Salih Ömer Tezcan, The Circle

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Gökhan Bacık, Ahval’deki bir köşe yazısında Türkiye deki İslamcı/İslami hareketin -ayraçlı yazıyorum çünkü buna kendi de karar verememiş- ekonomi geleneğini eleştiren bir yazı kaleme aldı. Yazar, kendi mantık dünyasına ve muktesebatına göre bazı ayrıştırmalar ve genellemeler yapmış; buradan da yola çıkarak hızla bir kanaate ulaşmış.

Ben de bu yazıda, söz konusu görüşlerle ilgili degerlendirmelerimi ifade etmeye çalışacağım.

Bu yazıda, “Faizsiz Ekonomik Sistemin Kökenleri” konusuna girmek istemiyorum. Çünkü yazarın yazısında ele aldığı konu, İslam Ekonomisi ile ilgili değil. Ayrıca, İslam Ekonomisi’nin ne olduğu veya ne olmadığı noktasında talep olursa bir baska yazıda değerlendirme yapabiliriz.

Öncelikle, Gökhan Bacık’ın Siyasal İslamcıları ve İslami Hareket öncülerini aynı kefeye koyması ne kadar dogru! Burada Bediüzzaman Said Nursi, Kotku Hocaefendi, Süleyman Hilmi Hocaefendi, Fethullah Gülen Hocaefendi’yi, ayrıca Osman Nuri Topbaş ile aynı karede değerlendirmek çok mümkün değil. Bu konuda kimlerin hangi kefede olacağına bu konuların uzmanları karar verebilir. Ayrıca Türkiye’de islami hareket ile siyasal islamcı kabul ettiğimiz geleneği nerede ve nasıl kesiştireceğimiz veya ayrıştıracağımız da ayrı bir yazı konusu. Zaten yazının islamcı diye başlayarak islami geleneğe getirilmesi problemin temel kaynağı.

Dr. Bacık, İslami Hareket liderlerini ekonomi konusunda hiç bilgisi olmamakla eleştirmiş. Fakat bu hareketlerin yetiştirdiği mesela, Rahmetli Sabahattin Zaim, Hayreddin Karaman, Hamdi Döndüren, İsmail Özsoy ve Servet Armağan gibi kişilerden hiç bahsetmemiş. Halbuki Türkiye de islam ekonomisi diyince akla gelecek ilk isimler bu isimlerdir.

Bunun yanında mesela, Fethullah Gülen’in 26 kasetlik, haftalarca süren “İktisadi Mülahazalar” kasetlerini ve bunların kitaba çevrilmiş halini (Enginliği ile Bizim Dünyamız, İktisadi Mülahazalar) görmezlikten gelmesi, bunun yerine tek bir hadis şerhinden yola çıkarak yetkinlik analizi yapması ilginç bir durum. (Bunların literatür olarak yeterli olduğunu iddia etmiyorum ama geleceğin ekonomist ve ilahiyatçılarından oluşacak iktisadi heyetlerine çok büyük ışık tutacağını düşünüyorum. Zaten İslam ekonomisine bu çerçevede baktığınız zaman uygulamada birçok sıkıntılı noktanın olacağı aşikardır. Temelde bahsedilen bazı meseleler, yapılacak şerhler ve içtihadlarla yeni yeni kapılar açacaktır. Önemli olan itikadi manada hataya düşecek durumlardan uzak durmak ve ekol sahiplerini, yoldaki trafik işaretçileri gibi kullanarak, fikri gelişime yardımcı olmalarını sağlamaktır.) Gülen Hocaefendi gibi şahsiyetlerin birçok meselede sac ayaklarını oluşturup, detay ve faslını berrak ve gayretli zihinlere bırakmak istemesi de bu geleneğin çok yerde kullandığı bir stildir diye düşünüyorum.

Bir diğer sorunlu alan; populist ve ılımlı diye ayırdığı islam ekonomi anlayışında, “faizsiz bankaları ve islami ticari ortaklıkları burada nereye oturtacaksınız” sorusudur ki, dağ gibi önümüzde durmaktadır. Eğer bahsedildiği gibi Gülen ve diğerleri, ekonomi bilgisi olmayan, populist, sadece bir tek hadis şerhi yapabilen yetkinliksiz insanlar ise bu banka ve finans kurumlarının kurulmasına ve islami bankacı(lık) birikiminin oluşmasına vesile olmalarını nasıl değerlendirilecek ve bu realite hangi kategoriye konulacaktır. Ayrıca İslami Bankalar, Bacık’ın kendi kategorizasyonu çerçevesinde ılımlı görüşe girmektedir. Çünkü faizle stabil ekonomik ortamda ve oyunu kuralına göre oynayıp “alternatif olarak” mücadele etmektedir. O zaman radikal populist alimlerin ılımlı ekonomik modelle amel etmelerini nasıl değerlendireceğiz! Bunun yanında yine hazır Gülen Ekolü’nden bahsetmişken bu konuda söz söyleyebilen Ahmet Kurucan ve belli ölçüde İsmail Özsoy Hocaların da sorulara verdikleri cevaplar ortadadır. Kendisini fikren ve manen tasvip etmesem de ilmi olarak Hayrettin Karaman’ın ciltler dolusu eseri de ortadadır. Servet Armağan Hamdi Döndüren ve diğer hocalarımız da hakeza…

Dolayısıyla öyle bir kategorizasyon yapıp gelenekçi denilen insanları ve o ekollerin iktisadi temsilcilerini (yetişmelerinde ekol liderlerinin payı yadsınmaz) yetkinlik noktasında yetersiz görmek gerçeği örtmek demektir.

Ben konunun hakkaniyetli olmayan tarafı ile ilgilenme niyetindeyim. Modern bilim insanları ya da bilim insanı adayları, geleneksel islami ihya hareketleri ile siyasal islamcı düşüncenin temel ayrışma noktalarını netlikle belirlemek zorundadır. Tümdengelimci yaklaşımlar en hafif ifadesi ile şık durmamaktadır ve yanıltıcıdır.

Dr. Bacık’ın özellikle Gülen görüşleri, bazı sabit fikirler etrafında saplantılı bir biçimde dönüp durmaktadır. Bir makalenin içinde tutarlı olmayan birkaç yönelime girmesi kafa karışıklığı olarak algılanabilir. Ancak, yazarın diğer bazı yazılarında da aynı kafa karışıklığı görülmektedir. Dolayısı ile bu konu biraz psikolojinin alanına girmektedir.

Ayrıca günümüz Türkiye’si ekonomik anlayışının -adil düzen vs. gibi projeleri göz önüne aldığımızda- islamcılıkla da ilgili olduğuna dair hiçbir emare görülmemektedir. Dahası dünya üzerinde mevcut lokal islami ekonomik uygulamalara baktığımızda, kanuni zorunluluklar uluslararası etkileşimler ve diğer entegrasyon problemleri ile islam ekonomisinin uygulanmasında nasıl bir zorluk olacağı, bunun belli bir süre sonunda hayata geçirilebileceği gerçeği de unutulmamalıdır.

Hele hele Bacık’ın yazısının sonunda ekonomik sistem vs. ile ilgili hiç bir sorunu olmayan, sadece gayrımeşru servetine servet katmak isteyen iktidar ve onun “Banisinin” görüşlerini, ekonomik olarak değerlendirmek ve kategori içine almak mümkün değildir. Zaten konunun islamcılıktan islami cemaat liderlerine, oradan da iktidara getirilmesi, sadece hazır bir kalıbın, birşeyler söylemek için son noktada oraya bağlanması fikrinin hesap edildiğini düşündürmektedir. Bugün iktidarın kullandığı argümanlar tamamen vahşi kapitalist uygulamalar olup, temel islami değerlerle ve akaidle bile çelişmektedir. (Müsadere, haraç, Rüşvet, ihale fesadı, yolsuzluk başta ekonomi ile ilgili değil akaid ile ilgilidir. Bu bile ehli sünnet alimlerinin temel başlangıç noktalarının ne kadar doğru olduğunun bir göstergesidir) Ayrıca şu anki iktidar görüşü ve uygulamaları, belirli argümanları kullanarak piyasaları amiyane bir tabirle “tokatlama” üzerine kurulmuş prompter düşüncelerdir. Bu acıdan Bacık, eğer ekonomi özellikle islam ekonomisi ile ilgili bir yazı yazacaksa biraz literatür taraması yapmalı, mevzuya hakim olmalıdır. Ekonominin “e” sini bilmeyen, akaid açısından sorunlu, temel insani hak ve özgürlükleri hiçe sayıp istediğinin malına çöken bir zihniyetin, bunun yanında islami veya islamcı olduğu da çok büyük şaibeler içeren bir zihniyet temsilcisinin düşüncelerini, sonuç diye insanlara sunmamalıdır.

Bu yazı ayrıca şu konuları da cevaplamak isterdi fakat şimdilik bu kadarı ile iktifa edelim:

1. İslam iktisadının temelleri nelerdir? Uzun zamandır etkin kullanılmayan sistem çağdaş sorunlara cevap bulabilir mi?
2. Faiz ve Riba nedir? Sadece para ile mi faiz ve/veya riba olur?
3. Nitelikli bir biçimde dünyada uygulanamayan İslam ekonomik modeli ne şekilde işlemeye başlar hangi problemleri beraberinde getirir. Küresel entegrasyonu nasıl olur?
4. Kar payı sistemi nedir? Faize direk alternatif midir islam ekonomisi sadece Murabaha dan mı ibarettir. Muşaraka Mudarebe İcara vs. bu işin neresindedir.

Son söz;
Ekol insanlar sadece geçmişte veya o an yaptıkları ile değil, attığı tohumlar ve filizlenmeye bıraktıkları ile de değerlendirilmelidir.

 

 

 

10 COMMENTS

  1. Dr Bacik’in yazisini okumadim ama yazinin elestirisini okuduktan sonra hemen bugün söz konusu yaziyida okuyacagim.
    Salih Ömer Tezcan beyin islam ekonomisi ile ilgili referans gösterdigi Hayrettin Karaman, Servet Armagan, Hamdi Döndüren ve benzer isimlerin yanina Pakistanli mennan’i belki en basta anmak gerekiyor.
    Ancak bir cümle ile ifade etmek gerekirse Islam ekonomisin cikmazi siyasal düzen ile ekonomik sistemin belki bir bütünlük icinde varliginin kuskulu olmasidir. Dogrusu islam ekonomisi ve islami yönetim gibi iddialar ile görüslerini okudugumuz hemen bütün yazarlarin görüslerinin özünde kapitalist, liberalist yada sosyalist sistemlerin tek tarafli elestirisinden öteye giden bir özgünlük göremiyoruz. Cogü zaman islam ekonomisi diye bir sistemin varligina kusku ile bakmisimdir. Islam ekonomisi bilemiyorum hilafet düzeninin mi saltananat ve padisahlik düzeninin mi ekonomisi.. En önemlisi ekonomik sistem siyasal düzenden ayri bagimisz olarak söz konusu olabilir mi ??

  2. hayrettin karaman tüm kitaplarını çöpe attın hala adamı nasıl referans veriyorsunuz ? İfrat tefritlik bir mevzu değil siz o adama hala nasıl güvenebiliyorsunuz, her konuda kaynakçalı atıflı mı yazıyor ? o sayede mi güveniyorsunuz ? onun gösterdiği kaynak bile yalandır tek tek gidip araştırcaksanız buyrun kolay gelsin verdiği ayetin mealine sure numarasına bile güvenmem, sahih hadis der uydurma hadistir, zaten en son kendi çıkarımları yorumları zaten 5 para etmez. Yanlış yoldan gitmeyin bu adamlar fen bilimlerinde ortaya somut bir şey koymuyor ki kitaplarını okuyasınız, tamamen güvenene dayanan sosyal bilimlerde din bilimlerinde ortaya bir şey koyuyor bu alan güvene dayanır, yazara güven çok önemlidir.

  3. İslam ekonomisi; üretim yok, fetih ile başkalarının kazandığını gaspetme var, buna ganimet denir, ganimetin içinde gayrimüslüm kadın ve erkekler var, kadınlar cariye erkekler köle. Faiz yok fakat faizden biraz daha yüksek oranda önceden belirlenmiş bir kar marjı var, böylece Allah’ı kandırarak faizsiz kazanç varmış gibi gösterilir. Faizin tefecilik anlamı anlaşılamadığı için, kazan kazan prensibi de anlaşılamaz ve dünyada kabul görecek bir islamî ekonomik sistem yoktur. Ticaret yahudi ve Ermenilerden öğrenilmiştir fakat sadece ticaretin üçkağıdı öğrenilmiş ve geliştirilmiştir. Faizsiz bankaya para yatırırsın ama başka bir müslüman bu bankaya para yatırdığın için seni terörist ilan eder ve çocuklu, hamile kadın olduğuna bakmaksızın hapse tıkar. Din büyükleri “yolsuzluk hırsızlık değildir” diye açıklama yaparak, islam memleketinde yolsuzluğu meşrulaştırır. Yoksul kuru ekmek soğan yer, ödediği vergilerle yöneticiler sarayda yaşar. (Burada bir kişi veya siyasi grup eleştirilmiyor, genel çerçeve çiziliyor.)
    Biri bana Allah aşkına “islamî ekonomi” nedir, dümdüz anlatsın, tabi anlayan varsa…

  4. Gökhan Bacık ın kötüniyetli olmadığını düşünüyorum. Kendince bir tabuyu yıkma gayretinde. Bunun, çok büyük hayırlara vesile olacağını düşünüyor sanırım ki tamamen haksız da sayılmaz. Ancak eleştiri kültürünü yerleştirmeye ve artık normalleştirmeye çalışırken, hakim olmadığınız bir mevzuda anlamsız eleştiriler yapmak herşeyden önce bu kültürün kendisine zarar veriyor. Ve eleştiriyi şeytanlaştırmaya çalışanlara maalesef dayanak oluşturuyor. Ancak sonuç olarak bu yazı, Bacık ın ilmi kariyerine zarar verse de karşı yazı vesilesiyle bilgimizin artmasına vesile olduğu da bir gerçek

    • aynen bencede kötü niyetli değil, adamın yöntemleri metodları bilimsel ortaya çıkan sonuç doğru olmaya bilir ama bilim zaten budur. Tarif var bilgi var ona göre yemek yapıyor beğenmeyebilirsiniz , zaten beğenmemiz lazım daha iyisini yapabilceğimizi iddia edip yapmaya çalışmamız lazım, doğru olan bu. Çoğu insan o yemeği yapmaya çalışmıyor izliyor bekliyor, maviyorum siteside kıtalararası sitesi de mükemmel her yazılan yazının hakikat olduğu bir site değil ama kimsenin yapmadığı yapılması artık elzem hale gelmiş şeyleri yaptılar, kışın ortasında araba bozuldu birinin gelip bize yardım edeceği yok telefon çekmiyor , şoför el atmıyorsa bir çaba göstermiyorsa , el atana da ya bak oynama kırcan orasını burasını demesinin mantığı yok, zaten soğuktan donmayı beklicek değil hiç kimse. Artık birilerinin arabanın moturuna dokunması gerekiyordu, ehliyetli olanlar izlemeyi tercih ediyorsa (ki niye izledikleri ayrı bir soru işareti) ehliyetsizler de o işe koyulur çoluk çoçukta o işe koyulur . Ben bacık için ehliyetsiz demiyorum ama ehliyetsiz bile olsa diyorum bu işe el attığı için eleştirilemez, elbette arada müdahale edip o pistonu oraya koyma bozabilirsin diyebiliriz.

  5. adam yazısında manen de madden de güvenmem demiş zaten. ama islami bankacılık konusunda söyledikleri kaynaklı dipnotlu olanları uygulamada olanlarına bişi demek mümkün değil. herkesin ittifak ettiği noktalar. türkiyede tüm islami finansçıların mesnedidir o. he benim için de beş para etmez ama böyle. ayrıca duygusallığa gerek yok. kendi çıkarımları son dönemde olanlar siyasi. onunla üzerinde konuşulmuş sened gösterilmiş şeylere de itiraz edilecek diye bi kaide yok.

  6. Gokhan bacik’in yazisini elestireyim derken ne kadar cok yanlislar yapmissiniz. Bence he yi savunmak icin gokhan bacik i elestirmek cok yanlis. Salih omer tezcan in ekonomiyi bilmedigi cok net bir sekilde belli oluyor. Islam ekonomisi ile ilgili yazdigi sahislarinda ekonomi ile alakalari yok. Turkiye deki faizsiz bankacilik da islamla alakali degil.buna bank asya da dahildir. Rahmetli Sabahattin Zaim, Hayreddin Karaman, Hamdi Döndüren, İsmail Özsoy ve Servet Armağan gibi isimler ekinomist degildirler. Sabahattin hoca bunlar icinde biraz daha farklidir. Sabahattin hoca bir aydindir ve munrvverdir. Muslumanlari haram helal uretimde calisanin haklari konusunda bilgilendirmeye calismistir. He de bir ekonomist degildir. Tipki fizikci, kimyaci, matematikci, gokbilimci ve tipci olmadigi gibi.ismail ozsoy un da bir tane bile kitabini okusaniz gunumuz ekonomisoyle bir baglantisini kuramazsiniz.
    Salih omer tezcan gokhan bacik i elestirecegim diye yazdiginiz yazi tam bir fecaat. Bunu 30 sene ekonominin icinde olan birisi olarak soyluyorum. Yerinizde olsam bilmedigim sahada yazi yazarken bir kere daha dusunun derim.

  7. Ahmet Koca Bey, mesnetsiz eleştirmişsiniz. Sayılan kişilerin hepsinin islam ekonomisi dediğimiz bilimle ilgili onlarca yazısı kitabı var. İslam ekonomisini de zaten salih ömer yazarken tam anlamı ile böyle bir ekonomi olmadığını bahsetmiş gibi. faizsiz bankalarda islami ekonominin bir ünitesidir. o kesin. türkiyede ne kadar yapılıyor o ayrı bir tartışma konusu. onu da zaten ekteki sorularda yazmış gibi. 30 yıl ekonomi içinde imişsiniz sanırım ama neresindesiniz o da bir düşünce konusu. islam ekonomisi ile ilgili konuşmak için modern ekonomiyi bilmek kesinlikle iyidir. ama modern ekonomi teoridir. zaten ekonomi kitaplarında bile ekonomi teorisi diye geçer. islam ekonomisi ise ilahiyatla karışık bir uygulamadır. bir dönem yapılan uygulamaların teorisi pratiğidir. zaten şu anda da tam teşekküllü olarak uygulanamamaktadır. kendi başına müstakil bir uygulamadır. bence oyle bir yazayım demişsiniz yazmışsınız.

Comments are closed.