış hakediyor bunlar diye düşünecektir. kendi içlerinden de itiraf eden var, zaten soruları çalmadılar mı ya hepsi ordaydı işte hepsi terörist bunların diyecektir. Zaten yorumlarda biri demiş direk bunlar soru çaldı diye sen ne tabanı savunuyorsun diye. Ama siz zaten tabanı savunmuş musunuz yoksa tabanı da kendi içinde 2 ye mi ayırıyorsunuz bunlar hep belirsiz kalmış.

    3) Sonuç olarak ben fazla yorum yapmadan sadece şunu demek istiyorum, çelişiyorsunuz kavramlar kullanıyorsunuz ama içini doldurmuyorsunuz, eleştiri güzel bir şey, ama genelleme ile insanların ahını alabilirsiniz, insanlara üsten bakıp onların sevap cetvelini çıkarmak eleştiri değildir, bunu dünya için yapıyorsanız doğru ve etik nedir önce bunun tanımını yapıp yapabilirsiniz, kanuni değil diyorsanız kanuna atıf yapın lütfen. Ahiret mevzuna girmek ise bence hiç uygun değil. Niye uygun değil? Zaten bu insanlar düşmüş hapiste zaten yatmış 3 sene, dönüp bide özeleştiri yapın siz ahiretten bile tövbe etmeniz gerekir demek, bana ağır geliyor yani siz bunu yaparsanız öbür adamda gebersin meriçte fetö bebekleri der. Hususi çok genel bir kavram yani asker polis olan biri ne suçu işlemiş ne günahına girmiş yani bunları toptan genellemek ne kadar uygundur ? Kumpas yapan polisi eleştirebilirsin, suça bulamışı eleştirebilirsin, bu hususi sistemini kuranı eleştirebilirsin ama adam asker polis oldu tedbir yaptı diye sadece bunu yaptı diyorsun çünkü fazlası yok bu adamın neyini eleştiriyorsun ne günah işlemiş ne suça bulaşmış yani. Bu insanlara sizde üsten bakıp vuracaksanız, bana göre hizmet o fedakar öğretmenler (ki büyük ihtimal onlarda biliyordu hususi hizmeti) bu hususiler bu bürokratlar benden uzak dursun falan tarzı yazılar (blogda dr’un yazısı bana öyle geldi) bunlar hoş değil yani kimseninde sizin merhametinize yargılamanıza sevginize ihtiyacı yok, Allah zaten insanı insanın eline düşürmesin. (Blogdaki diğer yazılar ve yorumları şuan genelleyip bir eleştiri yapıyorum, kelime kelime seçince sizde de böyle bir algı var genel yazınızdaki fikirde de çelişki var, Sen beni yanlış anlamışsın diyorsanız dikkate almanıza gerek yok yazımı,) hizmet içinde bireysel suç işleyen vardır kim bunlar ne merkezdekileri ne çeteleşmişleri ne üste karar alanları ne 15 temmuz gibi önemli olayları planlayanları kastetmiyorum sizin gibi toptan hususi yapıyı da kastetmiyorum bunların dışında özellikle askeriye polis sınavlarında soruları alan yaşı küçük grup var , dönüp dolaşıp önüne gelen bunlara lanet ediyor ekrem dumanlı bile etti yani, gören görmeyen bunların kendi başlarına bu işe bulaştığını küçücük bebelerin ya da onların üniversiteye giden abilerinin bu işi yaptığını düşünecek. Tüm türkiye genelinde her ilde olan bir olay hata sonucu falan olmaz bizzat Gülenden emirlidir, bilemediniz Türkiye imamından emirlidir bu kadar net bir mevzu, her ildeki her semtteki evde olmuş çünkü olay lokal değil, bunlarda güzelce kandırılmış o sorular bunlara verilmiş, koca ülkeyi ergenekon balyoz taşhiye selam tevhid vs.(bu örgütlerinde bazısının temeli vardır sonra çuval gibi başkalarıyla doldurulur içi ama stv tanımıyla cemaatin tanımıyla o tanımlarda bu örgütler yok) örgütleri var diye kandırıyorlar hala bunun artçı sarsıntıları devam ediyor hala ergenekon var deniliyor hala buna kanan cemaatten olmayan unsurlarda varken, bu çapta kandırma faaliyetleri profesyonel algı çalışmaları bini bir para iken zaten, düşmanın merkezi denilen yani ergenekonun karargahı diye Tsk ya bu çocuklar gönderiliyor. Bu çocuklar bakıyorki zaten tüm türkiye inanmış bu örgüte , böyle koca örgüte inanıyorsunda bu örgütün soru çalmadığına mı inanmayacaksın ? (kazanın doğurma fıkrası) Onlar çalmış abicim sizde alın ki eşitlik olsun vb (ifadede okumuştum). daha fazla uzatmayacağım. Bunun cezası 3 senedir zaten ekseriyette soru alan gençler çocuklar ile ders anlatan abileri zaten çoktan cezasını çekti. Ama dönüp dolaşıp bunu cemaatin merkezi de yapıyor , tek yenilen nane soru olaylarıymış gibi sürekli bu insanlara lanet ediliniyor, onların niye yaptığını biliyorum da bari siz yapıp sonra vicdanlıyım diye gezmeyin. Vicdan buysa bu insanlığa lanet olsun cidden. Bu konuda da bir yaram yok, ama zaten cemaat şuan tamamen linç edilirken, bide içerden bir grup daha da dışlanarak zaten kimsesiz olan bu insanlar, iyice lanetleniyor ya , onlara da tavsiyem zaten bu lanet insanoğlunun hiç birinin değerlendirmesi yargılamasına ihtiyaçları olamaması kendi vicdanları ve Allah onlara yeter. (bu merkezi yapıda tabi dışlanıyor ama onlar pişmiş kelle zaten vurdumduymaz ve güçlü oldukları için yurtdışında kötü falan hissettiklerini düşünmüyorum)

    sizin yazınızın linki eleştirdiğim :^the cemaat yazısı^
    son eleştirimde şu yazıdıdaki hiçbir yasa dışa işe bulaşmamış lafından dolayı ^selam yazısı^ link koyamadım yorum çıkmıyor

Comments are closed.